Sayha Dergi

  • söz makamı
  • 100 türk büyüğü
  • kitap makamı
  • site haritası
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › cihad meriç yazıları

Ekrem Ağabey ile Konya'dan Rumeli'ye...

cihad meriç — Çar, 08/07/2009 - 09:20

Yüz kemikleri meydana çıkmış uzun boylu adam yanıma geldi. Kendine has olduğunu düşündüğü hayat hikayesi, belli noktalarda birçok insanla kesişiyordu. Ekrem Abi, mahkeme kararıyla çocuk yuvasında hayatına başlamış. 18 yaşına kadar devlet şemsiyesi altında bulunmuş. On sekiz yaş sonrası, arkasında güçlü destekler bulunanların bile tökezlediği hayatın ortasına bırakılmış. “İyi garsonum, ülkede gezmediğim yer kalmadı.” diyor. Selimiye Kubbesi'nin altına sığabilen Edirne'den 50 yaşından sonra Konya'ya gelmiş. Her metre kareye bir dernek ve vakfın düştüğü Aziz Konya. Bir gün yürürken o vakıfların birinin kapısında bu yıl burs veremeyeceğiz yazısı görmüş ve çok düşünmüştüm. “Siz en basit işlerden olan üç liralık bursu bile veremiyorsanız ne iş yaparsınız.” diyesim geldi.

Ekrem Abi sitemlerini yüreğine gömerek Konya'ya teşekkür ediyor. Bir aşevinin soğuk fayanslarında hayata bir süre tutunmuş. Nasıl olduysa nasibi de ellisinden sonra açılmış ve evlenmiş. Ellisinden sonra yuva kurmak, otuz yaşında ki gençlerimizin bile acaba dediği, milyonluk gelirleri ile geçinme endişesindeki insanların bulunduğu ülkemizde Ekrem Ağabey bizlere çok şey anlatacaktır. “O şükrediyor ve yiyecek ekmeğimiz var.” diyor. Neler yapabiliriz diye düşündük, kendimize yetmeyen aklımızdan bir parça da o çarptı. Ben arada uğrarım diyerek ayrıldı. Uğra Ekrem Abi uğra ki sertleşen kalplerimiz yumuşasın. Belki kuruyan göz yaşı keselerimiz örselenir. Dev aynasında seyrettiğimiz kendi sorunlarımızı senin sözlerinin kırdığı aynada görmez oluruz. Ekrem abi ne olur yine gel, yoksa biz kendimizi dertlerin merkezinde görüyoruz.

Ekrem Ağabey sen gelmeseydin bu yazıda olmayacaktı, bir kaç gönlü daha yakacak odunu önümüze bırakamayacaktın. Biliyorum Ekrem Abi seni O gönderdi. “Git yanına bu adam fazla konuşuyor, ağzını kapat ki gözleri ve gönlü açılsın.” dedi. Görevi yerine getirdin Ekrem Abi, bizlere güzellikler ikram eyledin, bak şimdi klavye tuşları on parmaktan üç eksik çalışıyor.

Ekrem Abi seninle eski topraklarımıza dönsek, hani o Edirne'de üzerinden kadastro geçen topraklarımıza. Dedelerimiz uç beyliğinden Edirne'ye aynı zamanda mı döndü. Rus savaşı mı, Balkan savaşları mı, kominizim dönemi mi? Ne çok mevzi terk etmişiz Ekrem Abi. Toparlanıp yine gitsek oralara önce Gelibolu fatihi Süleyman Paşa'nın Bolayır kalesini donatsak, oradan Kosova'ya Murad-ımıza ulaşabilir miyiz? Ekrem Abi çok çekilmişiz içerilere, bak işte Konya'dayız.

Çok içerilere çekilmişiz Ekrem Abi çok, yüzünde ki çökkün avurtların gibi.

*Ziyareti ile yazıya vesile olan Ekrem Ağabey'e hep birlikte dua edelim.

*Kültür Dergisi'nin Rumeli özel sayısını selamlıyoruz. Bize balkan coğrafyasının bir eri olduğumuzu hatırlatmasından dolayı emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.


*Bu vesile ile şehitlerimize, göç yollarında vefat eden aziz halkımıza Rabbimiz'den rahmet niyaz ediyoruz.


*TİKA ve İHH Vakfına çalışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz.

  • Kişilere Dair
  • Share this Paylaş
  • cihad meriç yazıları
  • yorum yap >giriş/kayıt
  • Rastgele

mevcut mevziler...

Nur Zelal — Per, 09/07/2009 - 00:29

Edirne...
Benim ıssız ve mahzun şehrim...

Kalan mevzilerinde de yalnızlığın hüküm sürdüğü,sokaklarında köpeklerin kol gezdiği,göğünde kargaların vals yaptığı tutukluğum...

O topraklara dönsek ve Selimiye'nin şehre abilik eden ihtişamına yaslansak.O yaralarını sarsa birkaç yitik yüreğin kıyısında, biz merdivenlerinde misk satan o amcayı yoklasak duruyor mu aynı yerinde.

Ey Serhad Şehri !
Sana ve hatırlatanlara selam olsun.
Ekrem Abinize de dualar olsun...

  • yorum yap >giriş/kayıt

Şehir kurmakta onu yaşatmakta

cihad meriç — Cum, 10/07/2009 - 09:24

Şehir kurmakta onu yaşatmakta zor. Şehirlerde insanlar gibi, bir dönem ilgi odağı ve sonra kenarda bir virane.
Belki de Mimar Sinan Selimiye ile imza atmamış olsaydı Edirne'nin başkentliğini bile unutacaktık.

Kayseri ve Sivas'ın Edirne'den ne farkı var. Terk edilebilecek şehirler olarak gözükmüyorlar mı?

muhabbet ve eğitim işçisi.
mesleken kırşehirli. (ahi evran)
bedenen çanakkaleli. (doğum yeri)
aşken konyalı. (mevlana-konevi-sırhoca)
aklen istanbullu. (süleymaniye külliyesi- cemil meriç)
ilmen bursalı. (talebe)
kalben darendeli. (somuncu baba)

  • yorum yap >giriş/kayıt
Halid Aslan üyesinin resmi

İbni Haldun'un "devlet"

Halid Aslan — Cum, 10/07/2009 - 09:57

İbni Haldun'un "devlet" nazariyesi gibi. her şeyin bir vakti var ve baht her daim açık olmaz. İster insan olsun kastedilen ister şehir, devlet... Bu bile bizi şükre götürüp imana biraz daha yaklaştırıyor:

... Onun zatından başka her şey yok olacaktır.... (el-Kasas 28/88)

Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır. (er-Rahman 55/27)

  • yorum yap >giriş/kayıt
Halid Aslan üyesinin resmi

Çekildik ve çekilirken sadece

Halid Aslan — Çar, 08/07/2009 - 13:42

Çekildik ve çekilirken sadece toprak, sadece mal mülk, sadece hatıralar bırakmadık; canımızdan bir parça bıraktık ve ne zaman anılsa oraları, canımızın yanması bundandır. Sınırlara boğmak rüzgarı abesken hale rıza ile zelil bir horyatlık yakamızda serzenişsiziz. Düştüğü yerden kalkana yiğit derlermiş. Kim kalkar, bakacağız.

  • yorum yap >giriş/kayıt

Ayaklarımıza dolaşan ıvır

cihad meriç — Çar, 08/07/2009 - 21:21

Ayaklarımıza dolaşan ıvır zıvırdan kurtulunca gideceğiz. Büyük düşünen insanların yaşadığı, küçük hesapları terk eden adamların çoğaldığı zaman diliminde oralarda ve dünyanın her yerinde olacağız inşaallah.

muhabbet ve eğitim işçisi.
mesleken kırşehirli. (ahi evran)
bedenen çanakkaleli. (doğum yeri)
aşken konyalı. (mevlana-konevi-sırhoca)
aklen istanbullu. (süleymaniye külliyesi- cemil meriç)
ilmen bursalı. (talebe)
kalben darendeli. (somuncu baba)

  • yorum yap >giriş/kayıt

Şu yazılar da ilginizi çekebilir

  • Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Eserlerinde Rüya Kavramı
  • Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber
  • Mehmet Akif'e Vefa Borcumuzu Nasıl Ödedik?!!!
  • Atatürk de Vahdettin de Başımın Tacı
  • Son Şehit...

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeni Üyeler

Şu an 0 üye ve 8 misafir çevrimiçi.

  • hasanhaygun
  • kırılma noktası
  • ilhancan
  • nuralp
  • salihbektas

Son Yorumlar

  • oyyyy
    6 sa. 1 dk. önce
  • hikayenin basi ve sonu
    10 sa. 21 dk. önce
  • Mutlu haber
    3 gün 20 sa. önce
  • Çok şükür... Esaret
    3 gün 22 sa. önce
  • Değişik bir tattı gönülde
    5 gün 16 sa. önce
  • Oy nerede?
    1 hafta 14 sa. önce
  • Nostalji
    1 hafta 1 gün önce
  • Ben O'nun müstearıyım.
    1 hafta 1 gün önce
  • Sanalın zaferi mi bu? Her şey
    1 hafta 1 gün önce
  • 2 aydır haber Hamit Coşkun ve
    1 hafta 2 gün önce

Anket

Gazete alıyor musunuz?":

Duyuru - Etkinlik

  • -Senaristliğini Gokhan Özcan, yönetmenliğini Sadık Battal, kameramanlığını Hamit Coşkun'un üstlendiği "Çek Bir Film" 9 Nisan 22:30'da TRT OKUL'da
  • -Mahalle Mektebi Dergisi
  • -"Serencam Dergi "Aşk" İle Merhaba Dedi"
  • -"Bercest-e seçkisi"
  • -"Sayha Resim Galerisi"
  • -"Sayha İzlence"
  • Rastgele

    • İçerik
    • İzlence

    • Bir Otuzuncu Yaş Hikayesi
    • Mimarlar Aranıyor!
    • Kuyu Dergisi – Ocak/Şubat 2010
    • Irmağın Kıyısında Hasbihal
    • Bir Bir Düşer Şehirler
    • İbrahim Paşalı ile Güneydoğu - I
    • Bir Şehir Bul Bana....
    • Gâvurun elinde olsa Kars’ı başkent yapardı!
    • Hasan Dağı
    • Mehmet Nuri Bingöl: “Edebiyatçılar tek boyutlu düşünmemeli”

    Beğen - Paylaş

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2012
    Gizlilik ve kullanım şartları I Künye

    • söz makamı
    • 100 türk büyüğü
    • kitap makamı
    • site haritası
    • ara
    • İletişim

    @ İktibas - Yazılar için kaynak belirtirseniz acayip memnun oluruz.