Elif Alaca yazıları
"Ey İnsan Seni Aldatıp Yanıltan Nedir?"
Elif Alaca — Per, 04/02/2010 - 08:08
Etrafınıza bir bakın… Görebildiğiniz yüzlerce canlı-cansız varlıktan başka göremediğiniz sayısız varlık vardır yeryüzünde.. Gökyüzü, toprak, ağaçlar, çiçekler, insanlar ve diğer canlılar… Göremediğiniz diğer yerleri düşünürsek; dağlar, denizler, göller, milyarlarca insan ve hiç tanımadığınız milyonlarca çeşit canlı… Evrende ise; içinde yüz milyarlarca yıldız barındıran 300 milyar galaksi, her birinde yaklaşık 300 milyar yıldız, gezegenler, uydular, güneşler, kuyruklu yıldızlar ve diğer göremediğimiz sayısız gök cismini barındıran uçsuz bucaksız bir mekan…
Her Türlü Bağımlılıktan Özgürlüğe Kavuşmak
Elif Alaca — Per, 21/01/2010 - 18:53
Din ahlakında özgürlük; yalnızca Allah'a kulluk etmek, O'na teslim olmak, varlıklara ya da birtakım değerlere kulluktan tamamen kurtulmaktır; bu gerçek özgürlüktür.
Tarih boyunca pek çok kez tanımlanmaya çalışılan özgürlük, yanlış anlaşılmış olan bir kavramdır. Örneğin Allah'ın emirlerini gözetmeden, yalnızca nefsinin bencilce tutkuları doğrultusunda yaşayan kişi, özgür olduğu yanılgısına kapılabilir. Çünkü Allah’a imanın ve teslimiyetin getirdiği gerçek özgürlüğü tatmamıştır ve kıyas yapma olanağına sahip değildir. Ancak kıyas yapabildiğinde çok açık anlayacaktır ki, gerçek özgürlük, yalnızca Kuran ahlakı yaşandığında kazanılabilir.
Evlilik Müessesesi
Elif Alaca — Cts, 09/01/2010 - 09:48
Evliliğe ‘müessese’ adı verilmesi yaşadığımız toplumda evliliğe nasıl bakıldığını gösterir ve bu bakış açısına sahip insanların evliliklerinin de ne derece sağlıklı olacağı açıktır. Evlenmeye karar veren kişilerin, henüz evliliğin başlangıcında birbirlerine güvenmiyor olması korkunç bir durumdur. Günümüzde, evlenecek çift gidip önce noterde evlilik sözleşmesi imzalamakta, daha evlenmeden boşanma şartları konuşulmaktadır.
Din dışı cahiliye toplumlarında yaşayan kimseler birbirine güvenmezler. İnsanlar genellikle hep yalnızdırlar ve gerçek anlamda hiç dostları olmadığından yakınırlar. Günümüz evli eşleri de çoğunlukla birbirine güvenmeyen ve dost olamayan kişilerdir. Sık sık yalana başvururlar; kadın her an aldatılma ya da terk edilme korkusu içinde yaşar, erkek de çıkarları nedeniyle karısının kendisini maddi olarak değerlendirdiğini düşünür. Her ikisi de ruhlarına saygı duyulmadığından emindir. İnsanın gerçek anlamda mutlu olabilmesi için güvendiği, sevdiği ve yalan söylemeyen, Allah’tan korkan, samimi insanlara ihtiyacı vardır.
Allah Aşkı, Allah Korkusu
Elif Alaca — Cum, 25/12/2009 - 10:32
Allah korkusu, Allah’a aşkla bağlı insanın hissettiği korkudur. Allah’ın hoşnutluğundan mahrum kalmaktan korkmaktır... Aşık sevdiğini gücendirmekten, onun sevgisinin yok olmasından çekinir. Allah korkusu böyledir, çok daha şiddetlidir. İnsan Allah’tan korkarsa O’nun buyruklarına çok titiz olur, en çok O’nu sever ve en çok O’na saygı duyar. Egoist, bencil, nefsine düşkün olmaz. Şefkatli ve koruyucu olur, çıkarlarının peşinde olmaz, affedici olur. Kişi Allah’tan korkmuyorsa yalnız kendi çıkarlarını düşünür, affetmez, çıkarlarıyla çatıştığında sert davranabilir.
Ruhtan Yansıyan Güzellik
Elif Alaca — Paz, 06/12/2009 - 09:41
İnsan ruhunun yaratılışı güzelliklerden zevk alacak şekildedir ve her an en kusursuzu, en mükemmeli arar. En küçük ayrıntı dahi gözünden kaçmaz, dikkatini çeker. Ancak insan, ne kadar istese, yaşamı boyunca özlemini duysa da kusursuz bir fizik güzelliği dünyada tam anlamıyla bulamaz. Bu güzelliği insan ancak sonsuz güzelliklerle donatılmış cennette elde edecektir. Muhteşem yaratılmış olan güzelliklere kavuşmanın koşulu ise, dünyada ruh güzelliği kazanmış olmaktır. İnsan ruh güzelliğini sadece Kuran ahlakını yaşadığında kazanabilir.
Nefsini Kurban Etmek
Elif Alaca — Cum, 27/11/2009 - 07:02
Kurban, Kur’an’da bahsedilen önemli ibadetlerdendir. Kelime anlamı ‘yaklaşmak’tır ve kesilen kurbanın Allah’a yakınlaştıracağı umut edilir. Rabbimiz’in genelleme yaparak dahi sayılamayacak kadar çok nimetine şükür amacı taşıyan kurban, O’na tam teslimiyetin yaşandığı bir ibadettir.
Kurban insanlık tarihi ile başlar. Ve kurbanın, “…Allah'tan başkası adına kesilmiş olan (hayvan)ı kesin olarak haram kıldı…” (Bakara Suresi, 173) ayetiyle yalnızca Allah adına kesilmesi buyrulur.
Gerçek Dost Arayışı
Elif Alaca — Per, 19/11/2009 - 14:46
Her insan yaşamında ‘yakın bir dost’ arayışı içindedir. Mutlu anında da zor zamanlarında da yanında olacak, koruyup kollayacak, sorunlarının çözümünde destek olacak, hatalarını bağışlayacak, hastalığında ve yaşlılığında kendisini yalnız bırakmayacak sevgi dolu, sadık bir dosta ihtiyaç duyar.
İnanan insan için aradığı dost yalnızca Allah’ın hoşnutluğunu gözeten ve Kur’an ahlakını yaşayan diğer müminlerdir. Allah’tan yüz çeviren kişiler ise kendileri gibi dünyevi çıkarlarını gözeten kişilerle dostluklar kurarlar. Müminler arasındaki güçlü dostluk ve iman etmeyen insanlar arasındaki dünyevi çıkarlara dayalı ilişkiler ise birbirinden tamamen farklıdır.
Allah: Güzelliklerin Gerçek Sahibi
Elif Alaca — Cum, 06/11/2009 - 07:24
Güzellik insana mutluluk ve huzur veren somut bir lezzettir. İnsanlar yaşamlarının her aşamasını bu lezzete ulaşabilmeyi umut ederek, zevk aldıkları güzelliklere göre biçimlendirirler. Güzelliğe olan düşkünlük, bu lezzete olan bağımlılık, insanlar için vazgeçilmezdir. Seçim yapması gereken kişi, her zaman tercihlerini beğenisine göre en güzel olandan yana kullanır. Hiçbir insan hoşuna gitmeyen ve çirkin bulduğu bir şeyi seçmez, istemez. Nedeni de insan ruhunun, görüntünün, ahlakın, sözün kısası herşeyin güzel olanından zevk alacak şekilde ve güzelliğe düşkün duyarlılıkta yaratılmış olmasıdır.
Secdeye Güç Yetirmek
Elif Alaca — Per, 29/10/2009 - 08:40
Yüce Allah Hz. Adem’i yarattığında, meleklere ona secde etmelerini buyurmuştu. Melekler kendileri tatmin bulmuş varlıklar olmalarına rağmen, tatmin bulmamış bir varlığa itaatle secde ettiler. Ancak meleklerin arasında bulunan ve cinlerden olan İblis, "Ben ondan daha hayırlıyım; Sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (Sad Suresi, 76) diyerek secde etmedi. Çok ilginçtir ki, İblis bu kıskançlık ve büyüklenme ifadesi sözleri, kendisini yaratan Allah’a söylemişti. Kendisinin Hz. Adem'den daha üstün olduğunu düşünen İblis, Allah'ın bu emrine başkaldırarak O'na isyankar oldu. Buyruğuna karşı böyle bir itaatsizliğe cüret eden İblis'i, Allah lanetledi ve onun için sonsuz cehennem azabını takdir etti.
Rabb'e Hicret
Elif Alaca — Çar, 21/10/2009 - 13:20
İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır. İşte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır.Rableri onlara katından bir rahmeti, hoşnutluğu ve onlar için, kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler. (Tevbe Suresi, 20-21)
Hicret, inananların bulundukları toplumdan bedenen, kalben, ruhen ayrılması, yola çıkmasıdır. Allah’ın kutlu elçilerinin ortak kaderidir; onların yolundan gidenlerin de yaşamlarının bir bölümünde, farklı biçimlerde tattıkları, zafere ulaştıran fiili duadır. Hicret mücadeleden kaçmak değil, Kehf Ehli gibi zulme direnmek, karşı durmak, zincirleri kaldırmaktır. Amaç; sonlu olan her şeyi terk ederek, sonsuz olana kavuşmaktır.

Son yorumlar
1 sa. 39 dk. önce
4 sa. 12 dk. önce
1 gün 49 dk. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
2 gün 8 sa. önce
3 gün 2 sa. önce
3 gün 9 sa. önce
3 gün 12 sa. önce