Sayha Dergi

  • söz makamı
  • 100 türk büyüğü
  • kitap makamı
  • site haritası
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › ismail okutan yazıları

Kürt Sorunu Üzerine Mülahazalar-2

ismail okutan — Salı, 06/10/2009 - 06:29

Öncelikle değişmez bir gerçeği tekrar etmek gerekir; İçinde bulunduğumuz bütün sorunları aslında İslam’dan uzaklaştığımız için yaşıyoruz. Mutsuz birer köle olduktan sonra Kürt olmanın Türk olmanın ne önemi var. Kendi gerçeğimizden, kendi ruh kökümüzden, kendi medeniyet değerlerimizden uzaklaştıktan sonra Kürt olmanın Türk olmanın ne önemi var. Hepimiz Âdemin çocuklarıysak, Hz Muhammed’in ümmetindensek Kürt olmanın, Türk olmanın ne anlamı var. Din kardeşiyiz söylemi ile bu sorun çözülmedi, çözülemez diyen kesimler olabilir, ancak din kardeşiyiz sözleri tutmadıysa bu rejimin sorunudur. Müslümanların da bu konularda bir sorumluluğu var mı? Elbette bunu düşünmemiz ve tartışmamız gerekir.

Kavmiyetçilik hangi ırk adına yapılırsa yapılsın inancımıza göre hepsi de aynı kategoriye girer. İslam’da tüm milliyetçi, kavmiyetçi fikirler, eylemler batıl olarak değerlendirilmiştir, yasaklanmıştır. Böyle olduğu halde Türkiye’ de İslami kesimler Kürt milliyetçiliğine doğru bir şekilde karşı çıkıp tepki gösterirken, Türk milliyetçiliği konusunda aynı tavrı gösteremediler. Kürt milliyetçiliği tu kaka edilirken Türk milliyetçiliği bariz bir şekilde şirin görülmüştür. Türk milliyetçilerine kucak açılarak İslami esaslara aykırı hareket edilmiştir. Oysa aradaki fark aynı elbisenin birinin kırmızı diğerinin yeşil olmasıdır. Kürt milliyetçiliği Marksist, komünist bir temel üzerinde neşv’ü nema bulurken, Türk milliyetçiliği biraz daha İslami renklerin tonlarını taşıdığı için İslami kesimler tarafından hoşgörüyle karşılanmıştır. Tek nedenin bu olduğunu söylemek de mümkün değil. Çünkü Türk milliyetçileri aynı zamanda devlet tarafından desteklenmiştir. Oysaki tu kaka edilen Kürt milliyetçiliğinin anası Türk milliyetçiliğidir. Ayrıca madem bazılarına göre Kürtler Türklerin bir boyudur, o halde neden kendi boylarına, kendi obalarına karşı bir düşmanlık besliyorlar ki. Burada açıkça ikircikli bir tavır sergileniyor

Eğer resmi ideoloji İslam kardeşliği söylemini istismar ettiyse bu Türk kardeşlerimizin sorunu değil. Devletin kendine meşruiyet arayan ama çözümsüzlüğe odaklanan tavrıdır. Elbette Kürt halkının tarih boyunca yaşadığı bölgede tarihi iflah olmaz sorunlar yaşanmıştır. Elbette Kürtlerin maruz kaldığı sayısızca haksızlıklar yaşanmıştır bu ülkede. Ancak bir sorundan bahsediyorsak bunun sonuçları kadar, hatta sonuçlarından daha çok nedenleri de önemlidir. Sorunun nedenleri doğru tespit edilmedikçe çözüme ulaşılamaz. Sonuçlar ortada duruyor, bunun tartışılacak bir tarafı da yok. Çözüme ulaşılmak isteniyorsa mutlaka nedenler üzerinde durulmalıdır.

Kürtlerin üzerinde uygulanan oyunlardan dolayı sayısız, baskı, faili malum cinayet, terör, sürgün, köy boşaltmalar vs. olaylar yaşandıysa bunun nedeni Kürtlerin Kürt kimliği değil. Daha açık söyleyecek olursak Kürtlerin yaşadığı topraklar üzerinde Siyonist güçlerin emellerine daha kolay ulaşabilmek için çıkardığı sorunlar var. Ortada salt halkla ilgili değil toprakla ilgili bir sorun var. Yer altı ve yer üstü kaynaklar açısından son derece zengin olan topraklara kimin hâkim olacağı, kimin faydalanacağı ile ilgili bir kavga var orada. İsmail Beşikçi de bunu teyit etmektedir: “İstanbul’da sekiz milyon Kürt yaşasa da orası Kürdistan olmaz. Ama Hakkâri’de hiç Kürt yaşamasa da orası yine Kürdistan’dır. Çünkü Kürt sorunu bir toprak sorunudur.”(1) Görüldüğü gibi toprakla ilgili bir meseleden bahsediyoruz. Hem de Arzı Mev’ut haritası içinde yer alan bir toprak parçasından bahsediyoruz. Petrol denizi üzerinde yüzen bir toprak parçasından bahsediyoruz. İşte Kürt halkı bahsettiğimiz o zengin topraklar üzerinde yaşadığı için tarih boyunca bir takım haksızlıklara maruz kaldı. O bölgede hangi halk olsaydı aynı sorunları yaşardı. Aynı sonuçlarla karşılaşırdı. Aynı dertlerle düçar olurdu. Bu gün Afganistan’da Afganlar yaşıyor diye değil, emperyalist güçlerin küresel hesapları olduğu için yapılıyor bunca zulüm, bunca işgal. Filistin’de Filistinliler yaşıyor diye akmıyor bunca kan, bunca gözyaşı. O topraklarda emperyalistlerin ve Siyonistlerin kirli emellerine ulaşmak için çıkardıkları sorunlar, işgaller, katliamlar var. Bosna’da Boşnaklar yaşıyor diye çıkarılmadı çağımızın en kirli, en acımasız savaşı. Irak, orada ıraklılar yaşıyor diye işgal edilmedi, bunca tecavüzü, sürgünü, cinayeti, gaspı, katliamları Arap oldukları için yaşamadı ıraklılar. Tüm bu bölgelerde yaşayan Müslümanlar, toprakları üzerinde gözü olan, projesi olan ehli salip güçlere karşı koyabilecek potansiyel enerjiye, aktif güce, soylu bir direniş birikimine, kıyam ruhuna sahip oldukları için öldürüldüler, sürgün edildiler, haksızlıklara maruz kaldılar.

Emperyalist güçler ırk ayrımı yapmadan Türklere, Kürtlere, Araplara aynı haksızlıkları yapıyorlar. Dolayısıyla Kürtler mazlum olduğu kadar Türkler de mazlumdur bu ülkede. Ancak Kürtlerin mazlumluğu kitlesel ve sürekli olurken, Türklerin mazlumluğu dönemsel ve bireysel olmuştur. Siyonizm’e ve emperyalizme karşı direnişin ana gövdesi, mücadelenin ana membası İslam olduğu için Türk-Kürt demeden İslami kaynaklar kurtulmaya, ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Kürt halkı İslami kültür ve yaşam tarzından dolayı baskılara daha yoğun, daha bariz bir şekilde maruz kalmıştır. İskilipli Atıf Hocalar hangi nedenlerden dolayı idam edilmişse, Kürt halkı da aynı nedenlerden dolayı küresel oyunlara kurban edilmiştir. Asıl amaç İslami düşüncenin, İslami yaşayışın ana gövdesini ortadan kaldırmak, böylece direnişi kırmaktı. Yaşanan bütün acılara, bütün zorluklara rağmen iki cihan saadeti için bizim kimliğimiz İslam olmak zorundadır. Başka çaremiz de yok zaten.

Dipnotlar:
1- Röportaj: Neşe Düzel / Taraf

  • Tefekkür
  • ismail okutan yazıları
  • yorum yap >giriş/kayıt
  • yazıcı sayfası
  • Rastgele Yazı
  • gönder

‘İnsan’dan uzaklaşmak…

nur zelal — Salı, 06/10/2009 - 15:40

Ben bir adım sonrasından başlayayım cümleye;biz,hızla insan olmaktan uzaklaştığımız için geliyor başımıza gelen bütün kötülükler.Aslında başımıza gelmiyor,o kötülüğe kaynaklık eden biziz çünkü. Bütün bu tartışmaların ve açılımların zihnimde sadece boşlukla karşılandığını ve hiç ama hiçbir şey ifade etmediğini söylemek zorundayım artık.

“Kürt meselesi” mi?Gülerim.

Ezilen ırk,erki elinde bulunduran kokuşmuş zihniyet,iktidarla birlikte çöküşe geçen ahlak, ondan önce atılan nutuklar,idealist söylemler,sonrası hüsran,yine hüsran,yine hüsran…

Meselemiz ne?Mesele edinmemiz gereken ne?İslam olmak mı?Ya insan olmayı becerememişsek daha,ya da unutmuşsak ne merem bir şey olduğunu?Ya İslam olmadan da insan olabilenler karşısındaki durumumuz?

“Kadınca,ağlak,hamasi,hüzünbaz,aşırı duyarlı,aptalca,e ne yani” gelebilir bu isyan hali.Olsun varsın.

Küresel oyunlar,Siyonist emeller,va’dedilmiş topraklar….
Hepsi ama hepsi yaşadığı toprağı hızla kirleten insanı kurtaramıyor yalnız.Hele siyaset denen illetin pençesine düşmüşseniz ve kokuşmuşluk her yanınızı sardıysa ve eliniz kolunuz bağlı buğz etmekten bile aciz kalmışsa diliniz,lâl olmuşsanız…

Her defasında aynı karanlık dehliz;o sudan içmemekte direnenler duvarlarına adalet levhaları asmakla meşgul. Hangi eli tutsalar tuzla buz,avuçlarında çürümüşlüğün kesif kokusuyla kalakalıyorlar.

Hayatlarını vakfettikleri ‘hareket’in dipteki yüzüyle karşılaştıkları ânda gözlerindeki incinmişliği karşılamaya yürek yetmiyor.

O kalan birkaç ‘Kelaynak’ için ağıt yakıyor yüreğim sonra,günler ve gecelerce .Hele de hızla azaldıklarını görünce…

Etrafındaki ateş çemberinde ‘insan’ın yanıp kül olmaması için inatla ve inançla direnen o ‘bir avuç inanmış’ın önünde eğilebilirim sadece.

Ötesi mi?Kocaman bir hiç…

Artık ne ‘görüş’ ne de ‘Kalkınma hareketi’…

İnanmıyorum ve reddediyorum hepsini.Hep deneyip hep yanılmanın alfabesini ezberlettiler bize,biz avutuldukça daha da zengin ! leştiler.Ruhları çoraklaşana ve iliklerimiz donana kadar hırs biriktirdiler terkilerinde.

O ‘birkaç inanmış’ her defasında mahzenlere hapsedildi ve yolun kenarına süpürüldü.
Her defasında Amiral Gemisi’nin gediklileri galip gelendi ama sonsuzca yenilendi.

Benim artık bir tek meselem var bu dünyada Sayın Okutan; ‘insan’ kalabilenlerin destanını yazmak…

  • yorum yap >giriş/kayıt

Hepimiz biliyoruz ki hem

Aynur Yavuz — Çar, 07/10/2009 - 19:39

Hepimiz biliyoruz ki hem coğrafya olarak, hem de bir çok yönden yıllarca acının ve haksızlığın başrolünü oynadı Doğu. Bu yüzden her ne kadar eksiği bulunursa bulunsun iyimser bir yaklaşım olarak kabul ediyorum şu 'açılım' dedikleri şeyi.Bu konuda pek bir hemfikir olamasam da sizinle, Meselemiz ne?Mesele edinmemiz gereken ne?İslam olmak mı?Ya insan olmayı becerememişsek daha,ya da unutmuşsak ne merem bir şey olduğunu?Ya İslam olmadan da insan olabilenler karşısındaki durumumuz? sorularının bende de çokça karşılığı olduğunu belirtmek isterim.
çünkü;
içindeki insanlığı yitirmiş bir müslümanlık hiç ama hiçbir şey ifade etmiyor..zaten etmemeli de..
Elhamdülillah ben de müslümanım dedikten sonra İslam'a yakışmayacak bir iki yüzlülüğü sergileyenleri gördükçe/yaşadıkça/şahit oldukça şöyle söyler oldum;Ben önce insan,sonra müslümanım...
Böylelikle, hem inceden inceye kırılmamış oluyor kalb, hem de sonsuz inandığım güzelliklerin üstüne gölgeler düşmemiş oluyor...

Ya İslam olmadan da insan olabilenler karşısındaki durumumuz? Çokça düşünülmesi gereken oldukça haklı bir soru...

  • yorum yap >giriş/kayıt

islam olmadan insan olmak

ismail okutan — Çar, 07/10/2009 - 09:51

islam olmadan insan olmak mümkün mü? bunu derken belliki insanın fiziki değil değil manevi boyutunu, hal ve hareketlerini, ahlakını, kısaca eylem ve söylemlerini kastediyoruz. rabbimiz nasıl insan olunabileceğini en iyi şekilde peygamberlere öğretmiştir. onları da insanlara model olarak göstermiştir.nasıl insan olunabileceğini kitaplar göndererek öğretmiştir. o halde islam olmadan insan olmak çok zor. neredeyse imkansız gibi. sadece akılla doğruyu, adaleti, iyiyi, güzeli,barışı, huzuru, mutluluğu bulmak mümkün olmadığına göre islam olmadan insan olabilmek neredeyse imkansız gibi. insanın kulluk boyutu var ayrıca. beşeriyete göre insan olmanın en önemli özelliklerinden bir tanesi vefa duygusudur. vefaya rabbimize verdiğimiz söz bağlamında yaklaşırsak kulluk kendiliğinden ortaya çıkar. o halde beşeri düşünce dahi kulluğu gerekli kılmaktadır. o halde vefa olmadan ya da kulluk olmadan insan olunmaz. insani olunmaz.

  • yorum yap >giriş/kayıt

Sevgili Nur Zelal, Insanligin

medine dogan — Salı, 06/10/2009 - 16:05

Sevgili Nur Zelal,

Insanligin icinide o kadar bosallmis ki,Onu bulmak icinde yine kaybettiklarimi aramamiz gerekiyor.Insani anlamli kilan onun degerleridir.Islamsiz insan bize ne katabilir ki?
Herkes yaptiginda elbette hesaba cekilecektir.Biz isimize bakalim.....

selam ve muhabet ile....

  • yorum yap >giriş/kayıt

"Muslumanim diyenlerden daha

medine dogan — Salı, 06/10/2009 - 15:00

"Muslumanim diyenlerden daha guzel sozlu insan varmidir?"
Ne mutlu kardesce sevebilenlere.

Ne mutlu dini islam olanalara.

  • yorum yap >giriş/kayıt

Benzer Yazılar

  • Hayat İki Ağlayış Arasında Bir Gülümseyiştir.
  • Medeni Şehirler Uygar Kentler
  • Var Olma Kuramı Olarak Çatışma
  • Köle Karakterli İnsanlar
  • Varolmak: Cebr ve İşrâk

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • Komşularımız
  • Fotografhane
  • Kategoriler
  • İzlence

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeni Üyeler

Şu an 0 üye ve 8 misafir çevrimiçi.

  • Ercan Olaş
  • adem gülsoy
  • Çetin Yeşil
  • irem sultan
  • mucahit

Son Yorumlar

  • "uyanış"
    11 sa. 13 dk. önce
  • Vadi Şenleniyor,yaşasın...
    1 gün 10 sa. önce
  • kalimat.....
    2 gün 20 sa. önce
  • kelime.....
    2 gün 20 sa. önce
  • Şiddete meyyal
    4 gün 11 sa. önce
  • Şiir ve şaire dair söylenen
    4 gün 11 sa. önce
  • bu taşı görünce aklıma
    1 hafta 2 sa. önce
  • Bu dünyada yolcu olduğunu
    1 hafta 2 sa. önce
  • Fotografcinin aci talihi
    1 hafta 19 sa. önce
  • TSE standartlarında..
    1 hafta 1 gün önce

Anket

Asla Vazgeçmem...:

Fotografhane'den

Kendiyle

Rastgele

  • İçerik
  • İzlence

  • Cahit Zarifoğlu - Mavi gök orda mı
  • Mum ve Gözyaşı
  • Bir nokta kitaplığından yeni kitaplar
  • Mimarlar Aranıyor!
  • Modern Dünyada Bir Ahi: Cihad Meriç
  • Mülteci Hayatlar
  • Ruhum Ötelere Hasret
  • Soru Sormak İyidir
  • Temrin Ekim Sayısı Çıktı
  • Tarık Buğra İle Sanat İklimi ve Romanları Üzerine Bir Sohbet

Gözdeler

Bugün:

  • Bayramınız Kutlu Olsun
  • Nice Bayramlara Ulaşmak Temennisiyle...
  • Okul Sevgisi

Son görüntülenme:

  • Dosta ve İnsana Mektup
  • Enine Boyuna Dergi
  • Konya Endülüs Etkinlikleri

Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2010
Gizlilik ve kullanım şartları I Künye

  • söz makamı
  • 100 türk büyüğü
  • kitap makamı
  • site haritası
  • ara
  • İletişim

@ İktibas - Yazılar için kaynak belirtirseniz acayip memnun oluruz.