Mehlika Toyga yazıları
Gül’ün Yetiştirdiği Adam
Mehlika Toyga — Cum, 03/10/2008 - 07:57
Aylardan Eylü’ldür, ellerim buluta dokunur… Ekim’dir, yeşil ölür… Kasım’dır, soğuk uykusundan uyanır… Aralık’tır, beyaz doğar… Ocak’tır… Şubat’tır… Mart’tır… Hülâsa geçen zamandır.
Sokaklar, caddeler, çarşılar, pazarlar, insanı taşır. İnsan yüklendiğini unutmuştur.
“Ulu caminin minaresi, göğü çınar kökü gibi sarıp kucaklasada,” boynu büküktür. Hayat gariptir. İç içe geçmiş hikâyeler söz’e galiptir.
Çiçekler gül’e imrenmeye, taşra metropole koşmaya devam eder. İnsan başına yeni-zaman destârını giyer, kültürü, ahlâkı ne varsa üzerinden çıkarıp başlar metropol güneş’inin altında güneşlenmeye. Güzelleşeceğini sanan eşref-i mahlûkat, karardığının-kapkara kesildiğinin farkına varamaz. Zira tüm şehir sür’atle kararmaktadır…
"Ölümsüzlüğü Tattık Bize Ne Yapsın Ölüm…"*
Mehlika Toyga — Çar, 06/08/2008 - 10:26
Ölüm ile bir kapıyı kapatıp diğer bir kapıyı aralamak… Ardında nehirler bırakarak dirilen okyanuslar misali… Sanki çöküyor maveranın ağırlığı omuzlarımıza da gidişimize şiirden kaftanlar biçiyoruz… 'Yedi Güzel Adam'ın öyküsü, ölümsüz okyanuslarda dalgalanmakta; artık son noktasına doğru uzatıyor boynunu. Garip geldi, garip gidiyor birkaç iyi adam. Birkaç iyi adam şiirden destârını; hakikatten koparılmış bir tutam nebzeyi bizlere ödünç bırakıyor. Aşk'tan, tabiattan, ölümden, risaleler diziyor hayat güncesine… Okudukça çoğalıyoruz…
Görüntülerimin Görüntüsü
Mehlika Toyga — Paz, 01/06/2008 - 09:12
“Taşta
bir görüntü uyuklar, görüntülerimin görüntüsü,, Nietzsche
Sensizlik bir şehir olsaydı dedim,
Sensizdim, o şehri yakmaya geldim…
Sulak Şehir
Mehlika Toyga — Per, 28/02/2008 - 14:55
Hâlihazırda rüzgârları vardır şehrin
uslanmayan yağmurları
sen ki kanatları bir çakıl taşına kurban gitmiş
güverciniydin şehrimin
her gökte havalanmayan
her gökte ağlamayan
ama ona bakan her göğün
bulutlarına söz geçiremediği
***
bir bahar düşkünü gibi
çatlamış dudaklarından çıkacak
damlaları beklerdim her gece
ellerimi korkmadan, üşenmeden
usulca daldırırdım hayalinin girdabına.
Sondu yine
Mehlika Toyga — Çar, 26/12/2007 - 00:00
Sondu yine...
bir kaç ölüm kırpıntısıyla sıyrılıyoruz susuşların erbâbından,
ve boşanıyoruz körpe zalimlerin malayani hınçlarından
Düşmek bana bî_karar bu lehçede (!) en iyisi gömmek
peçe ardı balçıklarıyle sıvanmış bu gardiyanlığımı
Ölüm...
Sen ki; gözlerine kırağı çalınmış çocuk (!)tek yaptığın ezel soframdan arta kalanları devşirmek Heyhat !!! bir lâhza dursan
Acz'i libâs_ı şehir...
Mehlika Toyga — Per, 06/12/2007 - 00:00
Güne öksüz bir kentin geceden kalma sabahı...
yağmurlara ağlayan bulut hamallığındaki
yüreğiyle tozlu akşamları bekleyen o şehir.
O şehir işte, bir akrebin kıskacına emanet etmiş sevdasını da,
"aşk"a zehirlenmiş oracıkta..
Sonu olmayan bir masala dönüşmüş gözleri birden,
uzun uzadıya sararmış bakışları
vuslata bîhaber bir dalın ucunda.
ellerinden renk alan bu dalı kanadıkça sıkıyormuş..
sıktıkça diriliyormuş o mezar...
Griya
Mehlika Toyga — Per, 08/11/2007 - 00:00
Bir yürekten bir kurban yeter griya !
kirpiklerime verdirdiğim binlerce yeminden sonra
ağız dolusu ağlayasım var sana
encâmın adını içirmişken geceye
savurma ruhsâreni öyle
"aşk"ada mı sızın yok senin
alaborayım ben bu gidişe
gemileri yakmalıyım evvela
yoksa yas tutuyor yelkenlerim griya !
hıncım dişlerimden arta kalan bir kahkaha
tebessümlerimi kışlık uykulara verdim
her yer korku_revân
"aşk_ı yel" öncesi sensizlik olmalı bu
İbrahim'e Nazır...
Mehlika Toyga — Çar, 10/10/2007 - 23:00
...Bu kez hüznün bulutları ağır basıyor omuzlarına İbrahim!
Dağıtmasan bakışları(nı) gül hâreli gözlerinde
Nemrud'un odu küllenecek peltelerinde
Bir soluk kefen olacak hengâmeli seyirlerinde ...
...Bu kez donuk şakıyor bak yağmurun suyu İbrahim!
Ki bulutun ağlaması hüzünlerince
Boşuna mı toprağın gülü yarması sence?
Gözlerinin bir hâreyle öykünmesinde
Ne umutlar fışkırır da sedefkâr hasbilerinde...
Seni Bir Başka Sevesim Var Bugün...
Mehlika Toyga — Cum, 28/09/2007 - 23:00
Ey..!
Aşk mevsiminin cemresine bakışlarını mekân eyleyen çocuk!
Seni bir başka sevesim var bugün...
Gökkûbbe karanlığı nasılda doyuruyor yaşlarıyla bu gece... Bir annenin kara bulutlara emanet ettiği göz yağmurları bunlar. Derûnunda ne varsa bir bir sele veriyordu mesinmesiz. Belli ki sahralardan beter kanamış dağ, taş ve çatlamış denizlerin terekesinden fışkıran hayatlar. Yetim ruhsâreler nasılda muştulanıyor izbe çığlıkların kundağında...
Sen Düşeli Beri
Mehlika Toyga — Cts, 25/08/2007 - 23:00
Hayalime resmin düşeli beri
Çocukluğum gençliğimin peşinde koşardı
Asırlık yollarda...
Bugün hüzünertesi günlerden
Aylardan uzlet mevsimi
Hâsılı olduğum tek mekân
Alnımın değdiği iki avuç secde yeri!


Son yorumlar
7 sa. 22 dk. önce
7 sa. 27 dk. önce
9 sa. 36 dk. önce
12 sa. 42 dk. önce
14 sa. 15 dk. önce
16 sa. 39 dk. önce
16 sa. 45 dk. önce
16 sa. 57 dk. önce
20 sa. 44 dk. önce
1 gün 18 sa. önce