Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › cihad meriç yazıları

Seher Yürüyüşü

cihad meriç — Paz, 06/07/2008 - 08:02

Karşımda Takkeli Dağ ve uzantıları, güneş doğmak üzere, hayatı özel bir sükunet kaplamış, tatlı bir serinlik ve sessizlik zamana hakim. Evin balkonundaki çiçeklerimin arasından kainatı seyrediyorum.

Sabah namazı cemaatinden dostum ile seher yürüyüşüne çıktık ve gündeme dair değerlendirmelerde bulunduk. Dostum iktidar mücadelesinden şikayetçi ve özelleştirilen mülklerden, yapancıya sınırsız satış yapılmasından, dokunulmazlıklardan ... Ayrıca ekliyor, israilde Filistin’i böyle aldı. Özelleştirme idaresinin sayfasına her gün girermiş; “Bakalım yine neyi satıyorlar.” dermiş. Şimdilerde Şeker fabrikaları gündemdeymiş , Recep Konuk tüm fabrikaların işletme hakkına talip olmuşta yüzüne bakmamışlar. Çumra şekerin durumu ortada, adam bu işi biliyor. (Ne yaptığı özel olarakta incelenmeli, şov ve iktidar hırsı var gibi.) Devlet adam, işletme çalıştırmayı beceremiyorsa bırakın işi bilen yapsın.

Mülkiyeti neden satıyorsunda ayrı tekeller oluşturuyorsun. Alimünyum işletmesi ne oldu, çimento ne oldu, demir çelik ne oldu, telekom ne oldu… sorular uzar gider. Ülkelerin bir stretejileri olur ve bazı hasas sektörlerin ipleri elde tutulur. Çözüm satmak değil, siyasetin elini işletme üzerinden uzaklaştıracak bir seçenek oluşturmak. Ve rekabeti oluşturacak oyuncular ortaya çıkarmak. Memleketi tekelcilere peşkeş çekmek çözüm değil. Yapancı bu memleketin hayrını düşünecek değil, gerekirse fabrikaya vurur kilidi aynı malı ülkesinden getirir satar, bunlarda oldu ve olmaya devam ediyor. Veya telekomda olduğu gibi milletin parasıyla yapılan alt yapıyı kullanarak aylık olarak milleti sağar ve verdiği parayı 6 ayda çıkarır, hem tekel olur, kimse de ses çıkaramaz. İşletme hakkı ve hizmet farklı kişilere özelleştirilse, aynı mobilde olduğu gibi birden çok operatör olsaydı, devlette aylık karını alt yapıya karşılık alırdı, ötekilerde yaptıkları hizmet kadar paraya kanaat etmek zorunda kalırdı ve işletmeler birbirleriyle rekabet etselerdi daha iyi olmazmıydı. Hani rekabet olacaktı, özelleştirecektikte her şey ucuzlayacaktı; yok kardeşim siz kimi kandırıyorsunuz. İnsiyatifi kaybettiğin anda işin biter. İşte son örnek demir çelik, hammadde zengini ülke ama fiyatlar % 100 zamlanıyor ve imalat sektörü duman oluyor , bir şey yapamıyorsun. Çünkü önce miletini seven! bir kuruma satmışsın oda tutmuş bir tekelciye satmış, aman ne güzel. Sonrada biz ulusalcıyız diye ortada gezecekler. Yok kardeşim birbirinizden farkınız.
Şimdi ulusalcılar gibi mi konuştum. Yok onlar bu konuları ancak istismar ederler. Çünkü 80 senedir bir şekilde insiyatif onların da elindeydi ne yaptılar. İşletmeleri militan üretme çiftliği gibi kullandılar. Hakikat söylenmeli ama istismar edilmemeli. Bu milleti kimse kandırmaya, gözünü boyamaya kalkmasın. Biraz basiret lütfen.

Peki gelelim önemli konuya biz neden içimizden kaliteli hakikati temsil edecek önderler çıkaramıyoruz. Dostum ile muhabbette bu noktaya geldi. Çünkü o da bir şeyleri savunuyor ama bazı noktalarda hataya düşüyordu tıpkı bilmeden bizim düştüğümüz gibi; ben o noktalara açıklama getirdiğimde ampulçü (geçen güzel bir espri gördüm akp’nin amblemini ekomik ampul ile değiştirmişler. “Son elektrik zammından sonra şimdiki ampulü kullanmanız iyi olmaz.” demişler.) oluyordum. Kazın ayağı aslında hiçte öyle değil ben bunlara tek bir oy bile vermedim. Çünkü kadrosunu görüyordum ve bunlarla olmaz diyordum. Ve çoğu insanında seçeneksizlikten bunlara oy verdiği de belli . “abd”deki durum yapılmak isteniyor. İki parti ve hangisi gelirse çıkar çevrelerinin gemisi yürüsün. Ülkemizde son iktidar mücadelesini kim kazanırsa kazansın halk kaybedecek, (Zaten kaybetti işsizlik ve gizli develasyon ve bir sürü zam.) dünyanın kendilerinin istediği gibi gitmesini arzulayan para babaları kazanacak.

Seçeneksizlik kaderimiz olmamalı. Bu ülkenin yönetimine talip olacak ahlaklı ve kaliteli birileri çıkmalı. Ve en önemlisi iktidar değişimleri halk oyu ile olmalı. Kimse kendini birilerinden üstün görmesin. Bu memleketi ve milleti gerçekten sevdiğini söyleyenler fiiliyatta da bunu göstersinler. Önce milletin inancına saygılı olsunlar. Ama inancı istismar eden, bunu ranta çeviren varsa ona karşı mücadele edilsin. Bacının örtüsü, amcanın sakalı, çocuğun Kuran öğrenmesi problem olmamalı. Hatta devlet bunun takipçisi olmalı. Hakiki manada öğrenilen din insanı imar eder. Ve o kişinin elinden dilinden ne komşusuna ne milletine ne de devletine bir zarar gelir.

Bizi oyuna getirmek isteyenler var. Ortalığı karıştırmak, belli olaylarda red diye kaldıracağımız eli kırmak isteyenler var. Büyük düşünmek durumundayız, Türkiye’deki yoksulun yanında Afrika’daki bir fakirden bile sorumluyuz. Orada çıkarcı emellerle sömürülmüş ve birbirine düşürülmüş halkları bile bizim barıştırmamız gerekiyor. Batıda cahil bırakılmış içki ile uyuşturulmuş beyinleri bizim açmamız gerekiyor. Hakikatten bi haber kalmış kişilere hakkı anlatmakta bizim görevimiz.

Ya Rabbi içimizden hakikati temsil edecek önderler çıkar. Adaletli yaşamayı, ahlak ve fazileten ayrılmamayı nasip eyle. Amin.

  • Kara Kalem Yazıları
  • cihad meriç yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Amin diyorum...,

mehsani — Paz, 06/07/2008 - 11:05

Amin diyorum...,

Mehmet Sani Özel

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Reyhan Ümmet Coğrafyası Gonca Kimdir Nicedir Ümidlere Dair Şiir Makamı Güncel Zamana Dair Düş Vakitleri Berceste Kara Kalem Yazıları Kişilere Dair Söz Ola Gelişi Güzel Makamı-ı Dikkat Tefekkür Hakikat Hikayet Yürek Yarası Hür Tefekkürün Kaleleri İçe Dönüş Hay Sızı Hüzün Alanı Haberdar Tanıtılanlar Gülü Gülle Tartarlar
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 2 üye ve 5 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • Betül Kaymaz
  • Senem Gezeroğlu
  • saliha desem
  • Aysen Erarslan
  • abdullah çal
  • şefika
  • sevgi özsarıoğlu

Duyuru - Etkinlik

-Minare Dergi 2
  • - Az Edebiyat Dergisi'nin 2. Sayısı Çıktı
  • - Rihle Dergisi'nin 3. Sayısı
  • - Yirmiikinci Tasavvur!
  • - Zemheri Edebiyat 6. sayısıyla okurla buluştu!
  • - filbahar 7
  • - Sezai Karakoç Sempozyumu 15 Kasım 2008
  • - Terk Ettiğimiz Doğu'
  • -Temrin Kasım Sayısı
  • - Yankı Bir Dedi
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Ülkemizde sporun (özelde futbolun) dostluk, kardeşlik tesis ettiğine inanıyor musunuz?:

    Son yorumlar

    • hayrolsun...
      8 sa. 47 dk. önce
    • Bir şeyler yapalım ya hu.
      9 sa. 14 dk. önce
    • Dağişik tarzda yazıları
      9 sa. 25 dk. önce
    • İyilerden Allah razı olsun... Kötülerden de
      9 sa. 32 dk. önce
    • insanin gozlerini dolduran
      9 sa. 37 dk. önce
    • Her okulun nasibine bir tane
      11 sa. 55 dk. önce
    • hayrolsun
      1 gün 17 dk. önce
    • İşte şiir diyebileceğim bir
      1 gün 13 sa. önce
    • Yazınn içeriğinde var olan
      1 gün 13 sa. önce
    • Hocam şiiri hangi duygularla
      1 gün 14 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Yenilgi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • İstisnai
  • Gözdeler

    Bugün:

    • Cahit Sıtkı Tarancı’nın Şiirlerinde İnsan ve İnsan Psikolojisi
    • Yazıyorsam, Ey Âh!..
    • Hatırlıyorum, Hiç Unutmadım ki...

    Bilgi

    Kitap

    Bülent Akyürek - İçinizdeki Öküze Oha Deyin

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim