Leon / Gönüllerdeki Klasik Yara
Salih Furkan — Cts, 27/11/2010 - 09:44
Yapım yılı: 1994
Yönetmen: Luc Besson
Oynayanlar: Jean Reno, Garry Oldman, Natalie Portman
Luc Besson’un, “Otomatik Portakal”a karşı değişik bir ilgisi var herhalde. Kubrick farklı işler yaptı aslında. Luc Besson da hatırlattı bu anlamda. Katil filmlerinin, ilerisi için model olacak en güzel biçimi. Jean Reno’nun sonu gelmez süt içişleri ve duşları. Bitkilere olan düşkünlüğü. Katilin insanî yönü. Kötü adamların en akıllılarından Garry Oldman. Kötü polis, iyi katil tiplemelerinin sulandırmadan verilişi. Kesip biçilerek gösterildi ülkemizde. Eskiden starda izlerken bizler farkında olmadan kazınmıştı kalbimize.
İçinde yaşattığı çocuk ve yanında taşıdığı çocuk. Bu çocuklardı Leon’u hayata bağlayan. Paraya değer vermezdi. Zaten hesap kitap işlerinden de anlamazdı. Yaşamayı bilirdi sadece. Naçardı. Bir gönül aradı girmeye. Kaderine Mathilda çıktı karşısına. Sonuna kadar direndi o da…
Kendisiyle ne kadar yüzleşmişti. Acımasız değildi. Zarif bir katildi. Mecburî duyguları vardı. İçinde çok uzun süre tuttuğu duyguları. “Eğer bir kere adam öldürürsen, ömür boyu tek gözün açık uyursun.” Doğruydu belki bu sözler; o zaman Frank Sinetra’nın iç gıcırdatan sesi ve “singing in the rain”i ne yapmalı? Neden izlerdi Leon bunları? “Yağmurda şarkı söylemek, sadece şarkı söylemek için” Katil ve maktul tezatı. Dilerseniz timsah hıçkırığı da diyebilirsiniz. Leon’un yetiştirdiği çiçek ve mazbut ümmîliği sizi sarardı. İnsanız işte, kendimiz küçük şeylerle mutlu olmasak da; severiz bu uğurda az ile mutlu olanları. Leon da olsa çiçek yetiştirirdi. Ona kendisi gibi bakardı. Mathilda’ya baktığı gibi. Ona kök veremeyişine takardı. Ne kadar eleştirilse de bazı sahnelerinde yutkunamamıştık.
Mathilda, kararlıydı. Hayatı bilmezdi. Leon ise öldürmeyi bilirdi. Hayatın da zaten en gerçek yüzü bu değil miydi? Mathilda sondan başladı öğrenmeye. Beraber kök salacaklardı, hayat veren zemine. Küçüktü. Küçükler her zaman öğrenmeye en elverişli olanlarımızdır. Çabuk öğrendi Mathilda. Zaten bu hayatta ölüm ile aşkı anlayabilseydik, geri kalan her şey, zaman uğruna yaşamaya değmeyen bir şey olurdu.
Leon’un açtığı kapının Mathilda’nın yüzünü aydınlatması. Dünyayı Leon’un gözleriyle görmemiz. Unutulmaz “Shape of My heart” şarkısı. Bazen bu şarkıyı dinlerken daha dik yürüyor insan.
Mathilda’nın çiçekleri bu sefer toprağa dikmesi. Seyyar bir kalbin, sonunda başka birinin kalbinde yerleşmesi. Hazımsızlık psikolojini iyileştirecek gibi geldi bize.
-
Paylaş
- Salih Furkan yazıları
- yorum yap >giriş/kayıt
- Rastgele

Leon: büyümek için zamana
Cabülka — Paz, 05/12/2010 - 10:14Leon: büyümek için zamana ihtiyacın var
Matilda: ben artık büyümüyorum, sadece yaşlanıyorum
Bu arada Mathilda'yı art niyetli ve suça hissedar gördüm. Biline.
Bu da benden olsun. Bazı replikler
İhsan Garip — Paz, 05/12/2010 - 10:15* Fırtına çıkmadan önceki sessizliği severim.
* Yardım etmezsen bu gece öleceğim.
* Her durum kendine özgüdür.
* Kadınlar ve çocuklar olmaz. Kurallar bunlar.
* Hayat hep böyle zor mu, yoksa sadece çocukken mi?
* Uyku umrumda değil, Leon. Ben aşk istiyorum ya da ölüm.
* Sanırım burada rahat edeceğiz Leon.
* Hareketlerini izle, onunla birlikte koştuğunu düşün.
* Ve eğer benim de büyümemi istiyorsan, beni de sulamalısın.
* Birisi yukarı geliyor, ciddiymiş.
* Kapıdaki zincirin nerede olduğunu bilemezsin ama hissedebilirsin.
* Eğer bir kere adam öldürürsen, ömür boyu tek gözün açık uyursun.