Sayha Dergi

  • söz makamı
  • 100 türk büyüğü
  • kitap makamı
  • site haritası
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › ismail okutan yazıları

Evrensel Bir Hüznün Sonunda

ismail okutan — Pzt, 29/06/2009 - 13:22

Belirli kalıpların içerisine sıkıştırılmış hayatın cazibesiz, albenisiz, çekicisiz yönlerini bir kenara bırakırsak, kültürün, dostluğun, sevginin, sanatın can iklimlerinde, bir diriliş platformunda iz sürmeye çabalıyor olmanın verdiği sevinç yeter mi bize? Palyatifliğe karşı çıkıyor olmanın bir gereği olarak gördüğüm diri ve canlı bir ruha sahip olmak bizim için en büyük kazanımdır.

Mücadele platformunda bir düşüşün, bir yıkılışın ama aynı zamanda bir silkinişin çocukları olarak işimiz zor. Bu zorluk içerisinde direniş türkülerini belki yeterince seslendiremiyoruz. Ama bunları haykırmak için, bu duyguların armonikasını anlamak için sanırım şair olmaya gerek yok.

Oysa gül medeniyetinin çocuklarıysak, belli ölçüler içinde birlikteliğimizi paylaşmak, birbirimizi anlamak ve duygularımızı birbirimize hissettirmek zorundayız. Ama düşünsel alanda her gün harlı bir öfkeyi, bir tavrı kuşanmaya çabalayan, elleriyle, tırnaklarıyla dahası ilikleriyle günübirlik bir ideolojinin, kalıpsal görüşlerin öykünmeci ve tezatlı basmakalıplığına başkaldıran kimilerini de haksız çıkaracak değilim.

Toplumun değişik kesimleriyle, insanlarıyla ilişkimiz bir sağırlar diyaloguna dönüştüyse bunda kimin bedel ödemediğini düşünmek gerekir.
Hayat yapraklarının aralarında onlarca, yüzlerce kez dolaşan gözlerimiz hep, dost, sıcak ve samimi yüzleri görsün istedik. İnanıyorum ki hala da isteniliyoruz mücadele ortamında. Bu duygu ve düşüncelerin ışığında insan olmanın onuruna sahip olan herkese anımsatmak istiyorum. Hep karşıt görüşlerin çarpıştığı bir alan, verimsiz, sevimsiz, hatta yararsız bir ortam, çorak ve kurak bir çevre olarak görülen bu hayatı, bu toprağı hâsılat mevsimine, dost iklimine, bir sevgi kuşağına ve dahası verimli bir kültür ortamına çevirmek bizim elimizde. Farklılıklarımızı ve arzularımızı başkalarının arzularına engel teşkil etmeyecek bir şekilde, ortak bir noktada buluşturarak gerçekleştirmeyi becerirsek, gerçek bir birlikte yaşamanın mümkün projesini de elde etmiş oluruz. Unutmayalım bu isteğimiz burada bitmiyor. Kuşkusuz bu arzumuz evrensel kardeşliğin elverdiği düzlemde birlikte yaşama eylemimizle, ideallerimizle beraber sürecektir.

Değişik fikirlerin sahibi olan insanların kimlik ve kişilikleri arasındaki uzanım noktası ne kadar olursa olsun elbette barış ve huzur içinde çatışma nedenlerini yok etmenin de bir yolu vardır.

Ve eylemimiz o zaman bir anlam kazanacak, işte o zaman insan olan herkese bir değer verilecek. Biz de daha bir içtenlikle, daha bir dinamizmle evrensel kardeşlik düşüncesinin anlam bulduğu ortamlar oluşturabiliriz. Bu ortamların oluşması için kalemimizle daha fazla mürekkep taşımalıyız, dilimizle daha fazla kelime üretmeliyiz! Bunlar tuhaf şeyler de değil.

Buna karar verdik. Şimdi daha bir umutluyuz. Bir de eğer birbirimize mektuplarla, yazılarla, konuşmalarla, ziyaretlerle kan dağıtabilirsek, sevinç ve direnç üretebilirsek daha bir inatçı ve daha bir inançlı oluruz.

Duygularımızı örgütleyip baharı kışkırtmak gerekir, sevginin gerçek anlamını bulmak için. Düşüncelerimizi alevlendirip bu ateşin dibindeki aşk küllerini bulmak gerekir. Korkmayın sevgili dostlar, en saf, en temiz, en bakir ve hiç el değmedik, hiç yakası açılmadık, kutsalı olan duygularınızı yaşamaktan, baharı yaşamaktan korkmayın. Sevginizi, gülücüklerinizi, güllerinizi, dostluğunuzun sıcak anlamını, müşfik sesini bir sadaka gibi ona muhtaç olanlara dağıtmaktan korkmayın. Sevgiye ve inanca muhtaç olanlara yüreğimiz de büyük yerler açalım, derin anlamlar verelim. Onlara birer çarpı işareti koyalım ve özürlülere verilen özel eğitim gibi onlarla da özel bir ilişki, özel bir diyalog ve hassas bir duygu ile özel bir konuşma metodu bulalım.

Bu evrensel hüznün, ayrılığın içinde bu arzuların gerçekleşeceği günlerin özlemiyle yaşamaya devam etmek bir erdemdir bizim için. Evrensel bir hüznün sonuna gelmeden mutluluk yolunu seçelim.

İsmail Okutan ( Mayıs 1995-Niğde)

Share/Save
  • Ajanda
  • ismail okutan yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
  • Rastgele Yazı

Başımızı kaldırırsak

Nefi Selamoğlu — Çar, 01/07/2009 - 19:52

Başımızı kaldırırsak üstümüzde uçuşan akbabaları görebiliriz. Akşam güneş Ahmet Haşim renkleri ile veda ederken güzel bir bakış devrilen günle biraz daha bireyin yalnızlaştığını söyleyecektir bize. Tenhalaşıyoruz. Kent kültürü. Herkes kapısını örtüyor ve tenhalığına gömülüyor. Üst kat yıkılsa bakmak caiz değil sanki. Milletlerarası politika gibiyiz. Böl parçala bireyde böl tek kıla dönüşüyor... Allah aşkına çevrenizdeki özellikle gençlerin telefon, bilgisayar ve tv olmadan nasıl yaşayacakları konusunda bir fikriniz var mı?

Efendim ben teknolojinin (içini istediğiniz gibi doldurun) iyi bir şey olmadığını düşünüyorum.

Vesselam.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Benzer Yazılar

  • ''Her yönüyle Kudüs''
  • "Elde Var Gençlik" Başlıyor
  • Değirmen Dergisi 19. Sayı / Yüzyılın Kitapları Seçkisi
  • İbrahim Paşalı ile Hasbihal
  • Yayın Dünyası Geleceğini Tartışıyor
  • Komşularımız

Kategorilerden

Hür Tefekkürün Kaleleri Zamana Dair Hüzün Alanı Berceste Yürek Yarası Güncel Makamı-ı Dikkat İzlence Gelişi Güzel Kapılar Köprüler Ümmet Coğrafyası Tanıtılanlar Kişilere Dair Sorulunca Söylenenler Duyduk Duymadık Demeyin Şiir Makamı Kimdir Nicedir Haberdar Kara Kalem Yazıları Tefekkür Hay Sızı Hikâye Makamı Düş Vakitleri İçe Dönüş İz Bırakanlar
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • Komşularımız

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeni Üyeler

Şu an 2 üye ve 7 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • Aynur Yavuz
  • Sayha

  • bahar mavera
  • vildan babacan
  • baran amedi
  • mürüvvet söylemez
  • Yasemin Güney

İçeriden Rastgele

  • Toplum Mühendisleri Yine İşbaşında
  • Vadi Yıllar Önce Kapanmalıydı
  • Karakalem
  • Olduğu Gibi Görünmek ?
  • Hoş geldin İbrahim Paşalı
  • Dağdaki Bilge
  • Dünden yarına İsrail-I: Siyonizm'in doğuşu ve İsrail devletinin kurulması

Fotografhane'den

Geç Kalan Vuslat

Son yorumlar

  • “Celenamım”dan Molla’ya…
    8 sa. 26 dk. önce
  • Sayın Molla Bey
    18 sa. 33 dk. önce
  • Son durak...
    19 sa. 32 dk. önce
  • Değişim güzel şey...
    21 sa. 9 dk. önce
  • Eşrepaşalılar harika bir
    1 gün 1 sa. önce
  • Ah be celenamım! Ah be yarım
    1 gün 2 sa. önce
  • Ey talip !
    1 gün 19 sa. önce
  • Bak şu karganın işine...
    1 gün 19 sa. önce
  • Ah ki ah !...Bir suya,bir ateşe...
    1 gün 17 sa. önce
  • Sözün bittiği yerden başlayan
    1 gün 21 sa. önce

İzlence'den

  • Dua II - Ahmet Bukhatır
  • İsmet Özel - İçimden şu zalim şüpheyi kaldır
  • Münacaat - İsmet Özel
  • Metin Önal Mengüşoğlu - Son Ali
  • ney-göçtü kervan

Anket

Sezai Karakoç'un Kaç Eserine Sahipsiniz?:

Duyuru - Etkinlik

  • - ''Bizim Mahalle Edebiyat 3-4''
  • -Temrin Dergisİ - 23.Sayı Mart'10
  • - Hâr Dergisi 5.sayı
  • - ''İkindi Yazıları yeniden tıpkıbasım olarak yayımlanacak''
  • ... Devamı
  • Haftanın İkilisi

    • Film
    • Kitap

    ''İyiliğe adanmış bir film: Eşrefpaşalılar"

    Hz. İnsan - Dücane Cündioğlu

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2010

    • söz makamı
    • 100 türk büyüğü
    • kitap makamı
    • site haritası
    • ara
    • İletişim

    @ İktibas - Yazılar için kaynak belirtirseniz acayip memnun oluruz.