M.Nihat Malkoç yazıları
Martın Luther Kıng’den Barack Husseın Obama’ya…
M.Nihat Malkoç — Cts, 08/11/2008 - 15:55
İnsan aslında ilahî imtihana mazhar olduğu için ve Allah tarafından muhatap kabul edildiği için değerlidir. Dünyanın gözbebeği kabul edilen ve onca nimetle ödüllendirilen insanlar sadece takva yönüyle birbirinden üstündürler. Allah’ın emir ve yasakları konusunda hassasiyet gösterme esas ölçüdür. “Üstünlük takvadadır”(Hucurat 49/13) ayeti de bu gerçeği dile getirmiyor mu? Durum bundan ibaretken insanlar birbirlerine üstünlük taslamak için renklerini, makamlarını ve zenginliklerini üstünlük sebebi saymışlardır.
Trabzonlu Edebiyat Tarihçisi Nihat Sami Banarlı
M.Nihat Malkoç — Pzt, 27/10/2008 - 12:39
Nihat Sami Banarlı için, sadece bir edebiyat tarihçisi demek yeterli olmasa gerek. Zira o, edebiyat tarihçiliğinin yanında çok üstün meziyetlere de sahipti. O; şair, yazar ve edebiyat öğretmeniydi aynı zamanda. Fakat mesaisini daha çok edebiyat tarihçiliğine ayırmıştır. Edebiyatımızın gizli hazinelerini açığa çıkarmıştır. Onun için de bu sıfatla tavsif edilmektedir.
Merhum Nihat Sami, Trabzon kökenli bir ailenin oğludur. Trabzon’un Alemdarzâdeler soyuna mensuptur. Dedesi, Fatih Sultan Mehmet’in bayraktarlığını yaptığı için ailece bu sıfatla anılmışlardır. Dedesi Hilmi Efendi, İstanbul’da kurulan ilk Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında Trabzon mebusu olarak görev yapmıştır. Kendisi Mürettep Divanı olan bir şairdir. Banarlı’nın babası İlyas Sami Bey de bir vatan şairidir. Yani Nihat Sami, şair kökenli bir aileden gelmektedir. Banarlı’nın kendisi de lise yıllarında hece ve aruzla şiirler yazmıştır. Fakat şairliğini beslemediği için ileri götürememiştir. Daha doğrusu edebiyat tarihi ve diğer türlerle yoğun olarak alâkadar olduğu için, şiire yeteri kadar zaman ayıramamıştır.
Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu'nun Büyük Mirası
M.Nihat Malkoç — Pzt, 20/10/2008 - 18:18
Yıllardan beri hep söyleriz: Türkiye’de un var, şeker var, yağ var; fakat helva yapacak maharetli eller yoktur. Bu belki öznel bir yargıdır, ama yaşanan hakikatler bunun nesnel yanlarının da görmezlikten gelinmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimiz dünya devletlerinin iştahını kabartıyor. Büyük bir hazinenin üzerinde yaşıyoruz, lakin nedense ‘Derya içredir deryayı bilmezler’ berceste mısraının tecellisini hayatımızın her yanında ve anında görüyoruz. Bizi bu halden kurtaracak, bize geçmişin ihtişamını yaşatacak, maddî ve manevî değerlerimizi hayatımızın mühim bir parçası haline getirecek yüce şahsiyetlere bugün dünden daha çok ihtiyacımız vardır.
Aktütün'de Düşenler
M.Nihat Malkoç — Cum, 10/10/2008 - 12:03
-Aktütün Şehitlerine Rahmet ve Minnetle-
Esti bir deli rüzgâr dalından yaprak düştü
Ruh kanatlandı göğe payına toprak düştü
Bulutlar yaş dökerken dağların yamacına
Kanla sulandı toprak sanma ki bayrak düştü
Gök kapısı açıldı ulu misafirlere
Can bedenden ayrıldı el ile ayak düştü
Apartman Hayatı ve Mahremiyet
M.Nihat Malkoç — Pzt, 06/10/2008 - 11:08
Dünya nüfusu hızla artıyor. Köylerden şehirlere göç durmak bilmiyor. Göç ve nüfus artışı, şehirlerde bir sürü sorunu da beraberinde getiriyor. Köyler boşalırken, kentler kaldıramayacakları ağır bir yükün altına sokuluyor. Durum böyle olunca şehirler köyleşiyor her geçen gün. Şehirlerin kalabalıklaşması hayat kalitesini ve iş verimi düşürüyor. Son yıllarda şehirlere olan talep önceki zamanlarla kıyaslanamayacak kadar arttı. Bu durum hiç de hayra alamet değil. Köylüler şehre akın edince oralardaki verimli topraklar işlenmiyor. Böylece üretim toplumundan tüketim toplumuna geçişin sancılarını yaşamak durumunda kalıyoruz. Şehir hayatı tüketim çılgınlığını körüklüyor. Aile fertleri bir kişinin eline bakıyor.
Bin Aydan Hayırlı Bir Gece
M.Nihat Malkoç — Çar, 24/09/2008 - 12:20
Geceler vardır gecelere ve zamana sığmayan, uhrevî hissiyatın kanatlandığı geceler… Geceler vardır kıymetini Hakk’ın takdir ettiği ve sevapların ucunu açık bıraktığı geceler… O gecelerde kul, Rabbine daha yakın olmak için zamanla yarışır adeta. Gözyaşları seccadeleri ıslatır o mübarek gecelerde. Bu kutlu vakitlerde kulun yalvarışları akissiz kalmaz. Zamanın iyice genişlediği bu gecelerde dualar yerle gök arasında dolaşır ve hedefi on ikiden vurur. Her şeyi gören, bilen ve duyan Rabbimiz bu müstesna zamanların hürmetine bizleri af kapısından eli boş göndermez. İşte bu gecelerin başta gelenidir mübarek ve muazzez Kadir Gecesi… O, içinde Kadir gecesi olmayan bin aydan daha hayırlı görülen mübarek bir gecedir.
Müslüman Coğrafyasında Ramazanlar
M.Nihat Malkoç — Çar, 17/09/2008 - 12:27
Ramazan gönül dünyamızda müstesna günlerin başlangıcıdır. Rahmet, mağfiret ve cehennemden kurtuluş ayı olan ramazan; gönül coğrafyamızı şenlendirdi. Oruç ikliminde arınan Müslümanlar günahlarını atıp yeni ve pak bir hayatın kapısını aralıyorlar. Hayır konusunda yarışan Müslümanlar, İslam kardeşliğini yaşamanın hazzını iliklerinde hissediyorlar. Resulullah Efendimiz “Bu ayı oruç tutarak, ibadet ederek ve hayır için harcamada bulunarak geçirenlere ne mutlu!” diyerek oruç ikliminde arınan, hayırda yarışan Müslümanlara müjdeler veriyor.
Muhacirlik Yıllarından Bugüne Trabzon
M.Nihat Malkoç — Pzt, 11/08/2008 - 06:18
Trabzon, tarihte pek çok millete beşiklik etmiş, mühim yerleşim yerlerinden biridir. Bu topraklarda pek çok medeniyet filizlenmiştir. Bu medeniyetlerin kalıntıları bugün de apaçık gözlenebilmektedir. Geçmişle bugünü sentezleyen bu eserler sevgi ve hoşgörünün derin çizgilerini şehrin gül çehresinde ebedileştirmektedir.
Doğmunun 800. Yılında Nasreddin Hoca
M.Nihat Malkoç — Salı, 15/07/2008 - 05:28
Türk mizahının tartışmasız en büyük ismi olarak kabul edilen Nasreddin Hoca, insanları gülmekten kırıp geçiren fıkralarıyla özdeşleşmiştir. Onunla kıyaslanabilecek başka bir mizah ustası ne Türkiye’de ne de dünyada vardır. Hoca güldürürken çok kere de düşündürür insanları. Bu açıdan bakınca ona nüktedanlığının yanında filozof da diyebiliriz.
800. doğum yıldönümünü idrak ettiğimiz Nasreddin Hoca’yı yıllar eskitememiştir. Onun mizah yönünü ön plana çıkaranlar İslamî ilimlerdeki birikimini göz ardı ediyor. Oysa O dinî bilgisi ve birikimi temayüz etmiş bir kişidir. Onun içindir ki “hoca” sıfatına layık görülmüştür. İlk gençlik yıllarında Seyyid Mahmud Hayranî ve Seyyid Hacı İbrahim’den dersler almıştır. Daha sonra, aldığı bilgileri “hoca” sıfatıyla öğrencilerine aktardığı söylenir. Kadılık yaptığı da ileri sürülen görüşler arasındadır. Kendisiyle ilgili bilgiler son derece azdır.
Gürcistan İzlenimleri
M.Nihat Malkoç — Per, 10/07/2008 - 14:55
Trabzon’dan Çıktık Yola…
Diyar diyar gezmek, farklı yerler görmek, herkes gibi benim de en büyük isteğimdir. Gezmek söz konusu olunca fırsatları muhakkak değerlendiririm. Fırsatı kaza etmem. Gürcistan’a arkadaşlar tarafından gezi düzenleneceğini duyunca ben de bu geziye dâhil olmak istedim. Geziyi düzenleyenler gönül dostlarımızdı. 23 Mayıs 2008 Cuma gününün ikindi saatlerinde Trabzon’dan bir minibüs dolusu dost insanla Batum’a gitmek üzere yola çıktık. Yola çıkarken yarısı boş olan minibüs sahil şeridindeki ilçeler bir bir geçilirken doldu.



Son yorumlar
2 sa. 36 dk. önce
3 sa. 21 dk. önce
4 sa. 24 dk. önce
5 sa. 22 dk. önce
14 sa. 28 sn. önce
14 sa. 2 dk. önce
14 sa. 3 dk. önce
14 sa. 39 dk. önce
20 sa. 6 dk. önce
1 gün 5 sa. önce