nur zelal yazıları
Bu Adam Benim Babam
nur zelal — Cum, 27/08/2010 - 00:25
Hatırlarken hatırlatmak adına...
Yokluğunda bile sırtımı sıvazlayıp,
"geçecek kızım,
yeniden uzun uzun yürüyüşlere çıkıp
uzun uzun susacağımız zaman gelecek,sabret.
Üstelik bu en güzel yol ve en güzel yolculuk olacak,inan"
telkinleriyle yüreğimi serinleten adam.
Babam...
hep bu karede çakılı kalıyorum.
Kırık dökük,yıpranmış da olsa
en çok bu resminle dertleşiyorum.
O bisikletin ardındaki koca yüreğe sığınıyorum akşamüstleri,
sen ayağını çekme hayatın çarkından diyorum
büyüsem de inanma !
Küçüğüm daha...Valla...
'Sağanak Yağmur*' Altında Bir Başkaldırı Öyküsü
nur zelal — Cum, 02/07/2010 - 22:07
Kopkoyu benizli bembeyaz dişlerin sahibiydi O.
“Beyaz İnsan”ın teknesine binip okyanuslara açılmadan çok önce,yani o bembeyaz gülüşünde gölgelenmeden hikayesi ve biz dünyanın şanslı ve semirmiş çocuklarının türküsüyle sarhoşken, medeniyeti okşarken kucağımızda bir kaniş yavrusuna yükler gibi tüm şefkatimizi,O bunu bilmezken,yani kopkoyu benizli,bembeyaz dişlerin sahibi,çocuk,belki hep çocuk…
Tarih denen illetin hafızamıza yüklediği tüm cinayetlerin sırrına vakıftı belki de.Belki biz teni beyaz,ruhu dar insanlar,Kabil’in soyundan geliyorduk ve Habil’in bembeyaz gülüşlerinden nefret devşirme istidamıza tutkunduk.
Dünya yuvarlaktı yuvarlak olmasına ama…
Sakî ! Yollar Seyrine Zulüm
nur zelal — Pzt, 14/06/2010 - 12:16
uzun uzun cümlelerle kurgulamak isterdim hikayeni ve yol üstü duraklarında bıraktığın izlerin resmini çizmek isterdim bir soğuk seher sabahında...
Oysa o kadar dar ki zaman ve yolların hatrı öyle derin ve sahici ki.
Dünya mı döndükçe vuruyorum kayıtsızca yollara,yoksa...
Ben niye herhangi bir yolcu gibi dayayıp başımı cama,hüzünlü ayrılık öykülerinin yalın kahramanlarına öykünemiyorum?
Neden en afili cümlelerimi bölüyor muavin çocuk olmadık yerinden? "Abla,bir şey içer misin?"
İçerim ama mümkünse elinden olmasın Sakî !...
Gelişine Pervane Yıldızlar
nur zelal — Pzt, 24/05/2010 - 10:36
Zenan'a...
Sen uzaktayken kurulurdu tahtı aşkın
Göğsüne sığınmak yalnızlığının
Yeniden yazıyorum sana,alışkanlığım benim.Tıpkı eskiden olduğu gibi,tıpkı kalemime mürekkep gözlerinden ilham alırcasına,öyle hesapsız.
Küçücük bir sürpriz sana,-ki bilirim inadına severdin kargacık burgacık da olsa- el yazması mektuplara rücû ettim sonunda.Ah ki ne çok özlemişim kelimelerin üstünü karalayıp da akıp giderken kalem yeniden kurgulamak içimden geçenleri.
Sır'rın Kanatlarında Gece
nur zelal — Cts, 24/04/2010 - 08:52
(Hem yaramız, hem şifamızdır)
“Başkaları “diye girdi muhabbete öyle orta yerden. Zaten ne zaman bir araya gelsek ya bağdaş kurardı yere - o zaman bilirdik ki uzun susmaların ve yitip gitmelerin vaktidir- ve gözlerini olmayana dikerdi. Ya da şöyle kurulurdu üst başa, meselemizin tuvaline umulmadık bir rengin sayhası düşerdi. Ses miydi,içimizde tüten dumanı mıydı ‘yok’luğun?
Bu defa garip bir hal vardı üzerinde. Sanki bir kapının açılmasını bekler gibi saygıyla başını öne eğmiş, bir yandan da kimsenin görmesini istemediği bir endişeyle dondurmak ister gibiydi ânı.
Dalga Boyu Hüzzam
nur zelal — Çar, 31/03/2010 - 13:50
Himmetinden aldım cesaretimi, kalbimin şaha kalkmış hüznüne değil kahrım.Yıkıntılar arasında,bir yarın kenarında,bir hecenin dumanında gelirsin de aklıma…
Yamacımda duran bu nâme kime yazılmış? Mazrufuna iliştirilen dem kimden bulaşmış?Bu öfke hangi cengin artığı?
Biliyor musun?Sen gelince aklıma,düşüveriyor yüzü günün,zırhını sıyırıyor mavi bir bir.Sen düşünce gökten sarnıcıma,tutup sineme basıyorum şimal yıldızını.Yeni bir güzergâha bileniyor hikayem.
“Ruhum”diyor uzakta bir münzevî,kamaşıyor gözlerim. Dilim lâl,şiirim süfli,aynam kayıp…
En son bir limandı ve yağmur gözlerime kalkandı.
En son sen ufuktun ve kalbim yorulmuştu kıyıya çarpa çarpa.
Yavaşlatın Geçeni
nur zelal — Cts, 27/02/2010 - 09:36
(Sayha’nın emektar Kaptan’ına ve dizleri hala kanayan tüm dostlara…)
Bir yerlere koşturuyorum içimde,cevabı belli sorular cebimde. Artık yavaşlasa zaman,soluğuna bir mola verse geçip giden.
Çocuktum önceleri…
Tarifi zor bir lezzetin damağımda bıraktığıydı hayat.Öyle yavaş,öyle sakin;öyle coşkulu,öyle umarsız…
bir sonu yok gibiydi hikayemin,ya da kovalamıyordum geçeni henüz.Nasılsa geceyi öteleyen gün kadar sıralı bir mutluluktu hayat.Bahar da umurumda değildi,ayazın iliklerimi yaktığı yorgunluk da. Mevsimler tenime değmeden geçip giderlerdi,her mevsim şendi,e hüzünse hüzün,dümdüz ve dingin…
Çocuktum…
Görüldüğüm yerde
nur zelal — Cts, 06/02/2010 - 07:41
Bugün lâl gözlerinden öptüm hayatın
Bugün deli kuvvetindeydi rüzgâr
Kalktım
Bir uzun hava ezgisi,canhıraş
Odamda doğmayan güneşin ağzı bükülmüş
Dökülmüş ruhum sokaklarına
Vakittir, Kavli Karar Edelim
nur zelal — Çar, 20/01/2010 - 13:36
Bir sağırlık çöktü üstüme, bir sağırlık…
Sokak aralarındayım,daracık bir yalnızlık kadar bile yer yok sana içimde ey dünya.Bütün geçmişin kendine övüncüne eşti ve isyanımın sesi bu kadar cılız çıkmasa ne çok anlatmak isterdim sükseli duruşunun ardında sürüklenenleri.
Yılların cilaladığı kavline bakılırsa uzun bir yürüyüştür evrende varlığın ve ben,bir nokta,karanlığından fırlamış bir yalım alaz,senin o her şeyi duyan ve her ışığa öykünen şımarık kızın,sevgilim dediğin,sonra ihanete gittiğin,”olduğun yerde kal”diye cilvelenip de döndüğün,döndüğün...
Kızıma Mektup
nur zelal — Per, 31/12/2009 - 17:11
Gün doğumum,cânımın Cân’ı,hayat gülüşlüm…
Seninle ilk tanıştığımız gün kadarım ben bu hayatta,ilk kalp atışım ve ilk çarpılışım maviye.
Geldin;muştusuna dünya eğildi,bahar çiçekleri nefesinden devşirdi kokularını,masallar kadar pak bir seyirlikti gelişin.
Sen geldin;dünya tazelendi,yüreğim serinledi,yaz güneşi vuslata erdi.Kollarımda bir küçücük cân,bir acemi yürek atışı ve gözlerim bir yağmur vurgunu…

Son Yorumlar
21 sa. 18 dk. önce
23 sa. 12 dk. önce
1 gün 10 sa. önce
1 gün 12 sa. önce
1 gün 12 sa. önce
1 gün 13 sa. önce
1 gün 14 sa. önce
1 gün 22 sa. önce
2 gün 12 sa. önce
3 gün 12 sa. önce