Görüldüğüm yerde
nur zelal — Cts, 06/02/2010 - 07:41
Bugün lâl gözlerinden öptüm hayatın
Bugün deli kuvvetindeydi rüzgâr
Kalktım
Bir uzun hava ezgisi,canhıraş
Odamda doğmayan güneşin ağzı bükülmüş
Dökülmüş ruhum sokaklarına
Değil mi ki ben
kırık bir tahta gıcırtısından
Yorgun bir sokak satıcısından
Daha muzdarip hecelerin dibindeyim
Dünyayı küfesinde taşıyan da bir,güneşe seyirten de
Sevdayı göğüme konduran da bir, kini bileyen de
Bahçemde bir uğultu,bir kalabalık
Yaprakların dansı diyorum her hazan
Düşerken sesinden hayatı eskiten
Hıçkırık ,oyunbozan
Göğüme taşkın bulutları konduran
Beni çığrıma bağışlayan,onaran kara sevdam
Hükmüm elim bir yazgı gibi delse de bulutları
Sen
Adınla başlatır ve bitirirsin olmayanı
Beni güzel bir düşün yanına yatır
Sabaha daralırken zaman
Yeryüzünde eksilen kadar merhamet bitir
Kalbimin odacıklarında
Sen ağıdımın baş harflerinden kurguladığım
Gerçek…
Ben,
Hangi ellerindeyim vebalin
Arzın hangi köşesi benim
- nur zelal yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- Rastgele Yazı

...
Günseli Işık — Pzt, 08/02/2010 - 01:25o kadar boş ki içim bu güzel dizeleri çok beğendiğimi ifade edemiyorum.
Değil mi ki ben
kırık bir tahta gıcırtısından
Yorgun bir sokak satıcısından
Daha muzdarip hecelerin dibindeyim
şiir benim içimde ben şiirin...
sonsuz muhabbetle...
Muhabbet...
nur zelal — Pzt, 08/02/2010 - 23:55İçinizdeki şiirle dilimden dökülenler sınırlarımızın dışında birleşiverir böyle ve dökülür merhabaların sokağına,ne güzel…
Kelimelerin sahibi değiliz ki biz.Eğer içinizde yankı buluyorlarsa yerini bulmuş demektir.
Muhabbet…Ne çok severim bu kelimeyi ,ne de yakışır merhabaların hizasına…
Muhabbetle…
Şiir şiiri çağrıştırıyor,
Kâni Çınar — Cts, 06/02/2010 - 13:09Şiir şiiri çağrıştırıyor, hüzzam hüznü.. bol ayazın surata bıraktığı yankı kadar, yalnızlık ve öfke kadar, bilinen ve bilinmeyen kadar ve elbet yakın ve alabildiğine uzak kadar arzın hangi köşesinde tesellisini bulur bu gam kervanı. Allah bilir.
yıllar geçmiş civanlığım üstünden.
arkama bakmadan terk ettiğim şehirler
sıradan bir yorgunluk oluyor şimdi.
izimi süren olmamıştı sanrılarımdan başka
denizi ve kabe'yi gördüğüm anda ettiğim dualardan başka
peşimden gelen olmamıştı
bütün sırları ifşa edilmiş meczup çılgınlığındayım
rüzgarla gönderdiğim uçurtmalar geri gelmiyor
bir ahirete gidenlerin selamı gelmez sanırdım
dostlardan da bir selam gelmiyor
masamda bir yığın anı
masamda bir yangın sonu istanbul
yaşamın kör yanlarına çarpıyor yüreğim
sütbeyaz güvercinler
tüy düşürünce arza
şafaklanan yüreklerle
gitme zamanıdır.
Meçhule...
nur zelal — Cts, 06/02/2010 - 14:14Şiir şiirin şifasıdır bazen ve şair devasına yüz çevirendir gamın...
"Meczup"luk hakkını huzura değişmeyen bir şaire sormalı;nedendir hep,masada "bir yangın sonu istanbul" hüznüne eş hatıralar durur ve şair bu hatıraların kıyısına çarpa çarpa durulur?
Yııların izini sürdüğümüz her köşe başında bizi karşılayan o tanıdık duyguya değişmeyiz ki hiçbir yeni resmi. Galiba "meczup"luğun gereğidir bu ve bir güvercin kanadında meçhule doğru süzülür zaman.
Varsın bir şiir uğruna çıksın kınından bir şiir ancak ve o şarkıya eşlik etsin "sütbeyaz güvercinler"...
http://fizy.com/s/1aidm7
Meczuplar durulmakla durgun
Kâni Çınar — Pzt, 08/02/2010 - 14:25Meczuplar durulmakla durgun olmayacaklarının bilincindedir. o sebeple "demedim mi demedim mi gönül sana demedim mi?" der dururlar da rıza lokmasının durultan teslimiyeti ile hep "ahhh" makamını solurlar. Sahile vuran dalgalar değil aşığın yüreğidir de sair mecnunlar teskin olurlar. Aşk düşence ocağa, gayrısın yangın bilirler... Hasılı "biz adam olmayız" kokartı yakamızda pek hoş durur ki bizden başka okumasın bilmezler...