100. Sayısında Irmak Dergisi
cevat benar — Per, 21/05/2009 - 14:27
Modern hayat araçlarıyla ve sunduğu önermelerle, her türlü ilişki biçimine getirdiği teklifleriyle hayatımızı kuşatmaya- dönüştürmeye devam ediyor. Ait olduğumuz şehrin, toplumsal yapının bize miras bıraktığı değerler var. Bu değerler işlenip, yenilenip üretilmezse yerine bizim tercihimiz dışında bazı şeyler gelip hayatımızı kuşatacak ve bunlarla yaşamaya zorlayacak. Kendimizi tanımladığımız dil, düşüncelerimizi şekillendiren kelime, yaşam biçimimizi belirleyen kültür her an hatırlanması gereken, kuru bir taklitçilikten öte yenilenmesi gereken, canlı, dinamik unsurlardır.
Sakarya özelinde Türkçe konuşup- düşünmeyi hedefleyen, şehrin miras bıraktığı değerleri yeniden tanımlayıp- hatırlayıp canlandıran çalışmalardan biri de Irmak Dergisi’dir. Nisan 2009 itibariyle 100. sayısını çıkarmış bir dergi olarak Türkiye’de çok edebiyat dergisinin ulaştığı bir sürece yayılmış bulunmaktadır. Irmak Dergisi’nin serüveni hakkında paylaşımda bulunmak istiyorum.
“Her şey bir bahar akşamı Keremali Dağları’nın eteklerinde bir jüri toplantısı sonrasında başladı. Fahri Tuna, açık çayından bir yudum daha aldı ve sordu:
- Arkadaşlar, var mısınız Adapazarı’nda bir kültür-sanat dergisi çıkartmaya?
Mustafa Turan, Ömer Emecan ve Şevki Atik, hep bir ağızdan;
Varız, hem de sonuna kadar dediler.
Şair- bilim adamı Yılmaz Güney, her zaman ki ihtiyatlılığıyla: Durun arkadaşlar, acele etmeyin.. 2001 yılı ocak ayında ilk sayıyı yayımlamak üzere, gerekli hazırlıklara başlayalım, dedi. Hazırlıklara başlandı, Mustafa Emircan’dan“evet” alındı, Osman Suroğlu, “ben çizerim ama, kimse yan çizmemek kaydıyla” diyerek oluşuma destek verdi; kadroya Mustafa Turan’ın önerisiyle Necati Cerrah, Fahri Tuna’nın önerisiyle genç kuşağın temsilcisi Atakan Çelik katıldı. “Vira bismillah” denilerek hummalı bir faaliyet başladı.
Derginin misyonu ne olacaktı? “Sakarya’daki kültür-sanatı ülke geneline duyurmak” olarak belirlendi. Bir hami gerekiyordu; o da bulundu: Dergi, Levent Bayrı’nın Yaşayan Sakarya’sının aylık kültür-sanat eki statüsüyle çıkacaktı. Peki derginin adı ne olacaktı? Beyin fırtınası yöntemi uygulandı; yüz kadar isim ortaya çıktı, elene elene geriye iki isim kaldı: Fahri Tuna’nın önerisi Ihlamur ve Mustafa Emircan’ın önerisi Irmak... 6 evet 1 çekimser oyla Irmak’ta karar kılındı.
2001 yılı ocak ayının ilk yarısında hazırlıklar tamamlandı, çıkış için tarih arandı ve Sakarya’mızın medar-i iftiharı Hüsnü Gürsel’in 19 ocak 2001 Cuma günü gerçekleşen “50’inci Sanat Yılında Hüsnü Gürsel” gecesi seçildi. Şehir şovenizmine kaçmadan ama “Sakaryalılık bilinci”yle, mütevazi, sade ve iddiasız olmayı ilke edinen, Irmak Ailesi, “her şeye rağmen... büyümeyi tercih etti.”
Sakarya’da 100. sayısını çıkaran derginin başlangıç öyküsü genel yayın yönetmeni Fahri Tuna’nın kaleminden hikayesi böyle. Sakarya gibi orta büyüklükte bir şehirde her türlü olumsuzluğa rağmen 8 yılı geride bırakan derginin işlevi çok büyük olmuştur.
Sakarya şehir kültürünün araştırılması ve tanıtılması noktasında kalıcı ve dökümanların toplanması ile gelecek nesillere aktaracak bir ortam oluşturdu. Sakarya tarih ve kültürü hakkında bilgi edinmek isteyenler Irmak Dergisinin arşivlerine baktıklarında geniş bilgilere rahatlıkla ulaşabileceklerdir. Sakarya yerelinde sesini duyurmak isteyen şairlere imkân tanıdı. Taşralı insanın en büyük sıkıntısı düşüncelerini açıklayacağı, sesini haykıracağı bir ortam bulmaktır. Irmak dergisi bir şeyler söylemek isteyen herkese kapılarını açtı. Sakaryalı edebiyatçı- yazarların tanıtılması, daha yaşarken değerlerine binaen sanatlarının araştırılmasında ciddi çalışmalar yapılmıştır. Hüsnü Gürsel, Faik Baysal, Hattat Saim Özel özel sayıları yayımlanmıştır. Yerel ile kendini sınırlamayıp Türkiye gündemindeki şairler hakkında da özel sayılar çıkarmıştır.
Artık bir gelenek olan ve her geçen yıl olgunlaşarak devam eden Sapanca Şiir Akşamları’nın organizasyonu ve tanıtılmasında Irmak ekibinin çok büyük katkısı vardır. Sapanca Şiir Akşamları ile ilgili çıkarılan özel sayılar bu geleneğin gelecek kuşaklara aktarılmasına önemli katkılar sağlamıştır. Ayrıca yerelde yapılan birçok kültür sanat etkinliklerini organize ederek, bazen konuk olarak katkısını sunmaya devam etmektedir.
Sadece Adapazarı değil ilçelerindeki kültür ve sanat mirasının gündeme getirilmesine ve bunu takiben korunması için yapılacak olanlara yol gösterecek çalışmalara imza atılmıştır. Taraklı, Geyve, Sapanca ve Kaynarca özel sayıları ile kültürün tanıtılmasına ve araştırılmasına yardımcı olmuştur. Sakarya’da Taraklı mirasının korunması ve tanıtılmasında çok önemli işlevler üstlenmiştir.
Her biri değerli şairlerin şiirleri, portre çalışmaları ile kendine özgü bir dil geliştiren Fahri Tuna’yı, Göndermeler’i, Karikatürleri ve Çocuksu hikayeleri ile Osman Suroğlu, Yusuf Mısırlıoğlu’nun şiirleri, Mustafa Turan’ın incelemeleri, Hasan Sağlam’ın Dünya ve Türkiye’den edindiği izlenimlerle yazdığı gezi notları, Sakarya üzerine araştırmalar, Fatih Gürsel’in objektifinden yansıyan Anadolu’nun ruhu artık Irmak’ın klasikleri haline gelmiştir.
Anadolu’nun ruhu ve nefesi olan bu tür çalışmaların kültür ve medeniyet birikimine katkısı büyüktür. Dergiler birikimlerin birleşip yayıldığı imkânlar olarak en güçlü araçlardandır. Irmak Dergisi düşünce- kültür ve sanat birikimlerin ifade edildiği imkân olarak önemli katkılarda bulunmuştur. Bundan sonraki süreçte kapanması gündemde olan derginin yerine getirdiği sorumluluklardan dolayı emeği geçen herkesi tebrik ediyor ve varlığını uzun seneler sürdürmesini diliyoruz.
- cevat benar yazıları
- yorum yap >giriş/kayıt
- yazıcı sayfası
- Rastgele Yazı
- gönder

Son Yorumlar
1 gün 20 sa. önce
1 gün 20 sa. önce
2 gün 14 sa. önce
3 gün 15 sa. önce
4 gün 2 sa. önce
6 gün 8 sa. önce
6 gün 9 sa. önce
6 gün 13 sa. önce
6 gün 13 sa. önce
6 gün 13 sa. önce