Roman Kahramanları Dergisi
Tevfik HATIPOĞLU — Paz, 31/01/2010 - 08:52
MERHABA…
Onlar ikinci bir hayatın kahramanları. Hem gerçek yaşamın içinden çıkan, hem de o yaşamın “rutin”, “sıkıcı”, “günlük” edimlerinden uzak, ama daha çok seçilmiş olayların, seçilmiş hikâyelerin, seçilmiş ruhsal ve duygusal hallerin içinde yaşayan kişiler; roman kahramanları. Hem bizden birileri, hem değil… Hem çok tanıdık, hem biraz yabancı… Hem alabildiğine gerçek, hem olağanüstü…Gerçek yaşamda hiç kimse birbirini bu denli derinlemesine tanımaya, anlamaya ve çözümlemeye çalışmazken, kâğıt üzerinde karşımıza çıkan bu kişileri keşif yolculuğunun böylesine cezp edici olması belki de bu saydığımız karşıtlıklardan!Onlar hakkında söylenecek her sözün, kurulacak her cümlenin, birinden ötekine geçerken değişeceğini biliyoruz. Raskolnikov hakkında söylenecekler ile Anna Karanina için söylenecekler kuşkusuz farklı. Tıpkı gerçek yaşamda insan ve ruh çeşitliliğinin sayılamayacak denli çok olması ve her biri için yapacağımız yorumların değişkenliği gibi. O yüzden her roman kahramanı, yeni bir insanın ruh dünyasının kapılarını açacaktır önümüzde. Roman kahramanları üzerine ortaya atılacak genel geçer önermeler, bir yerde mutlaka tökezleyecektir. Belki de bu nedenle yapılabilecek en iyi şey, her bir roman kahramanı hakkında derinlemesine konuşmayı, yazmayı, düşünmeyi ve tartışmayı başarabilmek olmalı. Genel ve kuramsal sonuçlara da böylesi bir sürecin ardından varılmalı.İşte, dünya edebiyat tarihinin uçsuz bucaksız derinliğinde tanıdığımız o kahramanlar hakkında bir dergi çıkarma hikâyemiz bu düşüncelerle başladı. Her sayımızda iki yerli, iki yabancı roman kahramanı üzerine dosyalar hazırlamak fikri hemen ardından doğdu. Yazıların yalnızca edebiyatın penceresinden yaklaşmaması gerektiğini düşündük sonra. Roman kahramanı dediğimiz, insan ruhunun bir suretiydi madem, ona psikolojiden felsefeye, edebiyattan tarihe, hukuktan antropolojiye insan bilimlerinin farklı dallarının bakış açılarıyla yaklaşmak daha anlamlı olacaktı… Bu ilk sayıda yoğun olarak edebiyatçıların kalem oynattığının farkındayız, ancak gelecek sayılarda sözünü ettiğimiz farklı yaklaşımlara yer vereceğimizi şimdiden duyuralım…Roman Kahramanları’nın sonraki sayılarında, akademik yazılara yer verdiğimiz kadar, deneysel ve edebi ürünlerin de bulunmasını istiyoruz. Sınırlarımızı ve ufkumuzu geniş tutuyoruz. Ocak sayımız yeni doğan bir bebeğin ilk adımları sayılırsa, önümüzdeki aylarda tüm okurlarımızın, edebiyatçılarımızın ve bilim insanlarımızın katkılarıyla adımlarımızı büyütmeyi ve sağlamlaştırmayı umuyoruz…Bu ilk sayıya katkıda bulunan herkese teşekkürlerimizle…
Irmak Zileli
Farklı bir bakış açısıyla dergiciliğe yeni bir heyecan katacaktır.Bana kalırsa herkesin gönlünde sembolleştirdiği bir roman kahramanı vardır.Biraz düşünmek gerekir.Kendimize yakın hissettiğimiz,onunla romanın içinde var olduğumuz bir kahraman.Bana sorarsanız; eğer benimki "Don Kişot".Sizin kahramanınız kim?Bence bir düşünün.
Tevfik HATIPOĞLU
- Tevfik HATIPOĞLU yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- Rastgele Yazı

kahramanım...
zenan sude — Salı, 02/02/2010 - 04:18Şahane bir dergi... Dün aldım elimden bırakamadım...
Roman kahramanları.... Ruhumun eşsiz misafirleri...Bazen elimden tutar hiç ayak basmadığım alemlere sürükler beni...Bazısı da aşka, öfkeye, zafere ve yenilgiye....O zaman "Anlardım ki, insan bir başkasındaki kendini okur; ve okunanlar yalnızlıktır"
Benim kahramanım Ömer Hayyam'dır...Hayyam'ı ve kalemini hep sevdim; Maalouf'un yazdığı Hayyam'a ise aşık oldum...