Toplum Mühendisleri Yine İşbaşında
ismail okutan — Cts, 05/12/2009 - 08:56
Danıştay Sekizinci Dairesi, YÖK’ün yükseköğretime girişte katsayı puanı uygulamasının kaldırılmasını sağlayan 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle İstanbul Barosu tarafından açılan davada, YÖK'ün kararını oy birliğiyle durdurması bir insan hakları ihlalidir. Meslek liseleri aleyhinde olan adaletsiz katsayı uygulamasının kaldırılamadığı ortaya çıkmış oldu. Toplum mühendisleri yine toplumun genleriyle oynamaya başladılar. Bunlar hayra alamet şeyler değil. Bu zulmün katsayısını hesaplamak çok zor gibi gözüküyor. Toplum mühendisleri yine işbaşında ama gelecek nesillerin nasıl şekil alacağını hesaplayamadıkları açıkça ortada.
Bu karar, meslek eğitimine öldürücü darbeler vuran bir karardır. Millete yapılan büyük bir zulümdür.İçinde bulunduğumuz ekonomik krizin de ortaya çıkardığı bir gerçek var; meslek eğitimine yönelmeden, meslek eğitimini teşvik etmeden ülkenin kalkınması, işsizler ordusunun azalması, üniversite kapılarında milyonlarca gencin yığılmasını engellemek mümkün değildir. Bu karar Millete ve Milletin değerlerine karşı başlatılan savaşın yani 28 Şubat darbeciliğinin bir yansımasıdır. Darbe zihniyetinin bir ürünüdür. Tamamen millet aleyhinedir. Hatta milletin özünü, milletin çocuklarını hedef alan anti demokratik bir uygulamadır. Meslek liselilerin üniversiteyi kazanabilme umudunun kursaklarında bırakılması ne büyük bir ihanettir, ne büyük bir aldatmacadır. Bu adaletsiz uygulamayı kaldırmadan önce gerekli hukuki alt yapı çalışmalarını, ön hazırlıklarını yapmadığı için yüz binlerce Anadolu çocuğunun meslek liselerine bir umutla, bir hasretle koşmalarına neden olan ve umutları boşa çıkaran hükümetin samimiyet ve dirayet noktalarından sorgulanması gerekmektedir. Sorumsuz bazılarının söylediği gibi burada sorumlu sadece Danıştay mı? Hayır, Danıştay’dan önce sorumlu hükümettir. Bu kararı veren Danıştay Sekizinci Dairesiyle birlikte Olaylara adeta seyirci kalan, yüz binlerin umudunu boşa çıkaran sayın yetkililer de kaşıktan çıkmış AK kaşık değiller.
Bilimsellikten uzak olan bu uygulamayı savunmak millete ve ülkeye düşmanlıktır. Bir türlü anlayamadığımız şey; adaletten ve eşitlikten yana olması gereken hukukçuların tam tersine adaletsizlikten ve eşitsizlikten yana tavır koymalarıdır. Meslek Lisesi öğrencilerine üvey evlat muamelesi yapılan bu sistemde Anadolu çocuklarının başarılı olmaları ve istedikleri yerlere gelebilmeleri bu durumda imkânsız gibi görünmektedir. Bu uygulama eğitimde imkân ve fırsat eşitliği ilkesine aykırı düşmektedir. Dolayısıyla anayasaya da aykırı bir uygulamadır. Bu uygulama milli eğitim temel ilkeleri arasında ilk sırada yer alan genellik ve eşitlik ilkesine aykırı düşmektedir. Eğitimde imkân ve fırsat eşitliği dolayısıyla anayasanın 9. maddesine de aykırı bir uygulamadır. Yine anayasanın 42 maddesinde‘’Kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz’’ cümlesiyle de bağdaşmamaktadır.
Millet adına karar veren Yargı, milletin sorunlarına çözüm getiren kararlara imza atmalıydı. Milletin beklentilerinin aksine vicdanları ve adalet duygusunu yaralayan bu karar, bayram günlerinde yüz binlerce meslek lisesi öğrencisine ve ailelerine kara bir haber olarak ulaşmış ve hüzne boğmuştur. Bu haksızlığın düzeltilmesi için hiç vakit kaybetmeden başta Hükümet olmak üzere YÖK’ün, Meclis’in ve bütün yetkililerin ne gerekiyorsa yapmaları gerekmektedir. Umutları boşa çıkaran hükümetin samimiyet ve dirayet noktalarından sorgulanması gerekmektedir.

Nedense Danıştay'a karşı
Halid Aslan — Per, 10/12/2009 - 17:06Nedense Danıştay'a karşı içimde karşı konulmaz bir sevgi büyüyor, Danıştay dedikçe yüreğim titriyor, hasreti ile yanıyorum. Hayırrdır inşaallah...
http://www.haber7.com/haber/20091210/Danistay-YOKun-itirazini-reddetti.php
Bir dayanılmaz kucaklaşma
Halid Aslan — Pzt, 08/02/2010 - 15:55Bir dayanılmaz kucaklaşma daha: http://habertaraf.com/haber/13742.html
Demokrasi ne çok oyuncağın
cihad meriç — Per, 10/12/2009 - 20:48Demokrasi ne çok oyuncağın varmış.
Yarın öbür gün bu yargı kozu da ellerinde tükendiğinde ne yapacaklar ben onu düşünüyorum.
Son yüzyılın tarihi bu şekilde okunacak heralde;
1.Darbe dönemi: açık açık askeri darbe devri.
2.Darbe dönemi: rütbesiz sivil toplum hareketleri darbe devri.
3.Darbe dönemi: adaletsiz yargı darbeleri devri.
bu arada halkta uyanıyor: http://www.katsayimagduruyuz.com
sanal ortam çıktı; nasanın ve pentegogun bile karizması çizildi.
iran bile sanal ortamdan kumanda edilen eylemlerle uğraşıyor.
meslek liseleri kumpaslarla, ayna anahtarlarıyla, bijon anahtarlarıyla, bilumum anahtar çeşidiyle yürürse görürler günlerini.
sade bir muhabbet
"Yapma"larla bir yere
Nefi Selamoğlu — Salı, 08/12/2009 - 16:28"Yapma"larla bir yere varılamayacağının bir örneği daha. Herkes haddini bilecek. Kanun koyucular da, kanuna tabi olanlar da. Böbreğin isteğine göre iptal, dalak için durdurma, mide için yeni madde... Bunlar beşeri... Yani nakıs ve menfaatçi. Allah akıl fikir versin.