Yeryüzü mescid olduğuna göre...
Hüseyin Savaş — Per, 02/10/2008 - 07:03
Bir günlük itikaf için Piri Paşa Medresesi’ndeyim. Yanımda rahat kıyafetlerim ve birde Kuran-ı Kerim’im var. Onları imam odasına bırakıp abdest tazelemeye çıkarken, modern görünümlü bir bey karşıma dikiliyor.
-Caminin imamı mısınız?
-Hayır.
-Caminin müezzini misiniz?
-Hayır.
-…
-Cami dostuyum.
-Camiye dost olan Allah’a da dost olur.
-İnşallah.
Tam merdivenlerden çıkıp gidecekken içimden bir ses; “Bu adam özel.” diyor. Hemen tekrar ona doğru dönüyorum.
-Nerelisiniz?
-Mersin.
-O zaman misafirsiniz?
-Evet, Konya’nın manevi havasını hissetmeye geldim. Siz bu kentin içinde olduğunuza manevi havayı fark etmeyebilirsiniz. Bilirsiniz insan zamanla alışır.
-Ben sürekli dışına çıkıp tekrar girenlerdenim. Aslen Çanakkale’li olup burada durmamızın bir sırrı olmalı.
-Bir kaç senedir Ramazanın son günleri 3-4 günlük yolculuğa çıkıyorum. Özellikle bu süreçte Kuran-ı Kerimimi okumaya çalışıyorum. Aynı zamanda yeni insanlar tanıyorum. Seyahatte rahmet vardır.
Ben donup kalıyorum, demek ki bizim kafadan insanlar hala yeryüzünde geziniyor. “Yeryüzü mescid olduğuna göre sen de bu şekilde itikafa girmiş oluyorsun.”dediğimde yüzünde bir tebessüm oluşuyor. Bizim aramızda bu konuşmalar geçerken yukarılardan sürekli rahmet yağıyor. Ben rahmete rahmet katmak üzere abdestimi almaya gidiyorum. Döndüğümde rahmetin hızlı akışı modern gezginin cami önünde bekletiyor. Rahmetin ayrılmamıza izin vermediğini görerek onu içeriye buyur ediyorum. Her zaman özel muhabbetlere beşiklik etmiş hücremize çekiliyoruz. Konya’da ziyaret edilmesi gerek yerleri sıralamaya başlıyorum. Bir kaçı hariç çoğuna uğradığını söylüyor. Ve arada diğer illerden konu açılıyor. Seneye Bursa’ya gitmek istediğini söylüyor. Hemen orası içinde bir yol haritası çıkarıyoruz. Bunlarla ilgili kainata mektup sitemiz arşivlerinde bilgiler mevcut. İleride gezgin bölümünü daha da işlevsel hale getireceğiz. Bir zaman gelecek insanlar kainata bakmadan yola çıkmayacaklar inşallah.
Gezginimiz memur ve aynı zamanda evli. Evdekiler de alışmış bu ramazan kaçamaklarına, kendine ayırdığı özel bir zaman dilimi olmuş vakti ramazan. İşte insanın kendi ile buluşma fırsatı bu özel vakitler. Hala vaktimiz var ruhumuzla kaynaşmak için. Uzun kısa yolculuklar içeriye doğru; fakat yolun ve yolculuğun hakkını vermek lazım. Önümüzde bir haftalık tatil süreci var. Kimi memleketine gidecek kimi tatile çıkacak bazıları da bulunduğu yerde kalacak. Hakiki manada yola çıkmak için yerinde kalanların bile fırsatı var, kimbilir yakın çevremizde ne kadar çok gör(e)mediğimiz keşfedilmeyi bekleyen yerler mevcuttur. İşin sırrı kişinin kendine doğru yolculuğa başlaya bilmesi. Gezin, görün, fark edin ve yazın ki sizden sonra yürüyeceklere harita olsun.
- Hüseyin Savaş yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



kendini bulmak için çıkılan
azra mercan — Per, 02/10/2008 - 16:34kendini bulmak için çıkılan yolda Rabbimin güzellikleri güzel şehirleri ne güzel vesiledir...
yolda olmak diriliştir
Hüseyin Savaş — Paz, 05/10/2008 - 11:52Zahmetli olsada çıkılan yol yeni keşiflere gebedir. Öncelikli olarakta insan kendini bulur.
insan ve şehir
Ayşenur Bulut — Per, 02/10/2008 - 12:04Yazınız, şehir-mekan-kültür kategorisine bir hayli uymuş, tebrik ederim. Haklı bir davet var "gezin ve paylaşın" derken. Bu türden birkaç samimi gezi yazısını okumuştum sayha'da.
-Elif Şafak yazmıştı- öyle ki şehrimizin çöplüklerini bile görebilecek ve önemseyecek seviyeye gelelim gezerken.
Bu ülke saklı bir hazine
Hüseyin Savaş — Paz, 05/10/2008 - 12:03İlginiz için teşekkürler. Yeni 6 günlük yoldan geldim, uzun bir yol yazısı kafamda hazır . Fakat en önemlisi bu ülkenin her karış toprağının hazine olması.
Yola çıkış vesilemiz büyükleri bayram ziyareti; fakat yol boyu memleketin güzelliklerine kayıtsız kal(a)madık. Benim yolculuklarım birazda eskilerin kervanlarına benziyor; her durakta soluklanmak varsa orada bazı izleri sürmek.
Eğridir’de Devran Dede…
Pamukkale’de suyun toprağa kazıdığı silinmez yazgı…
Çine’de Zeytinle anılan Sina Dağı’nı çağrıştıran şirin bir zeytin köyü.
Ve ziyaret.
Başka bir yoldan dönüş…
Marmara’dan gelen dostlar Cüneyt ve eşi
Muğla’da yukarılara tırmanış ve gizli bir hazine Muğla Mevlevihanesi…
Birlikte şirin bir koyda yakılan kamp ateşi.
Fethiye kaya mezarları ve Cüneydi dönüş için soluklanıyor.
Biz yola devam.
Kaş şirin bir belde, bizde burada soluklanıyoruz…
Likya kentinde bir yürüyüş...
Manavgat şelalesi şakımaya devam ediyor...
diğer yazılar için seyyahın not defteri