Nefi Selamoğlu yazıları
Nergisin gözü süzülmüş yok mecali kırpmağa
Nefi Selamoğlu — Cum, 13/06/2008 - 13:52
Her nesnenin bir hikayesi vardır mutlaka desek büyük laf mı etmiş oluruz? Mesela çiçeklerin… Çiçek, hani şu elimizin altında daim oluveren… Hani bir çok anlam yüklediğimiz, semboller sermayesi nesneler… Mesela Divan şiirimize Gül şiiri desek hata mı etmiş oluruz? Sezai Karakoç Üstad “gelin gülle başlayalım şiire atalara uyarak” mısraını laf olsun diye mi söylemiştir? Hiç sanmıyorum. Gül, bütün doğunun remzidir.
Düşünmeyi Düşünmek 1
Nefi Selamoğlu — Pzt, 12/05/2008 - 12:28
Ansiklopedi maddelerinden psikoloji kitaplarına, Felsefeden temel kaynaklara kadar bir çok kitap tarandığı vakit "Düşünme" üzerine sayısız sözün edildiği, cilalı ve efsunlu bir yığın tarifin yapıldığı görülür. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:
"Objeler yerine onların sembolik mümessilleriyle problem çözme."
"Düşünme, simgesel aracılık (Symbolic mediation) işlemidir."
Nefsin külli nefsden istifade etmesi. Çünkü külli nefs, bütün alim ve düşünürlerden daha çok tesir eder ve daha çabuk öğretir. Düşünce kapısı nefse açılınca, nefis düşünmenin ve sezgi ile istenene ulaşmanın keyfiyetini bilir." vs. vs.
Evliya Torunuma Babasının Nasihatları
Nefi Selamoğlu — Pzt, 07/04/2008 - 08:10
Tarihte kaç kişi vardır eseriyle bu denli özdeşleşen? Bilebilir misiniz? Tamam Hicv deyince ben aklınıza gelirim de benim yerim başka siz de bilirsiniz, nihayetinde ben “Mu’cizeler söyleyen bir papağanım.” Amma ve lakin Seyahatname deyince hemen aklınıza asırdaşım ve genç torunum Evliya Çelebi gelir. Tarih ve Edebiyatın bu vazgeçilmez çocuğu hakkında çok rahat ulaşabileceğiniz biyografisini bir yana bırakarak “Babasının Evliya Çelebi’ye nasihatlarını" zamane gençleri ile paylaşmak istedim. Her ne kadar “nasihat” sizlerde bıkkınlık ve usanç meydana getirecek olsa da erinmeden aşağıya yazdığım metni sabırla okumanızı murad etmekteyimdir.
Çatık Kaşlarla
Nefi Selamoğlu — Pzt, 31/03/2008 - 16:25
Çatık kaşlarla dağılıyoruz arza. Konuşmalarımız, yazılarımız keskin kılıç. Kıt kanaat aklımızla durmadan birilerini bir şeylerle itham ediyoruz. Yarım bilgilerimizin kıratınca yuvarlandığımız derin vadilerde halimizin ilmine de alabildiğine uzağız.
Yıldız’dan Beri
Nefi Selamoğlu — Per, 20/03/2008 - 14:20
Yıldız’ın pencerelerinden bakan adam önce sürgüne, sonra öbür dünyaya gitti gitmesine lakin Fukuyama’nın beyanı üzere ne tarihin sonu geldi ne sıkıntılarımızın. Hâlâ aynı otlakta kalan atlarımız, meşrutiyet sloganları arasında kelle alıp kelle vermenin ulusal mizahını kara gözleriyle seyirden kurtulamadılar.
Geldiler – Gördüler - Yendiler
Nefi Selamoğlu — Paz, 16/03/2008 - 10:18
Venedik gemileri limana yanaştı. İlk karşılayanlardan biri 6. Filo oldu. Devrimciler, yüksek tonda sloganlarla buyur ettiler. Che, oradaydı. Orhan Pamuk, Tolstoy, Cemil Meriç, Kemal Tahir ve hatta Galatasaraylı Hagi oradaydı. Yıldız Sarayı’ndan aralanan tül perdenin gerisinden bir çift efsunlu göz, müteessir seyrediyordu manzarayı.
Niyet
Nefi Selamoğlu — Salı, 11/03/2008 - 19:49
Miladı yırtıp attık güvercin kanatlarından. Zamana tütsüler dökülüp kafiyelere yaranmayacak artık. Kimse. Hiç kimse ne olup bittiğini anlamayacak. Yalnız gizemi kalacak heyecan ve tecessüs sahibi insanlara gecenin. Uygun adım yürüyüşler, hep bir ağızdan marşlar söylenmeyecek. Çünkü çok gizli aşkların ihanetine yöneldi takvim yaprakları. Bahar, yalancı çehresini fırlatıp attı bir yana. Bakire sevgililer anne oldu yabancı babalara.
Akif Hasreti / Akif'in Hasreti
Nefi Selamoğlu — Salı, 11/03/2008 - 14:46
İşte böyle evladım...Kah bıçak kavgaları kah Bağdat'a atılan bombalar arasında kaldık bu günlerde. Herkes bizim idam belgelerimizi imzalamakla uğraşırken biz, kimsenin tavuğuna "kışş" dememenin vicdan rahatlığı içinde gardımızı aldık ve bekledik. Ne çare ki dost bî vefâ, devr zalim, hasımlar alçaktı...




Son yorumlar
1 sa. 48 dk. önce
1 sa. 50 dk. önce
3 sa. 28 dk. önce
6 sa. 47 dk. önce
10 sa. 22 dk. önce
10 sa. 23 dk. önce
10 sa. 30 dk. önce
10 sa. 37 dk. önce
12 sa. 20 dk. önce
14 sa. 36 sn. önce