Vüreyka
muhsin kalender — Salı, 16/09/2008 - 12:09

Dur gitme Vüreyka
Susacaklarım var sana
Ben Raskolnikof krizindeyken
Savrulduğum birşey vardı sende
Çocukların kalbinde zehrevan
Kadınlar kös peçelerde kargın
Sense Hürmüz gölgesinde ebrar
Bilmezdin ıslanmayı Vüreyka
Bir dilşad tabuttu yağmur sana
Çöl saçlarının kilidine yamanan
Sancıyan meleklerin ıslığından kaçıp
Sonsuzluğun kavisinden damlayan
Bir bilettin bana cennetten Vüreyka
İblisin kof mührünü rahlene deşmeyip
Böğrümü körelten zifaf karanlığında
Yakmasaydım kaburganın uçlarını
Adını sen koyardım hiç korkmadan
Kurtuluşa giden ne kadar yol varsa
Hatırlar mısın Vüreyka
Cebel yüzünden elem akarken
Kızılırmak kan alazlarındaydı
Süphan'da ateş-kes böcekleri
Ve Toros sırtlarında al yumru
Nemrut'a değmezdi gözlerin
Sen bende Erciyes kokardın
Cebbâr sokakların kızı Vüreyka
Akrep lekesinde titrek tebessüm
Alabildiğine pos kaçardı kavline
Sen aşkların eline meyletmeden
Sana çiçekler ısmarlamıştı Hayy
Bu yüzden berfin düşlerin yâri
Çelenksiz ölümler zordu sana
Balgın aklımın hasreti Vüreyka
Sen bana türkülerle koşardın
Ben sana Endülüs ağıtlarıyla
Yıldızları karartan düşbaz değil
Yüzünde mavi güneşler saklayan
Levanten bir yolcuydun içimde
Raylarımı çürütmeseydim eğer
Fahhâr yollarımı sana yürütürdüm
Bilseydim delişmen aşkların kızı
Bilseydim şu rüveyha sevdamı
Şeytanların ininden kiraladığımı
Damar damar ayaklarına kapanmaz
Sana hep mezarımdan bakardım
Keşke bilebilseydim acını Vüreyka
Mintanımı hoyrat bulutlara giydirip
Kasırgalara emanet ederdim seni
Keşmekeş güzlerin baharı Vüreyka
Sen bu dünyaya ne zaman ağlasan
Cellat kırmızısı hüzünlere bürünürdü
İçimdeki çocuğun ağustos gülüşleri
Ve kemikleri sızlardı dudaklarımın
Çünkü derimden içeri giren mayınlar
Militan gözlerince örülmüştü Vüreyka
Bu yüzdendi toprağına basmayışım
Keşişleme kederler kovalardım hep
Topuğumda ezdiğim nergislerin izi
Ve safir alnımın özerk vadilerindeki
Hannas bir menekşenin yalnızlığıyla
Kazırdım sancılarımı incifer duvarlara
Ama bilmiyordun sen namlusuzluğu
Ve kaçıyordun beni esriten cezadan
Oysa çarmıha gerseydin beni Vüreyka
İman ederdi günahına tüm havariler
Yazgımın nevzâr karanfili Vüreyka
Kurşunların ağladığı günleri düşün
Kalbimi hep umutlarla iliklerdin sen
Şimdi ben seni ölüme ilikleyeceğim
Gitmeliyim zindan şehirlerin hurisi
Gitmeliyim sökerek ilmeğini aşkın
Ve sana İbrahim gibi seslenmeliyim
Ölümü hakedecek kadar yaşamadım
Yaşamayı hakedecek kadar ölmeliyim
- muhsin kalender yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



Unutmayı Uyandırdınız
zenan sude — Çar, 08/10/2008 - 13:37Fasl-ı hazana dönen gönül bahçeme nasıl iyi geldi bu şiir. Fuzuli kadar, Şey Galip kadar dokundu yüreğime.
Tam da gök kubbenin altında söylenecek söz kaldı mı derken, şiirin kalbini hoyratça kırmışken Vüreyka’ya rastladım.
Ve anladım uzun zamandır “uyuşturulmuş bir duyarlılıkla” yaşadığımı. Unutmayı uyandırdığınız için teşekkürler.
Kaleminize bereket…
unutmak güzeldir
muhsin kalender — Çar, 15/10/2008 - 12:40Başka hangi fiilin sonu hatırlamaya varır dimi?
Halimize şükür, hamdimize şükür olsun Zenan Sude.
Selam ve saygılarımla.
bir filistin gözlerin, yakılmamış
iyi geldi...
fatıma zehra — Per, 18/09/2008 - 01:12İyi geldi gönül haritasına Vüreyka şehri. İç depremlerin kırılan faylarına üst üste bir selamlama gibi, çoğu şiirde yoktur bu duruş, asâlet ister, iyi geldi... Henüz birikmiş acıların yazılışı mümkünken, bırakın kalem akıp gitsin sonbahar kalıntılarına. Dökecek ve toplayacak susuşlara, şiir hâli edepten ibaret. Gel de dinlet, sokak ağızları dinlemiyor şiirleri. Şiirler öldürülüyor. Erkândan edepten yoksun, yok oluyorsun ey şiir! İşte sana bir nefes üfürmeye gelmiş "muhsin kalender", dürtmeye gelmiş ceset kimliğini. İyi ki gelmiş...
Şiir böyle dile gelmişse de, diğer yandan ben de selâm iletirim.
Kaleminiz hiç susmasın kardeşim...
Yaralarım Yâr'dan armağan, bergüzârlığım bundan...
Vüreyka
Zehra Arslan — Salı, 16/09/2008 - 23:10Hakikaten çok güzel bir şiir...Tüm duygularımıza sesleniyor...Komik gelebilir ama iki aylık yiğenime okudum bu şiiri...onların tertemiz dünyalarına seslenmek çok güzel...ve böyle güzel bir şiirle...
eyvallah
muhsin kalender — Cum, 19/09/2008 - 19:22Eyvallah Zehra Arslan
Eyvallah fatıma zehra
Allah müslüman şuurundan muaf kılmasın şiirsel duruşu. Saygı ve selamlarımla.
bir filistin gözlerin, yakılmamış
Bu şiire başka sitelerde
nur zelal — Salı, 16/09/2008 - 19:08Bu şiire başka sitelerde başka bir isimle rastladım,müstear isim olabilir tabi.Sadece merak ettim sizdn alıntı yapmış olabilirler mi?
...
muhsin kalender — Salı, 16/09/2008 - 19:16Aynen öyle efendim. Şahsıma aittir şiir. Önyargıda bulunmayıp nezaketen sorduğunuz için teşekkür ederim Nur Zelal.
bir filistin gözlerin, yakılmamış
teşekkür
nur zelal — Salı, 16/09/2008 - 19:35Umarım yanlış anlaşılmamıştır.Yazın emeği daha önce çok acı bir tecrübe yaşadığım için fazlaca hassas olduğum bir konu.Şair-amatör- hesaplı olamıyor tabiatı gereği ve bu özelliği suistimale açık kılıyor onu.Ayrıca böyle buram buram hüzün kokan bir güzel şiir kaleminizden çıktığı anda bizim emanetimizdedir,yani okurlarının.Emanette dört gözle korunur bildiğim.Yeniden ellerinize sağlık
güze demirli zamanlarda...
nur zelal — Salı, 16/09/2008 - 14:12Bulutların ağlamak için geceyi beklediği ağır ve hüzün kokan bir günde ne de güzel yakıştı "Vüreyka"bu sahneye.Bütün vüreykalar bir daha gelmek üzere sözleşirken usulca çekilirler yüreğimizden.Tam da umutların köreldiği,karanlığın en koyu demlerinde yeniden yeşermek sevdasını salarlar güze.Nasılsa nevbaharla silbaştan yeşerir dünya.Eğer başını vüreyka,rüzgarın geçmesini beklerken...
Öyle ya
"Sen aşkların eline meyletmeden
Sana çiçekler ısmarlamıştı Hayy
Bu yüzden berfin düşlerin yâri
Çelenksiz ölümler zordu sana "
Hüzün en çok yakışandır şiire ve bu şiire...