Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › Hüseyin Savaş yazıları

Hayatın Kıyısında Bir Münzevi

Hüseyin Savaş — Per, 25/09/2008 - 12:30

O'nu ilk caminin dışındaki son cemaat yerinde namaz kılarken gördüm. Dış görünümü kendine özeldi; başına doladığı örtüsü, şalvarı, yeleği ve ilk bakışta tüm dikkati toplayan sakalları...

Onu bir süre uzaktan izledim. Aradan uzun zaman geçti ve biz en azından merhabalaşmaya başladık. Belki de sohbetimizin kenarına gelip büzüşmeseydi hiç bir zaman merhabalaşamazdık. Zamanla haftalık muhabbetin müdavimi oldu, yinede birbirimize yakın değildik; çünkü hemen ortamdan kayboluyordu, sanki insanlardan kaçıyordu. Kendi dünyasında mutlu bir yaşam. İnsanın acımasız dilinin sokmasını istemediği özel bir yaşam. Belki de çoğu kişinin istediği ama farklı sebeplerle yaşayamadığı bir hayat tarzı.

İşte o bizim istediğimiz hayatı yaşıyordu ve onun hayatına dilimin ve aklımın zehrini vermeden edeple yaklaşmalıydım. O kapıdan geçmek kolay değil.

Bir gün yine namazı kılmış mescitten ayrılıyordu.

Ben -Bu aralar görüşemiyoruz.
O -Ziyarete gelmiyorsun ki.

İstediğim cevabı almıştım. Bir pasajın girişinin sağ kenarında kendisi gibi kıyılara sıkıştırdığı küçük bir tezgahı vardı. O'nun değer vermediği dünyalığını çıkaran ekmek teknesiydi. İhtiyaçlar sinsilesine balta vurdu mu, bu dünyada geçinmek pek zor olmasa gerek.

Şimdi ziyaret zamanı. Ben konuşmayı sevmem diyene kadar epey konuşmuştuk. Gerçekten de ağzından kelimeler tartı ile dökülüyordu. Çok küçük yaşta yalnız kalmış. Dedesiyle büyümüş. “Birilerini görünce yüzümü kapatırdım, çok içine kapanık bir çocuktum, işte bu ar bizi bu hale getirdi.” diyor. (Ar insanı arıtır ve günahlarda uzak tutar. En yüceside Allah'tan ar edecek mertebeye ulaşmaktır. İnsanlardan çekinip bir çok şeyden uzaklaşırız da yalnız kalınca bir çok yanlışı yaparız. Bu Allah'tan ar etme makamına gelemeyişimizdendir.)

Akıl ve dil durur mu, fırsat bulunca kendi hayatımıza göre onun hayatını kıyaslıyoruz. Şöyle olsa böyle olur mu. Kestirip atıyor; “Bu benim hayat stilim.” Beklenti olmayınca dünyadan , insandan kılınç keskin oluyor. Kenarına sokulduğu caminin imamıyla mevzuyu değerlendirirken Hoca şöyle dedi: “Bazen hutbeden sonra yanıma gelip değerlendirme yapar, kendince eksik bulduklarını ifade eder.” Zamanın Behlül'ü dedim kendi kendime. Hoca ekliyor: “Çok kitap okur.” “Oku”madan dan öyle bir dik duruş sergilenemez zaten.

Bir berduş ile münzeviyi birbirinden ayıran ince çizgi: “OKU” kelimesi değil mi? Elbette muhabbetlerimiz devam edecektir. Fakat ne kadarı kayda geçer bunu bilemiyorum; çünkü her şeyi yazmak çok zor. Belki de ondan önce ses kayıdı yapıp sonra o kayıt çözümlenerek muhabbetler yazılıyor. Her beldenin; velisi, delisi, aptalı, abdalı, zengini, fakiri, bilmişi, çekingeni, orta hallisi vardır. Fakat yazanlar hep uçları seçer; çünkü sıradan yaşayanlar bile sıradışı bir yaşam öyküsü arar. İz bırakanlar da yere farklı basanlar değil mi. Aynı yolu yürüyenlerin bıraktığı tek izdir ve içinden kime ait olduğunu bulamayız. Yol aynı iz farklı olabilir; çünkü her insan ayrı bir alem. Yeni insanlar hayatımıza yeni pencereler açar.

  • İz Bırakanlar
  • Hüseyin Savaş yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

sadece...

asude zeynep toprak — Paz, 28/09/2008 - 12:44

sadece bu yazıyı sevdim demek için yorum yapıyorum;

bu yazıyı sevdim...

http://oykuzen.minare.net/

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

merak

gürbüz ünal — Per, 25/09/2008 - 12:57

merak ettik bu farklı adamı şimdi.Kendisinden,cisminden ,renginden çok da demelerini...Miroğlu dizisi vurdulu kırdılı ya sevdiğimizden bakmıştık,diziye. cisimce en uymaz deyişce onsuz olmaz tipiydi kuşcu.onu hatırladım demelerini de bekleriz.saygılar

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Her zaman var olan ve fakat

Nefi Selamoğlu — Per, 25/09/2008 - 17:07

Her zaman var olan ve fakat bir türlü hayatın karmaşası içerisinde fark edip ayrımınıa varamadığmız "güzel insanlar"dan olsa gerek...

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kuşçuyu bende sevmiştim

Hüseyin Savaş — Per, 25/09/2008 - 18:48

Çünkü; biraz yunus kokuyordu. Muhterem hayal ürünü değil. Birebir yaşıyor. 5 yıldır bir kez uzun muhabbetimiz oldu. O'nu da kaleme almaya çalıştım. Fakat buraya yazdıklarım çok küçük bir kısmı. İnanıyorum ki her köşede bu tip münzeviler yaşıyor. Arada sağa sola bakmak lazım. İftarı da en az bir kez sokakta yapmak lazım.

Onların dünyasından cümleler taşıyacağız bu garip dünyaya...

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Tebrik.

Mehmet Özkal — Per, 25/09/2008 - 19:07

Merhaba Dostum,
Yazınız çok mükemmel. Tebrik eder, devamını beklerim. Allah'a emanet ol.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

merak ettik şu behlülü

gürbüz ünal — Cum, 26/09/2008 - 19:17

merak ettik şu behlülü şimdi.Güncellerden meşhur dizilerden miroğlunda en karekteristik isim kuşcuydu,miroğlunun mimarıydı da aynı zamanda.Diziye en çok yakışan dizi mantığı içerisnde ise bedence en yakışmayan role sahip olan.Ama konuşmalarda ondan daha özlü ve esaslı lafebesi yoktu,meseleyi kökünden yakalıyordu.Sizin behlülünde deyişlerini, demelerini,edişlerini ve tavırlarını olaylar eksenli olarak yazınızda işleseniz biz de bu behlülü tanıma fırsatı yakalayabilirdik .saygılar...ilk yaptığım yorumu göremediğimden bu yoruma yapma gereği duydum kusura bakmayın daha yenice görebildim ilk yorumumu.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Ümmet Coğrafyası Güncel Yürek Yarası Hay Sızı Hüzün Alanı Ümidlere Dair Tefekkür Tanıtılanlar İçe Dönüş Gülü Gülle Tartarlar Kimdir Nicedir Şiir Makamı Söz Ola Haberdar Düş Vakitleri Gelişi Güzel Zamana Dair Hür Tefekkürün Kaleleri Hakikat Hikayet Gonca Berceste Makamı-ı Dikkat Reyhan Kara Kalem Yazıları Kişilere Dair
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 2 üye ve 6 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • herguncel
  • Alexandre Bey
  • muratbaris
  • olcay2001
  • aşk-ı beka
  • Ertrl
  • çiğdem kekeç

Duyuru - Etkinlik

- Zemheri Edebiyat 6. sayısıyla okurla buluştu!
  • - filbahar 7
  • - Sezai Karakoç Sempozyumu 15 Kasım 2008
  • - Terk Ettiğimiz Doğu'
  • - yenilgi: ayın bir muhabbet armağanı olduğu vaktin önündeyiz.
  • -Minare Dergi/ Edep Görmüş Dergi!
  • -Temrin Kasım Sayısı
  • - Yankı Bir Dedi
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Ülkemizde sporun (özelde futbolun) dostluk, kardeşlik tesis ettiğine inanıyor musunuz?:

    Son yorumlar

    • kadın
      5 dk. 50 sn. önce
    • Ki Üsküdar
      35 dk. 10 sn. önce
    • İçimizdeki güce yaslanmak...
      2 sa. 15 sn. önce
    • Kani Çınar güzel ifade etmiş,
      16 sa. 40 dk. önce
    • Kanaat ekonomisi, dostların
      18 sa. 14 dk. önce
    • Böyle hatıralar aktarılmalı
      20 sa. 6 dk. önce
    • Bizim bozulduğumuz doğrudur;
      20 sa. 12 dk. önce
    • Kanaati unutuyor gibiyiz
      20 sa. 34 dk. önce
    • zaaflarımız...
      20 sa. 40 dk. önce
    • Kesinlikle
      20 sa. 49 dk. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Yenilgi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • İstisnai
  • Gözdeler

    Bugün:

    • Kış başlarken…
    • Kalem Yarası
    • Yağmur

    Bilgi

    Ara

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim