Elim Sende
Aynur Yavuz — Salı, 24/11/2009 - 15:47
Gel biz yakalım bu şehri. Yerle yeksân edelim tüm anlam bütünlüklerini, imla kurallarını. Bir anlatım bozukluğuydu bu hikâye desinler.Biz bu şehri yakalım gel.
Dün gece hayata aynı delilikle devam etme kararı aldım. Kalabalıklara teğet geçecek bir ömür için tek taraflı bir anlaşma imzaladım kendimle. Yazıya inandığım kadar insana inanmadığımın kanıtı olarak dedemden kalma bir alışkanlıkla en kalın kitaplardan birinin arasına sakladım kırmızı mürekkep imzalı metni.
Işığı söndürüp kaldığım yerden devam ettim hayallere.Şehir, ateş, biz.. İmla kurallarını hesaba katmazsak yan yana düşemeyecek kadar uzağız birbirimize.Vazgeçtim şehirden ve yangından . Hem bunca acıdan sonra hangi masal uyutur bizi?
İnandık.İnanmıştık.İlle de yaşamaktır aşk derken biran olsun ölümü yolcu etmedik kapımızdan.Tereddüte mahal yoktu.Bizde aşk ölümdü. Ölüm zaten aşktı. Bu denklemde sırrını gözlerinde saklayan bir cariye olmalıydı aşk.
İnanmak, eylem gerektirir. Eylem, gönül.. Hayatında bir “niçin”i olan kimse bütün “nasıl”larla iyi geçinebilir diyorlar. Evet.Ve fakat gördük ki geçmişini yollarda yitiren bir devşirmenin yüzüymüş yalnızlık.
Suya, toprağa, ateşe ve yağmura aşina kılındığı kadar çabuk alışamıyor kalp ayrılığa. Yıllar neşter vurmuyor bu yaraya. Hangimiz düş hangimiz gerçek ? Hangimiz yâr hangimiz yâd ? Suallere cevap bulunmuyor. Kan tutuyor geceyi. Celladına boyun eğmiş bir suçsuzun feryadı oluyor suskunluk.
Meğer ayrılık, en hoyratıymış gurbetin.
Şimdi yüzümde soğuk bir nefes yokluğun. Zamanlar girift. Şarkılar hüzzâm. Dışarıda güneş varmış. Her gece gündüze dönermiş.Sanki çok mühimmiş. Değil mi ki hayat zıddıyla kaimdir.Değil mi ki ”nefes, hayat bahşederken aynı zamanda ölüm getirir. “ Acı çekmenin varoluşun bir ispatı olduğunu bilmiyor kalabalıklar. Hangi makam ve hangi renkte olursa olsun avunmak değil yaşamaktır dileğim.
Sevdiğim! Buralarda kuşlar hüzünbaz.
Çocukça bir eylem, büyükçe bir ruhla tamamlayacak olursak; elim sende…
yirmi dört kasım İstanbul ve bir de ayaz.

hüzün
yavuz akengin — Salı, 01/12/2009 - 17:26yirmi dört kasım İstanbul ve bir de ayaz. elimde birikmiş hüzünlerim, dilimde asırlık sevdaların toz kokulu şarkıları. yürüyorum. küçük serçeleri ürkütüp kaçırmak istemeyen bir ruh hali ve bu ruh halini "taşıyamayacağını" söyleyen sen; hadi gel, gel sevdiğim bu gece bu şehri, bu gece bu kasvetli ve kalabalık şehri, bu gece İstanbul'u yakalım... atalım içine yangının, "geçmiş"e ait her ne varsa. sonra...
çok sonraları, elin bende iken kendimizi atalım yangına. ki belki o sayede diriliriz bir gün yeniden havva'nın karnında...
Sayha, susmanın da güzel
Aynur Yavuz — Pzt, 30/11/2009 - 11:30Sayha, susmanın da güzel olduğu yer diyoruz... Bu gerçeği içselleştirmiş biri olarak, yorumları dikkate almamaktan değil de başka başka sebeplerden ötürü, içten ve zarif sözlerinize bu seferlik bir karşılık vermezsem ayıp etmiş olmam umarım...
Yaşamaktır dileğim
canan — Paz, 29/11/2009 - 01:17Hiç yaşamak istermiydim sorulsa,
Bu kadar acı biriktirmek ve sonrada karşısına geçip avunmak değil yaşamaktır dileğim,
diyorsunuz;
sen git
Günseli Işık — Cts, 28/11/2009 - 23:02ağlamam lazım, çok canım yanıyor...
oysa ben susuyorum, körolası umut, öldürmüyor.
git sen, ben yaparım bir şeyler. sen git. ölürüm ben...
(içimden geldi)
Yüreğine ve kalemine sağık
M.uğur AVCI — Cts, 28/11/2009 - 22:10Yüreğine ve kalemine sağık ...
Yıldız olmak kolay olmasa
ebrar — Cts, 28/11/2009 - 19:22Yıldız olmak kolay olmasa gerek,çünkü ışık saçması için yanması lazım...Aynur hanım yazılarınızın devamını bekliyorum.Okurken kendime o yazının içinde parçalar buluyorum.ben esma göl bu arada.kendine iyi bak.
Kimde el değiliz ki,
Hazal Sarı — Cum, 27/11/2009 - 03:40Kimde el değiliz ki, kendimizden başka...
Güzel hüzünlerdi...
yirmi dört kasım İstanbul ve
Kerem Dağlı — Per, 26/11/2009 - 16:35yirmi dört kasım İstanbul ve bir de ayaz.
ve yalnız ve küskün bir hüzünle uçan kuşların yalnızlıklarına bir de istanbul ağrısı eklenip uzak susmalara ve derin ve sessiz ağlayışlara gark olunan ayazın tam ortasında kordan iki damla yaş...
ellerin boş kalmaması ne güzeldir hey...
Bir anlatım bozukluğunda
Nilay Bolattaş — Salı, 24/11/2009 - 21:07Bir anlatım bozukluğunda anlamlı bir heceden daha fazlasını bulduğumdan mıdır bilinmez, tanıdık bir hüzünle buluşturdu beni kaleminiz Aynur Hanım :)
İstanbul'u bilmeyen ama ayazı ve hüzünbaz kuşları yakından tanıyan biri olarak,kaleminize mürekkep olan hüznünüz beni ayazlı ve hastalıklı bir gecede kendime getirdi diyebilirim.Muhabbetlerimle:)
içimizde seslenmeye
Zehra Betül Bıyık — Çar, 25/11/2009 - 23:34içimizde seslenmeye kıyamadığımız notalara dokundunuz. Ne desek bilmem ki...
yüreğinize sağlık..
kirpiklerimin ucunda idamını bekleyen yaşlar asılı...