Sayha Dergi

  • söz makamı
  • 100 türk büyüğü
  • kitap makamı
  • site haritası
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › Hilal Acar yazıları

Sarmaşık, Işk, Aşk

Hilal Acar — Çar, 01/07/2009 - 07:08

İnsanlığın var olageldiği ilk günlerden bu yana hissedilen, yaşanılan, hikaye edilen ve yazılan Aşk, sarmaşık anlamına gelen “Işk” kelimesinden doğmuştur.Aşk; yani her bir yanı sarıp kaplayan, kuşatan, dolayısı ile bağımlı kılan hissiyatın adıdır. Aşkın ne zamanı ne de mekanı yoktur.

Zaman değişir, yaşanılan mekanlar değişir, aşk ile yanan gönüller değişir, yalnızca aşk değişmez. Elif gibi yalnız, Elif gibi tek hece olan aşk aynı kalır. Elif misali dokununca gönüllere yakıp kavurur, çıkıp gidince sessizce, ardında kalan virane olur.

“Aşk muhabbetin açığa çıkmasıdır” diyor Hz. Mevlana… “Aşk bir yere bağlanmak, bir cemale tutulmaktır” diyor devamla… Bağlanmak, sıkıca sarmalanmak, sarmaşığın kıvrımlarında dolanıp dururken dışa çıkacak yol bulamamaktır aşk…

Züleyha’nın Yusuf’un gömleğinde bıraktığı izlerin adıdır Aşk… Öyle bir sarmalanmışlığa düçar oldu ki Züleyha anlatamadı kimselere yüreğini yakıp kavuran aşkı… Hayrette kalan ellere verdi bıçakları. “ Bakın” dedi “Bir kerede siz bakın.” Nasıl da sarhoş ediyor Yusuf güzelliği gönlü? “Bakın ve görün.”

Kana boyandı ortalık. Yusuf’un güzelliğiydi avuçlardan sızan. Yusuf sevdasıydı zemine damlayan… Züleyha’nın bakışlarında yüreğini sarmalamış olan Aşk’ı Aşk’la anlatmış olmanın sevinci saklıydı. Alnına düşen karayı aşk ile silişinin zaferi saklıydı.

Yusuf’un zindanlara hapis oluşunun müsebbibi olandır aşk… Parçalanmış gömleğine sürülen ihaneti yükleyip omuzlarına, zindanlara sürendir Aşk(sızlık)… Her zerreyi saran sarmaşığın içine çekme isteğine direneni cezalandırmak isteği ile vuranın adıdır aşk… Yusuf’un hayasını ölçen, Züleyha’nın günahını örtenin adıdır aşk…

İbrahim’e ateşi gül bahçesine döndüren, İsmail’e bıçakları kör kılan teslimiyetin adıdır aşk…

Mem’i kavuşamamanın acısı ile öldüren, Zin’i Mem’in mezar taşına gömenin adıdır aşk…

Ferhat’a sevdiğine kavuşma uğrana dağları deldiren, Mecnun’u çöllere düşürende aynı aşktır. Aşk öylesine sarar ki aşık olan geçer kendinden. İçi, dışı, özü, sözü her şeyi sevdiği olmuştur. “Ben” yoktur artık, yalnızca “ sen” vardır; sevilen vardır.

“Ben ben değilim ben dediğim sensin hep,
Canım dediğim ten değdim sensin hep”
dedirtir sonunda aşık olana.

Aşkı seven, aşkla yanan, aşkla dönen Hz. Mevlana “ Aşk ne suretle olursa olsun bizim için rehberi hakikattir” derken mecazi aşkların saflığı ve samimiyeti ölçüsünde kişiyi ilahi aşka ulaştıracağı düşüncesinin altını çizer. Zira kişi aşık olunca her şey gözünden silinir. Çoklar azalır tek olur. Dünyaya dair sevdalar, arzu ve hayaller hızla eksilirken “Ben”i esir alan “sen” çoğalır. Var olan her şey “ben”i benden edende anlamını bulur. Kişi gönlünde tek sevda olunca gerçek sevdaya ulaşmak için önünde uzayan tüm engellerden kurtulur. Yar yar diye diye Hakkı bulması mümkün olur.

Leylanın aşkı ile yanıp ardından çöllere düşen Mecnun’un haline bakıp da sorarlar Leyla’ya, “ Mecnun sende ne buldu da böyle deli divane oldu? Halbuki sen diğer güzellerden daha fazlası değilsin!” Kızar Leyla önce ve “ Mecnun olmadığınız için, bana Mecnun gözüyle bakmadığınız için bilemezsiniz” der. Leyla değildir; Mecnun’un gördüğü. Baktığı yerde aşk vardır yalnızca. Sarmalanmış oluşta saklıdır “ben”i alıp yalnızca “sen” eden güzellik. Nihayetinde Mecnun düştüğü çöllerde kendisi bulan Leyla’ya bakınca içini yakan aşkı görmüş ve Leyla’ya:

“Yürü Leyla yürü ki ben Mevla’yı buldum.
Leyla Leyla derken Allah’ı buldum demiştir”( Y.E.)

Mecazi bir aşk saflığı nispetince kişiyi ilahi olana ulaştırır. Hz. Mevlana yalnızca zahiri (dış) güzelliğe duyulan aşkın mutlak suretle geçeceğini söyler.

Anlatıla gelen tüm aşk hikayelerinde kavuşamamanın altı çizilmiştir. Aşk; aşık olunana kavuşamadıkça yangını büyür. Aşığı ve aşık olunanı yakıp kavurur. Yangın ne denli büyük olursa toplum içinde etkisi de o denli kalıcı olur. Üzerinden asırlar da geçse şairlerin dizelerine, yazarların eserlerine aynı tazelikle konu olmaya devam eder. Tüm aşk hikayelerinde ortak tek bir gerçek vardır. Aşk ve acı kol koladır. Her nedense eserlere konu olan tüm aşk hikayelerinde kavuşamayanlar anlatılmış, sonu kavuşma olan aşklar ise ya unutulmuş veya zamana yenilmiştir. Bu da Aşk aslında acıdır tezini doğruluyor. Mecazi aşklar böyle de ya ilahi aşklar nasıldır? Sorusu gelebilir akla…

Aşkı aşkta olduran Mevlana’ya aşkı sormuşlar “ Ben olun ki bilesiniz” demiş. Aşk ateşi ile yanmadıkça, ney gibi bağrı oyulmadıkça, gönül içli nağmelerin sahibi aşıklara dönmedikçe aşkı ne bilir insan?

“Ney gibi başımı kes sinemi oy bağrımı del,
Ben senin hizmetine besteniyanım neysem!”

Hz.Mevlana “ Aşkın izahatı için ne türlü beyanatta bulunsam aşka gelince yani aşkın tesirini hissedince söylediklerimden mahçup olurum.” Derken aşkın kelimelere sığmayacağını, ancak yaşayanların kendilerince yorumlar katabileceği bir hissediş olduğunu anlatmaya çalışıyor. Aşkın pençesi ile gömleği yırtılanların hırstan da tüm ayıplardan da temizleneceğini söylüyor.

Aşk bir hissediştir. Gönlün derinden hissettiği duygu yoğunluğunun adıdır. Gönül insanın his merkezi olduğu için de onun ızdırabı diğer uzuvları da rahatsız eder. Aşkın acısı yalnız gönlü değil gönlün içinde barındığı bedenin her bir zerresini yakar.

Sarmaşık, Işk, Aşk… Elif gibi yalnız, Elif gibi tek hece… Yakıp kavurur gönle düşünce… “Ben”i benden alırda bu tek hece… Sen kılmaya yürütür sessizce…

“ Şüphesiz ki Allah müminlerden nefislerini ve mallarını cennet mükabilinde satın almıştır” ( Tevbe suresi 111.ayet)

Ya Hakk! “ Benliği “Ben” libasından soyup Sana ulaştıranın adıdır Aşk…

Share/Save
  • Yüreği Güzeller
  • Hilal Acar yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
  • Rastgele Yazı

Aşk bu değil mi zaten?

muhsin kalender — Paz, 05/07/2009 - 22:25

"Zaman değişir, yaşanılan mekanlar değişir, aşk ile yanan gönüller değişir, yalnızca aşk değişmez. Elif gibi yalnız, Elif gibi tek hece olan aşk aynı kalır. Elif misali dokununca gönüllere yakıp kavurur, çıkıp gidince sessizce, ardında kalan virane olur."

Ne kadar güzel, ne kadar naif bir anlatım. Uzun uzadıya yorum yapmaktan haya ettim açıkçası. Şu pasaj bile yetiyor herşeyi anlamaya. Gönlünüze, aşkınıza sağlık Hilal Hanım.

kalp penceresinden günışığı sızdıkça
şiiri tutuklayamaz hiçbir gardiyan

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

ardında kalan viraneye de

gürbüz ünal — Paz, 05/07/2009 - 22:38

ardında kalan viraneye de yurt lazım :aşk mı hübb mü?sarmaşıktan ,sarılmışlıktan kinaye ölüme nazır.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

aşk mı hubb mü?

gürbüz ünal — Paz, 05/07/2009 - 22:03

aşk mı hubb mü?

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Cevabı zor bir soru sordunuz

Hilal Acar — Pzt, 06/07/2009 - 00:44

Cevabı zor bir soru sordunuz Sayın Ünal...

Şimdi; Aşk'a dair bunca kelam etmişken, Aşk'la yanan gönüllerden dökülen dizeleri birbirinin ardı sıra sıralamışken sonu viran olmak olsa da cevaben "Aşk" demek lazım gelir... Lakin dilim varmıyor. Yanmak zor, viran olmak da... Sonu ilahiye varacaksa eyvAllah, değilse muhabbete sarılı sevgi olmalı bu sorunun cevabı değil mi? Malum Aşk'ı taşıyabilmek herkesin harcı değil...

Selam ile...

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Budur aşk cidden... ""Ey aşk

nev zuhur — Cum, 03/07/2009 - 23:49

Budur aşk cidden...

""Ey aşk al beni süründür yak ateşlerde
Ben gönüllü köleyim sahibim sensin
Kanat beni ballı zahirden dişlerinle
Sen herşeye rağmensin ebediyensin

Gönül yangın mahkemesiz mahkum kederde
Çilemi seveyim ha gökte ha yerde
Ben aşksız neyleyim herkes teki bedenim
Ben dururum tende can seyrüseferde""

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Aşk Bir Güneşe Benzer....

Hilal Acar — Paz, 05/07/2009 - 15:25

Aşk Bir Güneşe Benzer....

İşitin ey yarenler aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmayan kişi misali taşa benzer

Taş gönülde ne biter dilinde ağu tüter
Nice yumşak söylese sözü savaşa benzer

Aşkı var gönlü yanar yumuşanır muma döner
Taş gönüller kararmış sarp kah kışa benzer

Ol sultan kapısında hazreti tapısında
Aşıkların yıldızı her dem çavuşa benzer

Geç Yunus endişeden gerekse bu pişeden
Ere aşk gerek evvel ondan dervişe benzer

Yazıma katkıda bulunduğun şiir için çok teşekkür ediyorum Sevgili nev zuhur... Selam ile...

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Aşk ile hemhal yüreklerimiz

Halid Aslan — Çar, 01/07/2009 - 19:46

Aşk ile hemhal yüreklerimiz yolunu şaşırmasın Allah'ım...Mihri Hatun gibi belalara düçar kılmayasın:

GAZEL

Ben umardım ki seni yâr-ı vefadar olasın
Ne bileydüm ki seni böyle cefakâr olasın.
Hele sen kaide-i cevrde eksük komedin
Dostluk hakkı ise ancağ ola var olasın.
Reh-i aşkında neler çekdüğüm ey dost benüm,
Bilesin bir gün ola aşka giriftar olasın.
Sözüme uymadın ey asılası dil, dilerem
Ser-i zülfüne anun âhiri berdâr olasın
Beni âzadeike aşka giriftar ettin
Göreyim sen de benüm gibi giriftar olasın
Beddua etmezem amma ki Hûda'dan dilerem
Bir senün gibi cefakâra havadar olasın.
Şimdi bir haldeyiz kim ilenen düş-menine
Dir ki Mihrî gibi sen dahi siyehkâr olasın.

---

Bugünkü Türkçe ile:

Ben umardım ki vefalı bir sevgili olasın
Nerden bilirdim böyle cefakâr olacağını?
Cevr yapma kaidelerinde eksik komadın
Dostluk hakkı ise bu, ancak bu kadar olur, var olasın.
Ey dost, aşk yolunda neler çektiğimi
Bir gün aşka tutulunca bilirsin.
Sözüme uymadın ey asılası gönül, dilerim ki
Sonunda onun saçının teline aşılasın.
Beni, azade iken aşka düşürdün.
Sen de benim gibi aşka düş de göreyim.
Beddua etmiyorum amma Hûda'dan dilerim.
Senin gibi bir cefakâra düşesin.
Şimdi öyle bir haldeyiz ki düşmanına ilenen (beddua eden)
"Sen de Mihrî gibi bahtsız olasın." der.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Aşk'ı yazıp aşk'ı anlatmak,

Hilal Acar — Cum, 03/07/2009 - 14:53

Aşk'ı yazıp aşk'ı anlatmak, aşk'a dair kelamları sıralamak mevzu bahis olunca kelimeler kifayetsiz kalmakta, dil lal olup gönül acziyetini haykırmakta... Aşk'ı en güzel ve en özel derinden hissedip aşk ateşi ile yananlar dillendiriyor. Bu ateşin korları dahi sıçramadıkça gönül; aşk'ı yalnızca uzaktan seyreyliyor.

Yazıma değerli katkınız için teşekkür ediyorum Halid Aslan... Ve katkıda bulunduğunuz şiire ilahi aşk'ın ateşi ile yanmış gönlünden nağmeler döken Yunus Emre'den aşk dizeleri ile karşılık vermek istiyorum.

YUNUS EMRE'DEN AŞK

Kime gönül verdiysem bana yar olmadı
Halimi bilip,derdimi sorup,bana vefalı olmadı

Hak’tan meğer takdirmiş,gönlüm sana aşık oldu
Hiç kimse benim gibi aşka tutulmadı

Aşktan şikayetim yok,kendi alın yazımdandır
Kendi yolunu aramayan adam değil,gönül eri de olmadı

Aşk;ulu bir giysidir ki;Allah nice(seçilmiş) kimseye verir
Bir çokları yoksun kaldı,aşktan haberdar olmadı

Aşk;ulu bir bakış,aşık gönüller de erenlerdir
Aşkı tatmayan gönüller harabedir, şehir gibi olmadı

Nemrut ateşini İbrahim’e gül bahçesi yapan aşktır.
Aşktan nazar olunca,gül bahçesi oldu da ateş olmadı

Allah,yeri göğü Ahmed’in aşkına yarattı
“Levlake”(hadisi) buna delil oldu,onsuz(Ahmed’siz)yer gök var olmadı

Aşkta kahırlar çok olur,aşıklara gayret gereklidir
Yunus,aşık oldunsa (bil ki) aşıklarda utanma olmadı.

Selam ile...

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Benzer Yazılar

  • Sevgi, Sadakatin Başlangıç Noktasıdır
  • Sarmaşık, Işk, Aşk
  • Yağmur'a Zeyl Bir Damla
  • Dağdaki Bilge
  • İkindi namazını kerpiç evli köyde kıldım
  • Zaman İçinde Mektup

Kategorilerden

Tanıtılanlar Haberdar Tefekkür Şiir Makamı Zamana Dair Kara Kalem Yazıları Kimdir Nicedir Sorulunca Söylenenler Kişilere Dair Ümmet Coğrafyası İçe Dönüş Güncel Hikâye Makamı Düş Vakitleri Hür Tefekkürün Kaleleri Hüzün Alanı Gelişi Güzel Berceste Duyduk Duymadık Demeyin Hay Sızı Yürek Yarası İzlence İz Bırakanlar Kapılar Köprüler Makamı-ı Dikkat
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • Komşularımız

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeni Üyeler

Şu an 2 üye ve 9 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • arif olgun yeşilyurt
  • Fuat Türker

  • bahar mavera
  • vildan babacan
  • baran amedi
  • mürüvvet söylemez
  • Yasemin Güney

İçeriden Rastgele

  • Gürcistan İzlenimleri
  • Son şiiriyle İsmet Özel
  • Niyet Hayr Akıbet Hayr
  • Filistin
  • Bakmak Yetmez, Bazen de Görmek Gerekir Suya Yansıyamayanları...
  • Proje Çocuklar, Laboratuar Kentler ve Hiç Bir Dünya Denklemini Doğrulamayan Hayatlar
  • Bir Aşktık Yolda İzini Kaybetmiş...

Fotografhane'den

Susuzluk

Son yorumlar

  • Duyurulur !
    14 sa. 31 dk. önce
  • Özelinizden mahrum bırakın
    14 sa. 54 dk. önce
  • tevazu
    15 sa. 36 dk. önce
  • Öyküyü okuma fırsatı
    18 sa. 52 dk. önce
  • "İsmet Özel’i tanımamanın,
    19 sa. 37 dk. önce
  • “Celenamım”dan Molla’ya…
    1 gün 6 sa. önce
  • Sayın Molla Bey
    1 gün 16 sa. önce
  • Son durak...
    1 gün 17 sa. önce
  • Değişim güzel şey...
    1 gün 18 sa. önce
  • Eşrepaşalılar harika bir
    1 gün 23 sa. önce

İzlence'den

  • Dua II - Ahmet Bukhatır
  • Yağmur - Nurullah Genç
  • Dua IV - Ahmet Bukhatır
  • Dua III - Ahmet Bukhatır
  • İsmet Özel - İçimden şu zalim şüpheyi kaldır

Anket

Sezai Karakoç'un Kaç Eserine Sahipsiniz?:

Duyuru - Etkinlik

  • - ''Müsvedde Dergisi Şubat\Mart'10''
  • - ''Kuyu Dergisi Mart-Nisan'10''
  • - ''Bizim Mahalle Edebiyat 3-4''
  • -Temrin Dergisİ - 23.Sayı Mart'10
  • - Hâr Dergisi 5.sayı
  • - ''İkindi Yazıları yeniden tıpkıbasım olarak yayımlanacak''
  • ... Devamı
  • Haftanın İkilisi

    • Film
    • Kitap

    ''İyiliğe adanmış bir film: Eşrefpaşalılar"

    Hz. İnsan - Dücane Cündioğlu

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2010

    • söz makamı
    • 100 türk büyüğü
    • kitap makamı
    • site haritası
    • ara
    • İletişim

    @ İktibas - Yazılar için kaynak belirtirseniz acayip memnun oluruz.