Biz ne çok sevemedik
gürbüz ünal — Cts, 16/08/2008 - 10:13
Ne çok sevdik
Severken bildik köprüler kurmayı
Ilgıt eşliğinde çizilen masumluğunu
Ne çok sevdik biz Zehra’yı
Hele eteğindeki gülleri savururken
Üstümüze dökerken toprağını
Dikerken gülünü gönlümüz üstüne
Gülsüz kalan eteğin
Bedensiz kaldığında eteğin
Dikleniş Ömer’ceydi
Ne çok sevmişiz Ömer’in eteğini.
Ne çok sevdik biz Ömer’i
Bekr’in bakireliğiyle avunmuştu
Yine de gülün yaşını yokladılar
İnceden,inceye esen baharın kışını
Bakışını ne çok özledik biz
İki ayrı ana-babadan iki adam aynı anaya
Ana ağlatır bu koskoca iki adamı
Ses inceden inceye,kesilir
Kapı kırılır,adam okurken gülün gülünü
Baş kesilir, gül küllenir
Ne çok sevdik gülün külünü.
Ne çok sevdik biz başı(mızı)
Heba etmeyecek başımız yok başımıza
Kesik baş öyküleri dizginlenmez mi hiç?
Ne çok sevdik biz dizgini
Burak’tan çok,Kusva’dan da çok
Çoğu sevdik,azı kaldı
Çok yoktu bize,azı azıya aldık
Azımsanmayacak bir çoğunluk bulduk
Ama çoğunluk az sevemedi
Arkadaştan da öte kardeşi bilemedik
Benden Kardeşlerime selam diyen
Zehra’yı bilemedik
Biz ne çok sevemedik Zehra’yı.
- gürbüz ünal yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



Zehra :)
Zehra Arslan — Paz, 17/08/2008 - 23:30Daha önce zehra ismi gecen hiç şiir okumamıştım burada iki tane şiirle tanıştım ve büyük bir memnuniyetle okudum....Hala kızı zehra şarkısının yanına iki tane de zehra şiiri eklendi :)
sağolun...
:) insanlar ismini sevmeli...
leyla marankoz — Pzt, 18/08/2008 - 20:31:)
insanlar ismini sevmeli... isim her şeydir...
bazen de hiçbir şey....
ama isimdir eşyaya duygu nehrini akıtan yatak...
daha pek çok şeydir de nazan bekiroğlunun isimle ateş arasındası anlatmış ismi, benim üzerine söz söylemem yakışık almaz...
saygılar....
sızıyı gideren su, suyun sızladığını kimseler bilmez.....
şiiri şiirle yunmak böyle
leyla marankoz — Cts, 16/08/2008 - 18:18şiiri şiirle yunmak böyle mümkündür ancak...
AH ZEHRAA!
ah zehra,bu yazılan haziran ağıtıdır ömrüne..
gecesinden kervan geçmez bir haziran ağrısı..
ki,kuşlar konmaz balkonlarına zehra...
apayrı yollar yazar kaderine kamışıyla hüzün..
ki,hüznün boy ölçüsü saçlarından uzundur,biliriz..
ve mermer soğukluğunda ağlayışlarla yıkamak sabrını
bahçelere kiraz dikmekten zordur elbet...
ah kandili sönük kentin yalın güvercini...
taze gelin ürkekliginde bir haziran ağrısı gözlerin...
bakışın bala çaliyor zehra!ne yapmak gerek..
ne yapmak gerek..
karın ağrısı gibi bir ömrün yarasına...
leyla marankoz
sızıyı gideren su, suyun sızladığını kimseler bilmez.....
"Zehra", adında hâtıra...
fatıma zehra — Pzt, 18/08/2008 - 02:44Şiirlerin dilinde apayrı akar gönül denilen şelâle. Bir ince iç sızı, lavlarını da toplayıp yanardağa dönüşür. Yalnızca kendini yakan bir ciğerle tüter gönül ovası. Yankımı taşıramayacak denli hüzün oldum şimdi. Bilememekten doğan ağrıları, ismin can alan ferdâsını. Düşlenen gözyaşlarını, adın ağırlığını. Bu ismin lâtif sıcaklığını...
"Zehra...", adında hâtıra...Bu yolun târifi yok mâdem, yürümek gerek!
Selâm ile...
Yaralarım Yâr'dan armağan, bergüzârlığım bundan...
Sevda kör değil Habil kabil
gürbüz ünal — Pzt, 18/08/2008 - 17:13Sevda kör değil
Habil kabil değil
Kabil habil değil
Leyla habil,leyla kabil
Leyla,leyla değil;Leyla hep başka...
Kiminde Zehra kiminde Leyla asıl olan ifade-i meram.Zehra ismiyle üç zehranın soluğunu,sevdayı köreltmeyen gönülleri buldurdu bize şükür de gerek,hamd de,salavat de.i