Hıtâmuhu Misk; Tefsir Dersi Son Program
Musab Yasir — Cts, 07/06/2008 - 12:25
Şimdi her döndüğüm köşede
Aradığımı bulurum diye korkuyorum *
Gönlüme gönülden akan pınarların sâkîsi olarak adanmış bir hayatın çiçeklerine on beş yıldan beridir bahçevanlık yapan, tasavvurdan davranışa etkilenirken bile ben, duraksamadan karar verdiğim; ağıt ve raks’ın temellerindeki Endülüs sevdasının burun kıran hüzün kokusunu derslerinde buram buram aldığım kıymetli Mustafa İslamoğlu, 29 Haziran Pazar günü İstanbul Gösteri Merkezi’nde saat 14:00’de son son dersini yapacaktır (inşaAllah).
Yaklaşık on yıldır çalıştığı ve bir ömür harcadığı Gerekçeli Meal’i de o zaman hazır olacak.
Evet Dostlar. Yüreğimin ta derinlerine iner İslamoğlu'nun tefsir dersleri, kitapları. Allah'a yaklaştırmayı önceler hoca, kendine değil. Duruşumdaki temel omurga da O'nun açısıdır. Bu sebepten benim için bir okuldur Mustafa İslamoğlu. Hem hayatta, hem de rüyalarda... Allah için çok seviyorum. Allah razı olsun. Tanıdığım ve bildiğim kadarıyla Resulullah efendimize en çok benzettiğim adamdır yaşayan. Ağıt ve Raks bütün zamanlarımın şiiridir. Yürek Devleti gerçekten de inşaAllah yüreğime devlet kurmuştur. Hakikate iman edenlere ne mutlu…
Bu vesileyle, herkesin son derste İstanbul Gösteri Merkezi’nde bulunmak için vicdanî bir çaba içinde olmasını beklemenin, hocanın duyarlılığına vefanın bir yansıması olacağını belirtiyor, Hakan Albayrak’ın ilgili yazısını aşağıya koyuyorum…
"Kur'ani Hayat
Hayatta pek az şey bana Mustafa İslamoğlu hocamızın yıllardır süren tefsir dersleri kadar haz vermiştir.
Yaşadığımız günlerin en anlamlı, en hikmetli, en değerli işlerinden biri olarak gördüğüm bu dersler nasipse önümüzdeki ay tamamlanacak.
Hoca, son dersini verip sözlü tefsir faslını kapatacak ve yazılı tefsir çalışması üzerinde yoğunlaşacak.
Abidevi tefsirler arasındaki yerinin şimdiden ayrıldığını hissettiğim bu çalışmayı okumak için 10 sene kadar beklememiz gerekebileceği söyleniyor. Neyse ki Mustafa Hoca, tefsirin özeti mahiyetinde bir açıklamalı meal hazırladı. Bugün-yarın baskıya verileceğini duyduğumuz bu çalışmanın ilk nüshaları, hocanın son tefsir dersinde Kur'an dostlarının ilgisine sunulacakmış. Bârekallah.
Arkadaşlarla konuştuk; yaz aylarında mesaimizin hatırı sayılır bir kısmını bu açıklamalı meale ayırıp, üzerimizdeki pasları mümkün mertebe atmaya çalışacağız inşaallah.
Bir müjde daha: Hocanın açıklamalı mealiyle birlikte, "Kur'ani Hayat" dergisinin ilk sayısı da çıkacak inşaallah. Evet; Ku'ani hayatın izini süren bir vakıf (Akabe), Kur'ani hayatın izini süren bir yayınevi (Denge), Kur'ani hayatın izini süren bir televizyon kanalı (Hilal)… ve şimdi de Kur'ani hayatın izini süren bir dergi. Mustafa İslamoğlu ve arkadaşlarından da zaten böyle bir dergi beklenirdi.
Yayın yönetmenliğini Dr. Fethi Güngör'ün, yazı işleri müdürlüğünü Muharrem Baykul'un, başyazarlığını Mustafa İslamoğlu'nun üstlendiği; yayın kurulunu Fethi Güngör, Hasan Hafızoğlu, Adnan İnanç, Muhammed Emin Yıldırım ve Bahri Bulut'un oluşturduğu; kadrosunda Münib Engin Noyan, Fatih Okumuş, Suat Yıldırım, Y. Ö. Özburun, M. Yolcu, Y. Aydoğan, C. Tekeli, Y. İslamoğlu, H. Kerim Ece, B. Doğruer gibi isimlerin yer aldığı derginin çıkış gerekçesi'ne ilişkin bir açıklamada şöyle deniliyor:
"Belirsizlikler çağında yaşıyoruz. İnsanlar aradığını bulamıyor, çünkü ne aradığını bilmiyor. Bulanlar da çoğu zaman farkında olamıyor. Sorunlarını ve önceliklerini belirlemede zaafa düşüyor. Milyonlarca insan neyi, nerede arayacağını ve hakikate nasıl ulaşabileceğini bilmiyor. Önceliklerini kısmen belirleyebilenler de çoğu zaman usul hatası yapıyor. Sorunu tesbit etmek yetmiyor. Tedavi için yanlış bir yöntem kullanılması sorunu derinleştiriyor.
Çözümün Vahye dönüşte olduğunun farkında olan ve bunu dillendirenler de aslında az değil. Sünnetin vahyin amele dönüşmüş hali olduğunu bilenler de az değil. Ancak, bir türlü maksada vasıl olunamıyor. "Vusulsüzlük, usulsüzlüktendir" özdeyişinde ifadesini bulan hakikat sebebiyle, usulde yapılan hatalar, içeriği de etkisiz hale getiriyor. Kur'an'ın yolundan gittiğini iddia edenlerin vahyin öğrettiği usule uymadığı görülebiliyor. Müslümanın tasavvuru seküler etkilerle kirletiliyor. Maksatlı ve sistemli mühendislik çabalarıyla zihinlerin vahiy ile olan canlı bağı koparılıyor. En tehlikelisi de, bu kirlenmenin zamanla kanıksanır hale geliyor olması.
Küresel kirlenmenin aksine, son ikiyüzyıldan beri sessiz ve derinden akıp gelen bir diriliş neslini de, bir ilahi bağış ve büyük bir imkan olarak görmek gerekir. Küresel kirlenmeye karşı tepki verenlerin varlığı, insanoğlunun Yüce Yaratan tarafından "unutulmamış" olduğunu gösterir. Urvetu'l-Vuska, Mihrap, Sırat-ı Müstakim, Menar, Sebilu'r–Reşad, Darü'l-Fünun, Tercümanu'l-Kur'an, Hikmet, Diriliş, Hareket, Büyük Doğu, Düşünce vb. dergilerin hepsi küresel kirlenmeden arınmaya çağırmak için yola çıkmıştı. İlmi, fikri, edebi, siyasi vb. içerik ve üslup farklılıklarına rağmen, hepsi de vahye muvafık bir hayatın inşası için mesajlar vermiştir.
Ancak, bu süreçte bütünüyle Kur'an'ı konu alan bir dergiye rastlanmamaktadır.
Aziz Kur'an'ın varlık hakkında derin düşünce kapılarını aralamak ve bilinçli kabul veya bilinçli red demek olan imana ulaştırmak gibi hayati amaçlarını, dergi formatında geniş kitlelere ulaştıran müstakil Türkçe yayınlar şimdiye kadar bir iki istisna dışında ortaya çıkmadı. Oysa, Kur'an ile hayatı buluşturan, bu iki değeri birbirine bağlayan bir dergi, vahyin öngördüğü hayatın inşası yolunda önemli bir görev üstlenebilirdi. İşte, tam da bu saikle doğuyor, Kur'ani Hayat Dergisi!"
Şükür ki doğuyor.
Hakan Albayrak, Yeni Şafak, 24 Mayıs 08
*: İslamoğlu'nun "Binbir Gece Acıları" isimli şiirinden.
- Musab Yasir yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




dersler
uranie — Paz, 20/07/2008 - 23:11Slm.Allah razi olsun sizden degerli hocamizi maalesef üc sene oldu taniyali,ama olsun ya hic tanimasaydim?sükrediyorum. ve acizane dua ediyorum ve inanin herkeze anlatip tanitmaya calisiyorum.kendim 24 senedir berlinde yasiyorum ama nasip iste istanbuldaki akrabalarimada bildirdim insallah gelecekler. bilmadiklerini söyleyincede sasirsim tabii HILALIMIZIDE anlattim.neyse hakkinizi helal ediniz. selam ve dua ile.
Evet "Barekallahu fiyk..,
mehsani — Paz, 29/06/2008 - 11:05Dün akşam izledim Hilal Tv. de "Vahyin Penceresinden" proğramında.,
Sevgili Engin Noyan'la Muhterem Hoca efendi Mustafa İslamoğlu üstadımızı.
Allah onlardan razı olsun, dar ve zor zamanlarda ışık tuttular ve tutmayada devam ediyorlar.
Bir uğraşı ki, sonu misk.
"Hitamuhu misk" Onun sonu misk.
Evet "Barekallahu fiyk..,
Mehmet Sani Özel
Tefsir Dersi Son Program
Musab Yasir — Salı, 17/06/2008 - 15:46Hıtâmuhu Misk http://www.sayhadergi.com/node/689
..gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta...
...gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta...
Bedel
Selman Maltaş — Cts, 07/06/2008 - 23:01Mustafa İslamoğlu'nun tefsir derslerinde sona yaklaşıldığını duymuştum. Bugün Gerçek Hayat Dergisi'nde son dersin yapılacağı tarih ve mekana dair bir davetiye yayımlandığını görünce, içimde İstanbul'a gitmek ve o son derse katılmak iştiyakı hasıl oldu. Kısmetimizde varsa orada oluruz inşallah.
Mustafa Hoca, bedel ödeyen ve ödediği bu bedel karşılığında bu topraklar için güzel adamlar yetiştirmiş bir mütefekkir. Allah o'ndan razı olsun.