Günceden Pazartesi 1593. Sayfa
cihad meriç — Salı, 01/04/2008 - 06:37
Merhaba Yaşama;
İnsan bazen bir kuş sesi ile girer cümleye, bazen de bir çiçek kokusu... Ve her zaman araya girer kara bir büyü, kelime yada hayatla insanın arasına. Karanlıktır bizi O’ndan koparan, yeryüzünden kurtulabilseydik görmez miydik ışığı? Düşüncelerimiz doğaya yakın olsa, hakikate yol alsa karanlık basabilir miydi yüreğimizi?
Fakat olmuyor! Biz belirleyemiyoruz huzurumuzu, içinde bulunduğumuz şartlar bize nasıl olmamız gerektiğini söylüyor. İpimiz sağlam değil, ipin bir ucu bizde; diğer ucun kimde olduğu meçhul. İpin diğer ucunu Hakikate bağlayabilseydik o zaman O’na göre yaşayabilirdik.
Yarabbi göster hak yolunu
Arınmama yardımcı ol
Güzel insanlarla karşılaştır
Ayaklarımı yolunda sabit kıl
Bilincimi ve görebilme yeteneğimi arttır
Sadece sana adanmış bir hayatı nasip et
Kibirden, gururdan ve emarelerinden kurtar
Sade, hafif, arı, duru, sakin kıl.
Nefsim için değil, senin için kızmayı, senin için sevmeyi Rabbim nasip et. Ey kalpleri eviren çeviren Rabbim kalbimi Senin yolunda sabit kıl. Faydası olmayan ilimden, sana ulaşmayan duadan, senin için olmayan hayattan sana sığınırım. Bizleri affet.
Her seher mis kokulu bir gülü yüreğimize koyalım. Kokusu ve güzelliği her tarafa yayılsın. Dikenleri de benliğin kabarmasını, bahane bulmayı, insanları yermeyi ve tüm pislikleri engellesin.
Dikenler bana
Güller O’na.
- cihad meriç yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Düşüncelerimiz doğaya yakın
Kâni Çınar — Salı, 01/04/2008 - 18:14Düşüncelerimiz doğaya yakın olsa, hakikate yol alsa karanlık basabilir miydi yüreğimizi?
... Yıldızlardan yorganlar altında evin damında yatmanın saati gelir sonra. Şehirlerde yıldızlar görülmüyor. Çocukluğumda görülürdü. Ne acı!.. Uzak yakın, parlak mat nice nice yıldızlar. Yıldızlara bakarak görülürdü rüyalar. Yıldızlar, masal fısıldardı kulağımıza. Büyüdük. Çocukluğumuz bakir bir hatıra olarak şimdi kaf dağının ardında durmaktadır.
Sen göğe bak bir ucundan
Bir baksam ah ne bol yıldızlı gece bu
Bütün ağırlığım yok oldu
Ben baksam
Yorgunluğun yerini tazelik alır
Yavaşça ıslanan uyku
Rüzgar gider uyanık bırakır
Ne gece sıtması ne ağırlıklarım
Ne ayaklarımın taşımaz olduğu (Sınırlar – Ebu Bekir Eroğlu)