M.Nuri Bingöl yazıları
Ali Ulvi ve Necip Fazıl
M.Nuri Bingöl — Per, 06/11/2008 - 13:13
“Bediüzzaman’ın İstanbul muhakemesi sırasında bende, kendini yakından görmek ve İslam yolunda çırpınan bu muhterem mücahidi göz ve kulak plânında tanımak arzusu doğdu. Otel, kapısından itibaren Nur talebeleriyle doluydu. Kendimi haber verdim. Beni yukarı kata çıkardılar. O katta da, hizmetine bakan talebeler… Bu gençlerin yüzlerinde ziyaretimden memnunluk duyduklarını ilân eden mânalar…Beni içinde dar ve tek kişilik bir karyola bulunan bir odaya aldılar ve:
- İşte Necip Fazıl!
Der gibi bir eda ile huzuruna çıkardılar.
Fikir Cüceliğinin Anayasası
M.Nuri Bingöl — Salı, 28/10/2008 - 16:28
Üzülmeden ve endişe duymadan edemiyorum; boşuna denilmemiş, “Bir asır sonrasını düşünen, insan yetiştirsin... “ diye. Nesil yetiştirmenin en “mücerreb” yolunun da genç kuşaklara okuma zevk ve alışkanlığı kazandırmaktan geçtiğini hangi akıl sahibi inkâr edebilir? Son yapılan bir ankette, öğretmenlerin bile % 40’ının yılda bir kitap okuduğu, % 8’inin hiç kitap okumadığı bir zeminde, kime ne alışkanlığı verilebilir endişesi içimi yaksa bile, yine de “ikra” emrinin bir gereğini yaptırmaktan başka bir yol bulamıyorum. ( Türkiye nüfusuna oranla toplam gazete tirajının 3.500.000 olduğu da hesaplanırsa, şimdiye kadar kaç adım yol alındığı anlaşılmış olur.)
Romancı'nın Vefatı ve Tedaileri
M.Nuri Bingöl — Cum, 12/09/2008 - 12:31
Şerif Benekçi’nin inceleyebildiğim tek eseri var: Şimdi Ağlamak Vakti. Romanın yanımdaki “ayrıcalıklı” yanı, ilk bölümlerinin Gediz’in köylerinde geçmesi. Vefatını, dostum M.Nuri Yardım’ın köşesinden okuyunca “ İnna lillah…” dedikten sonra, bahsettiğim romanın iklimini yeniden duyar gibi oldum.
Belki de muhterem okuyucu meraklanacaktır; neden “ağlamak vakti” romanı?.. Çünkü Mekan Gediz’di ve ilk vazife yıllarım da oradaydı. Gerçi merkezi değildi ama, merkeze yakın bir nahiyeydi: Şimdi ilçe olan Şaphane…
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
M.Nuri Bingöl — Cum, 15/08/2008 - 09:17
“O devre ait bütün vesikalar apaçık olarak gösterir ki İstiklâl Savaşı’nın kazanılmasında “ milli istiklâl” fikri kadar, dinin de büyük rolü olmuştur. Türk halkı bazı sathi aydınlara rağmen , bu gün de “ ŞEHADETLERİ DİNİN TEMELİ OLAN” ezanın ebedi olarak inlemesini candan istemektedir. Şundan hiç şüphe etmemek lazımdır: Türkiye’de dini yıkan Türk milletini de yıkar. Dini anlayan ve yücelten, onu - Türk milletini ve devletini- ebediyete kadar yaşatır.” “ Edebiyatın İçinden” adlı eserindeki İstiklâl Marşı’nı tahlil eden makalesinde Rahmetlik Prof. Dr. Mehmet KAPLAN bu ifadeleri kullanırken, hem gönlündeki değerler silsilesini açığa vuruyor, hem de “ BAZI SATHİ AYDINLARA” rağmen büyük bir gerçeğe parmak basıyor.
“Bursa'da - İkinci - Zaman…”
M.Nuri Bingöl — Pzt, 04/08/2008 - 05:55
-Muhterem Recep Altepe ve Servet Hocaoğulları’na-
Bursa’yi ilk gelişim 1978 Yaz’ı. ÖSYM’ye Gaziantep’te bir “dost iklimini” teneffüsle birlikte girdikten sonra, önce Ankara’ya, sonra da Bursa’nın güzide ve tarih kokan , ama ihmal edilmiş, ama “şehirlikten çıkarılmış kozmopolit görünüşüne atmıştık kendimizi.
“ Atmıştık.” diyorum, çünkü yalnız değildim. Ortaöğretimdeki öğrencilik yıllarımda candan dostluğunu çok sık yaslandığım şimdi tıp doktoru (mütehassıs) arkadaşı, Müslüm'ü yol arkadaşı olarak seçmiştim kendime. Şimdiki yolculuğumda, Muhterem M. Ali’yi seçmem gibi tıpkı…
"Sehl-i Mümteni" ve Yapı Nazariyesi
M.Nuri Bingöl — Per, 31/07/2008 - 07:20
Eleştirmenler edebî türlerde belli yapı elemanlarını ifâde eden, göz ve gönüllere türlü mânâları ağdıran, akıl ve idrâk melekesine apayrı fikirleri aksettiren bazı temel unsurları – bildiğiniz gibi- tesbit etmişlerdir. Bu nevi unsurların klasik tanımları çokların karihasında. İşin o yanını “ estet”lere bırakmak, demek istediğimi daha kestirme yollara çevirir.
Cahit Sıtkı Tarancı’nın Şiirlerinde İnsan ve İnsan Psikolojisi
M.Nuri Bingöl — Çar, 23/07/2008 - 06:26
“Şiir, bu tatlı bela, bu ilk göz ağrımız, ilk ve son aşkımız, bu teneffüs saadetimiz, kalp çarpıntımız, ona vardığımız nisbette çok yaşamış, tatmış, kam almış olacağız. Şiir! Şiir!...... Şiir, fikr-i sabitimiz olmalı... ....”, “Ne içtimai mevkide, ne servette gözüm var, tek ihtirasım güzel şiirler söylemektir.
Soru Çengelinin Simsiyah Noktası
M.Nuri Bingöl — Paz, 06/07/2008 - 08:13
Bir kuş geçer yücelerden
Bulutlardan da ak pak
Nazlı boynu gerildikçe gerilir.
O ıssız vatan, toprak
Beden beden abanmış birbirine.
Aşağıda / saç yolup fizar eden
Maviş Fırat / Akkalemiz görülür.
Darbe davetçileri de ölmeyecek mi?
M.Nuri Bingöl — Pzt, 30/06/2008 - 07:26
Ötelerin ötesini -bir muhal farz zorlamasıyla- hele bir tarafa bırakalım da cihanı ve insanlığın o kendine has üstün vasfını bile beş paralık eden gafletimizden biri , belki de en birincisi nerede ve hangi zeminde bulunduğumuza sırt çevirmek değil midir?
Hatırlıyoruz da, böylesi bir “fitne”yi her ağız değişik şekillerde telaffuz edebiliyor, farklı bakış açılarıyla meseleye izah -veya bahane- getirmese kalkma illetinden bizar hale girebiliyor; ama tek noktanın ortak olduğu hadisesi es geçiliyor nedense: Fanilik, bir başka diyara hazırlanma gayesiyle geliş, vazifede beraberlik- “vahdet-i vazife.”
Gökkubbemiz Altında
M.Nuri Bingöl — Çar, 25/06/2008 - 07:49
Birbirimizi bilmenin ötesinde, mutlak hakikatlar dairesi içinde “ muarefe etme” vecibesiyle de karşı karşıyayız.
Köprüler kuruldu, geçitler yapıldı, tüneller açıldı . Ufuklar her gün -kimbilir- kaç renge boyandı; tek gözlerimizin pasını silsin, silebilsin diye...
Kargalar gördük hep beraber, üzülerek ve tiksinerek seyrettik onları; bülbül ötüşlerini iişitmeye niceden beri teşneydik.



Son yorumlar
1 dk. 4 sn. önce
13 dk. 1 sn. önce
32 dk. 50 sn. önce
38 dk. 59 sn. önce
1 sa. 8 dk. önce
2 sa. 33 dk. önce
17 sa. 13 dk. önce
18 sa. 47 dk. önce
20 sa. 39 dk. önce
20 sa. 45 dk. önce