Faruk Yücel Hakk'a yürüdü
Sayha — Salı, 09/06/2009 - 13:39
Faruk Yücel Hakk'a yürüdü.
Ölüm Allah'ın emri, biliyoruz,
Ve biliyoruz ki Allah sabredenlerle beraberdir... Üzüntümüz büyük çünkü biz "Kardeşimizi" kaybettik.
Allah'ın rahmeti kardeşimizin üzerine olsun. Eşine, ailesine ve yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyoruz.
Başımız sağolsun.
İnna lillah...
"O'na sığındık, O'na tutunduk, O'na dayandık. O'ndan geldik; sonunda yine O'na döneceğiz."
- Sayha yazıları
- yorum yap >giriş/kayıt
- yazıcı sayfası
- Rastgele Yazı
- gönder

Bu Yaka’dayız… Mekan Bizden Sorula!...
Nefi Selamoğlu — Pzt, 20/07/2009 - 08:13(Bu Yazı Sayha'da 19-11-2005'te Sevgili Faruk Yücel'in Bu Yaka isimli gayreti üzerine yayınlanmıştı. Faruk'u bir kez daha rahmetle anmak düştü bize)
Bu Yaka’dayız… Mekan Bizden Sorula!...
Bu Yaka, Eylül 2005’te İsmet Özel’i çağrıştıran “Hazırlanın, Yerleşiyoruz” sloganıyla savlet eyledi[1]. Mukaddem[2] “Ayrımcılık yapmayalım kardeşim, ne demektir bu yaka, o yaka” deyü bir sürü dil döktümse de dinletemedim gemi azıya almış taife-i cevelana[3]. Yek-dehen[4] “Yok baba, Bu Yaka işte. İşine gelse de gelmese de” mahreçli bir rest çektiler bana da… “Ferman padişahın agam peki öyle olsun bakem” le yelkenleri suya indirip –Aslında burada erinmeden İ. Oktay Anar’ın Amat’ını açarak tam bir denizcilik terimi bulabilirdim lakin suyla pek aramın olmamasına hamledin siz – ne yazmış cevelanlar deyü ebkem[5] düşünürken kargo yaftalı bir arabadan, ciddi bir iş yapıyor edasında huruç eden şâbb-ı emred[6], Bu Yaka’yı, “Al baba bunu okuyacaksın bundan böyle” emri ile tutuşturdu elime...
Üsküdar’ı bendeniz Üstad Yahya Kemal’le tanımış olduğum için daha bir severim. Pek de muazzam ve muazzez anlatır Üstad “bir ulu rüyayı görenler şehrini”. Meğer ki Bu Yaka diye vasf ettikleri Üsküdar merkezli olmak üzere İstanbul’un Anadolu Yakasına hitap eden bir evrak-ı matbua imiş. Fesüphanallah nidaları dökülüvermiş ağzımdan şu satırların evâhirinde[7]:
“Yaşıyoruz. Ama neyi yaşıyoruz, nerede yaşıyoruz, neyin üzerinde yaşıyoruz, hatta kiminle yaşıyoruz?” Bu gençlerin meselesi hayli ciddi imiş ya hu!.. Severim ezmân-ı kadimeden[8] berü ciddi mevzuları. Bakınız levendler neler tahrir etmiş[9] bu ilk sayıda:
Serdar Gençer - Makine Bağımlılığı
Oğuz Tekin - Osmanlılar mı Otmanlılar mı?
Halit Özsoy - Anadolu ve Anadoluculuk
Abdullah Kara - Kavramların Efendisi
Gülsüm Yıldız - Suskundur Kaldırımlar
Esma Gerdan - Bir Cami Kapısıdır Beklediğim, Ayazmadır
Deniz Atay - Bağdat Caddesi-I
Yusuf Armağan - Bana Bir Proje Söyle İçinde İstanbul, Şam, Kudüs ve Hicaz Olsun.
Melike Işıklar - Kaybetmeden Bulamazsın: Cennetin Müziği
M.Davut Yücel - Bu Mönü Başka Mönü
Hakan Yazıcı - Ayın Karanlık Yüzü
Fatih Bilge - Rock Kültürü Cola Edebiyatı
Yusuf Sencer - Kanun Yapma Süreçleri
Burkay Durak - Suç Üzerine
Kemal Çiftçi - Bilimi Halka Sevdirmeliyiz
Berat Efe - Bireyin Eğitimi
Hey maşallah… Her biri birer uç beyi. Kıvrak zekaları, pratik kalemleri ve oturaklı üslupları ile Bu Yaka’dan dünyaya ve içe bakışı pek de şairane anlatmışlar. Evkaat-ı hamse[10] zikrolunacak ve daim kıraat edilecek bu gayret ve hizmete bizim de hoşamad eylememiz[11] vacib olmuştur. Hak Teala bu şifa beldesinü vü ahalisini cümle kemliklerden hıfz ü siyanet eylesün[12]. Amin…
Bu Yaka Gazetesi'nin ikinci sayısı da yine kütüb-ü tevarihe[13] geçecek yazılarla dolu. Sad aferin[14] eli değen, emeği geçen, leyl ü nehar gayret gösteren civanlara. Ey taife-i cevelan! sizin başka işiniz gücünüz yok mu da durmadan kalem oynatıyor, ışıltılar saçıyorsunuz yüreğinizden yüreğimize? Hakkı teslim edelim hemen ikinci sayı ilk sayıya göre özellikle mizanpaj olarak çok güzel durmuş, edâ-yı özge katmış. İnkişaf bu kardeşim. Anında tekamül. Tam Üstad Cemil Meriç’in dediği gibi. Boş durmamış civanmerdler içeriği de ilk sayıdan daha başarılı bir makama ve daha geniş bir yelpazeye taşımışlar. Kuvve-i maneviyye[15] ile ab-ı revan eylemüşler[16]. Ehemm-i mühim[17] Rahil Necefov'un Prof.Dr. Selahattin Halilov'dan yaptığı "Doğu Ruhu" adlı çevirisi pek muteber olmuş. Saniyen, Halit Özsoy'un "Türk Solu: Seçkin Kültürün İflası" adlı yazısı, Hande Kondu'nun "Moda Çağının Başlangıcı", kültür-sanat haberleri, teknoloji bilgileri ve The İmam üzerine İsmail Güneş ve Eşref Ziya Terzi ile yapılan söyleşiler Bu Yaka'nın rayihalı kokusunu ve mümbit izlerini yansıtıyor.
Vallahi bu hakir ü pür-taksir sevdi Bu Yaka’yı... Bilmem Bu Yaka’da – Efendim biz de nihayetinde Bu Yaka’dayız Doğu’nun nihayetine kadar – oturuyor olmam hasebiyle mi, yukarda zikrettiğim muhteva ve mizanpaj albenisiyle mi pek sevdim, pek samimi ve pek bize yakın buldum. Bu vesileyle Sevgili dostlarım Yusuf Armağan’dan E. Fatih Bilge’ye, Gülsüm Yıldız hanımefendi’den sair Bu Yaka muhibbilerine en derin saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. Bu Yaka'nın hazırlanmasında ve - dikkat buraya – bana ulaştırılmasında büyük emeği geçen başta Faruk Yücel ve Ekber N. Necef (Sanki ben bu ismi başka yerlerden de hatırlıyorum; lakin ihtiyarlık işte) olmak üzere, kalem kıpırdatan ve zihin yoran değerli Bu Yaka ahalisini tebrik ediyorum. Allah, elinizi bırakmasın ve niyetiniz üzerinde sabit kılsın.
Bu Yaka'yı temin etmek için:
Selami Ali Mahallesi Reis'ül Küttab Sokak No: 48/B Bağlarbaşı, Üsküdar/İstanbul
Yahud: http://www.buyaka.org
[1] Hücum Eylemek
[2] Öncelikle
[3] Genç taifesi
[4] Hep Bir ağızdan
[5] Suskun, sessiz
[6] Bıyığı yeni çıkmış genç
[7] Sonunda
[8] Eski zamanlardan, eskiden
[9] Yazmak
[10] Beş vakit
[11] Hoş geldin demek
[12] Korusun
[13] Tarih kitaplarına
[14] Yüzlerce aferin
[15] Manevi kuvvet
[16] Su gibi akmak
[17] Mühim’in en mühimi
İhtiyarlık mı, İhtiyatlık mı?
Nadir Marmara — Pzt, 20/07/2009 - 11:51Sevgili Nefi, bir şeyi de hatırlama...
Faruk, seni özlüyorum...
Bismillahirrahmanirrahim
Mülteci — Salı, 16/06/2009 - 18:42(İnna lillah ve inna ileyhi raciun.)AMİN
Rabbim kendisini altlarından ırmaklar akan cennetinde buluştursun.
cümlemizin başı sağolsun
Allah rahmet eylesin. eşine
asude zeynep toprak — Cum, 12/06/2009 - 22:01Allah rahmet eylesin. eşine ve sevdiklerine sabır versin Allah...
inna lillahi inna ileyhi raciun...
http://www.oykuzen.com/
...
yavuz akengin — Per, 11/06/2009 - 12:58Son zamanlarda yüreğimizi böylesine derin yakan bir ikinci öüm olmamıştı.. Söyleyecek tek kelime bulamıyoruz.. Allah gani gani rahmet eylesin... Biz Faruk abimizden razıydık, Allah da ondan razı olsun ve çektiği sıkıntıları günahlarına kefaret eylesin...
biliyor musun yakışıklı çocuk
sen gidince
küçük serçeler de ağladı
her sabah pencereme konan...
qazaq Abimiz
Salih Demirhan — Çar, 10/06/2009 - 13:07qazaq abimiz İhlsözlük'te şöyle diyor:
"hadi bu akşam içelim diyesim geliyor faruk.
çoğu zaman olduğu gibi mekan yine çengelköy olsun. bu sefer çınaraltı'nda olmaz belki ama çınarın biraz üstünde olabilir; senin mekanda takılırız.
başucuna otururuz, boğaza bakarız, beşiktaşım olley çekeriz, leylayı bulak la gardaş deriz, gözyaşımız süzülür yanağımızdan (tutulmuyor ki be faruk.. vallaha bak), dertleşiriz...
olsun ne yapalım bu sefer ben anlatırım sen dinlersin. ismail'in telefonumuza düşen son şiirini okurum sana, paşalı'nın dervişliğinden dem vururum.
müftüoğulları'nın, tarık'ın, sibel abla'nın, nihat abi'nin, yusuf hoca'nın, ali ayçil'in, yasin'in, senin ismail'in, mustafa'nın, abdurrahman'ın, saadettin'in, muhammed'in, melike'nin, gülsüm'ün, mutahhar'ın, duut'un, cesur'un, iskender'in, suavi'nin, selahattin'in, beyhan abla'nın, haldun'un, şamil'in, nurettin abi'nin, rüştü hoca'nın, hatice abla'nın, adakoğlu'nun, türker abi'nin, ümmühan'ın, gülcan hanım'ın, ersin'in, fatih'in, ırgatbaşımız şadan'ın, muhittin'in, salih'in, ve illaki ekber'in arkalarını senin mezarına döndükleri anda denize gösterip haziruna göstermemeye çalıştıkları şeyin ne olduğunu anlatmaya çalışırım.
avcılar'dan selim emmi, viyana'dan ketancı, kayseri'den kani abi'nin, dubai'den (sanırım şimdi tanzanya'dadır) hakan abi, askerden selman'ın titreyen harflerle söylediklerini söylerim sana.
bir de müjdem olacak sana faruk'um! teftiş bitmedi mi hala deyip deyip benden yazı istiyordun ya hani. güzel kardeşim benim, sen öldüğünde teftiş de bitti! bu hafta yazım var derginde. 4.500 karakter olsun dediler ben yine yaptım yapacağımı faruk, tam 5.851 karakter yazdım.
dün akşam faruk ben senin masanda seni anlatmaya çalışan bir yazı yazarken dergide, kızlarımın ölümünden haberi olmuş. mekanına getirmiş anneleri, dayılarıyla birlikte onları gün batarken. asude bütün sükunetiyle sana bakmış durmuş, neva'ysa bütün anarşistliğini bi kenara bırakıp bu sefer hiç kimsenin arkasına saklanmadan durmuş senin karşında.
handecik'le yapacağın düğünün davetiyesinde handecik'e hitaben kullandığın cümlenin (elin elimde olsun kapı kapı dilenek) ne denli yerinde olduğunu gördük dün faruk. sen toprağın altında kaldın ama eli elindeydi handecik'in. bunu da anlatırım sana gelince.
hani diyordun ya faruk;
- abi iyileşeyim de beni de götür bi bosna'ya
diye...
geride hastalıklı olarak bizler kaldık faruk'um. asıl sen götür bizi gittiğin yere....
ya bu gece ya yarın gece uğrayacağım yanına kardeşim. toplarım ekibi içeriz yanıbaşında..."
Eh be Qazaq... Yaş bırakmadın
Halid Aslan — Çar, 10/06/2009 - 19:45Eh be Qazaq...
Yaş bırakmadın göz pınarlarında...
geride hastalıklı olarak bizler kaldık faruk'um. asıl sen götür bizi gittiğin yere....
Rabbim biz Faruk'tan razı olduk Sen de razı olsun...
"hayat ölümün rüyasıdır"
Zenan Sude — Çar, 10/06/2009 - 01:26Anladım böyle olmayacak, yazmasam dağılmayacak ruhumdaki keder.
Düşlerin varmış, umutların, yarım kalmış notaların. “Ayrılık anı bu sisli şarkıyı
Irmaklar gibi akıp uzun uzun/ terkediyorsun bu kenti/ Ahh, ölüler gibi”
Unutmak istediğimiz ne varsa hatırlattın bize ölüm ve kafasını karıştırdın hayatın….
“Hayat ölümün rüyasıdır” anladık….Duaya ve Yaradan’a sığındık…
Rahman’ın Rahmeti yakandan eksik olmasın Faruk Yücel.
Güle güle sadık dost
Nadir Marmara — Çar, 10/06/2009 - 00:58Uzun bir aradan sonra 8 Haziran günü İstanbul'a geldim. Öyle anlaşmıştık, en son mart görüşmemizde. Sözde, bu yazı benim feodal kulübede geçirecektik. Ben ona balık avlayacaktım. Ama İstanbul'a inişimin daha ikinci saatinde vefat haberini duydum.
Keretanın en büyük özelliği, zamansızlığıydı. Hemen hemen her randevusunda birkaç saat bekletmesi vardı, beni. Bu yüzden buluşmamızı iki zaman anlayışına göre ayarlardık: ulusal saat ve Faruk saatına göre. Bu zaman şaşırttı beni. Şimdi geç kalan ben, bekleyecek olan odur.
Güle güle sevgili dost, güle güle. İyi ki vardın; hep öyle olacaksın.
Gidene Rahmet,kalana sabır...
nur zelal — Salı, 09/06/2009 - 21:03Hiç bir ölüm "başkasının ölümü"değil artık.O kadar içiçe ve birarada yaşıyoruz ki.Daha "dün" değil miydi adına şiir yazıldığı? Kaleminin mürekkebi bile kurumamışken...
Yitip gidiyor işte gencecik yaşında da olsa insan.Ölüm bu, zamansız ve mekansız bir rüzgar sonunda işte,Faruk Yücel'i de alıp götüren...Rabb'in merhametine emanet bir can...
Hesabını tüy hafifliğinde verenlerden olsun inşallah...
Allah rahmet eylesin.
medine dogan — Salı, 09/06/2009 - 15:54Allah taniz, yine ona donecegiz.Allah rahmet eylesin.genc olumler cok acidir.O en iyisini bilir.
Kalanlara sabirlar versin.Allah.
Allah mekanını cennet
adige batur — Salı, 09/06/2009 - 15:37Allah mekanını cennet eylesin...
Ölümü kabullenmek her yaşta zor ama bu yaşta olursa insanın yüreğini kantıyor. Rabbim ailesine ve yakınlarına sabır ve tahammül versin...
Allah Bize Yeter !
ölüm ne kadar da gerçek!
Mehmet Akif Baltacı — Salı, 09/06/2009 - 15:13Haberi okuyunca kötü oldum daha bir kaç ay önce yazıhane org sitesine üye olmuş..Faruk abiyle hoş sohbetler etmiştik… Allah rahmet etsin..Maşallah çok güzel işler yapıyordu..Hala şoktayım.. Allah ın takdiri ne denir ki..Mekanı cennet olsun.
son yazısı ---*----- salı -
Hüseyin Savaş — Salı, 09/06/2009 - 14:04son yazısı
---*-----
salı - çarşamba akşamı izmir’deyim. inşallah bu sefer olacak. he bir de zaten izmir’in kızları güzelmiş, gitmişken bi bakalım. caiz midir ibrahim?
“Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler arasında nice cennet bahçeleri var: Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. İş, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilmektir.”
---*-----
Tabi ki dileğini bilmiyoruz; fakat sen zaten her hale şükretmişsin.
Allah rahmet eylesin.
Allah rahmet eylesin. Kanser
Gül Çiğdem — Salı, 09/06/2009 - 13:52Allah rahmet eylesin.
Kanser kelimesini ağzıma almaya bile korkuyorum.
Genç yaşta kansere yenilmiş bir insanı görmek beni üzüyor ama O'na ulaşmış bir yürek artık o.
Halid Aslan, babanız için de büyük geçmiş olsun. Patoloji sonucunu beklemek nasıl zordur çok iyi biliyorum. Benim aldığım sonuç kötüydü umarım sizin beklediğiniz iyi huylu çıkar.
Başımız sağolsun. Mekanı cennet olsun inş..
d'li derviş
Biz O'nu sevdik, O'ndan razı
Nefi Selamoğlu — Salı, 09/06/2009 - 13:47Biz O'nu sevdik, O'ndan razı olduk, Rabbim de razı olsun inşaallah. Mevla iyilerle birlikte haşreylesin, mekanı cennet olsun.
Allah rahmet eylesin. (..?..)
cihad meriç — Salı, 09/06/2009 - 13:46Allah rahmet eylesin.
(..?..) Biz iyi bilirdik. Namaz sonrası dualarımıza onuda ekleyeceğiz.
Genç yaşta ölüm insanı daha fazla sarsıyor.
Rabbimiz merhametiyle muamele eylesin.
Amin.
sade bir muhabbet
Allah sana rahmetiyle muamele
Kerem Dağlı — Salı, 09/06/2009 - 13:44Allah sana rahmetiyle muamele buyursun Faruk kardeşim...
Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
Hastanade ameliyatı vardı
Halid Aslan — Salı, 09/06/2009 - 13:42Hastanade ameliyatı vardı babamın... Kist aldılar. Kötü huylu olabilir deniyordu Patoloji sonucu bekleniyor... Aklım hep Faruk Yücel'de... Kanser deyince ben Faruk Yücel diyordum nice zamandır...
Mevlam...
Sen büyüksün. Sabır yağdır üstümüze.
İnna Lillah ve inna İleyhi
Kâni Çınar — Salı, 09/06/2009 - 12:05İnna Lillah ve inna İleyhi raciun..
İyi bir insan, samimi bir dost dost olarak bilirdik kendisini. Acımız bu yüzden katmerli.
"Ah benim esmer yanım..." Koca bir dağ çöktü üzerimize... Ah...