ümmügülsüm tat yazıları
Aylık Kadın Dergisi Turuncu…
ümmügülsüm tat — Salı, 03/11/2009 - 15:20
Aylık Kadın Dergisi TURUNCU ‘da bu ay “Allah Var, Gam Yoktu”… Ankara’da yedi yıldır ‘hayatı manşetten okuyanlar dünyasında’ kalbe dokunan konularla kendi gündemini oluşturan ve 78. sayısıyla yoluna devam eden TURUNCU dergisi “Allah var, Gam Yok” diyerek sözlerin ve duruşların peşine düştü bu ay.
İbrahim Makamı
ümmügülsüm tat — Salı, 06/10/2009 - 06:25
“Allah senden razı olsun kızım” diyor yanımdaki kadın; ellerimi avuçlarının içine alarak, falcıların ve kâhinlerin hep avuç içinde aradığı alın yazısını sanki gökte benim için büyük harflerle okuyarak. Ramazan ayında, sıcağın ve imtihanın ortasında sıkıca tutuyor ellerimi ve bir sabah içimden çıkarıp da hoyratça avucuma yerleştirdiği kalbimi… Çok mu ele vermiştim kendimi, anlatmaya, teselli olmaya çok mu muhtaçtım… Hiç birisini hatırlamıyorum.
Maya Takvimi
ümmügülsüm tat — Cum, 03/07/2009 - 06:41
Aslında her şey 1925 yılında takvim ve saat ölçülerinde yapılan değişikle başlar, inkılaplar ve ihtilaller ülkesi Türkiye’de. Çünkü o zamana kadar hicri takvim kullanılmakta, hicretin hüznü, gidebilmenin cesareti ve muhacirle ensarın kardeşliği bu toprakları sarıp sarmalamaktadır. Hicri takvimden düşen her yaprak; bir Peygamber kaderine dokunmaktır. Her günün Allah’ın günü olduğunu hatırlamak, her günü Allah için bağışlamak ve Allah’tan her gün bağışlanmayı ummaktır. Hal böyle iken, yeni Cumhuriyetin resmi ideolojisi ile hicri takvim birbirini tutmamaktadır. Var olan takvimi değiştirmenin, bir hayat tarzını değiştirmeye yeterli olduğuna inananlar o gün sahiden yanılmaktadır. 26 Aralık 1925 günü ise pek çoğu için hiçbir zaman ait olamayacağı bir takvimin miladıdır.
Proje Çocuklar, Laboratuar Kentler ve Hiç Bir Dünya Denklemini Doğrulamayan Hayatlar
ümmügülsüm tat — Cts, 30/05/2009 - 14:23
Tanzimat Fermanının sonrasında devleti olduğu kadar halkı da; sosyal, siyasi ve ekonomik olarak etkileyecek değişim rüzgarları esiyordu Osmanlı topraklarında. Söz konusu kadın olunca bu değişim kendisini daha iyi hissettiriyordu. Tanzimat öncesinin güzel kadın, güçlü ve sağlıklı anlamına gelirken; Tanzimat sonrasında ideal güzellik ölçülerine sahip olmak, modayı takip etmek, ilmin ve kültürün peşini bırakıp salon toplantılarının ‘gözbebeği’ olmak olarak nitelendiriliyordu. Ne var ki, gün gelip de Osmanlı kocaman bir ateş çemberinin içine düşünce Tanzimat’ın güzel kadınları mandacılığı savunurken… Güçlü, sabırlı, imanlı Anadolu kadınlarının düşleri ve dualarıyla bu bir ülkenin sınırları yeniden çizilecekti.
Tel Örgüye Düş Bağlamak
ümmügülsüm tat — Per, 19/02/2009 - 17:43
“Doğudan ve Batıdan Kadın Hikâyeleri”
Aylık Kadın Dergisi TURUNCU küresel krizlerin, savaşların, kızgınlıkların, kırgınlıkların, kaybolma korkularının eşiğinde başlanmış 2009 yılı gündeminde yepyeni bir projeyle yerini aldı. “TEL ÖRGÜYE DÜŞ BAĞLAMAK” isimli kitapla, Doğudan ve Batıdan kadın hikâyelerini bir araya getirdi. On dört ülkeden on sekiz hikâyenin bir araya geldiği kitapta yalnıza sözcükler değil; sesler, duruşlar, hüzünler, umutlar ve dualar da bir arada toplandı. Kadınlar yazdıkları hikâyelerle “Ben de olan sende de var mı?” diye sordular birbirlerine…
Şubat Geçti Kapımdan
ümmügülsüm tat — Salı, 18/09/2007 - 00:00
Güneşi yeniden görmek, onu hissetmek mucizeydi. Kardan, fırtınadan dağların ardından esen sert rüzgârlardan sonra sabah meltemlerinin yüzümü okşaması. Yağmur sonrası uzun yürüyüşler. Bir perde aralığında bir solup bir canlana düşler. Düşlerim. Sonra kışın bitmesi. Uzun bir kışın bitmesi. Uzun bir ağıtın bitmesi. Uzun süren bir cenaze namazı. Uzun süren bir aşk acısı. Uzun süreceğe benzeyen bir sevda yarası. Her şeye rağmen kışın bitmesi mucizeydi.

Son yorumlar
36 dk. 17 sn. önce
34 dk. 26 sn. önce
1 sa. 23 dk. önce
13 sa. 12 dk. önce
22 sa. 58 dk. önce
1 gün 4 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
1 gün 23 sa. önce
2 gün 2 sa. önce
2 gün 23 sa. önce