Sayha Dergi

  • söz makamı
  • 100 türk büyüğü
  • kitap makamı
  • site haritası
  • ara
  • İletişim

Allah'a Ismarladık

SayhaDergi.com — Per, 01/07/2010 - 21:19

Sayha Dergi artık güncellenmeyecektir. Hosting süresi dolana kadar ARŞİV'den yararlanabilirsiniz. O'na emanet olunuz. Selam ile efendim...

  • @Sayha
  • SayhaDergi.com yazıları

Salınan Çocukluğum

erdem102 — Pzt, 05/07/2010 - 13:09

Epey mesut geçti çocukluğum. Çok sonraki yılların sel gibi üstüme gelen hoyrat görüntüleri birçoğuna ket vurmuşsa da, hiçbir olumsuzluğun silemediği nice hatıra var zihnimde çakıp duran.

O demler, hayatın akreple yelkovan arasındaki dar açılara sıkışmadığı; yüreğimin, var kılındığı andan itibaren evrenle yaptığı sözleşmeye sadık olduğu demlerdi. Gündüzlerin gündüz gibi kendi ritminde, gecelerinse geceye yaraşır bir karanlık, gizem ve sükûnetle yaşandığı vakitlerdi henüz… Gecesi ışıklarla kirlenmemiş; yıldızlarını ve ayın hiçbir devresini kaybetmemiş; börtüsü böceği yerli yerinde; uç uçlar, kelebekler ve arılarla dopdolu; ağaçları rüzgârda kah coşkulu kah hüzünlü bir derviş edasıyla salınan, her türlü hayvanın manzaradaki yerini koruduğu; fıstık ve çam reçinelerine gül, yabani reyhan, nane, dağ kekiği ve ceviz ağacı kokularının karıştığı; deve kervanlarının çıngıraklarıyla, kuşların her türünün cıvıltısıyla şenlenmiş bir masal âlemi… Sarının ve yeşilin her tonunu barındıran güneşli bir Van Gogh tablosu…

  • Dün'ler
  • erdem102 yazıları
  • 1 yorum
  • tamamı

'Sağanak Yağmur*' Altında Bir Başkaldırı Öyküsü

nur zelal — Cum, 02/07/2010 - 22:07

Kopkoyu benizli bembeyaz dişlerin sahibiydi O.

“Beyaz İnsan”ın teknesine binip okyanuslara açılmadan çok önce,yani o bembeyaz gülüşünde gölgelenmeden hikayesi ve biz dünyanın şanslı ve semirmiş çocuklarının türküsüyle sarhoşken, medeniyeti okşarken kucağımızda bir kaniş yavrusuna yükler gibi tüm şefkatimizi,O bunu bilmezken,yani kopkoyu benizli,bembeyaz dişlerin sahibi,çocuk,belki hep çocuk…

Tarih denen illetin hafızamıza yüklediği tüm cinayetlerin sırrına vakıftı belki de.Belki biz teni beyaz,ruhu dar insanlar,Kabil’in soyundan geliyorduk ve Habil’in bembeyaz gülüşlerinden nefret devşirme istidamıza tutkunduk.

Dünya yuvarlaktı yuvarlak olmasına ama…

  • İzinsiz Yayımlananlar
  • nur zelal yazıları
  • 3 yorum
  • tamamı

Üstad Ferîd Kam

Nefi Selamoğlu — Çar, 30/06/2010 - 08:15

Ömer Ferit Kam, 1 Şaban 1280/ 11 Ocak 1864'te İstanbul'da Beylerbeyi'nde doğmuştur.

Ülkemizde yetişen ilk doktorlardan Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın oğludur, dedesi ise Çankırılı Deli Kurtoğulları'ndan Sadık Efendi'dir. Annesi, Çankırılı Molla Kuzu ailesinden Emin Efendi'nin kızı Fatma Fıtnat Hanım'dır.

Ahmet Muhtar Paşa, Sultan II. Abdülhamit ile tanışmış ve beraber tavla oynayacak kadar samimiyet kurmuş, daha sonra saray doktorluğuna atanmıştı. Kendisi ilim ve sanat adamlarını sever, onları konağında ağırlardı. Bu toplantılara Giriftzen Âsım Bey, Hacı Faik Bey, Kemençeci Vasilâki, Neyzen Salim Bey ve Tamburî Ali Efendi gibi sanatkârlar katılırdı. Bu toplantıları yakından takip eden Ferit Kam, Tamburî Ali Efendi'den tambur dersleri almıştır. Bu musikî toplantılarının tesiri Ferit Kam'dan onun oğlu Ruşen Ferit Kam'da kendisini göstermiş ve önemli bir kemençe üstadı olmuştur.

  • İz Bırakanlar
  • Nefi Selamoğlu yazıları
  • 1 yorum
  • tamamı

Hüzün ve Gurur

Şahan Çoker — Salı, 29/06/2010 - 08:23

Fukaralık kulağımızı çekince
Bir plastik kova ile değiştiğinde
Anneannem dedemin eski gömleğini
Anlatılabilir yanı kalmamıştı gururun
Ve soru sormak yasaktı hayata
Onun için hiç sormadım
Gözlerin kaç mandal eder diye
Berivan

  • Berceste
  • Şahan Çoker yazıları
  • 1 yorum
  • tamamı

Her dilde İstanbul isimlerini bildirir

Kerem Dağlı — Paz, 27/06/2010 - 15:33

"Her dilde İstanbul isimlerini bildirir " Böyle buyuruyor serdengeçti seyyah Evliya Çelebi. Allah O'na mağfiret etsin. Ve akabinde ekliyor nefis üslubu ile. Sayıyor İstanbul'un her dildeki isimlerini.

Her dilde İstanbul isimlerini bildirir İstanbul Kalesi'nin ilk ismi Latin dilinde Makedonya'dır. Sonra Yanko yaptığı için Süryânî dilinde Yankoviçe dediler. Sonra İskender yaptığı için İbrî dilinde Aleksandıra dediler. Bir zaman Sırpça Pozanta dediler. Bir zaman Yahudi dilinde Vejendoniya dediler. Frenk dilinde Yağfuriye dediler.

Dokuzuncu kerede Kostantin yaptığı için Yunan dilinde Poznatyam ve Kostantiniyye dediler. Nemse dilinde Kostantinopol derler.

  • Şehirler Şehirliler
  • Kerem Dağlı yazıları
  • 2 yorum
  • tamamı

Tahir İle Zühre

K. Mimarsinanlı — Paz, 27/06/2010 - 09:19

(Bir padişahla vezirin çocukları olmamaktadır. Vezirin önerisiyle diyar diyar gez­meye karar verirler. Yolda bir dervişe rastlarlar. Derviş bir elmayı ikiye bölüp verir. Birinin bir kızı olacağını; adını Zühre koymalarını; birinin de bir oğlu olacağını adını Tahir koymalarını ve bunların birbiriyle evlenmelerini tembih eder. Sözlerine, bunları ayırmaya kalkanların dertten kurtulamayacağını ekledikten sonra sır olur. Padişahla veziri yurtlarına dönerler.

Bir zaman sonra padişahın bir kızı, vezirin de bir oğlu olur. Bunlar öyle figân ederler ki ancak yan yana gelince sesleri kesilir. İkisini bir köşke koyup birlikte büyütürler.)

Büyüyünce Tahir ile Zühre birbirine sevdalanır. Aşklarını mânilerle anlatırlar.

  • Halk Hikayeleri
  • K. Mimarsinanlı yazıları
  • tamamı

Seyyah Suskunluğu - 5

fatıma zehra — Cts, 26/06/2010 - 08:07

/Yolcuma Mektup...

Olmayacak böyle Yolcum; olmayacak. Sen susuyorsun, geceler büyüyor...

Bürümcük kumaşlarda büzüldü içsel yanlarımızın yüz örtüsü. Ütüsüz ayrılıklara hüküm giydik; kırışmış entarisi, örtülü şal deseniyle. Şık durur mu üzerimizde bu susuş, inan ki bilmiyorum. Aşk, aralık aylarına sığar da, aralıksız bırakır mı cadde kollarını? Câmid hırkalarda üşüsün mü çocukluğum? Hasretin bürdesini sorsun mu yoksulluğum? Yarınların notlarında ücretsiz târifelere kaçtığını sandı hayatımız. Dünler, hesabı tam ödenmemiş bir sofra nimetiydi. Öderdik nasılsa beş parasızken. Hem mutfak denilen sığınaklarımız, bulaşık eylerdi ellerimizi içimizin tezgâhında / kırılıp dökülür müydük? Kızar mıydı kızgınlığımız bize? Ya kırgınlığımıza ne demeli? Hadi itiraf et, üşütmüşüm belli...

  • Yürek Yarası
  • fatıma zehra yazıları
  • 2 yorum
  • tamamı

Diyarbakır’da Edebiyat İklimi

bedran yoldaş — Cum, 25/06/2010 - 08:31

Diyarbakır edebiyat laboratuarıdır eğer iyi bir araştırmacıysanız yeterince malzeme vardır.
Diyarbakır’dan çıkan edebiyatçılar cumhuriyetten bu yana parmak sayısını geçmez, son on yılda bir atılım var ancak diri ve geleceğe yönelik değildir kişiseldir.

Sanırım bunda da bölgenin siyasal tablosu ana rengini döşeyecektir özellikle Kürt edebiyatı açısından böyle bir durum var.
Sezai Karakoç, Ahmet Arif, ihsan Işık, Ziya Gökalp, Yılmaz Odabaşı, bitti. Parmak sayısını geçmez. Bunu neye bağlamalıyız?
Kentin var oluş hikâyesiyle bitiştirdiğimiz zaman kısırdır

Kürtlerde yazılı edebiyat 20. yüzyılla başlamakta yazılı gelenek yok yazmasını bilmiyoruz; geçmiş ile bugünkü durumu kıyasladığımızda.

  • Şehir Mekan Kültür
  • bedran yoldaş yazıları
  • 1 yorum
  • tamamı

Yaz Tavsiyeleri

İbrahim Talha — Çar, 23/06/2010 - 21:19

Yaz geldi.
Bir sürü bebe şebe için tatil geldi.
Çok çalıştıkları vehmine kapılan ehl-i keyf için de geldi yaz.
Çok uyuyanlara, çok susanlara, çok yürüyenlere, çok mesajlaşanlara, çok facebook'a dalanlara, çok bakarlara... yaz.
Herkesin kafasında yaz boyunca yapılacak işlerin çetelesi dolaşıyor; Tilkiler faal ve kurtların ensesinden nem kapmak istemiyorlar.

Herkes uzun uzun yakına bakarak dudağına değdirdiği kalemin ilhamına mübtela beyaz sayfalara çiziktiriyor bir şeyler. Millet yapılacak şeylerin listesini yapadursun biz de yaz geldi diye yapılmaması gerekenleri listeleyelim dedik ümmet-i Muhammed için

Bakınız neler derledik::

  • Karadır Saçları
  • İbrahim Talha yazıları
  • 5 yorum
  • tamamı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • …
  • sonraki ›
  • son »
İçeriği paylaş

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • Komşularımız
  • Fotografhane
  • Kategoriler
  • İzlence

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Rastgele

  • İçerik
  • İzlence

  • Bir Oyun Tuttum
  • Yıldızlar En Çok Onları Selamlar
  • Değirmen Dergisi 18. Sayı Kapak Konusu: Oyun
  • Bahar Temizliği
  • İçimde İkiz Sevdalar
  • Vara Var Gerek
  • Kocakarı Rüyası
  • yenilgi: dengê avê tê.
  • Ahir Zaman Şairi…
  • Yağmur

Fotografhane'den

Mescd-i Nebevi

Duyuru - Etkinlik

  • -"Biz İsrail’i suçlayanlar
  • -"Ne Bahar Kaldı, Ne Gül" Konuşma
  • - ''İkindi Yazıları yeniden tıpkıbasım olarak yayımlanacak''
  • ... Devamı
  • Gözdeler

    Bugün:

    • Nevbahar
    • 100 Türk Büyüğü
    • Mülteci Hayatlar

    Son görüntülenme:

    • İşte hayat
    • Komşularımız
    • Sur Kenti Hikayeleri – Ali Ayçil

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2010
    Gizlilik ve kullanım şartları

    • söz makamı
    • 100 türk büyüğü
    • kitap makamı
    • site haritası
    • ara
    • İletişim

    @ İktibas - Yazılar için kaynak belirtirseniz acayip memnun oluruz.