Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
  • site haritası
Ana sayfa › Bloglar › ümmügülsüm tat yazıları

Şubat Geçti Kapımdan

ümmügülsüm tat — Pzt, 17/09/2007 - 23:00

Güneşi yeniden görmek, onu hissetmek mucizeydi. Kardan, fırtınadan dağların ardından esen sert rüzgârlardan sonra sabah meltemlerinin yüzümü okşaması. Yağmur sonrası uzun yürüyüşler. Bir perde aralığında bir solup bir canlana düşler. Düşlerim. Sonra kışın bitmesi. Uzun bir kışın bitmesi. Uzun bir ağıtın bitmesi. Uzun süren bir cenaze namazı. Uzun süren bir aşk acısı. Uzun süreceğe benzeyen bir sevda yarası. Her şeye rağmen kışın bitmesi mucizeydi.

Rengârenk giysiler; Pembe, turuncu, kırmızı, mor. Çok öncelerde yazılmış bir öykünün hatırlattıkları. Çiçekli saten başörtüler, gösterişli yüzükler. Geçen kışı unutmaya çalışırken unutamadıklarımız. Gönüllere bahar getirmeyi amaçlarken kendi sonbaharlarımızda kayboluşlarımız. Her kış yitirdiklerimizi daha iyi fark etmemiz. Anlamsızlıklarla boğuşurken anlamlarımızı yitirmemiz, tüketmemiz.

Suskunluk sarmışken dört bir yanımızı, gözyaşları terk etmişken bizi, bir çekip gitme sevdası dolanırken dilimizde, umuda kapılarını kapamışken semtimiz mevsimlerden kış, aylardan şubattır. Kendi dünyamızla yaptığımız savaşın en zor anıdır. Bir hüzzam dolanır dilimizde. Kavanozun dibi görünmüştür ve yeniden üste çıkmak zordur. Hâl bu ki kavanozun içinde her çilek reçeldir; peki bu üste çıkma sevdası nedendir?

Şubatı bin parçaya bölünmüş bir kalp ile geçirmek. Her an martı, deniz, sevda, öykü, simit sayıklamak. Bir mafya filminden geriye kalan dekora uzun uzun bakmak. Kitap sayfalarına sinenler; renk, koku, tat. “Burada aşk bitti” yazılı levhalar görmek belirli belirsiz. Dağılan bir kalbi toplarken, şubatın niçin kısa sürdüğünü anlamak. Yirmi sekiz günde yirmi sekiz asır yaşarken, bir iklimden diğerine koşarken, bir düşten diğerine uçarken, ağlarken, gülerken, her defasında “direkten dönerken”, bir silgiyi paylaşırken, bir yazara kızarken, bir dosta mektup yazarken, bir öyküyü yarım bırakırken, bir aşka ömür adadığını fark ederken şubatın kısa bir ay olmasının hikmetini anlamak. Her şubat sonunda “başardım” demek. Kendi ile çarpışan ve nihayetinde kazanan olmak. Yaşamayı hak etmek, yaşamayı istemek. Bir kalbe ve binlerce öyküye sahip olmak. Bir kadın yüz bin yürek denklemini çözmek; yirmi sekiz günden geriye kalanlar.

Her yirmi sekiz şubatta darbe yapmak. Her yirmi sekiz şubatta idam sehpasına gidip gidip gelmek. Gönüllerinde sevdalarıyla eşlerini sürgüne yollayan kadınları anımsamak. Sonra dayanılmaz bir bekleyişin içinde olmak. Beklenileni her “an” beklemek. Garlarda, havaalanlarında sürgüne gönderilen bir duygunun dönmesini beklemek. 28 Şubat gecesi şubatı bitirenin rahmetinde, nurunda kendini usul usul bahara bırakmak.

Bir mart sabahı şubatı uğurlarken duyulan o sevinç, o coşku garip ama o hüzün. Kapısına şubat uğrayanlardan olduğum için şükretmek. Her bahar sürgünden dönecek umuduyla bekleyişlerim. Her kış şubatın sonunu zor getirişim.

Her hancı gibi Şubatı kapıdan uğurlamam. Ardından bir tas su dökmem. Kısa dua cümleleri söylemem. Ve her hancı gibi yolcunun birini yollayıp diğerine kapılarımı açmam.

Önce şubat geçti kapımdan. Sonra bir kervan bekler oldum hepsi bu kadar. Ne olursa olsun şubat geçti kapımdan. Kaybettiklerimi, sahip olamadıklarımı, bil(e)mediklerimi ararken daha iyisini, daha güzelini hep buldum.

Bir sürgüne gönderdiğim yüreğimi bulamadım, bir beklediğim kervana yetişemedim. Ama şubatı uğurladım; senin gibi, onun gibi, herkes gibi.

  • Kara Kalem Yazıları
  • ümmügülsüm tat yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
  • Rastgele Yazı

Benzer Yazılar

  • Ağaç Gibidir İnsan
  • Karlı Bir Gece Vakti…
  • Anlamazın Makamı
  • Yusuf'un Gömleğinde Üç Kan Lekesi
  • Aşk Sadece Sende Mecnun Eyledi Beni

Kategorilerden

Zamana Dair Gülü Gülle Tartarlar Ümidlere Dair Kimdir Nicedir Söz Ola Kara Kalem Yazıları Gonca Hay Sızı İz Bırakanlar Hür Tefekkürün Kaleleri Yürek Yarası Hakikat Hikayet Gelişi Güzel Makamı-ı Dikkat Hüzün Alanı Şiir Makamı Haberdar Tefekkür Berceste Ümmet Coğrafyası Güncel Düş Vakitleri Tanıtılanlar Kişilere Dair İçe Dönüş
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler

Şu an 0 üye ve 4 misafir çevrimiçi.

Duyuru - Etkinlik

- 1 ocak temrin 2009
  • - Minare Dergi-3
  • - CAFCAF'ın konyaya bir jesti : Cafcaf Kitap Cafe
  • - İHH Gazze İçin Acil Yardım Kampanyası Başlattı
  • - Gazze yanıyor!..
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Sayha'ya nasıl ulaştınız?:

    Son yorumlar

    • “Ölüler gibi donmuş bizlere
      9 sa. 15 dk. önce
    • Keşke bu kadar acı
      9 sa. 20 dk. önce
    • Yorgun bir aynada Göz kırpan
      9 sa. 26 dk. önce
    • özeleştiri
      14 sa. 45 dk. önce
    • koptu uçurtmanın ipi
      1 gün 2 sa. önce
    • Bu da güzel bir eylemdir
      1 gün 10 sa. önce
    • en büyük eylem budur
      1 gün 14 sa. önce
    • şiirin başları slogan gibi
      2 gün 4 sa. önce
    • eylem
      2 gün 5 sa. önce
    • ...
      2 gün 5 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

    Kocaman Yazarlar

    • Bekir Fuat
    • Muhteşem Mollamız

    Bekir Fuat her hafta bizimle... Bekir Fuat her hafta bizimle... İsterse olmasın... Kendi bilir, şapkasız resimleri var elimizde, hatta 48 numara çıplak ayakları ve daha neler, neler... Bilmeyiz yani.

    Gözdeler

    Bugün:

    • Manifesto (Filistin İçin)
    • Gazze yanıyor!..
    • Ah Kapadokya!

    Son görüntülenme:

    • Sevgili Gidişi
    • Manifesto (Filistin İçin)
    • Okuduklarım - 1

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim
    • site haritası