Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
  • site haritası
Ana sayfa › Bloglar › Murat Soyak yazıları

Sühan

Murat Soyak — Salı, 29/04/2008 - 09:08

“Ol demde sühan huzûra geldi
Kün emri gibi zuhûra geldi.”

Şeyh Galip

İletişim araçlarının hızla yaygınlaşıp geliştiği fakat gerçek bir iletişimin sağlanamadığı çağdayız. Söz yitimi evet, konuşup da bir türlü anlaşamadığımız. Sahih sözü bastırmak isteyenler hep oldu. İşte bu noktada edebiyatın, sanatın kuşatıcı gücü ile kapılar açılabilir. Hakikat ikliminden kaynağını alan söz(ler) bir vesile ile çıkar gelir aramıza. Yalçın kayaları yarıp da şırıl şırıl akan bir pınar misali.

Dergiler insan sıcaklığı taşır. Bir sohbete durmuş gibi. Kelimeler, cümle olma çabasında. Anlamı diri tutan, derinliği yakalayan, uzakları yakın eyleyen…Yoksa dayanılır gibi değil dışarısı. Gündelik telaşlar girdabından kurtulmak için bir imkân okumak, yazmak. Ve gün gelir de ‘haydi dostlar, birlikte yürüyelim’ denir. Dergiler, dergiler, edebiyatın atar damarı !..

Her dergi ile başlayan bir yolculuk… Nerede, ne zaman biter bu yolculuk bilinmez çoğu zaman. Sühan’ın ilk sayısı sunuş bölümünde yer alan şu cümleleri bir kez daha okudum: “Bir derginin vücut bulmasının yine bir insanın vücut bulması kadar pek çok zahiri sebepleri vardır. Ancak gerçek olan tek sebep; esbab perdesi altındaki “kün” emrinin tecellisidir. Bu noktadan sonra ise “varediliş” başkalarından ziyade yaratılmışın kendi meselesidir. Sühan’ın varlığının izahı da kısaca bu anlayış dahilindedir. Sühan’ın, “Varedilişi” yalnızca kendi meselesi olarak algılaması, dışa kapalı ve tamamen dıştan bağımsız, münzevi bir oluşum olduğu kanaatini beraberinde getirmemelidir. Sühan; hayatdar olmanın şuurundadır ve yeryüzünde, avucunda köz tutar gibi yaşamanın endişesindedir. Bizler; Sühan etrafında toplananlar olarak “söz”ün kutsiyetine inanmaktayız. Söz söylemenin beraberinde getirdiği yükümlüğün de farkındayız. “Söz”ün ince ve incinen bir ruhu olduğu kanaatindeyiz”.

Üç ayda bir çıkan Sühan, kendine özgü yayın çizgisi ile hemen karşılık buldu. Öncelikle nesir odaklı bir çıkıştı bu. Deneme türünde yazılmış edebî metinler ön planda idi. Bu yönüyle Sühan ‘düşünce’ odaklı bir çalışma oldu. Bir konu, bir kavram etrafında düşünme, anlama, çözümleme, anlatma çabası.

Sühan, özel sayılar ile yayınını sürdürdü. Her sayısı güzel bir hamle idi. Kapsamlı, özgün, okunaklı çalışmalar. Mesela “oyuncak, yenge, dede, istasyon” özel sayıları. Seçilen dosya konuları hayatın içinden ve bize dair. “Unuttuğunu hatırla, yitiğini ara” diyen bir ses vardı.

Her sayıda klasik edebiyatımızdan bir şiire yer verildi. Kadîm söz varlığımıza, köklere işaret açısından bunlar örnek metinlerdi. Günümüz şiirine dair metin hiç yayımlanmadı. Bu yayın çizgisi üzerinde özellikle durmak gerekir diye düşünüyorum.

Yüksek sesle dile getirilmedi ama dolaşımda olan günümüz şiirine dair bir mesaj verildiği anlaşılıyordu. Bu yaklaşımı, günümüzde yazılan şiirin sıhhati, sahihliği noktasında bir kez daha düşünmeye çağrı diye de okuyabiliriz.

Dergilerin de kaderi var. Günlerce süren koşuşturmalar, beklenen yazılar, gelen yazılar, gelmeyen yazılar, dizgi işleri, matbaa işleri, dağıtım işleri… Dergin mi var, derdin var. Nihayetinde gayret ile aşk ile umut ile çoğalan sayfalar. Sonrası sevinç, göz aydınlığı.

Cemil Meriç, “Bu Ülke” isimli eserinde dergiler hakkında şöyle der: “Kitap fazla ciddi, gazete fazla sorumsuz. Dergi, hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekâlar topluluğunun. Bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi, daha doğrusu mesajı. Kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş, hezimet veya intihar. Bizde hazin bir kaderi var dergilerin; çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi.”

Sarı sayfalarda hüzün kuşları… Bir döneme tanıklığın da işareti. Bir ateş etrafında söz harmanı, acıyı bal eyleyen. Hayırlara vesile olanlara, güzel eser bırakanlara ne mutlu !..

Sühan “Sivas” özel sayısının sunuş yazısındaki son paragraf şöyle idi: “18. sayı ile Sühan’ın yayın hayatına son vermeyi düşünmekteyiz. Son sayımızda görüşebilmek ve vedalaşabilmek ümidiyle…”

Sühan: Gök kubbede hoş bir seda. Dönüp tekrar tekrar okunacak. Ve hatırlanacak güzellikler, iyilikler. Selâm olsun !..

"Sühan" edebiyat dergisi, 18

  • Hür Tefekkürün Kaleleri
  • Murat Soyak yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
  • Rastgele Yazı

Başka baharlar da var

hasanparlak — Çar, 30/04/2008 - 13:31

Üstad Cemil Meriç, güzel ifadesiyle, dergilerin bir mevsimlik ömürleri hüznüne bizi de ortak etmiş. Ama her kışın arkasından taze soluğuyla bir bahar göndermiyor mu Yüce Rabbimiz.
Yeni başlangıçların ümidini hiç kaybetmeyelim diyorum dostlar.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Söyleyecek sözü olan bir yerde saf tutsun.

cihad meriç — Salı, 29/04/2008 - 19:29

Hangi top mermileri kale duvarlarında gedik açıyor?

"Dergi, hür tefekkürün kalesi." Cemil Meriç zarif bir benzetme yapmış, ilk gördüğümde ilham almıştım bu cümleden. Ve dergi çıkarma ateşi sarmıştı vücudumu. Kaybedilecek bir savaştı belki bizimkisi de; ama yola çıkmak gerekliydi.

Şimdi şunu düşünmeliyiz neden savaşları kaybediyoruz. Bu işin bir çıkar yolu yok mudur?
Dergiler dağıtıma mı kurban gidiyor?
Ekip erken mi yorgun düşüyor?
Söyleyecek söz mü kalmıyor?
Gerçekten o dergiye ihtiyaç var mı veya onun doldurduğu boşluk var mı?
Soruları çoğaltabiliriz ve bence çoğaltmalıyız ki uzun soluklu dergilerimiz olsun bir olsun ama pir olsun. Arkasında bir cemaat desteği olmadan da yaşasın dergiler. İstanbul’dan gelmese de alınsın. Kimse taşra dergisi diyerek burun kıvırmasın. Bu topraklar bereketli yeter ki fırsat verilsin. 81 ilde dağıtım merkezi gibi çalışacak bir kitap evi yok mu? Gerekirse soluklar birleşmeli bir nefes olarak çıkmalı. Küskün ve dargın yazar kalmasın. İnsan kolay yetişmiyor, söyleyecek sözü olan bir yerde saf tutsun.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

bir dergi kapandığı zama

Kerem Dağlı — Salı, 29/04/2008 - 15:34

Önceleri çok üzülürdüm bir dergi kapandığı zaman. Artık üzülmüyorum. Örneklerini sıkça gördüğüm için sanırım. Sühan ekibi, yazar - çizerleri eminim ki dergi çıkarmanın o anlatılamaz, paha biçilmez tadını bir kez aldılar, artık duramazlar. Soluklanma diyelim kapanışına. Toparlanma. Yeni bir dergi için güç depolama. Sühan, yeni bir Sühan, yine bir Sühan... çıkacaktır karşımıza. Eminim. Ümid içerisindeyim.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Benzer Yazılar

  • 1 ocak temrin 2009
  • Minare Dergi-3
  • Yankı Dergisi Sayı:2
  • Temrin Aralık 2008
  • Bir “Gerçek Hayat”ımız kaldı sahte yaşantılardan öte…

Kategorilerden

Kişilere Dair Berceste Söz Ola Ümidlere Dair Düş Vakitleri İçe Dönüş Hay Sızı Tefekkür Hakikat Hikayet Yürek Yarası Tanıtılanlar Güncel Şiir Makamı Ümmet Coğrafyası Gelişi Güzel Makamı-ı Dikkat İz Bırakanlar Zamana Dair Kimdir Nicedir Kara Kalem Yazıları Hüzün Alanı Gonca Gülü Gülle Tartarlar Haberdar Hür Tefekkürün Kaleleri
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler

Şu an 0 üye ve 0 misafir çevrimiçi.

Duyuru - Etkinlik

- 1 ocak temrin 2009
  • - Minare Dergi-3
  • - CAFCAF'ın konyaya bir jesti : Cafcaf Kitap Cafe
  • - İHH Gazze İçin Acil Yardım Kampanyası Başlattı
  • - Gazze yanıyor!..
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Sayha'ya nasıl ulaştınız?:

    Son yorumlar

    • “Ölüler gibi donmuş bizlere
      9 sa. 44 dk. önce
    • Keşke bu kadar acı
      9 sa. 49 dk. önce
    • Yorgun bir aynada Göz kırpan
      9 sa. 55 dk. önce
    • özeleştiri
      15 sa. 13 dk. önce
    • koptu uçurtmanın ipi
      1 gün 3 sa. önce
    • Bu da güzel bir eylemdir
      1 gün 10 sa. önce
    • en büyük eylem budur
      1 gün 14 sa. önce
    • şiirin başları slogan gibi
      2 gün 5 sa. önce
    • eylem
      2 gün 5 sa. önce
    • ...
      2 gün 5 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

    Kocaman Yazarlar

    • Bekir Fuat
    • Muhteşem Mollamız

    Bekir Fuat her hafta bizimle... Bekir Fuat her hafta bizimle... İsterse olmasın... Kendi bilir, şapkasız resimleri var elimizde, hatta 48 numara çıplak ayakları ve daha neler, neler... Bilmeyiz yani.

    Gözdeler

    Bugün:

    • Manifesto (Filistin İçin)
    • Gazze yanıyor!..
    • Ah Kapadokya!

    Son görüntülenme:

    • Sayha Tarihi - 6
    • Bakışın Olmasaydı
    • Anadol'un Eşekliği

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim
    • site haritası