cihad meriç yazıları
Bir “Gerçek Hayat”ımız kaldı sahte yaşantılardan öte…
cihad meriç — Pzt, 01/12/2008 - 13:56
Yanlış hatırlamıyorsam dergimiz 2000 yılında yola çıktığında kimse uzun ömür biçmedi; dergiler mezarlığında ona da kabir hazırlayanlar bir süre ellerini ovuşturdular ve inşallah ellerini yemeye devam etsinler. Baktılar ki aylık, üç aylık dergilere mezar olan bu yayın ortamında haftalık bir dergi yaşayabiliyor. Filistinli gencin zafer işareti yaptığı kapak tüm zamanların en güzeliydi belkide.
Her yayın organında veya şöyle diyelim; Yüce Yaratıcı hariç tüm varlıkta görülebilecek iniş ve çıkışları bünyesinde taşıdı dergimiz. Kimi zaman bu kadar da olmaz dediğimiz de oldu, kimi zaman da yeni sayıda ne var diyerek bayi bayi koşturduğumuz da oldu ve bir bayide sorup bulamadığımızda hüzünlendiğimiz zamanları da yaşadık.
Bereket ve diriliş seher vaktinde saklı
cihad meriç — Per, 27/11/2008 - 21:55
Bismillahirrahmanirrahim
Gözlerimi açtım ve telaş içinde yatağımdan doğrulup hemen saate baktım. Cuma gününe farklı bir merhaba diyecektik; fakat bu özel merhabanın planını yapmaktan çok daha zor olanı onu uygulayabilmekti. Şehirden 20 km uzakta oturuyoruz ve derdimiz sabah namazına Konya merkezinde bulunan Kapu Camisi’ne yetişmek. Derin bir nefes alıyorum; çünkü saat henüz beş olmamış. Saat 6′da namazın kılındığı düşünülürse vaktimiz hazırlık ve uzun yolculuk için müsait. Uzaklardan gelen misafirimi bu saatte kaldırmak şık olur mu derken kendisi bir anda odanın kapısında gözüküyor ki bu beni daha çok sevindiriyor.
Süleymaniye’yi aşan bir külliye yapabilseydik…
cihad meriç — Pzt, 17/11/2008 - 13:19
İstanbul, bizi kapalı bir hava ile karşıladı. Toprak hafif hafif rahmetlenirken, kara bulutların ortalığı kaplaması bir seyyah için hem güzel hem de kötü bir haber. Yoğun tempo ve koşuşturmaca ardından akşam Beşiktaş Sinan Paşa Medresesi’nde abdest ve namaz ile kendimize geliyoruz, sanki hücrelerden bir piri fani bahçeye çıkacakta bizi kucaklayacak. Şimdi vapurdayız, iki yaka bir düğme misali birleştiriyor koca kıtaları. Avrupa’ya geçince batılı olmadığımız gibi Asya’ya geçince de doğulu olunmuyor, nasibimize düşen iki arada bir dünya… Üsküdar Valide Sultan’da yatsı namazı ve Çınaraltı’nda çay. İskender’in misafiri oluyoruz. Çınaraltı’nda ziyaretçilerimiz var; Gerçek Hayata yeniden cansuyu olma yolunda Faruk ve kadim dostumuz İbrahim Paşalı.
Muhitin kadrolu dilencisi ve ben sabahçı kahvesinde...
cihad meriç — Paz, 02/11/2008 - 07:37
Kentin dışına taşınalı bir yıl oldu.Yapılan her eylem gibi bunun da faydaları ve zararları var. Benim için Konya’nın merkezinden uzaklaşmamın en büyük kaybı şehrin damarlarında dolaşan sabahın o diriltici heyecanından ırak düşmem oldu. Bugün kendime bir iyilik yaparak erkenden şehrin merkezine gelme bahtiyarlığını gösterdim.
Ve yollar boştu.
Kaldırımlar sessiz.
Muhitin kadrolu dilencisi ve ben.
Bir de erkenden kalkmak zorunda olanlar.
Hakikat arayışında geçen bir ömür: Cemil Meriç
cihad meriç — Per, 16/10/2008 - 12:22
Kimi insanlar yaşar ve gider; kimileri yaşar, yaşatır ve yaşamaya devam ederler. Cemil Meriç yaşamaya devam edenlerden, belki de hala onun düşlediği yüzyıl gelmedi. Diğer büyük hakikat arayışçıları gibi o da başka bir dünyanın çocuğu. Cemil Meriç yaşarken anlaşılamadı ve vefatından sonra da kişilerin kendilerini ifade ettiği bir referans olma özelliğinden öteye geçemedi.
Günahları ve sevaplarıyla Cemil Meriç elinde feneri hakikat arayışına çıkmış kişilere yol göstermeye devam ediyor. Bu Ülke, Mağaradakiler, Umrandan Uygarlığa, Işık Doğudan Gelir, Kültürden İrfana... tüm kitapları bir kilometre taşı. Eğer uzun bir yürüyüşe çıkmaya talipsek heybemize bu kitapları almalıyız. Okudukça bize yeni kapılar açacak olan bu eserler yükselerek patlayan içinden binlerce yeni patlamalar oluşan gösteri fişeği gibidir. O düşündürür ve beynin kilitlerini kırar, hakikat kapısının eşiğinde insanı bırakır, seç "Yol senin." der. Samimiyete, düşünceye ve kaliteye çağrı vardır satır aralarında.
Kainata Mektup Yenilendi
cihad meriç — Cum, 12/09/2008 - 12:22
Kısa Tarihçe
1997 “Oku”maya başladık.
1998 Yazdık ve kainata mektup dergisini çıkardık.
1999 yılında sanal alanda Mysite ile başlayan yolculuk
2006 yılında blogger a geçti.
2007 kainatamektup.com adını aldık; fakat bloglamaya blogger.com adresinden devam ettik.
2008 Ramazan ayında yeni bir dönem başlıyor. Kendi sanal arazimizden yayın yapacağız. Tabi ki tüm arşivi aktarmak zor. Yazılardan alabildiğimizi yeni yere taşıyacağız, kalan yazılarada arşivden link vereceğiz.
Parti kapatma davası sürecinde kim kazandı kim kaybetti?
cihad meriç — Çar, 06/08/2008 - 09:46
Davayı açanlar, memleketi sarsmayı başardı ve kısmende olsa (Belkide istediklerinin hepsini elde etmişlerdir.) istediklerini aldılar. “Hımmm! sizi sizi, ipler bizim elimizde hareketlerinize dikkat edin.” dediler. Ve müminlerin yeni bir hareketlenme yaşamalarını dolaylı yoldan engellediler. Aslında kendi çıkarlarını koruyan bir ekibi yine halk kahramanı olmasını sağladılar ve yerel seçimler için bu aktöre yeni bir enerji depoladılar. Merak ediyorum bir daha ki genel seçimlere ne bulacaklar. Dava konusu olan konularda bir arpa boyu ilerleme var mı? Yok.
Şehit Mertebesinde Çalışan veya İşveren Olmak.
cihad meriç — Pzt, 28/07/2008 - 04:36
Hiç düşündünüz mü 24 saat mesai nasıl olur; yaşayan zaten bilir, diğerleri de biraz tefekkür etsin.
Akıllı insanın gideceği tek kapı
cihad meriç — Pzt, 14/07/2008 - 01:16
Yaşamı tatlandıracak bir başlangıç; sabah namazında müezzinlik yapan 14 yaşlarında genç ufkumu genişletti. Seher vaktini yaşamanın önemine her fırsat bulduğumda atıf yapıyorum; çünkü ben hayatın ancak bu vakitten hareketle yaşanılır kılınabileceğine inanıyorum. Hayatlarımızda bir devrim olacaksa bu günün ilk vaktidir. Tertemiz havaya temiz kalp ve kafa ile doğmak, bence insanı yenileyen en büyük iksir.
Seher Yürüyüşü
cihad meriç — Paz, 06/07/2008 - 08:02

Karşımda Takkeli Dağ ve uzantıları, güneş doğmak üzere, hayatı özel bir sükunet kaplamış, tatlı bir serinlik ve sessizlik zamana hakim. Evin balkonundaki çiçeklerimin arasından kainatı seyrediyorum.
Sabah namazı cemaatinden dostum ile seher yürüyüşüne çıktık ve gündeme dair değerlendirmelerde bulunduk. Dostum iktidar mücadelesinden şikayetçi ve özelleştirilen mülklerden, yapancıya sınırsız satış yapılmasından, dokunulmazlıklardan ... Ayrıca ekliyor, israilde Filistin’i böyle aldı. Özelleştirme idaresinin sayfasına her gün girermiş; “Bakalım yine neyi satıyorlar.” dermiş. Şimdilerde Şeker fabrikaları gündemdeymiş , Recep Konuk tüm fabrikaların işletme hakkına talip olmuşta yüzüne bakmamışlar. Çumra şekerin durumu ortada, adam bu işi biliyor. (Ne yaptığı özel olarakta incelenmeli, şov ve iktidar hırsı var gibi.) Devlet adam, işletme çalıştırmayı beceremiyorsa bırakın işi bilen yapsın.




Son yorumlar
11 sa. 36 dk. önce
12 sa. 4 dk. önce
12 sa. 14 dk. önce
12 sa. 21 dk. önce
12 sa. 26 dk. önce
14 sa. 44 dk. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 16 sa. önce
1 gün 16 sa. önce
1 gün 17 sa. önce