Bu tür yayınların olmadığı dönemlerde Sayha, var olarak bir vazife üstlendi. Binlerce ziyaretçisi, yüzlerce yazarı oldu. Şimdi söz kalabalığı ve çok sesliliği armoni haline getirmeye çalışan onlarca sitenin içinde benzerleri arasında çırpınıyor. Acizane Sayha'nın vazifesini tamamladığı ve arşivlerimiz ile yüreklerimizde yerini alması gerektiği düşüncesine sahibim...
sevgili Nur zelal gibi, vedaya degil mola ya evet dedik.Ilgilenmeme suclulugu,yorgunluktan dolayi,hepimize mola nin iyi geleceginu dusunduk.Sayha nin sadeliginde,oz un den hic birsye kaybetmedi.biz yorulduk.Hic birsey olmasa guzel dostlarin, yazilarini yorumlarini okumak, onlarin nefes aldigini bilmek bile bize guc veriyor.Onlari sindirmek ,dostlari yipratmamak icin mola dedik, veda demedik.cunku o kadar guzel,yalin icten yazilar var ki, onlari sindirmek icin.o dostlarin hakkini vermek icin,hayatin kosusmamalarina onlari gormezden gelmemmek icin biraz mola ama veda degil......
dostlarin selamlari ile gonlumuz dirilir.
"En karmaşık türden dahi olsa, hayat mekanik değildir. Hayat dramdır, trajedidir, komedidir, saçmalıktır,masaldır veya mittir. O, bunların hepsidir, çünkü Allah var. Allah olmaksızın hayat mekaniğe rücu ederdi, hayat-olmayan-olurdu." Aliya
Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasından güneş doğmıyan büyük kapıdan
Geçince başlıycak bitmeyen sükunlu gece.
Gruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül.
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül.
Her şeyin bir başlangıcı olduğu gibi, sonunun da olduğunu bildiğimiz hâlde; bazı sonlar, insanı üzer, hüzünlendirir, yüreğini burkar!.. İnşallah böyle bir son olmaz bu...
Sitemizin yükünü omuzlayan tüm kardeşlerimize ve güzel yazılarıyla gönlümüzü ferahlatan yazar arkadaşlarımıza teşekkür eder; en kısa zamanda, kontak kurma temennisiyle sizleri Allah'a emanet ediyorum.
Allah, yâr ve yardımcınız olsun...
Gün ihtiyarladı GÜneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne Zaman ırmağı ikindinin çağlayanından dökülüyor şimdi Ayrılığı söylüyor hece hece.
Hüzün renkli bulutlar sardı göğü Güneşin saltanatı bitmek üzere
Zevale doğru akıyor ışıklar Hatırla ki sen de bir ömrün ikindisinde yürüyorsun
Tenin soluyor Gözlerinin feri çekiliyor Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlanıyorsun
Öbür kıyısındasın artık hayat nehrinin
BUNDAN
SONRA VADİ YOK ARTIK SANA ZAMANIN
Yokuş aşağı akıyor kalbin
Güz yaprakları gibi
Hem dalındasın hayat ağacının, hem de düşmeye hazırsın
Rüzgarı bekliyor gibisin Hayatla bağların zayıflıyor İnceldiği yerden kopmaya hazırsın
Sensizliğe alışıyor sevdiklerin TERKETTİĞİN YERDE O KADAR DA BOŞLUK BIRAKMIYORSUN
Daha az yer kaplıyorsun dünyada
Vakit ikindi Kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları Tutunacak dal arıyor gibisin zamana karşı
Zamanın hükmü ağırlaşıyor üzerinde
Gün daha kısa geliyor artık "Yemin olsun ki ikindi vaktine, hüsrandadır insan"
Şimdi anlıyorsun Çünkü yokuş aşağı akıyorsun
Dalından kopuyorsun
Hoyrat bir rüzgar artık zaman Geriye kalan ancak iman Şimdi ikindi vakti
Secdeye koy alnını Eğil zamanın sahibinin önünde O'na konuş, dualarını fısılda
Sonsuzluğa tutun hece hece
Sayha'nın vazifesini tamamladığı
Cabülka — Cts, 27/02/2010 - 09:36Bu tür yayınların olmadığı dönemlerde Sayha, var olarak bir vazife üstlendi. Binlerce ziyaretçisi, yüzlerce yazarı oldu. Şimdi söz kalabalığı ve çok sesliliği armoni haline getirmeye çalışan onlarca sitenin içinde benzerleri arasında çırpınıyor. Acizane Sayha'nın vazifesini tamamladığı ve arşivlerimiz ile yüreklerimizde yerini alması gerektiği düşüncesine sahibim...
Selamlar.
Sayha...
nur zelal — Cts, 27/02/2010 - 10:46Bir müsâde istendi,bir solukluk mola adına müsâde sizin dedik.
Uzun yoldan geliyordu Sayha ve durup durulmaya ihtiyacı vardır diye düşündük.
Hepimizin bu taze nefesten nasibimizi alması dileğimizdi.
Yalnız müsâdemiz mola'ya idi veda'ya değil.
Burada devreye girip bu kadar zamanlık dostluğun verdiği güçle itiraz etmek durumundayım.
Sayha'nın benzerleri olduğu fikrine nereden kapıldınız?
Kapıdan içeri giren herkesi kendi rengine büründüren bu hanenin farkını hepimiz kabul etmedik mi?
Üyeliğe "giriş"butonuna basar basmaz "benzerlerinden"başka bir yolun yolcusu olmadık mı?
Kendimize Sayha'yı dert edinirken "çokluk"hesabı yapmadan "birkaç inanmış insan" olmaktan mutluluk duymadık mı?
Arşivlerimizde yeterince "Veda"biriktirmedik mi?
Biz "vefa"denen illetin gönüllü fedaileri değil miydik?
Dostlar...Müsâdenizle...
Doğru dersiniz.
Halid Aslan — Cts, 27/02/2010 - 16:58Bir jet geçiverdi başımıız üzerinden.
aman.
bir gökgürültülü sağanak.
lailahe illallah...
ve fakat Nur Hanım ve Medine abla
sonuna kadar hak sahibisiniz. Hem de kocamanından.
Molaya evet vedaya hayir.....
medine dogan — Cts, 27/02/2010 - 11:11sevgili Nur zelal gibi, vedaya degil mola ya evet dedik.Ilgilenmeme suclulugu,yorgunluktan dolayi,hepimize mola nin iyi geleceginu dusunduk.Sayha nin sadeliginde,oz un den hic birsye kaybetmedi.biz yorulduk.Hic birsey olmasa guzel dostlarin, yazilarini yorumlarini okumak, onlarin nefes aldigini bilmek bile bize guc veriyor.Onlari sindirmek ,dostlari yipratmamak icin mola dedik, veda demedik.cunku o kadar guzel,yalin icten yazilar var ki, onlari sindirmek icin.o dostlarin hakkini vermek icin,hayatin kosusmamalarina onlari gormezden gelmemmek icin biraz mola ama veda degil......
dostlarin selamlari ile gonlumuz dirilir.
Ve Allah yenieden baslayanlarin yardimcisidir.
selam ve dualarla......
Bekliyoruz...
Fuat Türker — Cum, 26/02/2010 - 10:59Mola kısa sürse ve -Allah'ın izniyle- 'yorulmaya' devam etsek?..
Mola vermek güzeldir. Ama
m.akif coskun — Çar, 24/02/2010 - 18:12Mola vermek güzeldir. Ama bilinmeliki molanin da kisasi güzeldir. Basarilar dilerim.
Bir Es verdik
Fatih Mehmet Mirza — Pzt, 22/02/2010 - 12:01Dönüşü muhteşem olması ümidiyle.
"En karmaşık türden dahi olsa, hayat mekanik değildir. Hayat dramdır, trajedidir, komedidir, saçmalıktır,masaldır veya mittir. O, bunların hepsidir, çünkü Allah var. Allah olmaksızın hayat mekaniğe rücu ederdi, hayat-olmayan-olurdu." Aliya
bu kaçıncı veda?
canan — Paz, 21/02/2010 - 20:17Tazelenmek içinse bu veda neden olmasın.
Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasından güneş doğmıyan büyük kapıdan
Geçince başlıycak bitmeyen sükunlu gece.
Gruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül.
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül.
Tebdil-i mekânda ferahlık vardır...
Mehmet Özkal — Paz, 21/02/2010 - 16:16Her şeyin bir başlangıcı olduğu gibi, sonunun da olduğunu bildiğimiz hâlde; bazı sonlar, insanı üzer, hüzünlendirir, yüreğini burkar!.. İnşallah böyle bir son olmaz bu...
Sitemizin yükünü omuzlayan tüm kardeşlerimize ve güzel yazılarıyla gönlümüzü ferahlatan yazar arkadaşlarımıza teşekkür eder; en kısa zamanda, kontak kurma temennisiyle sizleri Allah'a emanet ediyorum.
Allah, yâr ve yardımcınız olsun...
Uzun yol...
Fatma Zehra Arslan — Paz, 21/02/2010 - 11:15Eskisi gibi hiçbirşeyi takip edemesem de bu haberi görmek hüzünlendirdi beni...
yol yorgunuyuz....
medine dogan — Paz, 21/02/2010 - 01:12O kadar yorgunum ki, sayhaninda yorgunlugunu anliyorum.yeniden dirilmek icin bir mola hepimize iyi gelecek. tipki dunya gibi,bir mola yeri......
yeniden baslamak umidi ile....
yol arkadaşlığı
Zenan Sude — Paz, 21/02/2010 - 20:34Sevgili Medine ile aynı duyguları paylaşıyorum. Bu uzun yol arkadaşlığında biraz mola benim de ruhuma iyi gelecek...
Aleykümselam.,
mehsani — Paz, 21/02/2010 - 00:22Müsade sizin.
Allah c.c. feyz ve bereketinizi artırsın.
Mehmet Sani Özel
Şöyle bir durup dinlenmeyi,
Aynur Yavuz — Cts, 20/02/2010 - 23:53Şöyle bir durup dinlenmeyi, şöyle bir köşesine çekilip, susup durulmayı çoktan hak etti Sayha..
Yine de çok özlettirmeyiniz...
Saat üç'e beş kala
cihad meriç — Cts, 20/02/2010 - 23:32Saat üç'e beş kala durmuş.
Benim şehrim için ikindi vakti.
Diğer suskunluklardan farklı olarak arşivin kapanmaması güzel, sayha dergiyi özledikçe okuyamadığımız yazıları inceleriz.
Sanal ortamın keşmekeşi insanı sükunete doğru sürüklüyor.
Söz çoğaldı, hayat daraldı, muhabbet eksildi.
Kaptan teşekkürler.
Bahar diriliştir unutma!
sade bir muhabbet
Gün ihtiyarladı GÜneş solgun
Halid Aslan — Cts, 20/02/2010 - 23:51Gün ihtiyarladı GÜneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne Zaman ırmağı ikindinin çağlayanından dökülüyor şimdi Ayrılığı söylüyor hece hece.
Hüzün renkli bulutlar sardı göğü Güneşin saltanatı bitmek üzere
Zevale doğru akıyor ışıklar Hatırla ki sen de bir ömrün ikindisinde yürüyorsun
Tenin soluyor Gözlerinin feri çekiliyor Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlanıyorsun
Öbür kıyısındasın artık hayat nehrinin
BUNDAN
SONRA VADİ YOK ARTIK SANA ZAMANIN
Yokuş aşağı akıyor kalbin
Güz yaprakları gibi
Hem dalındasın hayat ağacının, hem de düşmeye hazırsın
Rüzgarı bekliyor gibisin Hayatla bağların zayıflıyor İnceldiği yerden kopmaya hazırsın
Sensizliğe alışıyor sevdiklerin TERKETTİĞİN YERDE O KADAR DA BOŞLUK BIRAKMIYORSUN
Daha az yer kaplıyorsun dünyada
Vakit ikindi Kalbini kanatıyor kuru gül yaprakları Tutunacak dal arıyor gibisin zamana karşı
Zamanın hükmü ağırlaşıyor üzerinde
Gün daha kısa geliyor artık "Yemin olsun ki ikindi vaktine, hüsrandadır insan"
Şimdi anlıyorsun Çünkü yokuş aşağı akıyorsun
Dalından kopuyorsun
Hoyrat bir rüzgar artık zaman Geriye kalan ancak iman Şimdi ikindi vakti
Secdeye koy alnını Eğil zamanın sahibinin önünde O'na konuş, dualarını fısılda
Sonsuzluğa tutun hece hece
Son dönemde ortalarda pek
Selman Maltaş — Çar, 24/02/2010 - 09:47Son dönemde ortalarda pek fazla görünmesek de biz de hala buradayız Kani abi.