Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
  • site haritası
Ana sayfa › Bloglar › Molla Kasım yazıları

Literatüre Mütevazi Katkılarım Beyanındadır

Molla Kasım — Salı, 18/03/2008 - 15:45

Durmadan kapımı aşındıran ve son yaşananlara dair benden fikr-i beyanı isteyen sevgili kaarilerim, aziz cevelanlarım… Evet anlıyorum sizleri. Ofsaytta kalmamak için yolumu gözleyip mücella fikr-i sabitimden istifade etmeyi murad etmektesiniz. Puanlarımızı çalıp bizi kümeye gönederen hakemi alelade birkaç kelam ile silkeleyip bir köşeye savurmamı, Mollalığıma ilaveten bir de cübbe giyerek kamuoyunu rahatlatmamı, “ben Paris’te iken…” mahreçli sözlerimi, Gazete manşetlerini elime alıp hak ile yeksan edecek önemli ve dahi hayati ipuçlarını serdetmemi dört gözle beklemenizi anlıyorum.

Sizi ampül gibi aydınlatayım da karnınızın şişi insin cevelanlarım, huzura eresiz, horul horul uyuyasız. Öyle ya Molla Kasımınız nazar-ı pür dikkat ile sizlere dualar idüp üfürüklerini göndermektedir. Siz bir de sağ yanınızdan sol yanınıza dönesiz evlatlarım…Bir de esneyip bakasız ve anlayasız:

Ampül nasıl ki gavur icadıdır sevgili vatandaşlarım binaenaleyh parti pırtı işleri de aynen ve tıpkısı gibi gavur icadıdır (bakınız feteva-yı saçmaliyye madde: 182 ve ahiri) Bunun içün değil midür ki futbol hâlâ ayak ile oynanan bir oyun olarak kalmış ve her lodos esmesinde biricik Urfa’nın üzerine çöl kumları hicret eylemişdür. Bunlar dahi bilinen ve ayarlanan slikon vadisi ensrümanlarıdır çün gizli şeriat isteklerinün esamesidir.

Kimse kimesneyi kandurmaya, kelek atmaya, zinhar cemaat içinde hıyaru tek başına yemeğe. Fecr-i kazip ile seher arasında uyanup tekrar uyumaya. Uyandığın sanup seni rejimsel psikomanyatik alanlara dahil edeler ki ıslahı sevgili Mollanız tarafından dahi yerine getirilemeye.

Mamafih sevgili kaarilerim bendeniz bir zamanlar “Ölüye gidip ağlamalı, düğüne gidip oynamalı” desturunca ve kemâl-i ciddiyet edâsı ile ağlaşanların “hakkınızı helal edinüz” nidalarına bakıp “eyvah” dedimdi "gitti gül gibi iktidar partisi." Şimdi kayt altına alınıp ölülerin ardından fatiha bilem okutuluyor bu iktidar zemanesinde deyü elektriğün fişlerin bir yerlere takacaklar dimüştüm. Ve dahi akabinde ve detayında (bu ifade yekununu zannetmeyin ki Heredot Cevdet’ten aldım aksine ve dahi zıddına ona bendenüz defalarca kıraat ettürüp öğretmiş idüm) kocaman bakan filan olmuş bir zat-ı muhterem tedrisatımızdan geçmediği belli olur bir şekilde elinde koskoca bir makas, geçüp kırmızı kurdelalanın başına ve sela okur gibi “bissmillahirrahmanirrahimm” deyü açıvermişti bir sürü fabrikayı da bilmem kaçıncı vukuatını ircaa etmüş idi hökümetin.

Hatta ve bir daha hatta devlet ricalünden bir sürü takım elbiseli, gıcır ayakkabılı zat-ı muhteremler cemaat ile Cuma namazı kılup daha vahimi çıkışta “Allah rızası içün” deyü el açan bir guraba ordusuna medya karşısında sadaka tasadduk eylemişlerdi de bir çivisi daha fırlamıştı baraka-ı hümayunumuzun.

Emsalleri misallerle zincir edüp birilerinün boynuna asmak pek kolay be cevelanlarım lakin bu akıllanmamaktır ve dahi işte ders almamakdur. Yeşille yatıp yeşille kalkarsanız yeşil sahalardan emekliliğiniz erken olur. Size mi düştü şehirler yetmemiş gibi dağların ovaların yeşilliğin. Oh olsun işte deyesim geliyor emma kör olası vicdanım el vermiyor. Yine de görün siz bir tutam otun görün başınıza açtıkların.

Ot dedim de aklıma geliverdi sevgili vatandaşlarım. Malumdur ki “Şeriatın kestiği parmak acımaz” dirler. İmdi bu serlevhayı ampülle birleştiriversem irticanın ayağına kurşun sıkmış olur muyum? Ya da “bizim oğlan bina okur, döner döner yine okur” diyüp biz yine başa döneriz olan ezilen otlara olur feryad u figanını kopartsam darbe çığırtkanlığı mı yapmış olurum? Yahu otlara ne olur pekiy hiç düşünmez misiniz? Ot deyip geçmeyiniz sevgili vatandaşlarım.Ot bir gıdadır ve dört ayaklı mahlukatın şifasıdır. Yerler, öğütürler, def-i hacet ederler ve bize “mesel” olurlar. Ahan da mesel sizlere:

Köyün ağası günün birinde marabasıyla karşı dağdaki köye yolculuğa çıkar. Tabi ağa atın sırtında maraba yerde. Hava sıcak mı sıcak, maraba nerdeyse telef olacak. Tam bu ahvalde giderlerken ağa yerde taze bir tezek görür ve marabaya "Ulen Hüso, bu tezeği yersen yer değiştiririz." deyince, maraba hemen o taze ve sıcak tezeği yer. Ağaya da attan inmek düşer.

Ama hava öyle sıcak, yol öyle engebelidir ki ağada takat kalmaz. Tam bu sırada bu kez maraba yerde taze tezek görür. "Ağam be, sen şu tezeği yiyebilinsen ?" deyince ağa gözünü kapatır ve yer. Tabi maraba aşağıya, ağa atın tepesine. Akşam olmadan karşı köye yaklaştıklarında ağa marabaya "Ulen Hüso, sabahleyin ben atın üstünde sen aşağıda idin, akşam oldu yine aynı, öyleyse biz b.ku niye yedik? "

Neler de biliyor bu Mollam diyesiniz diye yazıyorum bunları evladlarım, Mollanızın kıymetini daha iyi anlayasınız diye. Başka şeyler düşünmeyesiniz sakın ha…

Haydi hepiciğinizi Allah’a emanet ediyor, gözlerinizden öpüyorum.
Sevgili vatandaşlarım.

  • Molla Kasım'ın Sahih Rüyaları
  • Molla Kasım yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
  • Rastgele Yazı

Hikâye bu ya

Nefi Selamoğlu — Pzt, 31/03/2008 - 20:23

Ne alaka dimeyesiniz Mollamız efendimiz, etrafa bakınırdım da senden başka alimini göremezdim. Hürmet eder ellerinden öperim.

Hikâye bu ya, padişahın biri ünlü bir tarihçiyi çağırarak, kendisini öven bir tarih yazmasını emreder. Ünlü olduğu kadar da onurlu tarihçi: “iyi de devletlim, sizin övgüye değer bir tarafınız yok ki..” der. Padişah: “Tiz, Rabbine kavuşturun!” dese, tarih hiç yazılmayacak. “Bu mel’unu zindana atın ve istediğim tarihi yazmayı kabul edene kadar bütün işkenceleri deneyin” diye ferman eder. Tarihçiyi zindana atarlar ve aşamalı olarak üzerinde bütün işkenceleri denerler ama tarihçiye böyle bir tarih yazmayı kabul ettiremezler. Bizim olmazsa olmazlarımızdandır bilirsiniz ya en küçük oğlan akıllıdır ya da padişahın akıllı bir veziri vardır; işte bu akıllı vezir çıkar bu hikayede ortaya ve padişaha: “Sultanım bana yetki verin, sizin istediğiniz tarihi yazdırayım; çünkü öyle bir işkence biliyorum ki ona hiçbir alim dayanamaz.” Padişah da: “bre ne durursun, ne gerekiyorsa tiz yap” buyurur. Akıllı vezir bütün ülkeye ilan eder: “memleketin en cahilini bulup saraya getirene on kese altın verilecektir…” İlanı duyan herkes cahil avına çıkar. Saray, cahile keser. Akıllı vezir, bunların da en cahilini seçer. Zindanın, tarihçinin kaldığı hücresine atıverir. Cahil, tarihçiye uzun uzun baktıktan sonra:
- Burası, nere? diye sorar.
- Sarayın zindanı, der tarihçi
- Saray ne demek?
- Padişahın oturduğu yer
- Padişah kim ki?
- Devletin başındaki adam
- Devlet ne demek?
- Milletin teşkilatlanmış hali
- Millet kim?
- …

Tarihçi dayanamaz; vezire haber yollayarak: “Ne olur, beni buradan çıkarın, istediğiniz tarihi yazacağım” deyiverir.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Mollam yan taraftaki ankete

Halid Aslan — Çar, 19/03/2008 - 19:46

Mollam yan taraftaki ankete hiç değinmemişsin, hayırdır, görmedin mi, ihtiyarlık mı?
Biz seni demokratik yollarla başımıza getirmek için kamuoyu oluşturuyoruz sen tutmuşsun futbolun hala ayakla oynandığından filan dem vuruyorsun. olmaz ki canim?...

Allah seni başımızdan eksik etmesin Mollam. Selametle kalasın.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

...

Selman Maltaş — Cts, 22/03/2008 - 02:44

Çok yaşayasın Molla'm.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Benzer Yazılar

  • Meksika Sinirim Beyanındadır
  • Mollanızın Tedavüle Çıkışı Beyanındadır
  • Anadol'un Eşekliği
  • Adamlık beyanındadır
  • Dumanın Çıkamadığı Yer Beyanındadır

Kategorilerden

Düş Vakitleri Kimdir Nicedir İz Bırakanlar Gülü Gülle Tartarlar İçe Dönüş Hür Tefekkürün Kaleleri Haberdar Ümidlere Dair Berceste Güncel Söz Ola Gonca Hüzün Alanı Makamı-ı Dikkat Ümmet Coğrafyası Kişilere Dair Tefekkür Kara Kalem Yazıları Yürek Yarası Hay Sızı Zamana Dair Şiir Makamı Tanıtılanlar Hakikat Hikayet Gelişi Güzel
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler

Şu an 2 üye ve 12 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • Halid Aslan
  • Kâni Çınar

Duyuru - Etkinlik

- 1 ocak temrin 2009
  • - Minare Dergi-3
  • - CAFCAF'ın konyaya bir jesti : Cafcaf Kitap Cafe
  • - İHH Gazze İçin Acil Yardım Kampanyası Başlattı
  • - Gazze yanıyor!..
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Sayha'ya nasıl ulaştınız?:

    Son yorumlar

    • “Ölüler gibi donmuş bizlere
      7 sa. 55 dk. önce
    • Keşke bu kadar acı
      8 sa. 36 sn. önce
    • Yorgun bir aynada Göz kırpan
      8 sa. 6 dk. önce
    • özeleştiri
      13 sa. 25 dk. önce
    • koptu uçurtmanın ipi
      1 gün 1 sa. önce
    • Bu da güzel bir eylemdir
      1 gün 8 sa. önce
    • en büyük eylem budur
      1 gün 12 sa. önce
    • şiirin başları slogan gibi
      2 gün 3 sa. önce
    • eylem
      2 gün 3 sa. önce
    • ...
      2 gün 3 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

    Kocaman Yazarlar

    • Bekir Fuat
    • Muhteşem Mollamız

    Bekir Fuat her hafta bizimle... Bekir Fuat her hafta bizimle... İsterse olmasın... Kendi bilir, şapkasız resimleri var elimizde, hatta 48 numara çıplak ayakları ve daha neler, neler... Bilmeyiz yani.

    Gözdeler

    Bugün:

    • Manifesto (Filistin İçin)
    • Gazze yanıyor!..
    • Ah Kapadokya!

    Son görüntülenme:

    • Dağ
    • Sorumluluğun Önemi Üzerine…
    • İleride Yaşadıkça

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim
    • site haritası