İki Çarmıh Ve Bir İsa
Mehmet ALTUN — Paz, 21/09/2008 - 13:01
Dikensiz bir akşamüstüyüm vurgun sahillerde
Kılçıkları acıtıyor, gözüme değen balıkların
Tenhalarda zemheri hayata bağlanmış yataksız ırmağın gülleri
Düşmüyor ellerimden.
Kendime isyanım kendime tutsak
Değişmeyen kuruluk hep dudaklarımda,
tuzlandıkça gamdan duvarlar örüyor yüreğim
Deşifre olmuş şizofrenin hüzün mısraları alın sancağımda…
Kemiriyorum beynimi, oluklarında parıldayan kristaller
Yansıma bir hayatın vücut yakan huzmeleri gözlerimde
Artık en uzak zaman şimdimi eriten zaman
Vakit sabırsız, saatler benden uzak kalmaya dünden razı
Mısralarım yırtınıyor kristalimin muazzamlığında
Her ucu battıkça kırmızının teni ruhumda, dinginliğim yok artık
Ufuklarım çatallaşıyor, kısık hayaller, manasız sözler, geri gelmeyen ben
Yitirmiş tazeliğini mavi patiskalar,
bir örümceğin ağlarında delice çırpınan vapurlar
Ne vuslat nede hicran, karşımda muamma bir hayat…
Göçüyor iklimler kuşların kanatlarında baharlara
Her şey göçüyor, üstüne tutunduğum kayalar, ufkumda çatallaşan gök,
eskiyen mavilik
Yalnız biri var, her şey üstünden ve altından kayıp giderken
Taşlaşmış heykelleri andıran
Yalnız biri geride kalıyor, benim kadar ben
Kalpak misali beyaz iklimlerde…
İki çarmıh ve bir İsa, olanları seyreden asi bir kalabalık
Kapat gözlerimi rahibem, pamuktan duvarlar ör
Aklımın sathı korkak bir çocuğun yüreği, durmak veya gitmek
Elimi tut düşüyorum, irkiliyorum ve muhali muhal görüyorum...
- Mehmet ALTUN yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



'Kılçıkları acıtıyor, gözüme
asude zeynep toprak — Çar, 24/09/2008 - 01:16'Kılçıkları acıtıyor, gözüme değen balıkların'
bu şiiri birkaç yerde daha okudum ve sevdim... beni şiirlerin girişi pek etkilemez, hayatsal gelmezler... pek şiir de okumuyorum artık, kendimi öykülere verdim.
önceden öykünün şiirden olma olduğuna inanırdım... artık öykülerin anadan üryan hallerine tanık biriyim...
ve bu şiir güzeldi, en azından entarisi var, tebrikler...
http://oykuzen.minare.net/