asude zeynep toprak yazıları
Cümleyi Nasıl Bilirdiniz?
asude zeynep toprak — Pzt, 30/06/2008 - 07:32
-GECEYLE BİR…
Sözün gümüşü çoktan çamaşır suyuna düşmüştü… Gece ilerlemek bilmeyen bir hal almış, insanlar susuyordu… En çok kelimelerin silinmesi gerekiyordu, ama zedelenmiş sözler çoktan ilmeği boğazlamışlardı… Kelimeler tıkanmıştı geceye, gece geçit vermiyordu.
Sarp hüzünlerle, bağdaş kurmuş şehir alevleri, yakmıştı gözlerini. Yakılacak köprüler olmadığından mı artık bilinmez, gitmekten bahseder olmuştu hepsi birden… Köprüler şehirleri biraz daha birbirine uzak kılarken bir geceyle bir cümle âşık oldu birbirine…
Denedim Gözüm Çıksın ki…
asude zeynep toprak — Salı, 24/06/2008 - 07:43
Bir, iki ve üç, işte böyle… Çiçekler bir adım ileri, yüz buldu kuşlar adımlarının hesabı yok, çocuklar ilk adımlarını attı güneşe… Güzel bir gün anlayacağınız… Ben bile yerli yerinceyim, Feridun Düzağaç bile fazla gelmiyor hayata… ah aşk! Yamasını kasımında bırakmış kardeşim.
Dans bozuldu…
İki ileri bir geri demişti hayat... Cama çıktı mahallemizin annesi;
— Örgü mü örüyorsun? İki ters bir yüz mü dedin… Bari bir işe yara…
Yalnızlık Hüküm Sürüyor Cümlelerimde
asude zeynep toprak — Salı, 17/06/2008 - 12:43
Bu kadar aydınlığı hak etmiyor gece’m. Kalemin selameti için yakıyorum lambayı. Kâğıdın ve hayatın selametinden, gölgesi kalemi yutacak olan ellerim sorumlu. Biri çıksa dese; ‘ellerinden belli olur bir kadın’… Bende desem ki; hayat payı olacakmış gibi… Hayat payı bir çentik atıyorum öyküye… Rüzgârın bu durumda, nereden estiği çokta önemli değil. Setlerle dolu yüreğim.
Evde Kalmış Şehirlerin Yolcusu
asude zeynep toprak — Salı, 20/05/2008 - 10:03
Yeni bir şehre girmek siyahtı… Renkleri yalanlayan bir yanla çıkagelmişti gitme hissi… Önce eşyalarında olan düzene hayret etti, sonra çalan şarkının gereksizliğini ve sonra isabetli bir karala koyduğu çayın fokurdadığını…
Önce siyah vardı… Beyazın genç kızlık hayallerini perdeleyen siyah, önce valizi attı yatağın üzerine. Çayını hızla karıştıran ve çay kaşığını hınçla çay tabağına atan ve dünyalık olan yaşlılara benzeyen bir yanının olduğunu kesik bir kokuyla da olsa fark etti. Fark etmek dizlerine çöken yalnızlığa benziyordu… Çayı tek başına bırakıp gitmek büyük kabalık olurdu, bunu içine sindiremediğinden bardaktan içine boşanırcasına çay döküldü, zira şehirde yağmurun zerresi bile yoktu…
Bana Geç Kal
asude zeynep toprak — Pzt, 12/05/2008 - 12:22
Tahminimce yersiz bir nefes aldım,
Af diliyorum dünyadan…
Bir meyve daha kopardım yaşımdan,
Af diliyorum hayattan…
Kelimeler sevimli buldu beni,
Af diliyorum cümleden…
Noktalar terki etti cümlemi,
Af diliyorum kendimden…
Hınçlarıma… Saygı Karşımı…
asude zeynep toprak — Cts, 03/05/2008 - 08:55
‘Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
Aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan
Sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
Bir harfin başlattığı yangın ile söndür
Beni bir ses sahibi kıl kefarete hazırım
Öyle mahzun
Ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.’*
*İsmet Özel
Gündüze yeminli bir günün ardından kelamın dizini kırıp önüne birkaç satır daha kendim için söylüyorsam ne olayım? Şaire olayım…
Sana En Olmayası Yerimden Sesleneceğim…
asude zeynep toprak — Cts, 19/04/2008 - 15:59
Çocuk elini uzattı…
Çocuk elini geri çekti…
Ve yağmur başladı…
Yerimi bırakıp kalkmak fütursuzluk sayılacağından bile isteye fütursuz olarak yani yerimden kalkarak ona yer verdim. Bir hüznün gölgesine ne kadar yakışmıştık. İstasyonda beklerken sürekli karşılaştığım kızla ilk karşılıklı bakış girişimim pozitifti. Bana gülümsemedi belki ama teşekkür ederek kelimelere kendini âşık etti.
Çocuklu leyl: mavi salıncak
asude zeynep toprak — Cts, 05/04/2008 - 08:19
leyl ablam'a....
Gözlerim, gözlerim siz bilmezsiniz, onlar bir çift dünya. Onlarla görme(me)nin sınırlarını zorluyoruz. Görmenin rengi yeşil oluyor daimi. Yeşil bakıyorum dünyaya. Tozpembe bakışlarımı çocukluk tespihimde bırakalı, bu gözler yeşile bakıyor sadece. Bakışlarım, yerli yerinde duran bir eşya hükmünde. Nereye baktığını bilen bir beyhudeliğim var. Hayata dipnot düşüyor gözlerim, siz bilemezsiniz…
yokluğumun sahih niyeti
asude zeynep toprak — Çar, 26/03/2008 - 23:54
Yokum diye şiir yazıyorum sana,
Kıyamayacağın bir varlık yokluğum
Kelimelerin ipini çekti şair-i cellad
Bak, kıyamıyorum kirpiklerinin cümlesine…
Esmer bir gün dönümü gidişim
Yokum diye yazıyorum,
Anla diye, varlık bozması gerçeğimi…
rüya tabiri
asude zeynep toprak — Çar, 19/03/2008 - 18:45
Rüya görerek uyanmanın bilincindeyken mutluyum. Rüyanın 1. şahsı muhteremi olduğumda hani… Rüyada olan tüm sesler adıma hasretmiş gibi bir tutum içindeler. Tüm gözler üzerimi yokluyor. Ben rüyamdan ne bekliyordum ki? Rüyadan ne beklenebilir ki zaten kâbus olmamasından başka. İşte beni memnun eden tek şey; rüya… Sevdiğim kızın ismi…




Son yorumlar
1 sa. 49 dk. önce
1 sa. 50 dk. önce
3 sa. 28 dk. önce
6 sa. 47 dk. önce
10 sa. 22 dk. önce
10 sa. 24 dk. önce
10 sa. 30 dk. önce
10 sa. 37 dk. önce
12 sa. 20 dk. önce
14 sa. 47 sn. önce