Değerlerimiz
Rüstem Budak — Pzt, 21/04/2008 - 13:03
İnsan Allah’ın yarattığı en büyük değerlerden biridir. İnsan yaşam mücadelesinde değerine değer katmaya ve hayatında bunları yeniden inşa etmeye çalışır. Her insan- kültür- medeniyet kendini yaşamaya- yaşatmaya adadığı değerleriyle varoluşsal kaygısını tamamlamaya çalışır. Tarih- Zaman akışında değerler insan gibi canlı olduğu için her an ortaya konulmaya, üretilmeye mecburdur. İnsanın birçok yönü bulunduğu için değerlerde buna binaen farklı yönlerden ifade edilir. Değerleri kaynaklık eden alanlarına göre belli sınıflandırmalarla ifade etmek mümkündür. Bu anlamda değerlerimizi şu şekilde sınıflayabiliriz:
1- İnsani Değerler: İnsanın yaratılış özünde bulunan ve İslam inancına göre Allah’ın insana verdiği ruh insani değerlerin temelini teşkil eder. Allah’a verdiği söz (Ara’f- 172) ile insan bir değerler manzumesini de içinde barındırdığını ifade eder. Hz. Muhammed’in 40 yaşında peygamberlikle görevlendirilene kadar ki dönemde yaşamını şekillendiren vicdanında- ruhunda taşıdığı değerler üzerine hareket etmiştir. Bir insan olan Hz. Muhammed toplumsal- siyasi- ekonomik- kültürel ilişkilerini fıtratındaki sese kulak vererek şekillendirmiştir. Çünkü İnsani olan her şey İslamidir. İnsanoğlu değerlerden yoksun kalmaya başladığı anda “insan”lıktan çıkmaya; “beşer”leşmeye başlar. Modern çağda insanı merkeze almak adına onu kendine- tarihe yabancılaştıran süreçler yaşanmaktadır.
2- Ahlaki Değerler: İnsanoğlu ahlakın temsilcisidir. Ahlak kurallarını vicdani- kitabi kaynaklardan alarak bunları hem teori hem de pratik anlamda temsilciliğini üstlenir. İyi- kötü, güzel- çirkin, doğru- yanlış; ahlaki temel üzerinde ortaya çıkar ve buna göre tanımlanırlar. “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyuran peygamberin varisleri çağımızda ahlaki bir iddia ve bunu güçlendirecek bir pratikten yoksundurlar. Hâkim olan kendi ahlakıyla hükmeder. Sürekli yitirilen İslam- Kur’an Ahlakı hayatın her alanında Müslümanların sözünün- hareketinin anlam ve değerini azaltmaktadır.
3- Dini Değerler: Her din kendi vazgeçilmez kabul ettiği kural ve uygulamalarla varlığını ifade eder. Dünya üzerinde hâkim bulunmakta olan din ve ideolojilerin insan- toplum- devlet üzerindeki etkisi çok büyüktür. Her dinin öncelikli tanımlamalarından biri Allah ve İnsandır. Allah- İnsan ilişkisini her din farklı bir şekilde ifade etmiştir. Bu tanımlamalardan hareketle bir gelecek- medeniyet perspektifi şekillenmektedir. İslam, Hristiyanlık, Yahudilik, Budizm, Taoizm gibi dinler ile Laiklik, sosyalizm, kapitalizm gibi ideolojilerin ifade ettikleri değerlerin temeli Allah- İnsan algısına dayanır. Bu algı sağlam bir temele dayandırılmadığı müddetçe yeryüzündeki savaşım- kargaşa sürecektir.
4- Milli- Kültürel Değerler: Milletlerin tarihsel yürüyüşünde vücut bulan değerler vardır. Dil, coğrafya, kültür gibi unsurların şekillendirdiği değerler milletler ile özdeşleşmiştir. Özellikle modern çağda insanların ulus temelinde ayrıştırıldığı, Teknolojik evrimin her alanda etkisini hissettirdiği, dünyanın küresel köye dönüştüğü bir çağda yaşamaktayız. Uluslar arası egemen sistem bir taraftan her ulusun varlığının tanınarak bağımsızlığı sağlanması istenirken bir taraftan da bırakın ulusları tüm bireyleri tek bir biçim- tarz- kişilik- kültür etrafında toparlamaya çalışılmaktadır. Asabiyet merkezinde oluşmuş- yerleşmiş kültürel dinamikler değişimler karşısında savunmasız kalmaktadır. İyi- doğru- güzel değerlerin bugün yaşayacak, yarın hâkim kılacak şekilde yaşam imkânı bulması sağlanmalıdır.
İnsani- Ahlaki- Dini- Kültürel- Tarihi değerlerden tespit etmeye çalıştıklarımızdan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Bunlar;
Sevgi / Ciddiyet / Doğruluk (Dürüstlük) / Düzenlilik / Güleryüz / Dinlemek / Zamana Saygı / Adalet / Öz eleştiri / Hoşgörü / Düşünmek / Güven / İnsana saygı / Çevreyi Koruma / Sözünde durmak / İyi arkadaş / İsraf etmemek / Sorumluluk / Hatadan geri dönme / Alçakgönüllülük / Üretmek(Girişimcilik) / Empati / Okumak / İyilik (yardımlaşma) / Soru sormak / Girişkenlik / Kararlılık / Vatanseverlik / Merhamet / Çalışkanlık (Azim) / Kişisel Bütünlük / Hakkını aramak / İyi niyet / Dostluk / Çözüm Üretme / Yeniliğe Açıklık / Bilgelik- Uzmanlık / Özgürlük / Gerçeğe Saygı / Onurlu Olmak / Bedene Saygı ( Sağlıklı Olmak) / Kardeşlik / Edeb / Tevazu / Fedakarlık / Yiğitlik / Cömertlik / Diğergamlık / Azim / Kahramanlık / Şefkat / Nezaket / Cesaret / Sadakat / Sağduyu / Aydın / Adalet / İ rfan / Sabır / Zanaat / Bilim / Sanat / İletişim / Kadirşinaslık / Tebessüm / Hizmet / Mensubiyet / Barış / Emanet / Vefa / Kurumdaşlık / Tutumlu Olmak / İstişare / İleri Görüşlülük / Evrensellik / Erdemlilik / Açıklık / Kararlı Olmak / Kendine Saygı / Özdenetim / Katılımcılık
Kavramların tanımlanmasındaki kargaşada Değerler de nasibini almaktadır. Toplumsal- zihinsel bölünmelerden dolayı değerlere bütüncül yaklaşılamamaktadır. Her grup- klik- cemaat- parti- aşiret- ideoloji bazı değerlere aşırı anlamlar yüklemekte, diğerlerini ise ikinci plana atmaktadır. Yukarıda bahse konu olan değerleri tanımlama- yaşama görevi paylaşılmış bulunmaktadır.
Bir İslamcı- Müslüman için Milli değerlerin önemi yoktur. İnsani değerler Batıya ihale edilir, Ahlak ise küçümsenir. Milliyetçi bir kişi için dini değerler ırkı bir arada tutan bir yan unsur olarak görülür. Sol ideolojiden bir kişi için dini değerlerin önemi yoktur, öncelikli olan insani değerlerdir. Değerler bir bütündür ve ayrım yapmak zihni- kalbi parçalamaktan başka bir anlam taşımamakta, yabancılaşmayı getirmektedir.
Değerler sloganlara mahkûm kılınmış halde hayat zindanı hayat zindanına hapsedilmektedir. Değerler insan akıl- kalp bütününün parçalarıdır. Bunları düşünsel- kalbi ve patrik anlamda hayat içindeki yerine yerleştirilebilmelidir. Değerlerin tanımlanması, felsefesinin ortaya konulması, hayat içindeki yerini doğru belirlenmesi gerekmektedir.
- Rüstem Budak yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- Rastgele Yazı
Kategorilerden




Yazınız var olanı, olması
Kerem Ağahanlı — Cum, 15/08/2008 - 21:12Yazınız var olanı, olması gerekeni sunuyor bize... Bunu ecdat kanun addetmiş, Mecelle maddeleri haline getirmiş... Bazılarını paylaşalım istedim efendim:
- Mazlum olanın, başkasına zulm etmeye hakkı yoktur. Her ikisi de öder. Meselâ sahte para alan, bunu başkasına veremez.
- Yoldan geçene zarar veren, öder
- Müslümanların işleri tersi ortaya çıkmadıkça iyilik ve doğruluğa haml olunur.
- İçtihat ile içtihat nakzolunmaz.
- Kelâmda aslolan mânâ-yı hakîki (sözün gerçek mânâsı)dir.
Değerlerin tanımlanması
Halid Aslan — Salı, 22/04/2008 - 18:57yazınızdan yanlış anlamadıysam bir "terminoloji" birliğinin olmayışından bahsediyorsunuz ki altı çizilesi bir tespit olarak bütün kalbimle inanıyorum. siyah kişilere görelik arz ediyorsa meselenin tıkanma noktasındayız demektir. ahlak'ı davranış güzelliği olarak algılayan bir grup içi boşaltılmış bir ahlak anlayışına sahip bir başka grubla hangi ortak paydayı paylaşabilir?
haklısınız hem de sonuna kadar Değerlerin tanımlanması, felsefesinin ortaya konulması, hayat içindeki yerini doğru belirlenmesi gerekmektedir.
Müstefid olduk. devamı dileklerimle. Selamlar.