Kimdir Nicedir
Üstad-ı Âzam Aydın Abi
Fatih Mutlu — Salı, 09/02/2010 - 08:49
Bir mütefekkir düşünün, bütün muhasebelerini ‘kul’ ve ‘kulluk’ üzerinden yapsın.
Bir kanaat önderi hayal edin, bütün hükümlerini ‘şirk’ten en uzak alanlarda gezinerek versin.
Bir münevver tasvir edin, birkaç arkadaşıyla dünyayı ele geçirebilecek gücü elinde bulundurmasına rağmen tevazusu ile gönülleri ele geçirmekle yetinsin.
Sonra bu tahayyüllerin kümülatif toplamını alın.
Elde ettiğiniz sonuç Aydın Karakimseli çıkınca da iman tazeleyip Cenab-ı Allah’a şükredin.
***
Mukaddes Anadolu’nun kalbi mukaddes Kayseri’de, kalbi Kayseri ile birlikte çarpanların başında gelir Aydın Abi.
… Ağabey
Kâni Çınar — Cts, 17/10/2009 - 08:17
Bütün diğer meçhûl Türk büyükleri gibi ne adı, ne doğduğu topraklar ne de doğum tarihi tam olarak biliniyor. Rivayetler 20. Asrın ortalarına dair. Doğrusunu daim Allah bilir. Genellikle ikinci adı ile anılır. “… Ağabey”. Bilinmez hangi üniversitede yıllar süren bir öğrencilik yaşadı. Sağlam, sarsılmaz bir mantığı ve okyanus derinliğinde inadı var. Kafasına koyduğunu yapanlardan. Bir gece rüyasında, şair olduğunu gördü. Her ne kadar bunun rüyada mı yoksa Akyokuş’ta mı vücûda geldiği tereddüt konusu ise de ortadaki gerçek, şairliği idi. Yürüdü. Parası yoktu. Bazılarınca büyük ehemmiyet verilen mücadeleci bir mazisi vardı, lakin parası yoktu. Yani şairliğe uygun bir hâl idi. Şairlik gibi tek başına yapılabilecek eylemler sardı yüreğini. Bekledi. Geri çekilmedi. Mevzilendi. Kimilerince hâlâ mevzisinde. Yani şiir ile el ele… İçinde kocaman şiir ağaçları büyütüyor.
Kalbi İstanbul'da Aklı Konya'da Ruhu Ankara'da Olan Erkişi: E. Fatih Bilge
Selman Maltaş — Cts, 07/02/2009 - 10:01
Konya, Ankara ve İstanbul arasına kalbiyle köprü kuran ve bu köprünün üzerinde esaslı dostları birleştiren yegane adamdır E. Fatih Bilge. Bizim mahallenin zabıt katibi, emektar yazarıdır. Ondaki özveriyi, ondaki aşkı, ondaki muhabbeti başkalarında yakalamak zordur. Nerde yeni çıkan bir kitap, nerde yeni çıkan bir dergi, nerde yeni çıkan bir film varsa ilk olarak o haber verir.
Bizim mahallenin merkez adamlarındandır. Kendisiyle tanıştıysanız, hemen arkasından Hakan Albayrak’la, Ebubekir Kurban’la, Yusuf Armağan’la, Kâni Çınar’la, Cihad Meriç’le, Fatih Mutlu’yla, Cesur Küçük’le ve dahi pek çok gönül adamıyla tanışmanız için büyük bir mesafe almışsınız demektir. Bu yüzden E. Fatih Bilge tam bir oyun kurucudur. Esaslı bir iş yapacaksanız icazeti gereklidir.
Yürüyen Derviş: Süleyman Gökmen
Selman Maltaş — Per, 29/01/2009 - 08:27
Taşranın rol kestiği insanlar vardır. Önce zihne "burası küçük bir yer" imajını angaje eder. Bu rolde hareket alanı kısıtlıdır. Ev ve iş arasında geçen koşuşturmacalar günü tüketmek için yeterlidir. Rutin akraba ziyaretleri ve minyatür seyahatler dışında insan ilişkileri dar alanda kısa paslaşmalar şeklinde devam eder. Eğer gözlerinizde hayata dair bir kaygı, kalbinizde zerre kadar bir kıvılcım varsa, çevrenizi kolaçan etmeye başlarsınız. Yoksa siz de bu hareket realitesinden arındırılmış çarka teslim olacaksınızdır.
Bir insanı tanıtmak için böyle uzun uzadıya bir teoriye ne gerek var diyebilirsiniz. Doğrudur. Fakat söz konusu Süleyman Gökmen olduğunda, illahaki bir girizgah yapma ihtiyacı hissedersiniz. Çünkü onun varlığı hayata giriş dersi niteliğindedir. Kendisiyle göz göze geldiğinizde, ruhuyla birebir ilişki kuran bir insan görürsünüz karşınızda.
Yüzünü Görmek Samimiyet İsteyen Adam: Bünyamin Karabaş
Selman Maltaş — Per, 04/12/2008 - 14:04
Bünyamin Karabaş. Konya’nın manevi dinamiği. Bu şehre anlam katan özel adamlardan. Karşılıklı çayınızı yudumlarken, dünyaya dair esaslı şeyler duyabileceğiniz yegane kişidir o. Edebiyattan siyasete, şehirden tasavvufa kadar, kalbinizde ne varsa karşılığını bulursunuz Bünyamin’de.
Bünyamin, Malcolm X’in eyleme dönük tarafıdır. Konuşarak kendisini vedahi bizi tüketen kişiler gibi değildir. Şiir yazar. Dergi çıkarır. Adam toplar. İllahaki e-posta gönderir. Afiş asar. Meydanları boş bırakmadığı gibi duvarları da boş bırakmaz. Bir saat içinde üç kez arasanız, garanti ederim ki, üçünde de farklı yerlerden size cevap verecektir. İşte bu yüzden o’nunla hep yürürken karşılaşırsınız. Oturduğu pek görülmemiştir. Eğer ki oturuyorsa, muhakkak bir plan kurmakla meşguldür.
Kırçıllı Paltolu Kasketli Patron: Faruk Yücel
Alexandre Bey — Paz, 23/11/2008 - 14:14

Zaten yağmurlu bir günde görmüştüm seni
Nereden başlayacağımı bilemiyorum. Tanıştığımızda benim elimde kalem-defter vardı onun elinde fırça ve boya. Ancak şu bir gerçek ki ikimiz de kısa pantolonlu yaşlardaydık. Zira yedi yıldan fazla bir süre oldu onunla tanışalı. Hevesliyken tanışmıştık, sonra zamanlar eşitlendi, mekanlar kesişti... Sokakta, vapurda, kahvede, kaldırımda, deniz kenarındaki bankta sık sık karşılaşmaya başladık. İstanbul bize dar geliyor evet.
Duyduğumuza göre 1983 yılının bir temmuz sabahı dünyaya gözlerini açmış sevgili Faruk. Sıcak mı sıcak olan hava onun samimiyetine yansımış. Neden Beşiktaşlısın diye sorduğumda bir sürü sosyolojik ve psikolojik sebep ileri sürse de esmer olması sebebiyle Beşiktaş taraftarı olduğu belli. Yani kısa pantolonlu yaşlardan beri Beşiktaşlı Faruk.
Sarışın Evliya: Gökhan Özcan
İbrahim Talha — Salı, 11/11/2008 - 14:07
Tipik bizim mahalle elemanı. Samimi, dostane, babacan... Yüzüne baktıkça bakasın, konuştukça dinleyesin, yürüyüp gittikçe ardından dua edesin gelen mübarek adam. Oy dağlar dağlar türküsünü tam da makamında söyleyemediğini anladığı gün Üstad altına toprak konduğu bir çağda idi ve bakışlarındaki kat'i kararlılık ve gözlerini kırparak hayatı filtreleyişindeki muhteşem başarı fotograf sanatına yolunun düşeceğinin ilk emarelerini gösteriyordu.
Kurtuba Ekspresin Makinisti: Selman Maltaş
Alexandre Bey — Paz, 28/09/2008 - 08:42
Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir'de Konya ile ilgili bahsin girişinde “bozkırın tam çocuğu” der Konya için. Tanpınar'dan mülhemle benim için de Selman. “bozkırın tam çocuğu.” Bize mahalle arkadaşlığını, dostluğu, kardeşliği öğretiyor. Samimi ve sıcakkanlı. Anarşist ruhlu bir edebiyatçı. Kah isyan şarkıları söylüyor kah hüzünlü nameler mırıldanıyor yazdıklarıyla. Denemeleriyle gönlümüzü ferahlatıyor. İnsanı ve insanlığı kavrıyoruz onunla. Medeniyeti, şehirlerin ruhunu öğreniyoruz ondan. Kalbi sanki bir saatli bomba gibi. Bir orda bir burda atıyor. Konya'yı seviyor, Ankara'yla muhabbeti var ama İstanbul aşığı. Bütün coğrafyada sağlam dostları var eminim.
Müstakil Olarak Uzun Hasan (Semerci)
Halid Aslan — Per, 14/08/2008 - 08:41
Tarihi evraklardaki ilk kayıtlı ismi; Uzun İmam. Müstakil olarak “Uzun”, “Güney Müftüsü” veya “ Fetva Makamı” olarak da isimlendirilir. Depar’a ilk ihanet edenlerin başını çektiği için, “Baba” olarak en önce o sıfatlandı. Mevlana torunlarından. Sema etmeyi ve ney üflemeyi bilmese de “Konyalı” yaftasını her fırsatta onurla taşıdı. İki istikamette seyr ü sefer eylemeyi her daim layıkıyla yerine getirdi. Aydınlık ve Kadınhanı. Sıkça saçlarının yağlanması ile maruf. Başını kuma sokmayıp daima adresi ve yeri bilinenler sınıfından. O’nu arayanlar, bir kaç telefon trafiğinden sonra kolayca bulabilirler.
Her ne kadar Konya İlahiyat yolunu arşınladıysa da Eğitim- Öğretim macerasının en renkli ve en heyecanlı günlerini Sayha okulunda yaşadı. Kolay kolay kimseye eyvallah etmemeyi, çabucak kızıp aynı çabuklukta yelken indirerek durumu kontrol altına almayı iyi bilenlerden. Halkla ilişkileri daima mutedil, referansları hep olumlu ve verimlidir.
- Halid Aslan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Haza Şair: Hasan Erkan
Kerem Dağlı — Per, 15/05/2008 - 13:37
Sabah serinliği gibi gelir. Şair. Dost. Tebessüm sanki onunla bir anlam kazanıyor. Küçücük bünyesinde dev yürek ve merhametler taşıyor. Karaman’ın koyununu tanır mı bilinmez ama oyunu hiçbir zaman olmamıştır. Fahüka şairi. İkindi Yazıları, Sayha Dergi, Altınoluk bir zamanlar boy gösterdiği mekanlardı. “Çayı koyu demleyin şeyhim çayı çok sever” namlı hikayesi uzun süre bestseller oldu.

Son yorumlar
9 sa. 6 dk. önce
9 sa. 4 dk. önce
7 sa. 6 dk. önce
21 sa. 42 dk. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 13 sa. önce
1 gün 15 sa. önce
2 gün 8 sa. önce
2 gün 10 sa. önce
3 gün 7 sa. önce