Filbahar 2 dedi
Bilal Can — Pzt, 03/03/2008 - 12:39
Dört mevsimin birinde karar kıldığımızda/ yağmur ve toprak rahmetini salarken üstümüze/ bu devinen dünyanın orta yerinde hapsine uğurlar dilediğimiz bir çift göz arıyorken/ bir kez daha elini değdirdi elimize Filbahar!
Bilmediğimiz bir rengin resmini değil, kimsenin varlığından şüphe etmediği yine de hiçbir nazarın kıvrımlarına uzanmayan renkleri çizdik. imlası bozuk ama kavli yerinde bir avuç yürek susadığını hissetti ve hükmünü kırdı sükutun. Hamd olsun!
Keşfine çıkmadığımız sokakları kalmasın diye şehrin, koşar adım yürüdük. Yetimliği nihayete erdi yolun.
‘Beklemek’ dedik, ‘kutlu bir doğumun sancısına eş’. Ama mavi bir tebessüme varacaksak, hayra yorulacaksa bu düş eninde sonunda, üzerimize biçilen bu illetli hayat düze çıkacaksa bakmalıydık birbirimizin gözlerine. Şarkılar kalmalıydı aklımızda ve kuşlarımızı ucuz ölümlerle arasına brandalar çekmiş göklere hazırlamalıydık.
‘Yalnız değiliz!’ dedik. Bu alacalı bir teselli değildi. Fallardan yontulmuş sözler durmuyordu çatımızda. Yalnız değildik, biliyorduk. Ve yalnız değiliz yine biliyoruz.
Kaleme ve O’nu tutmayı öğretene, derdin ve dermanın sahibine yemin olsun ki;
boşuna değildi bu geçen zaman, bu yazılanlar, bu işittiğimiz tuzlu sancı.
Avuçlarından cennet yudumlanacak bir çöle, kendi cennetinden sunuyorsa bu bahar, boşuna değil. Mevsimlerin kaderi bizimkine benzer. Ve değiştikçe çehresi yeryüzünün değişir kavganın ve öfkenin dili.
Altını çizip döne döne okuduğumuz satırlardan çok daha gerçek, çok daha sağlam ve çok daha yakın bir bahara şahit kılındık. Sınırları genişledikçe sesi daha gür çıkacaktı biliyorduk. Biliyorduk bir mevsimden taşan şeylerin uzaklardan bir yerlerde yeni bir mevsim kuracağını.
Her kader yoldaşıdır ince bir mevsimin. Kaderin kazaya aktığı yerde,
Kilitleri ezberlerimizden süpürürken,
Umut gecenin kandillerini yakıp, acının sancağını teptiğinde
Üzerine tanıdık bir nur elenirken kalemin
Akla kelepçeler vuran karanlık son demlerindeyken
Yağmuru ve bereketiyle noktalar bekleyişi...
İkinci solukta Filbahar;
İkinci baharla Filbahar.
- Bilal Can yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



hayırlı olsun
adige batur — Çar, 05/03/2008 - 23:23Yine güzel insanlar, güzel eserleriyle aynı yerde buluşmuş...
Allah Bize Yeter !