Halid Aslan yazıları
Derhal İstifa Etmelidir
Halid Aslan — Pzt, 24/11/2008 - 13:20
Yap boz tahtası eğitimin baş sorumlusudur. İçler acısı okulların, ÖSS ve OKS başarı yüzdesinde öğrencilerin, ellerini taşın altına uzatmayan öğretmenlerin, koltuk sevdasındaki yöneticilerin kafa kafaya verip ortaya çıkarttığı vaziyetin mes'ulüdür. Önemsiz bir günde de olsak lafı uzatmadan söyleyelim: Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik derhal istifa etmelidir.
İstifa etmelidir çünkü:
Boğuluyoruz İnsaf
Halid Aslan — Salı, 04/11/2008 - 13:01
Harbi tarafından sıkıldık artık.
Bir şey nasıl düzgün yapılır, kim layıkıyla yapar, işin ehli kimdir, nerededir hem suallerine hem cevaplarına ne çok hasret kaldık bir bilseler.
Boğuluyoruz.
Ekonomik yönden, siyasi yönden, insan hakları yönünden, özgürlükler yönünden, başımızdakiler yüzünden, “biz o dedikleriniz değiliz” diyenlerin ne dediklerini bilmemeleri yüzünden, ne yöne gideceğini bilmeyen “başımızdakiler”den… Yani harbiden sıkıldık ve boğuluyoruz kardeşim.
Köroğlu, Gözlerin Kör Olsun!
Halid Aslan — Per, 23/10/2008 - 18:34
Hele nasıl soğuktu bir bilsen! Azıcık dışarıda kaldın mı ellerin ayakların uyuşmaya başlıyordu. Yolumuz, on günden beri kâh açılıyor kâh kapanıyordu. Bir bakıyordun kar yağmış, kapatmış; bir bakıyordun rüzgar, kıyıdaki köşedeki karları tipileyerek getirip yolun orta yerine serpmiş gene kapanmış. Bıldır da aynı vakitler böyle soğuk, böyle kış olmuştu. Eee, boşuna dememişler adına, sanına karakış diye, zemheri diye. Biz toprağın adamıyız oğul. Kar, rahmet demektir bizim için. Yağmadı mı kaygı basar. Toprakta ekin var, kar üzerini bir yorgan gibi örtecek ki büyüsün, kendini bulsun. Ekin olmazsa ne ideriz, bu karın, bu kadar horanta nasıl doyar, hele bir düşünsene!
Cennet’in Krallığı - Kingdom of Heaven
Halid Aslan — Cum, 26/09/2008 - 12:42
“Düşmanlarınıza korkmadan karşı durun. Ölümünüze sebep olsa da doğruyu söyleyin. Güçsüz olanı koruyun ve yanlış yapmayın. Bu sizin yemininizdir...”
Ben ne anlarım film eleştirisinden… Film kültürüm öylesine azdır ki klasik anketlerde yer verilen “en son ne zaman sinemaya gittiniz?” tarzındaki sorulara hep “kem – küm” mealinde cevaplar veririm. Hakikat bu. Ve lakin sevgili editörüm “sen geçenlerde okuyordun Haçlı Seferlerini, gördüm, kaçmaz benden illa ve illa kitabın üzerine (Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri Yazar: Amin Maalouf ) yazacaksın film hakkındaki düşüncelerini, o kadar” deyü kestirip atınca bin bir güçlükle temin ettiğim filmi oturup izlemeye koyuldum. O sebeple burada filmin şu sahnesi şöyle, ışık zayıf, atlar besili değil tarzında bir eleştiri beklemeyesiniz efendim.
Müstakil Olarak Uzun Hasan (Semerci)
Halid Aslan — Per, 14/08/2008 - 07:41
Tarihi evraklardaki ilk kayıtlı ismi; Uzun İmam. Müstakil olarak “Uzun”, “Güney Müftüsü” veya “ Fetva Makamı” olarak da isimlendirilir. Depar’a ilk ihanet edenlerin başını çektiği için, “Baba” olarak en önce o sıfatlandı. Mevlana torunlarından. Sema etmeyi ve ney üflemeyi bilmese de “Konyalı” yaftasını her fırsatta onurla taşıdı. İki istikamette seyr ü sefer eylemeyi her daim layıkıyla yerine getirdi. Aydınlık ve Kadınhanı. Sıkça saçlarının yağlanması ile maruf. Başını kuma sokmayıp daima adresi ve yeri bilinenler sınıfından. O’nu arayanlar, bir kaç telefon trafiğinden sonra kolayca bulabilirler.
Her ne kadar Konya İlahiyat yolunu arşınladıysa da Eğitim- Öğretim macerasının en renkli ve en heyecanlı günlerini Sayha okulunda yaşadı. Kolay kolay kimseye eyvallah etmemeyi, çabucak kızıp aynı çabuklukta yelken indirerek durumu kontrol altına almayı iyi bilenlerden. Halkla ilişkileri daima mutedil, referansları hep olumlu ve verimlidir.
Özür Borçlusunuz Beyler!..
Halid Aslan — Pzt, 28/07/2008 - 00:00
1993’ün ilk ayı tamamlanmak üzere…Dünyaya bigane değiliz. Gündemi takip ediyoruz, olaylar arasında “sebep-sonuç” ilişkileri kuruyoruz… Uğur Mumcu öldürüldü haberi düşüyor gazete servislerine. Hummalı araştırmalar yapılıyor (!), katiller tespit ediliyor, sürmanşetlere çekiliyor… Birkaç gün geçiyor olayın üzerinden. Daha yeni toprağa veriliyor Uğur Mumcu ve Türkiye’nin değişik yerlerinde protesto mitingleri düzenleniyor… “Kahrolsun Şeriat” deniyor, “Türkiye laiktir” buyruluyor, “İran’a…” diye yol gösteriliyor.
Yedi Yüz Güzel Adam
Halid Aslan — Paz, 13/07/2008 - 02:02
Gündüzü yanan bir temmuz akşamının serin mi serin koyu gölgesi altında bir masa etrafındayız. Masanın üzeri bizden bir numune. Dağınık. Kalabalık. “Dostum” derken hakikaten dostlar konuşuyor.
Muhabbet konuşuyor.
Ehl-i dil konuşuyor…
Erdem Bayazıt’ın vefatını konuşuyoruz heybemizdeki kırıntılarla.
Hakan Albayrak ve Nihat Nasır ve Bekir Fuat ve Fatih Mutlu ve Mansur Taşçı ve Kâni Çınar konuşuyor; bir ağabeyden, hayırla anılan bir dosttan kalanları mümbit Anadolu topraklarına mısra mısra serpiyoruz.
Güller Ülkesinde Bir Havari: Sezai Karakoç
Halid Aslan — Pzt, 05/05/2008 - 12:39
Erdem Beyazıt kendisiyle yapılan bir söyleşide, ‘Belki bir romanın konusudur Sezai Karakoç. Ve yazabilmek için de Dostoyevski gibi biri olmak lazım. Onun mizacından kaynaklanan bazı şeyler var’ diyerek Karakoç’un bu zor insan oluşunu vurgulamaktadır. Üstad’ın hep güçlüğü omuzlayan bir yaratılışı vardır. Hayatı boyunca hep zor işlere talip olmuştur. Rejimin hemen hemen dışladığı bir davaya sahip çıkışı, sermayesiz, parasız pulsuz dergi, hatta günlük gazete çıkarması, Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul’da yaşaması... Üstad, daha çok şair ve edebiyatçı yönüyle tanınsa da o büyük bir düşünce adamıdır. Diriliş sahibidir.
Kalleşim / Kalleşsin / Kalleş
Halid Aslan — Salı, 15/04/2008 - 13:03
Kalleşim:
Otobüsler, deste deste insanları taşıyor. Yağmur yağıyor. Şehirde çatılar, kaldırımlar ıslanıyor; yayaların üzerine su sıçratıyor arabalar. Bir memur, aç karnına sigarasını tellendiriyor. Öğrenciler, en son kopya tekniklerini uyguluyor, kopya çekmenin caiz olup olmadığını bilmedikleri derslerde. Çek - senet mafyası, bir hesabı daha gereğince halletmiş, alkollü (sevmedim bu kelimeyi en iyisi sarhoş, hatta eskilerin tabiriyle Küfelik) şoför, trafik polisini saatlerce uğraştırmış ve PKK bir köye saldırı düzenleyerek vatandaşları katletmiştir. Kimsenin yaşananlardan kılı kıpırdamamış, kıpırdamayan kılları gereği kıpırdanmamıştır.
Lisan Namustur; Depremsellik Zırva!..
Halid Aslan — Pzt, 31/03/2008 - 01:00
'Kayseri Depremselliği Zemin Araştırmalar Çalıştayı' düzenlenecek.
Önce gazetede gördüm başlığı. Sonra gazetenin bunu belediyenin web sayfasından aynen aktardığına şahit oldum. Şaşırdım çünkü haberin spotu aynen böyleydi. Devamında ise: "Kayseri Büyükşehir Belediyesi, düzenleyeceği 'Kayseri Depremselliği Zemin Araştırmalar Çalıştayı' ile zemin araştırmalarının önemini ve Kayseri'nin zemin yapısının depremselliğini masaya yatıracak" buyruluyordu. Ve katılımcılar, Çalıştay'ın zaman ve mekan bilgileri...





Son yorumlar
4 sa. 14 dk. önce
5 sa. 12 dk. önce
6 sa. 42 dk. önce
23 sa. 56 dk. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 1 sa. önce