Gece Meryem'dir Biraz
Şahan Çoker — Paz, 20/12/2009 - 07:47
Susarsa içindeki şiir söyleyen çocuk
Yuvalandığında göğsüne
Sarışın kuşların göç sancısı
Fırlanır parmakların şarabi yüzünden
Sudan önce ateşe banmanın yanlışlığıyla
Ve anlarsın ki gece,
Meryem’dir biraz
En büyük sırra gebe olmaktır şiir
Katıksız uzun yola çıkarken
Besmele ile başlanmış bir intihar gibi
Güllerle kesmektir bileklerini
Susarsa içindeki şiir söyleyen çocuk
Sabahların gurbet olduğu zamanlarda
Söylenmekten eprimiş kelimelerin biter
Terli bir at seğirir o an böğründe
Buzdan yataklarında yalnızlık sevişir
Bütün yargıcıları kızdıracak
Sözler söylemeye başlarsın
Makamı mahur ayrılıklardan
Susarsa içindeki şiir söyleyen çocuk
Camdan mabetlerinde pişmanlıklarının
Dualar eğreti olur diline
Sinsi bir hastalığa döner gülüşün
Yüzüne yakışmaz aynalar
anlarsın senin bulduğun, ötekinin kaybettiğidir
Gölgesini sıvamıştır hayatın üzerine giden
Gözlerin yasadışı ağlar artık
Hayatın mısralara sığmayan yanında
Susarsa içinde şiir söyleyen çocuk
Korkulardan bir kuyu olur şehrin
Utanmadan kendini Yusuf sanarsın
Delirir yaraların kurtlanan masalında
İmanına sorarsın kendini
Anlarsın ki güzel değilsin ve olmayacaksın
Açarsın kitabını sorarsın mahşere beş kala
Senden geriye kalan kimdi
Soyu tükenen bir çılgından başka
Susarsa içinde şiir söyleyen çocuk
Yüzüne kapanan bin kapı
Bir kapıyı açsın diye yalvarma zamanıdır
Gece Meryem’dir biraz diyorum
Konak meydanına çöküp söylüyorum bunları
Plastik suratlı adamların ortasında
Makyajdan çürümüş bulvarlara inat
Yılgın savaşçılar tarihinde bir ayraç gibi
Büyük aşklar için büyük ayrılıklar kitabında belki
Benim de adım geçecektir şimdi
Yüzyirmidörtbin şahidi var aşkın
Sırrına Yalvarıyorum
Lailaheillalah
Buradan sesli dinlemenizi tavsiye ederim
- Şahan Çoker yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- Rastgele Yazı

Bu şiiri paylaştığınız için
Şeyma AKKAN — Pzt, 21/12/2009 - 19:52Bu şiiri paylaştığınız için teşekkür ediyorum şahsım adına...Bir şeyler için çırpınan, çabalayan, yüreği yanan el-amanlar için her gece biraz Meryemdir o zaman.Ne güzel ifade etmiş ki "Büyük aşklar için büyük ayrılıklar kitabında belki, Benim de adım geçecektir şimdi Yüzyirmidörtbin şahidi var aşkın... "Nazan Bekiroğlu dersime giriyor dersinde dedi ki: "Büyük yazarları büyük diller var eder, büyük dilleri de büyük kabiliyetler geliştirir." Yine dedi ki: "Dil gramer alimlerinin elinde değil kabiliyet ehlinin elinde gelişir." tıpkı bu şair gibi ve bu yazıcı gibi değil mi?
hatırlamaz bile Mustafa
Şahan Çoker — Çar, 23/12/2009 - 18:44hatırlamaz bile Mustafa Kutlu'ya çalışma gönderdim epeydir görmüyor beni unutmuştur..bana çok değerli çabalar bunlar ama daha çok okumalısın yazmış . içimden 30 yıldır okutuyonuz beni artık yazacam dedim..iki senedir tekrar yazmaya hız verdim..kimse görmesede el kaldırıyorum..buradayım..kötü şiirler yazıyorum belki ama sahici şiirler..elimi görüpte selam verdiğiniz için teşekkür ederim
alaha emanet olun
www.sahanhoca.com
Denizi çektik
Kâni Çınar — Paz, 20/12/2009 - 19:00Denizi çektik içimize...
kaybettiği öteki ile seni bulduğu yol ayrımında
içimizdeki çocuk sustu da
biz ne çok anladık bu susuşun ciltlerinden kayan kelimeleri.
Plastik suratlı adamların ortasında
Makyajdan çürümüş bulvarlara inat
Veyl şaire. Acısını an be an yeni,den yazan şaire. Ne zordur şair yaşamak. Şiir gibi...
....
Belki şiirle savaşa tutuşabilir ve şairleri yalancılar olarak deşifre edebiliriz. Ele geçirdiğimiz ganimetleri, yani kelimeleri berhava edebiliriz mesela. Nam ve nişane bırakmayabiliriz asardan.
Bu yazı için fazla ciddi bir isyan bu. Cesaret ister. Zorbalık ister. Kan ister.
Oysa.
Bir yaşamdır şiir.
Ve bir şair yaşantısıdır ancak şiir.
Şiirsel bir yaşantı mı? Yaşantının şiir hali mi?
İkisi de belki.
Neden olmasın ki?
Kim şair?
Şiir olup yaşayan.
Kim şair?
Yaşamı şiir olan.
Mesela.
Altı çizili yüreklerin hepsi mesela. Yani peygamberler tertemiz bir şiirdir.
Mısra-ı bercestedir Allah dostları.
Okundukça doyulmayan, koklandıkça kanılmayan, yaslandıkça yıkılmayan.
Her okumada taptaze, bitimsiz imgelerle karşımıza çıka peygamberler zirve değil midir?
Kim şiir?
Musa.
Kim şiir?
Yusuf, Zekeriyya…
Kim şiir?
İbrahim, İsmail, İsa…
Kim şiir?
“İki Cihan Güneşi…”
http://www.kanicinar.com/2009/12/18/kim-siir/
bu bir tevbe
Şahan Çoker — Pzt, 21/12/2009 - 00:15bu bir tevbe şiiridir...günahla arasındaki ince çizgiye basmış olabilirim diyen ayağını çektiğinde bile utanmış adamların şiiri..Ateşten değilde imanından korkan,cennet değilde sııra aşka talip olan adamların..şair bir hayali ruh içinde yazmış bunları..yoksa o mertebe nereeeee, biz nereeee
Beni yalnız bırakmadığın için duacıyım sana aziz kardeşim..yokuşumda yorulup o değerli zamanını ayırdığın için
selam ve dua ile
www.sahanhoca.com
Çocuğun kıyameti...
nur zelal — Paz, 20/12/2009 - 13:58İçimizde ağlayan,çırpınan, "Plastik suratlı adam"lara ve "Makyajdan çürümüş bulvar"lara direnen o çocuk "insan" tarafımızın aynası.Arada gönül kapımızı çalar,davetsiz bir misafir edasıyla kurulur sırça köşkümüze,omuzlarımızdan kavrar ve sorar:
Söyle ey savruk çocuğu dünyanın, "Makamı mahur ayrılıklardan"sana kalan susmak mıdır?
"Şairler vurulmalıdır"diyorum da dönmüyorum sözümden.Dünyanın selameti için,çocuğun bir masala uyuması için...
Düşelim mi yakasından şiirin?...
Denize karşı durulmalı
Şahan Çoker — Paz, 20/12/2009 - 17:31Denize karşı durulmalı diyordu şaban Abak..şairler vurulmalı diyorsunuz siz..
koca denizde bir katreye göz yummalı bence..Daha söylenecek çok söz vardır..Balık bilmesede bilecek vardır..
selam saygı ve dualarımla
www.sahanhoca.com