Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › Güçer Kafa yazıları

Portreler (I)

Güçer Kafa — Cts, 02/02/2008 - 00:00

Kuytu endişelerin, kâbus tahterevallisinde sallanışını seyrediyor bir adam… Tıraşsız yanaklarından bir hırpanilik süzülüyor… Ağız tadıyla yenilmemiş bir lokma gibi hürriyeti ayaklarına dolanıyor. Asap bozan bir rüzgâr savuruyor paltosunun eteklerini… Kime niçin, neye ne sebeple ya da her şeye kızgındır bilinmez… Üzerine her düşen kar tanesini eriten bir buhranın avucunda olduğunu ağzından kaçırıyor yüz hatları… İlle de gamzelerin bir dem mesken tuttuğu yanakları…

Üzerinden çıkarmayalı, derisiyle kaynaştığı zannı uyandıran devetüyü renkli paltosunun cebinde mahkûm elleri… Bir şeyi sıkıca tutar gibi… Belki de saklar gibi… Kim bilir? Ayazla kardeş olmuş gözleri, artık erozyona uğramış buğuların saydamlığında gelmiş ve geçmiş her şeyi aklar gibi… Hem bu adam karanlık ve loş… Tıpkı yürüdüğü sokaklar gibi…

Soğuk bile üşüyor sanki adamın avuçlarında… İrtifa kaybeden bir doğan gibi dönerek yere çakılan gölgesi, feri sönmüş sokak lambalarından kaçıyor… Hey hat! Zaman, zemherinin bahçesinde siyah bir çiçek gibi açıyor. Asrın başından beri köşe başındaki eski konağın çatısına konup sokağın ahvaline şahitlik eden ihtiyar karganın nidasıyla çınlıyor gece… “Gaaaak!” Adam sesin geldiği yöne dönüp yakası açılmamış bir küfür savuruyor. Kaldırım taşları siniyor bu nidanın şer kokan nefesinden tiksinerek… Kaldırımlar titriyor. Sığınaksız kalmış bir kalyon gibi…

Gece diyor ayazın yaladığı gökyüzünde bir yıldız… Yıldızlar gecenin masumlarıdır diyen bir şairin hayaleti sokuluyor bu hayalin bir ucuna… Hayalle gerçek arasında sıkışıp kalmış varlığını, gençliğin ne olduğunu bilmeden kapısını çalan ihtiyarlığını ve parmakları arasında buruşturduğu izmaritin çığlıklarını duyarken tattığı bahtiyarlığını düşünüyor adam… Düşün… Düşün… Düşün… Adam sen de! Aynen böyle der gibi kımıldıyor morarmış dudakları…

Sokaklar birbirine eklenirken, adamın adımları aheste kürek çeken bir kalyon edasıyla karanlığı kat ediyor. Gördüğünü baktığıyla kıyaslamak gibi bir müselleste bekliyor bir müddet… Gramofonların gıcırtısından nasiplenmiş bir kulak irkiliyor pencerenin önünde… Zavallı dediğine bakarken zavallılığını fark eden bir kadın… Adam zavallı kadının gözünde… Kadının gözleri… Torbalanmış göz kapaklarının çekikleştirdiği bir çift ateş…

Ateşe düşen kelebeklerle bir oluyor adam… Yamalı pantolonunun paçalarından bir parça koparacak gibi esen rüzgâr dahi üşüyor ateşte… Zavallı denilen adam, kendini zavallı olarak niteleyenin gözleri önünden tıpkı bir kandilin siyah dumanı gibi dağılarak kayıplara karışıyor…

Çiğ düşüyor seher vakti… Kırağılaşmaktan yorulmuş bir çiğ… Ham hayallerine dokunan adam yine söyleniyor… Hamdık çiğ de olduk! Hem pişmek kim biz kim… Rüsva olmanın sırrıyla dost edindiği kediler peşinde… Miyavlayışlarında bir tuhaflık var gibi… Ölümü haber almışçasına acıyla miyavlıyorlar… Donuk bakışların donduğu yerde esaretinin zülfüne dolaşıyor parmakları…

Kediler… Üçler, kırklar yediler… Ah bu adama bütün gece neler neler dediler! Ama duymadı… Duymaya takati olsa idi duymayı reddedip söyleyen kesilirdi.
Söylemeyi de beceremedi.

Kimlik meselesiydi derdi? Kim olduğunu kendinden soramazdı ya! Ben kimi? Eğer “ben”e sorsaydı ben cevabı ben olarak vermez miydi? Ben deyince eli sakallarının kapladığı yanakları okşayarak sol üst dudağına kadar indi. Acıklı bir gülümseyişle… Tam burada bir benim vardı dedi. O esnada… Gök hiddetle gürledi.

Sehere uzanan bir kar akşamından arta kalan ayazın uğuldadığı anda göklerin gürlemesi ne tuhaf… Böyle düşündü. Kusur aramazdı ama bir kusurun kenarında dikildiğini fark etti. Farkında olmak tam o anda adamın canına yetti.

Aklının arka kapısını ardına dek açtı. Boğum boğum olmuş düşünceler… Kafesinden bırakılan sakalar gibi sökün etti göklere… Gözlerinde yazanı okumaya cesaret edenlerin tahlili çok basitti… Adamın o gece aklı kaçtı!

Adam umursamaz… Başka zaman… Başka mekân… Bambaşka bit boyuttan şu ana çevirdiği gözleriyle yoldan geçen bir bekçiye ezik bir sesle sordu: “Saat kaçtı?”

  • Yüreği Güzeller
  • Güçer Kafa yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Ümidlere Dair Hay Sızı Berceste Hüzün Alanı Güncel Yürek Yarası Kara Kalem Yazıları Reyhan Gelişi Güzel İçe Dönüş Zamana Dair Kimdir Nicedir Gonca Kişilere Dair Söz Ola Tefekkür Sorulunca Söylenenler Düş Vakitleri Haberdar Hür Tefekkürün Kaleleri Duyduk Duymadık Demeyin Ümmet Coğrafyası Şiir Makamı Gülü Gülle Tartarlar Tanıtılanlar
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 1 üye ve 3 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • Adem Dönmez
  • hümeyra göçebe
  • tolga
  • Emine Yalçın
  • daymoonhelper
  • alimemet

Duyuru - Etkinlik

- filbahar 7
  • - Sezai Karakoç Sempozyumu 15 Kasım 2008
  • - Terk Ettiğimiz Doğu'
  • - yenilgi: ayın bir muhabbet armağanı olduğu vaktin önündeyiz.
  • -Minare Dergi/ Edep Görmüş Dergi!
  • -Temrin Kasım Sayısı
  • - otuzuncuharf
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Ülkemizde sporun (özelde futbolun) dostluk, kardeşlik tesis ettiğine inanıyor musunuz?:

    Son yorumlar

    • Aşkı yoklukta arar Leyla!...
      1 sa. 6 dk. önce
    • "İyi ki bilmiyor
      1 sa. 52 dk. önce
    • Yeryüzü notları almak
      2 sa. 55 dk. önce
    • YAĞMUR BEREKETİ
      3 sa. 53 dk. önce
    • hüznü harmanlamak...
      12 sa. 31 dk. önce
    • Yazanına tebessüm katan bir yorum
      12 sa. 33 dk. önce
    • kasım patladı..
      12 sa. 34 dk. önce
    • Her mevsim güzeldir...
      13 sa. 10 dk. önce
    • Kasıma tebesüm katan bir yazı
      18 sa. 37 dk. önce
    • farkındayım
      1 gün 4 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Yenilgi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • İstisnai
  • Rehber gezintisi

    • FAQ - Sık Sorulan Sorular
    • Katılım ve Telif Bilgisi
    • Künye

    Gözdeler

    Bugün:

    • Yağmur
    • Akşam Oturması
    • Sivas Kongresi’ne Neden Katıl(a)madık?

    Bilgi

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim