Nazlı Gelin İstanbul
Gül Çiğdem — Per, 12/03/2009 - 13:55
/bir masal güzellemesi/
…ve İstanbul
Eyüp’ün semasında bir başka güzel, bulutların kıskandığı Galata kulesinde bir başka... Anlamazsın. Kutlu bir peygamber hadisine nağme olmuş.
Kutsallık perdesine gizlenmiş bir peygamber sözü kadar sahih yedi tepe.
Topkapısı’nda yedi düvele söz geçmiş ve Yıldız sarayında masum bir 30 yıllık saltanat işlenmiş Hamit haliyle
ve katibin deyişiyle...
Kaç sevda düşüne tasvir, kaç kıyısında denizkızlarına sevda salmış. Bab-ı Hümayun olmuş, payitaht sunmuş, şehir sözüne eş anlam olagelmiş.
Dünya kıskançlık tohumu atarken gözlerden yüreklere,
o hep dingin,
o hep sakin kalmış.
Âlem önüne secdegah olmuş söz geçmeyince. Bizans yıkıntısında bir inci gibi parlamış. Mehmet’in rüyasının Akşemseddin duasıyla gerçeğe gebe oluşu ve bir çocuğun doğumu gibi heyecanla beklenir olmuş.
Bir dervişin çilesinden sonraki yükselişi gibi, İstanbul çilesini doldurmuş bir zahidin düşüymüş. Babil’in ölüm deyişleri İstanbul’da aşka kelam salmış, Latince’deki ölümün muhabbetten geldiği gibi...
/Osmanlı tırmanmış İstanbul merdivenlerini yavaş yavaş.
Meşhur 7 tepesini nazlı bir kızın başını okşar gibi okşamış./
Bir lale devriminin şaşaasında İstanbul, Nedim nağmeleriyle inlemiş.
Hezarfen’in kanatlarını göğüne teslim alan bir baba şefkatindeymiş.
Hilleli Mehmet’i Fuzuli yapacak kadar muazzam bir aşk lisanı olmuş kara kaplı lügatlerde. Şeyh Galip’i postuna oturtan engin bir ayinmiş İstanbul.
Galata Mevlevihanesi’nde III. Selim’i elem notalarının sırrına vakıf edecek bir ummanmış. Çınar altı sohbetlerinin kaçınılmaz dedikodusuymuş…
Bir ressam düşünde seyir alıp İstanbul’u resmetmeyi düşünsen,
tuvale nazenin dişilikte yansıyan bir gelincik ya da gül tarlalarındaki gibi ilahi görünüme nam salmış bir portreyle karşılaşırsın. Düşünden uyanırsan bir soluk, lale bahçelerinin Allah lafızlarını İstanbul’da bir başka düşürdüğünü fark edersin.
Ez-cümle demenin sırası gelir artık son durakta ve bu umman-ı derinlikte kaybolur kalem tutucu. Nefessiz kalır lisanı kesilir. Son noktayı nasıl koyacağının düşüncesinde pervane şaşkınlığında yanıp kül olur…
Ve bu İstanbul masalı yeni vecd dalgası bulana kadar son bulur…
‘’Gönlümde minyatür bir İstanbul çarpmaktadır kalp yerine’’
Temrin Dergisi 11.Sayı
- Gül Çiğdem yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- Rastgele Yazı



Koca Sinan'ıyla, Sarkis
Aynur Yavuz — Cts, 14/03/2009 - 15:20Koca Sinan'ıyla, Sarkis Balyan'ıyla, camisiyle, çeşmesiyle, deniziyle, havasıyla, suyuyla ayrı memleket
vesselam.Her şeyi ama her şeyiyle tarihin bize en büyük armağanı İstanbul.
Bir gün birlikte gezmek dileğiyle Gül Çiğdem:)
Beyoğlunda balık pazarının
Gül Çiğdem — Çar, 18/03/2009 - 20:47Beyoğlunda balık pazarının orda eski bir sahaf varmış, eğer oraya da gidersek neden olmasın ki aynur:)
Tabiki gezeriz, sen yeterki iste:) ben uçar gelirim...
Yepyeni şehirlerle geliyorum beni bekle:)
Not: Bu arada her an edward said'i okuyabilirim elim ona gidip geliyor. Elime şimdi stewan zweig'in balzac kitabını aldım, haberin ola ondan sonra oryantalizmi okuyabilirim:))))
d'li derviş
Ne zamanki yolun Ankara'ya
Aynur Yavuz — Per, 19/03/2009 - 00:13Ne zamanki yolun Ankara'ya yahut İstanbul'a düşerse, kapımız sonuna kadar açıktır sana hiç unutma o zaman... Nereye istersen oraya gideriz.
ve bekliyoruz yepyeni şehirlerini:)
Bence de sen biran önce oku artık oryantalizmi, belki yaza bu hevesin kalmaz. Ben mani olmuş olmayayım sana. Stefan Zweıg ismini kime söylemişsem çoğunlukla verdiği ilk tepki, "şu meşhur biyografi yazarı mı" oldu. Nedense, adam kimi yazmış diye bakmadım hiç. Meğer senin Balzac'ı yazmış ha:)
Bu arada bahar ayında
Gül Çiğdem — Per, 19/03/2009 - 23:27Evet benim balzac'ı yazmış.
Nedense şu sıralar içimde bir balzac yaşıyor:)
Fransız edebiyatı hocama hediye ettiğim bir edebiyat dergisine de içinde kocaman bir balzac barındıran öğrenciniz gül diye yazmıştım gırgırına:)))
Bu arada bahar ayında ankaraya gelmeyi düşünüyorum.
Kurtuba kitap kafeye bir kaçamak yaparız ha ne dersin:))))
Yalnız pahalı diyorlar, biraz laflar çıkarız. Malum öğrenciyiz:)))
Ya da termosa cay doldurup iki bardak çıkartır bir de kıtlama şeker alırız ohh gel keyfim gelll:))) ( tabi en güzel keyif kitaplar arasında çıkar)
Konya'ya da beklerim.
d'li derviş
Şehr-i Cihan
Mülteci — Cum, 13/03/2009 - 19:56Ah İstabul ah!!!!!!!!!!!!!
Ana gibi yar olmaz,İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun,ağlayanı bahtiyar............
Derin bir iç çekmeye şahit
Gül Çiğdem — Çar, 18/03/2009 - 20:45Derin bir iç çekmeye şahit kıldınız bizi.
Selametle efendim
Yorumunuz için teşekkürler.
d'li derviş
Her yola çıkış yeni bir
Hüseyin Savaş — Per, 12/03/2009 - 22:49Her yola çıkış yeni bir yaşanmışlıktır, hayatta kimi insan anıları kendine saklar kimi hem yaşar hem yaşatır.
bir istanbul yazısı ile daha katkı sağlayalım: http://www.kainatamektup.com/2009/02/22/yol-hikayeleri/ kainatın editörü yazmış.
Çokça merak edip azca "aman
Kâni Çınar — Per, 12/03/2009 - 18:00Çokça merak edip azca "aman sen de" diyorum kendi kendime...
O mahiler ki derya içre midir İstanbul'da?... İstanbul'a bizim hasretimizle bakmakta mıdırlar?
Onlara İstanbul'u İstanbul'da yaşamak düşmüş bize ise İstanbul'a hasret çekmek mi yazılmıştır?
Neden sinemizde bir yanış olmaktadır İstanbul telmihi karşısında?
Oy Oy
Zor zenaat İstanbul... Silüeti daha fiyakalı dururyor... diye züğürdü teselliye çağıralım.
Teşekkürler Gül Çiğdem...
İstanbul'u göresi gelenler için bir kaç tavsiye:)
Gül Çiğdem — Cum, 13/03/2009 - 23:36Kani hocam ne tevafuktur ben ne zaman sayhaya istanbul yazısı koysam ve o yazı cıksa burda ben soluğu istanbulda alıyorum.
Yani bu kadar olur.
bozkırdan bir hafta kaçtım geldim
İstanbul'a gözümü doyurdum, gözlerim bir dolu istanbul oldu.
Bu gece de gözlerimdeki istanbul'u bozkıra akıtmak için yola çıkıyorum.
İstanbul'u göresi gelenler için benden tavsiye:
1- Bir istanbul yazısı yazın!
2- Hemen bir koşu sayhadergi.com'a blog yazısı olarak koyun!
3- Sabırsızlıkla yazınızı bekleyin!
4- Yazınız çıksın ertesi gün istanbuldasınız:)
Not: Bu tavsiye özellikle Kani Hoca için:)))
d'li derviş
Yara kanatmaya birebir bir
Kâni Çınar — Cts, 14/03/2009 - 10:38Yara kanatmaya birebir bir yorum olmuş. Daha direnç noktasındayım kendimi İstanbul'a atmamak için. Öncelik başka bir yerde. Gidip döneyim yazarım inşaallah. O zaman diyeceğimi duyarsınız, kıskandırnayı görürsünüz:))
Selametle efendim
Yine açmaktadır çiğdemler
canan — Per, 12/03/2009 - 14:41Sevgili gül çiğdem,
Baharın habercisi çiğdemler sümbüller açmaktadır bahçelerde.
Yazınızı büyük bir zevkle temrin dergisinin son sayısında okudum.İstanbul aşığı bir gül çiğdem gördüm.
Kim olmaz ki deyişinizi duyar gibiyim,kalbten dile dilden yazıya ne güzel damlara dökülmüş ah istanbul neler söyletirsin söylemesini bilene diyerek teşekkür edeyim.
saygılar...
Teşekkürler canan
Gül Çiğdem — Çar, 18/03/2009 - 20:44Teşekkürler canan hanım.
Beceriksiz bir kaleme gelen kısa bir vecd dalgasının geride bıraktığı kelime enkazıydı o .
İstanbulu anlatmaya hiç bir kalemin nefesi yetmez.
Belki bu karalamanın devamı gelir,bilinmez
İçten yorumunuz için eyvallah
Selametle efendim.
d'li derviş