Dost'a Mektuplar
nur zelal — Pzt, 09/02/2009 - 09:29
Ruhumun aynası dostum;
İzi sürülmemiş bir ıssız ada yüreğim,kıyıma vuran kelimelerden devşiriyor hayatı şarkılar…
Havada ağır bir kahır,havada serseri bir ıslık gibi zaman.Soluksuz izlediğim eski yeşilçam filmlerinde kalan yeniyetmeliğime yoruyorum tüm sızıları.Hangisi kırgın gündoğumlarına denk düşüyor ki hatıraların?Hangi ağaçtı dizlerinde uyuduğum ve uyuttuğum kördüğüm rüyaları?Hangi yol varıyordu,kimsenin uğramadığı virane anılara?
Uzun uzun bir mektup yazıyorum sana,kaleme ihanetin anısına kanayan parmaklarıma tuz basıp onarıyorum dostluğumuzu.Hayat,mola istemiyorum senden bak.Kesiksiz bir çizgiyken de mutluluk,soluksuzdu bağrıma düşen.
Uzun uzun dost mektupları yazıyorum şimdi.Hani “sana durlanmış kelimeler getireceğim” diyordu ya şair.Bir gece vakti,bir sarı zarfın mazrufu olup akacağım sularına o şehrin.Kök salacağım bastığın topraklara,tüm kimliksizliğine inat.Soluk bir yaprak olup düşecek kapına ansızın dostluğu tarif eden kelimelerim.
Uzun uzun hatıralara boğulacak sesimiz belki,belki kuruyacak dilimiz damağımız gözlerimize değdikçe hüzün.Olsun.Gözlerin yeniden duaya duracak ya dost,biliyorum duaya.Duracak zaman o son hatırada.
Suçlu şairlerdir diyecek,giyotin tadında tehditler savuran yaşanmışlık.Suçlu,kelimelere şen-şakrak ağıtlar yaktıran şairlerdir ki,tarih bir kara kalemle çizecek üzerlerini ibret-i alem olsun diye.
Bense hala ilmek ilmek örüyor olacağım dostluğun ipini.Her haykırışın yankısında adın gülümseyecek hayata,muzip ve kararlı.Senin bile bilmediğin bir sığınışla gölgende umutvar olacağım ben yine.
Değil mi ki biz,güneşin hiç batmadığı ülkenin topraklarında sabahladık her sancı sonrası, dağılmadık un ufak her fırtınada.Gözden ıradık yılların hoyratlığına eş,gönülden ıramadık ama uzayan yollara inat.
Kınandık,kovulduk toz pembe masallardan.Hüzne yamanan hikayeler devşirdik yine de yürüdüğümüz yollarda.İkilenmedik hiç,tek yürekte atan haylaz bir kalpti taşıdığımız.Kimi zaman kıraç topraklarda yemyeşil bir düştük görenleri hayrete düşüren.Kimi zaman Yedi tepeli gülüştük,şehri tepeden tırnağa şiire bezeyen.
Uzun uzun yazıyorum bunları şimdi sana,uzun uzun…
Bilesin diye değil ama.Bilirsin çünkü öyle ya.Tek yürekte atan haylaz bir kalpti taşıdığımız eninde sonunda.
Şimdi?...
İzi sürülmemiş ıssız bir ada yüreğim.Sen yine de bekle beni, ilk gemiye binip yanına geleceğim.
- nur zelal yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- Rastgele Yazı



hayat cömert davranmış
zenan sude — Salı, 10/02/2009 - 06:05Hayat çok cömert davranmış size. Ben de o şanslı azınlıktanım. Sıkı dostlara sahibim ve bilirim bunun bahtiyarlığını. İliklerinize kadar işler karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmanın mutluluğu. Bu yüzden hüzünle değil gülümseyerek okudum bu zarif yazıyı.
Ne vakit dostluk üzerine konuşulsa (Dostlarımla) önce İsmet özel’in Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak şiiriyle başlanır sonra da bu şarkıyla bitirilir.
(Seveceğinizi düşündüm ve paylaşmak istedim şarkıyı)
yoldaş senin bir gülüşün
bir dostunun yarasını
saramıyorsa artık
sen artık kendin değilsin
vur öfkeni dostuna
yansın dağlarca göllerce
dökülmeyen gözyaşımda
boğulsun deryalarca
yitip giden devrimler gibi
dost sesin dost gülüşlerin
simdi çölde bir damla su
sen artık kendin değilsin
öfke çaresizliktir bilirim
çaresizliğine ölürüm
sesinde açan bulutlara
inan her şeyimi veririm
sanma ki bir yitiktir hüzünlere sarılmam
sanma ki gülüm bu hüzün öldüğünde bitecektir
bir gün mavi bulutlara
biner sonsuza giderim
dost sesini bulana dek
karanlığa gülümserim
Tam da bu...
nur zelal — Salı, 10/02/2009 - 14:55"çaresizliğine ölürüm"
"sesinde açan bulutlara
inan herşeyimi veririm"daha ne denir ki?...Ama ben yine de ekliyorum ve
Diyorum ki her karlı gecede o dostu uyandırıp bu şarkıyla yüreğine ayna tutmak var,onu bir parçanda taşımak var,"karanlığa gülümsemek" var, varlığını onunla anlamlı kılmak ve gözyaşındaki serinlik olmak var...
Dost olabilmek ne kadar ümitvar bir şey değil mi sevgili Zenan?
Yüreğine sağlık,ötesi yok...
dost
Mehmet Akif Baltacı — Pzt, 09/02/2009 - 21:46Dostlukların yerini menfaate bıraktığı şı günlerde..Ne kadar da dostça bir yazı olmuş..Dostluğun , dostumun ve dostlukların sıcaklığını bir kez daha hisettirdiniz bu güzel yazıyı alkışlıyorum...
http://makif.minare.net/
Kaleme gölgesi düşen...
nur zelal — Salı, 10/02/2009 - 01:23Kaleme gölgesi düşen ve ona hayat veren dostluklar ve dostlardır alkışı hakeden aslında.Kıymet bilmek ve titrek bir kuşun kanadında taşır gibi özenli olmak lazım dost yüreklere.Bir dostu olana ne mutlu ve size...
Teşekkürler...
"Ruhumun aynası
Kâni Çınar — Pzt, 09/02/2009 - 17:35"Ruhumun aynası dostum;"
Böylesi hitaba muhatab olabilmek kadar hitab sahibi olabilmek de fevkalade müthiş bir hadise... Ben bu cümlede kaldım ve yazının devamına bir türlü geçemiyorum... Aynalar kırıp delişmen feyadlarla adımımızı sokaklara attığımız günden beri hep yalnız hep naçar hep tek başımıza ıslanıp dururken asri zamanlarda "dost" kelimesinin içini bir türlü dolduramamamnın yüreğimizde sıkıntısı duruyor... Hep merhum Aşık Veysel'le merhem çalıyoruz yaramıza. Hep nakıs bırakıyoruz bir yanımızı. Acı.
Ne güzel bir ifade: Ruhumun aynası dostum...
Ne güzel
olmazsa olmazlarımız...
nur zelal — Pzt, 09/02/2009 - 18:24Kırıp döktüğümüz,dönüp te toplamaya mecal bırakmayan bir hayat yaşadığımız.O kadar paldır küldür bir kovalamaca içindeyiz ki bazen,şöyle bir nefes aldığımızda farkediyoruz bizi anlamlı kılan varlıkları.Asla es geçmememiz gereken üç yapı taşı olmalı bu kovalamacada: Tüm acılarınızda ve mutluluklarınızda varlığıyla yükünüzü hafifleten hayat arkadaşınız,hiç hesapsız sizi bağrına basmaya her dem hazır aileniz ve ruhunuza ayna tutabilme yetisine sahip dostunuz.Bunlar varsa sizden daha zengin kim vardır ki bu koca ağızlı dünyada.
Hepsine ve onları bana bağışlayan Yaradana şükran borçluyum.Böylece tamamlanabilmek şansını hep kâr hanemde kayıtlı tutuyorum.
Rabbim bizi böylesi eksikliklerle sınamasın.
Kâni Bey,yorumunuz ve paylaşımınız için sonsuz teşekkürler.
Gerçek dostluklar yazılsın hanenize ve hiç silinmesin...
"Dost" demeye duyduğum
Hilal Acar — Pzt, 09/02/2009 - 16:49"Dost" demeye duyduğum özlemin içimi yaktığı şu günlerde tamda üzerine bastı bu yazı diyeceğim...
Eski dostluklar anlatılır bazen. Susar dinlerim uzun uzun... Şimdiki dostluklara dönünce yüzümü içim acımıyor dersem yalan olur...
Şöyle dost gibi dost olana, dostluğu sözde değil özde olana özlem bu... Hani bazen içi taşar insanın, çok şeyleri sayıp dökmek ister, lakin boğazına düğümlenenler yol bulup çıkamaz. O vakit " dost" olan bakıp gözlerinin içine " Anlıyorum" der ya " hem de çok iyi anlıyorum" işte öylesi dostlukların sökülen ipini ilmek ilmek örüşünüz derin düşüncelere esir etti beni...
Kaleminize ve yüreğinize sağlık Nur Zelal... Sevgiyle kalın...
Sığınılası dostluklar...
nur zelal — Pzt, 09/02/2009 - 17:25İçi geçmiş ve hesaplı ilişkilerin dünyasında "dost"olabilmek ve dahası "dost"kalabilmek ne kadar zor değil mi?Acılarınızı malzeme yapmayacak, küçümsemeyecek,hor görmeyecek hülyalarınızı.Ve hatta rüyalarınızı paylaşacak sizinle.Kelimelerin hüküm sürmediği o köşe başında hep bekleyecek sizi ve aynı istikamete hiç tereddütsüz atılacak.Lugatında ihanete yer olmayacak ve yanlışınızda bile size bahşedilen bir lütuf gibi dimdik sırtlayacak enkazınızı.Fırtınalı bir gecede karanlıkların sizi yutmasından korkarak ürperdiğiniz zaman,şefkatli kollarıyla çepeçevre saracak sizi, soluksuz kaldığınızda nefesiniz olacak.
Böyle bir dosta yazıldı bu ve sayısız mektup.-sakındırsın Rabbim bu dostluğu tüm kötülüklerden-Kalemimin bereketi,ruhumun aksi,denenmiş ve zor sınavlardan geçmiş olsa da zamana tüm canlılığıyla direnmeyi bilmiş o dostu bana bağışlayan Yaradana şükrediyorum her gün.
Dost olunca mevzu,susmuyor içimdeki deniz,çoştukça coşuyor sonunda.
Çok teşekkür ederim Hilal Hanım
Rabbim böyle dostluklara yelken açanlardan eylesin sizi ve hepimizi,