Sayha Dergi

  • söz makamı
  • 100 türk büyüğü
  • kitap makamı
  • site haritası
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › mavi düşler yazıları

Ay Vakti 91. Sayı: Erdem Beyazıt ile Gelen Bahar

mavi düşler — Paz, 06/04/2008 - 00:47

91. Sayısıyla sekizinci yaşını dolduran Ay Vakti dergisinin Nisan sayısı çıktı.

Derginin bu sayısında Şeref Akbaba, A. Vahap Akbaş, Naz Ferniba, Necmettin Evci, Şadi Aydın, Bilal Kemikli, Selami Şimşek, , Nuran Özlük, Yunus Emre Tozal, M. Nihat Malkoç, Ahmet Sezgin, Sezai Küçük, İffet Oral, İsmail Bingöl, Şule Yüksel Gökyar, Kibar Ayaydın, Salih Temiztürk, Şiraze imzalarını görüyoruz.

Giriş yazısında Erdem Beyazıt’ın “Bulmak” adlı şiiriyle okurların karşısına çıkan Ay Vakti, insanın emanetini kaybetmemesi gerektiğinin altını çiziyor; bir tebessümün insanın yüreğinde binlerce lamba yaktığını ifade ediyor Erdem Beyazıt üstadın şu mısralarıyla:

Bir an kayboldun gibi! Yaşadım kıyameti
Yoruldun ama buldun ey kalbim emanetini

Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma

Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından
…

Ay Vakti ekibi bu sayısını “Erdem Beyazıt ile Gelen Bahar” ağırlıklı bir sayı hazırlamış. Şeref Akbaba “Şairler Bilirim Ülkeme Dair” başlıklı denemesinde, şiirlerin gecenin berhudar ol dediği yerde kaleme ve kelama dönmesine telkin eden, aşk-ı memnu lisan-ı kalp ile ülfetten memnun, külfete mahal yok dercesine direnen Erdem Beyazıt üstadın şu dizelerine dikkat çekiyor:

Haydi gel sevgilim gene arayalım
Makam-ı İbrahimde rastlanan ayak izlerini
Dedesinin elinden tutup Kubays dağına götürdüğü
Yüzüsuyu hürmetine yağmur istediği
Yeryüzünün bereketlenip çiçeklerle bezendiği
Develerin coşarak çöllerde
Ayak sesleriyle şiirler bestelediği
O vakitleri.

A. Vahap Akbaş “Yeni Bir Çağa Çağıran Şair” adlı denemesinde Erdem Beyazıt’ı çağını didikleyen şair olarak tanımlarken, büyük ülküler için yola çıkan şairlerin duruşunun gevşek, sesinin yumuşak olması beklenemez tespitiyle Erdem Beyazıt’ın şiirlerinde savaşçı dik duruşunun ve nidalı gür sesinin çağları haber verdiğini söylüyor. Erdem Beyazıt’ın aşkını ve insanlığını yitirmiş yüreği yaralı bir toplumun sancısının ıstırabını duyumsadığını, bizleri de korku ve ümit arasında gezdirerek daima önümüze, gelecek zamanlara ışık tutmayı ihmal etmediğini ifade eder. Erdem Beyazıt’ın ölümsüz bir ses taşımak kaygısında olduğunun ve öncü olması hasebiyle sesinin yeniçağlarda yankılanacağı tespitinde bulunuyor.

Necmettin Evci “Tükeniş İçinde Düşünmeyi Keşfetmek” adlı denemesinde nesnel imkânlar yığıntısının, kültürel bir renk kazanarak aldatıcı bir algıda inkâr edilemez tarihsel katmanlar oluşturacak kadar gerçekliğe dönüştüğünü, ne olup bittiğini anlamaya dahi imkân vermeyen bir akıntıyla doğallımızı yitirdiğimizi; yitirmek üzere olduğumuzu belirtir. Ruhun uyanışı için ciddi, köklü, sarıcı, hakikate dair tefekkür etmenin vesilesiyle gerçekleşeceğinin altını çizen Evci şunları kaydeder: “Ne garip ve acınası bir durum. Hangi butona bassak da düşünmeye başlasak acaba?... Neyi neyle, hangi birikimle, hangi hafızayla, hangi değerle düşüneceğiz? Kendimize yönelişimiz içimizin kaygan boşluğuyla ilk temas kurduğunda sekteye uğrayabilir. Düşünmek yaşamı, varlığı, hakikati, doğruyu, iyiyi, güzeli dert edinmekle olur. Düşünmek doğrudan insan varoluşuyla ilgili olduğu zaman anlamlıdır.”

Nuran Özlük “İstiklal Marşı’nın ilk on beş yılı” isimli incelemesinde İstiklal Marşı’nın yazılış serüvenini, Mehmet Akif’in hangi evrelerden geçerek İstiklal Marşı’nı yazdığını ve Mehmet Akif’in vefatının üzerinden duyulan teessürlerin aktarıldığı yazıları inceleme tutuyor.

Yunus Emre Tozal “Sokaklarda Mızıka Çalan Çocuk” adlı denemesinde modernleşen dünyada çocukların PC oyunlarıyla vahşileştiğini, öldürmekten zevk duyduklarını belirtip ekliyor: “Kan oluk oluk sıçrıyor ekranlarda, vahşetin tadına doyulmuyor!... Çocuklar sanal dünyanın sokaklarında çatışmaya giriyorlar, kan döküyorlar, adam öldürmenin zevkini tadıyorlar!... Strateji oyunlarında savaşı yöneten lider konumunda olup adamlarına emir veriyorlar: “Bir tek canlı kalmayacak şekilde hepsini öldürün!…”
Bunu zevk kültürüne dönüştüren, bilinçaltlarına zamanla yerleştiren Rambo’ların, Kovboy’ların, Star Wars’ların, Batman’lerin, Heman’lerin, Süpermen’lerin ve Rocky’leri sorgulayıp ekliyor:
Yitik coğrafyalarımızda bombalar patlıyor oyun değildir bu bombalar!...
Çocuklar öldürülüyor film değildir katledilen bebekler…
Anaların feryatları gökleri inletiyor ses verin bu çığlığa…

Ey sokaklarda mızıka çalan çocuk!
Havaya, yağmura, kara, çamura aldanma sen.
Sokaklarda mızıka çalmana devam et,
Birileri kulak verecek sesine, birileri vahşetin önüne geçecek belki de Rachel Corrie gibi.

M. Nihat Malkoç “Filistinli Yaser’in Gözyaşları” adlı denemesinde yitik coğrafyamızda barutların tomurcuklara açma fırsatı tanımadıklarını, zulmün saltanatının mazlumların bedenini çiğneyerek yükseldiği, bu yükselişin iman güneşini söndürmeye gücünün yetemeyeceğini ifade ediyor.

Şule Yüksel Gökyar “Zamanın Bahar Rengi” başlıklı denemesinde baharda yeniden dirilişle insanın sevgiliye yönelmesinin bir başka tadı olduğunu belirterek şunları kaydediyor: “Tadına doyum olmayan secdeleri vardır alınların. O’ nu anlatır ışığı baharın, kırmızı güllerin, dönüp duran her şeyi dünyanın. Yıldızlı bir yol açılır duayla atan kalplere. Kırgınlığı diner zamanın, Rahmani bir rüzgâr eser ruhları besleyen. Bahar, gölgesidir asılların, O’na adanmışların yurdundan bir ışıltıdır sadece. Gözlerinde perde bulunanlar anlamasa bile mevsim bahardır ve O’ nu anlatan büsbütün bir kâinat vardır.”

Ay Vakti 91. sayısında, İsmail Sezer ve Ahmet Mahmut Şen’in Sezai Küçük ile “Mevlana ile Bir Ömür” konusu üzerine yaptığı özgün bir söyleşi yerini almış.

Naz Ferniba’nın “Seyir Defteri Öyküleri – 1” adlı öyküsü, İffet Oral’ın Kara Umut adlı öykülerini bu sayıda okuyabilirsiniz.

Selami Şimşek’in “Yağmur ve Yaprak” başlıklı şiiri, Salih Temiztürk’ün “Saklambaç” adlı şiirleri şiir okuyucularını bekliyor.

Yine bu sayıda İsmail Bingöl’ün “Bahar” adlı denemesini, “, Şadi Aydın’ın “Bir Karalama” başlıklı denemesini Ahmet Sezgin’in “Aşk Medeniyetinin Yetiştirdikleri” adlı denemesini okuyabilirsiniz.

Ayrıca Bilal Kemikli’nin “Atik Valide’de Eski Bir Hatıra’ya Yolculuk” adlı anısını, Kibar Ayaydın’ın “Bir Münekkidin ‘Şiir Vadilerinde’ki Sesi” adlı kitap tahlilini ve Şiraze’nin “Saklı Mektuplar (XXXIX)” başlıklı mektubu okuyucuları bekliyor.

Cemil Meriç' in hoş ifadesiyle "Hür tefekkürün kalesi" olmaya çalışan Ay vakti' ne nice yıllar dileğiyle…

Hazırlayan: Yunus Emre Tozal

www.ayvakti.net
ayvakti@gmail.com

  • Haberdar
  • mavi düşler yazıları
  • yorum yap >giriş/kayıt
  • yazıcı sayfası
  • Rastgele Yazı
  • gönder

Benzer Yazılar

  • İkindi Yazıları yeniden tıpkıbasım olarak yayımlanacak
  • Şehirlerin Sultanı İSTANBUL
  • Mürteci Sözlük
  • Sayha'ya Dair
  • Ay Vakti 108. Sayı: Sefer-i Eylül

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • Komşularımız
  • Fotografhane
  • Kategoriler
  • İzlence

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeni Üyeler

Şu an 0 üye ve 6 misafir çevrimiçi.

  • mucahit
  • Ahmet Halid
  • halim
  • nermin şen
  • almira

Son Yorumlar

  • bu taşı görünce aklıma
    1 gün 20 sa. önce
  • Bu dünyada yolcu olduğunu
    1 gün 20 sa. önce
  • Fotografcinin aci talihi
    2 gün 14 sa. önce
  • TSE standartlarında..
    3 gün 15 sa. önce
  • Heidelberg,Melekler Mekanı
    4 gün 2 sa. önce
  • direnebildiğimiz kadar
    6 gün 8 sa. önce
  • Neden olmasın?
    6 gün 9 sa. önce
  • Oğullar ve Babaları
    6 gün 13 sa. önce
  • Sağnak sağnak...
    6 gün 13 sa. önce
  • Şans mıdır?
    6 gün 14 sa. önce

Anket

Asla Vazgeçmem...:

Fotografhane'den

Maketten evler yaptım hayalimde

Rastgele

  • İçerik
  • İzlence

  • Geçdi Siham-ı Kaza
  • Bu Dünya; Dostum…
  • Nusrat Fateh Ali Khan - Dam Mast Qalandar
  • Cevat AKKANAT ile 'Edebiyat Hayat Memat' Kitabı Üzerine Söyleşi
  • Ateşinde Yandım Bir Mecnunun
  • iki çeyrek yolculuğu
  • Ya Susarsa
  • Dumandan Bir Ağ
  • Ben Değilim Oyunbozan
  • Özgürlük Yansısı

Gözdeler

Bugün:

  • Okul Sevgisi
  • Gül Kokulu Aşk
  • Gümüşhane'nin Saklı Güzellikleri

Son görüntülenme:

  • köpüksüz yar yaresi
  • Danıştay, Sana Ne Desem?
  • 20. Sayısı İle Tasavvur

Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2010
Gizlilik ve kullanım şartları I Künye

  • söz makamı
  • 100 türk büyüğü
  • kitap makamı
  • site haritası
  • ara
  • İletişim

@ İktibas - Yazılar için kaynak belirtirseniz acayip memnun oluruz.