Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › Halid Aslan yazıları

Bir Şairin Mahrem Duası

Halid Aslan — Çar, 26/03/2008 - 00:00

1.

sözlerim var
ey insanlar dinleyin
kırkambar muradı katsın heybenize dinleyin...

ben, yaşamın haddini bilmediğim zamanlara değin
bazen genç çokça yaşlı zamanlara değin
kirli çatılardan akan suları
sömürdüğünü gördüm asfaltların
balkonlarda çamaşırlar ıslanır
insanlar ıslanırdı florasanlar altında
bir yağmur damlası nasıl kucaklardı gül ağacını
bilmezdim
bilmezdim bir gecede sürgüne duran ağaçları
nâtuktu rûzigâr
konuşmasını bilmesem de dinlerdim

küçük bir çocuğun sevinciydi gençliğim
namlanmamıştım, namlulaşmamıştım
kente inmezdim yücelerde eserdim
marifet bilirdim korkmadan arşınlamayı geceyi
sakalım büyürdü bir gecede
bir gecede eyleme dururdu yüreğim
kanla yumasam da ellerimi öfkeliydim
bir annem vardı serinlik veren
bir annem vardı

sonra rüyalarla arşınladım geceyi
gecelerle boy ölçüştüm ilkbaharın kenarında
intihar eden ağaçlardı karaborsada
susku, umut, dua...
sayham ulaşırdı göğün maviliğine
yüreğim mavi idi sevdiğim beyaz
baharlar geçerdi bembeyaz
bir gecede.
sesi çıkmaz olurdu kitapların
ansızın uyanılan sokaklarda linçiydi hayatın
çarmıha gerilen şehirlerde

şehirden sonra yaz geldi fakat
yaza mağlup çıktı gençliğim
bir hiç uğruna geçti gençliğim

2.

bir gül tufanı olup düşen gözyaşının
bir ahla güzleşen bakışların
dağları ıssızlaştırdığı zamanlara değin
denizden uzak yaşayanlar arasından
başıboş iklimlerden geldim

dinlemenin bir keramet
vuslatın çılgınlık olduğu besteden
tek başınalığa yitilen eylemimizle
susa susa karardı günlerimiz soldu güzler
önce salça kaynatan kadınları kovduk alkışlarla
kovduk ki lâhitler arasında çiğler
kendinden ötürü yaşmak bağladılar, çar bürüdüler
atmaca
yabani güvercinin yüreğinden
kara ölümdü geçti
çocukların toprağı bilmediği iklimlerden...

oysa siz davet edildi mi icabet ederdiniz
"selam" derdiniz ağaca, kuşa, canlıya, cansıza...
bir selâ duysanız kar yağardı içinize
"biz" derdiniz
"o'ndan geldik ve o' na döneceğiz"
ne keder bırakırdı saçlarınızda bu ırmak
ne imanınızdan zerre noksan
o ki aranızdaydı hep
takvimler kıyamet olsa da aranızdaydı hep
çocukların okşanan başında bir muhabbet
sağ ayağın atılışında bir keramet vardı
bilirdiniz
sonra çokça bilirdiniz eline balta tutuşturulmuş putu
abdestiniz zemzem, gözyaşınız gül suyu idi
"selam" derdiniz görünene görünmeyene
dua ederdiniz bilinene bilinmeyene
"salat"ın uykudan hayırlı olduğunu
söylenmeden bilirdiniz...
O yürürdü de ayak izine basardınız
O öperdi de öperdiniz siyah taşı
O ağlardı da ağlardınız kalbleri kapalılara
O: "Anam babam feda olsun at ya Sa'd!" derdi de
Oklarınızla, sözlerinizle atardınız
O'na ulaşmasın için atardınız
O'na muhabbet olup akardınız
O'na Ashap olup bakardınız

o ne mübarek insandı
siz ne mübarek insanlardınız
bakışları altında...

3.

neler yaşamadık ki oğul

hızır geçerdi de kapımız önünden
hızır geçerdi ırmak olup yüreğimizden
kimse mırıldanmazdı mısraın en güzelini
yumularak gözler hayra yorulan rüyalardan
elbisesinden soyunan kelimeler kalırdı.
bir çiçeğin adı idi hızır
zamanın hafızasında çırpınan

şimdi sokaklardan geçiyorum
yüksek kaldırımların dünyasından tek başıma
tekel bayiileri, gündem dışı gazeteler, mafya
gece olunca arz-ı endam eyleyen korkular
kutsal olmayan ne varsa şehirlerde
lirik camilerden faizci hacılara kadar
kuru bir yasemin yaprağı resmediyor işportacılar
sirenlerin kesik nağmeleri arasına

kuşkonmaz elleriyle çocuklar
balkonların demir parmakları içinde çocuklar
matemin sığ sularında annelerine bakarak
akla uymayan hayallerin kopyasını uçururlar balkonlardan
tek nüshalı şehirlerin müsveddesi
çocuk yüreklerinden taşacak kadar
masivadır bir elleri
hızırla diz dize muhabbettedir bir elleri

büyüdük ve karardık ansızın
kandillerin de bir anlamı kalmadı
uzak düşülmüş bir dostun hayali gibi
modern kelimelerle lâkayt
bir ovanın düz oluşu gibi
hiçbir şeyimiz yok akıp giden zamandan
hiçbir şeyimiz yok maveradan yana
büyüdük ve arsız günlerle gelen mazi
hızırla aramıza girdi

sessizce açılan bent kapakları
nemiz varsa alıp götürdü asrî zamanlara

geniş zamanlı bir fiile
ne çok ihtiyacımız var şimdi

  • Berceste
  • Halid Aslan yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

şiirin ne için yazıldığını

gürbüz ünal — Cum, 20/06/2008 - 18:20

şiirin ne için yazıldığını bildiren, anlamın kelimeleri peşine takarak bentten nasıl su gibi aktığını bizlere gösteren bu yüreğe teşekkürü borç bilirim selamla

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

sukût...

Osman Nuri Öz — Çar, 26/03/2008 - 18:34

sessizce açılan bent kapakları...
benim de kalbimin sukut ve tefekkür kapılarını araladı..kalemine sağlık, göz nurun bu mısralara bir mükafat olarak inşaallah cemali seyreder.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Ardında bir zelzele bırakarak

Kâni Çınar — Çar, 26/03/2008 - 17:23

Ardında bir zelzele bırakarak geçtin üstad... Her bir mısraına selam olsun, her bir mısraın dua olsun, şiirin serinliği yüreğimizi berrak bir bahar kılsın. dedim. kıldı da... huu.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

yaşamın haddi

asude zeynep toprak — Çar, 26/03/2008 - 00:30

yaşamın haddini bildiren, çetelesini kalbi bir ciddiyetle veren bir şiirdi.

beğendim, mim koydum, döndüm döndüm okudum, anneleri tanıyan birine edebileceğim en güzel dua: 'iyi bir baba olun azizim' olur...

iyi bir baba olun emi?

http://oykuzen.minare.net/

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Tanıtılanlar Tefekkür İçe Dönüş Söz Ola Kişilere Dair Düş Vakitleri Hakikat Hikayet Gonca Kimdir Nicedir Hay Sızı Kara Kalem Yazıları Yürek Yarası Makamı-ı Dikkat Berceste Şiir Makamı Ümmet Coğrafyası Reyhan Hür Tefekkürün Kaleleri Gelişi Güzel Hüzün Alanı Zamana Dair Ümidlere Dair Gülü Gülle Tartarlar Haberdar Güncel
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 0 üye ve 2 misafir çevrimiçi.
  • saliha desem
  • Aysen Erarslan
  • abdullah çal
  • şefika
  • sevgi özsarıoğlu

Duyuru - Etkinlik

-Minare Dergi 2
  • - Az Edebiyat Dergisi'nin 2. Sayısı Çıktı
  • - Rihle Dergisi'nin 3. Sayısı
  • - Yirmiikinci Tasavvur!
  • - Zemheri Edebiyat 6. sayısıyla okurla buluştu!
  • - filbahar 7
  • - Sezai Karakoç Sempozyumu 15 Kasım 2008
  • - Terk Ettiğimiz Doğu'
  • -Temrin Kasım Sayısı
  • - Yankı Bir Dedi
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Ülkemizde sporun (özelde futbolun) dostluk, kardeşlik tesis ettiğine inanıyor musunuz?:

    Son yorumlar

    • hayrolsun...
      10 sa. 3 dk. önce
    • Bir şeyler yapalım ya hu.
      10 sa. 31 dk. önce
    • Dağişik tarzda yazıları
      10 sa. 42 dk. önce
    • İyilerden Allah razı olsun... Kötülerden de
      10 sa. 49 dk. önce
    • insanin gozlerini dolduran
      10 sa. 53 dk. önce
    • Her okulun nasibine bir tane
      13 sa. 11 dk. önce
    • hayrolsun
      1 gün 1 sa. önce
    • İşte şiir diyebileceğim bir
      1 gün 15 sa. önce
    • Yazınn içeriğinde var olan
      1 gün 15 sa. önce
    • Hocam şiiri hangi duygularla
      1 gün 15 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Yenilgi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • İstisnai
  • Gözdeler

    Bugün:

    • Cahit Sıtkı Tarancı’nın Şiirlerinde İnsan ve İnsan Psikolojisi
    • Yazıyorsam, Ey Âh!..
    • Hatırlıyorum, Hiç Unutmadım ki...

    Bilgi

    Kitap

    Bülent Akyürek - İçinizdeki Öküze Oha Deyin

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim