Ramazan Bezirgânları
Osman Gerçek — Cts, 09/08/2008 - 07:38
Arınmak için bir fırsat ve merhamet ayı olan mübarek Ramazan Ay’ı, ne yazık ki bir kısım insanlar için ticari, ekonomik, siyasi ve itibari açıdan eşi bulunmaz bir ‘fırsatlar ay’ı’ olarak algılanmakta.
‘Şu Ramazan bir gelse’ kabilinden bir beklenti ile on bir ay beklenen bu ay, arınma ve hayatını yeniden gözden geçirme niyeti taşımayanlar için, adeta ‘şeytanların zincire vurulduğu ay’ olarak değil de ‘şeytanların zincirini kırdığı ay’ gibi Ramazan sonrası hayatında hiçbir değişiklik olmamakta ve Mübârek Ramazan kişide bir eser bırakamadan sessiz sedasız geçip, gidivermekte.
Eskiler, kişisel menfaat ve kârını ön plana çıkaran fırsatçılara bezirgân, gösterişten uzak, sade bir hayat yaşayanlara kalender derlerdi. Şâhsi çıkarını ve menfaatini her şeyin üzerinde tutan, kural tanımaz bezirganların fütursuz ahlakı, bugün ticari sınırların dışına çoktan çıktı. Her alanda göze çarpan bezirgânların sayısı, ne yazık ki her geçen gün çığ gibi büyümekte, kalenderlerin sayısı ise azalmakta. Eskiden kimin bezirgân, kimin kalender olduğu çok kolay ayırt edilirdi. Şimdilerde ise bu oldukça zor, çünkü herkes biraz bezirgân, birazcıkta kalender…
Yaklaşık altı aydır ülkemizde oluşturulmaya çalışılan ‘gıda krizi’ sendromu, bir kısım spekülatörler tarafından istismar edilerek Ramazan Ay’ında gıdalarda oluşması muhtemel aşırı fiyatlara engel olmak için hükümet bir karar aldı. Ve Ramazan ayı yaklaşırken fiyat hırsı içinde olan spekülatörlere karşı önlem alınacağı, fiyat artışlarının kontrol edileceği, Ramazan ayı fırsatçılarına göz açtırılmayacağı ifade edildi.
Ramazan’la beraber bir anda artan fiyatlara hükümetin nasıl müdahale edeceğini ve fırsatçılara nasıl fırsat vermeyeceğini bu yıl hep birlikte göreceğiz.
Ramazan bezirgânları sadece bunlardan ibaret değil elbette.
Yine bu ayı ‘arınma ayı’ olmaktan çıkarıp ‘eğlence ayı’ haline dönüştüren bir kısım çevreler, kendi siyasi propaganda veya ticari reklam vasıtası yapmaya çalışırlar bu ayı. Şeytanların zincire vurulduğu bu ayda, zincirlerini kırmak için şeytanın, yapmadık hokkabazlık, şarlatanlık, cambazlık bırakmazlar, ‘Ramazan eğlencesi, Ramazan geceleri’ adı altında.
İstanbul gayrı Müslimlerinin, sur dışında ‘direkler arası’ adı altında işledikleri ne kadar melanet varsa, taşırlar Ramazan gecelerinde ‘sur içindeki’ Müslüman kardeşlerine…
Bezirgânların bir diğer kısmı içinse, bu ay, ‘itibarını’ kanıtlayıp, bu itibarı görsel şova dönüştürerek rant elde etme ayıdır. On bir ay piyasada hiç görmediğimiz, ‘dini sohbet ve telkinâtlarına’ hiç tanık olmadığımız tipler bir anda, ekranlarda arzı endam etmeye başlarlar. Allah’ın dininden çok, insanların hoşuna giden, suya sabuna dokunmayan, insanların kafalarındaki putlara toz kondurmayan bir dinden bahseder durular. Eğer insanların duygularına hitap eder ve birkaç damla gözyaşını zumlattırabilirse ekranlara, gelecek Ramazanların en aranan adamı, en çok para kazanan adamı olabilecektir. Kendine ayrılan ‘dini sohbet’ süresinin yarım saat öncesi veya yarım saat sonrasında, ‘gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım’ anlayışıyla, aynı ekranda işlenen münkeratlara, alnını bile kırıştırmaz bu tipler.
Hayır ve hasenat sahibi, ‘sağ elinin verdiğini sol eli görmeyen’ varlıklı Müslümanların dışında, yine bu ay’da, yapmış olduğu yardımları reklam aracı yapmaya çalışan bezirgânlara da tanık oluruz. Desinler diye, gazeteler, televizyonlar, insanlar benden bahsetsinler diye yapılan bu ‘itibari yardımlar’ can simidi gibi yetişir, Ramazan ay’ında bu bezirganlara, on bir ay bozulan psikolojilerini rahatlatmak için.
Rahat isteyemeyen, ihtiyaç sahibi oldukları mahcubiyetlerinden ve simalarından belli olan ve kesinlikle yüzsüzlük etmeyen ihtiyaç sahipleri dışında, bu ay’ı ‘geçim kapısı’ gören, dilenmeyi, toplamayı, biriktirmeyi, yığmayı meslek haline getirmiş, ‘işi abdallığa dönüştürmüş’ bu gurup ise bir başka bezirgan kitlesi. Ramazan’da sayıları doruğa çıkan bu kitle, anlaşılması ve tahlili en hassas ve zor olan kitledir. Bu kesimin fakr-u zarureti, ekonomik mi, sosyolojik mi, yoksa psikolojik mi, bunu anlamak oldukça zor.
Bu ayda daha bir, bu sahte, süfli ve geçici Ramazan bezirgânlarına karşı, dikkatli ve uyanık olmamız gerekiyor.
İnsanların arınmak, kötülüklerden korunmak ve hayatını yeniden kontrol altına alıp, eksiklerini düzeltmenin antremanının yapıldığı bu ayda, ‘zincirlerini kırmaya ve mümin gönülleri nufuzu altına almaya çalışan’ şeytanlara karşı daha bir dikkatli olması gerekiyor.
En çok hassasiyet göstermemiz gereken, neyi, niçin, nasıl; daha da önemlisi kim için, kimin rızâsını kazanmak için yaptığımız, değil mi?
- Osman Gerçek yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli





Ramazan Bezirganlarına karşı
Kerem Ağahanlı — Cum, 15/08/2008 - 20:39Ramazan Bezirganlarına karşı dört başı mamur bir tavır gerekse bütün yapıp etmeleri, bir kenara koyup televizyonun (internet vs. de dahil artık. Kastım bizi bizden ırak tutan bütün herşeye) düğmesine basmak kafidir diye düşünüyorum...