Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › M.Nihat Malkoç yazıları

Müslüman Coğrafyasında Ramazanlar

M.Nihat Malkoç — Çar, 17/09/2008 - 12:27

Ramazan gönül dünyamızda müstesna günlerin başlangıcıdır. Rahmet, mağfiret ve cehennemden kurtuluş ayı olan ramazan; gönül coğrafyamızı şenlendirdi. Oruç ikliminde arınan Müslümanlar günahlarını atıp yeni ve pak bir hayatın kapısını aralıyorlar. Hayır konusunda yarışan Müslümanlar, İslam kardeşliğini yaşamanın hazzını iliklerinde hissediyorlar. Resulullah Efendimiz “Bu ayı oruç tutarak, ibadet ederek ve hayır için harcamada bulunarak geçirenlere ne mutlu!” diyerek oruç ikliminde arınan, hayırda yarışan Müslümanlara müjdeler veriyor. “Ramazan’ın ilk gecesinden itibaren şeytanlar ve cinlerin azgınları bağlanır. Cehennemin kapıları kapanır, artık (Ramazan’ın sonuna kadar) onun hiçbir kapısı açılmaz. Cennetin kapıları açılır ve artık (Ramazan’ın sonuna kadar) hiçbir kapısı kapatılmaz. Bir seslenici: ‘Ey hayırda öne geçen sen gel! Ey kötülükte ileri giden sen dur!’ diye seslenir. Allah’ın o zaman cehennemden azad edilen kulları vardır. Bu her gece böyle olur.” hadisi de orucun gereklerini hakkıyla yerine getirenleri büyük mükâfatlarla müjdeliyor.

Dünya Müslümanları ramazan ayının getirmiş olduğu manevî havayı teneffüs ediyor. Bir buçuk milyarlık Müslüman âlemi Rabbimizin emri olan oruç ibadetini ifa ve ihya ediyor. Bu ayda Müslümanlar oruç dairesinde aynı kitabın, aynı peygamberin, tek ve aynı olan Rablerinin etrafında kenetleniyorlar. Bir bütünün parçaları olan Müslümanların ayrı gayrı demeden, ayrıntılarda kaybolmadan bir araya gelmesi, ümmet bilinci içerisinde dayanışma örnekleri göstermesi Müslümanlığın ve Müslümanların geleceği açısından hayatî bir öneme sahiptir. Bir vücut olan Müslümanlar sıkıntıları ve güzellikleri böylece paylaşıyorlar.

Müslüman coğrafyası ramazana dertsiz giremiyor bir türlü. Ne yazık ki bu ayın coşkusunu ve hazzını doyasıya yaşayamıyoruz. Dünya Müslümanları ramazana yine büyük sıkıntılarla giriyor. Irak’tan Çeçenistan’a kadar pek çok ülkede Müslümanlar esaret zincirlerini kırmanın zorlu mücadelesini veriyor. Daha onlar gibi nice ülkede ramazan heyecanı mevcut şartlardan dolayı hissedilemiyor. Müslümanların başsız, birlik ve beraberlikten uzak bir görüntü içerisinde olması ramazanın güzelliklerine gölge düşürüyor. O ülkelerdeki müminler ramazanı gereğince yaşayamıyorlar. Bir sürü engellerle karşılaşıyorlar.

İslam dünyası arzulanan birlik ve beraberliği gösteremiyor bugünlerde. Öyle ki Müslümanlar ramazana birlikte girme konusunda bile beraber hareket edemiyorlar. Bazı devletler bir gün önce, bazılarıysa bir gün sonra giriyor bu kutlu aya. Ay takviminin esas alındığı ramazan, özlenen Müslüman birliğini nedense sağlayamıyor. Orucun başlangıcında bir türlü birleşemeyen Müslümanlar doğal olarak bayramlarda da birleşemiyor. Birleri bayram ederken birileri oruca devam ediyor. Bu durum bile Müslümanların mevcut dağınıklığını ve gevşek durumunu göstermeye yetecek bir delildir. Ramazanda birlik ve beraberliği sağlayamayan dünya Müslümanlarının birbirinin dertlerine merhem olması beklenebilir mi?

Ramazan; kardeşliği perçinleştiren, dayanışmayı sağlayan mübarek bir zamandır. Manevî kıymeti ölçülemeyecek kadar büyük olan bugünlerde Afganistan’da, Çeçenistan’da, Irak’ta, Doğu Türkistan’da ve Kerkük’te ramazanların ne kadar buruk yaşandığını tahmin edebiliyorum. Acaba bu kardeşlerimiz ramazanda iftar ve sahurların heyecanını, coşkusunu, huzurunu ne zaman yaşayacaklar? Bizler o kardeşlerimiz için neler yapıyoruz? Bir şeyler yapamıyorsak ‘Müslüman kardeşliği’ kavramının içi boş kalmıyor mu? O insanlar acılar içinde yaşarken bizler zengin sofralarda nasıl yiyebiliyoruz? İçimiz hiç mi acımıyor?

Müslümanlar bu mübarek günlerde birlik ve dayanışma içerisinde ol(a)mayacaklar da ne zaman olacaklar? Yürekteki bir’ler niçin birliği beraberinde getirmiyor? Artık Müslümanların acıları ve yürek sızıları dinsin. İnananların yüzü gülsün. İftar yaparken sofrasına bir somun sıcak ekmeği koyamayanların vahim durumunu düşünüp lokmalar boğazınızda düğümlenmiyorsa kalbinizi bir kez daha yoklayın ve arındırın. Müminlerin dertleriyle dertlenmeyen Müslümanların bence insanî ve imanî açıdan eksiklikleri vardır.

  • Ümmet Coğrafyası
  • M.Nihat Malkoç yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Hayırda yarışmak ama nasıl?

nur zelal — Cum, 19/09/2008 - 16:51

Bugünlerde hayır mekanizmasının işleyişi ile ilgili servis edilen manşetler özellikle ramazana denk gelmesiyle daha bir önem kazandı.Meselenin magazinsel ve çarpıtılan boyutunu bir kenara bırakırsak,hayır kurumlarının işleyişi üzerine kafa yormamız gerekiyor.Duyarlılıklarımızın hatırlamamıza sebep olduğu böyle bir ayda ortaya çıkan ve hepimizin yüreğinde bir yeri fena halde acıttığına inandığım yanlışlıkların kaynağına inemez de olmaz öyle şey savunmasının arkasına sığınırsak,yine bir şeyleri ötelemiş olacağız.Evet yüzyılın hareketi,bu hareketin kazandığı muhteşem ivme ve bugüne kadar göğsümüzü kabartan çalışmalarına ancak şapka çıkartılabilir, buna itirazım olamaz da.Fakat hayır müesseselerinin büyümekle başlayan kontrol edilemezliği ve bir yanlışın bile vicdanlarda bıraktığı soru işaretlerinin vehametini göz önüne alınca acaba bu mekanizmaların işleyişinde kökten bir yanlışlık mı var diye düşünmeden edemiyor insan.Bu konu üzerinde günlerdir fikir teatisinde bulunduğum insanlarda buna benzer kuşkulara da rastlayınca ramazana çok ta ters düşmeyen bu konunun Sayha'daki izdüşümünü merak ediyorum.Korkum-ki her vicdanda aynı karşılığı buluyor-zaten tüketime endeksli oluşumuzun bizi bahanelerin ardına sığınarak daha da duyarsız hale getirmesi.Akıl akıla rehberlik eder

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Bosna’da Ramazan Günleri

Kerem Ağahanlı — Cum, 19/09/2008 - 14:35

Onbir ayın sultanı Ramazan her ülkede olduğu gibi Bosna’da da sabırsızlıkla beklenir.
Ramazanın habercisi¸ başka bir deyişle müjdecisi olan kandiller¸ belki de bir ön hazırlık gibidir.
O günlerde şehir¸ hazırlanan etkinliklerle¸ özellikle medrese öğrencilerinin büyük camilerde yaptıkları programlarla renklenir.

Ardından artık beklenen ay gelmiştir. İlk gün çok heyecan doludur. Müslümanlar¸ her yerde adet olmadığı biçimde¸ selamlaşma Bosna´da Müslümanların arasında çok yaygındır. Bu selamlaşmaya bir de Ramazan tebrikleri eklenir. “Müslümanın Müslümana sadakası olan hafif gülümsemeyle” özellikle ilk günlerde farklı bir heyecan vardır...
Köşe başlarında satıcılar vardır...
Önünden geçerken kokusuna doyum olmayan¸ iftar için alınan somun¸ (Ramazan pideleri) vardır. Allah-u Teala’nın¸ onbir ayın sultanı dediği Ramazan sadece iftar hazırlıkları ve bu sokak sohbetleriyle sınırlı değildir elbet...
Mahalle arasındaki küçük camilerde sabah namazları öncesi veya sonrası mukabeleler vardır. Merkez camilerde ise Bosna’nın ünlü imamlarının okuduğu ikindi namazı sonrası mukabeleleri vardır. Her kesimden insanlar gelir. Küçüğü büyüğü¸ genci yaşlısı¸ bayanı erkeği tek yürek her gün gelir¸ hatimlerini imamlar eşliğinde okurlar...
Kimisi iş¸ kimisi okul¸ kimisi de evdeki işlerinden dolayı belki bu etkinliklere katılamıyordur ama kesin akşam için bir program yapılmıştır...
Her camide teravih kıldırılır. Bunu da imamlarımızın kimisi normal kıldırırken kimisi hatimle kıldırır. Merkez camilerinde kış veya yaz fark etmez heryer tıklım tıklımdır...

İftarlara gelince; belki de en renkli görüntü namazlarımızdaki saflardan sonra masalarımızdadır... Ramazan somunlarının olduğu¸ çeşit çeşit yemeklerin yapıldığı sofralar vardır…
Ama herkes elinden geldiği kadar birisini misafir etmek ister...
Ramazanda herkes bir yerlere davetlidir...
Akşam namazı öncesi telaş artar. Rabbinin rızası ile oruç açma telaşıdır bu.
Ve artık ilk günlerinin geçmesi¸ Ramazanın heyecanını yitirdiği anlamına gelmez.
Belki de Ramazanın heyecanına yavaş yavaş alışmak denebilir. Artık biliriz ki her köşe başında ya birisi somun satıyordur¸ ya da mukabeleniz vardır bir camide...
Aksam öncesi telaş vardır¸ iftar programları vardır¸ ardından teravihler¸ teravih sonrası kahve sohbetleri...
Ve artık Ramazan yarılanmış hatta yarıyı geçmiştir. Bin aydan daha hayırlı olan ve Rabbimizin bize gönderdiği Kur’an-ı Kerim’in indiğini günün saklandığı son on gün gelmiştir. Artık o alıştığımız heyecan son doruk noktasına ulaşır. Arada teravihleri kaçıranlar ve işleri yüzünden oruç ve günlük namazlar dışında hiçbirşey yapamayanlar da bu son on günde diğerlerine karışırlar...

Ve bu son on gün itikâf günleridir...

Evlerde¸ iş yerlerinde¸ okullarda sorumlulukları nedeniyle dünyalık telaşlara kapılan her insan Rabbiyle baş başa kalacağı yer arar. Tam bu sırada Kral Faht Camisi arayışın sancılarını dindirmek için tüm güzelliğiyle Müslümanlara kucak acar.
Son on gün için orda gece namazları düzenlenir¸ artık cami önü gece yarısı gündüz gibidir.
Saf saf cemaat olur¸ bayan erkek isteyen itikafa girer¸ bu ilk günler bir iki derken son üç gün sayıları artar ve son artık üç gün çok kalabalık olmuştur…
Belki bu kalabalık¸ dünya genellemesi yapıldığında küçük bir gruptur ama Bosna için yeterli bir çoğunluktur. Ve gece namazlarının süslediği son on gün¸ herkes maksimum vaktini ibadetler için ayırmaya çalışır. O üzerlerindeki tembellik gitmiş yerini “Rabbimin rızasını nasıl kazanabilirim” düşüncesi almıştır. Fakirler tespit edilmiş¸ sadakatu-l fıtr için hazırlık yapılmıştır... Tabii bunun yanısıra Ramazanı bitirme hüznü¸ bayramın sevinci vardır.

TheMen

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

"Müminlerin dertleriyle

Nefi Selamoğlu — Per, 18/09/2008 - 17:18

"Müminlerin dertleriyle dertlenmeyen Müslümanların bence insanî ve imanî açıdan eksiklikleri vardır." Hadise bu. Bireyselliğin kollarında "kendi" dertlerinden başka bir şey umursamayan müslümanların çıkış noktası kapalı maalesef. Bilmem dikkat ediyor musunuz "ajanslardan" da Müslüman dünyasına dair haberler gelmemeye başladı. Kendi içine kapanık bir Türkiye ve kendi içinde yaşayan müslümanlar...

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Güncel Zamana Dair Tanıtılanlar Hüzün Alanı İçe Dönüş Şiir Makamı Ümidlere Dair Haberdar Hay Sızı Reyhan Tefekkür Hür Tefekkürün Kaleleri Kişilere Dair Ümmet Coğrafyası Yürek Yarası Makamı-ı Dikkat Gülü Gülle Tartarlar Gelişi Güzel Berceste Gonca Söz Ola Kimdir Nicedir Hakikat Hikayet Kara Kalem Yazıları Düş Vakitleri
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 3 üye ve 6 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • Alexandre Bey
  • herguncel
  • muratbaris
  • muratbaris
  • olcay2001
  • aşk-ı beka
  • Ertrl
  • çiğdem kekeç

Duyuru - Etkinlik

- Zemheri Edebiyat 6. sayısıyla okurla buluştu!
  • - filbahar 7
  • - Sezai Karakoç Sempozyumu 15 Kasım 2008
  • - Terk Ettiğimiz Doğu'
  • - yenilgi: ayın bir muhabbet armağanı olduğu vaktin önündeyiz.
  • -Minare Dergi/ Edep Görmüş Dergi!
  • -Temrin Kasım Sayısı
  • - Yankı Bir Dedi
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Ülkemizde sporun (özelde futbolun) dostluk, kardeşlik tesis ettiğine inanıyor musunuz?:

    Son yorumlar

    • Ki Üsküdar
      27 dk. 16 sn. önce
    • İçimizdeki güce yaslanmak...
      1 sa. 52 dk. önce
    • Kani Çınar güzel ifade etmiş,
      16 sa. 32 dk. önce
    • Kanaat ekonomisi, dostların
      18 sa. 6 dk. önce
    • Böyle hatıralar aktarılmalı
      19 sa. 58 dk. önce
    • Bizim bozulduğumuz doğrudur;
      20 sa. 4 dk. önce
    • Kanaati unutuyor gibiyiz
      20 sa. 26 dk. önce
    • zaaflarımız...
      20 sa. 32 dk. önce
    • Kesinlikle
      20 sa. 41 dk. önce
    • Bizede amin demek düşer.
      1 gün 1 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Yenilgi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • İstisnai
  • Gözdeler

    Bugün:

    • Kış başlarken…
    • Kalem Yarası
    • Yağmur

    Bilgi

    Ara

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim