Ümidlere Dair
Takrir ve sükün
mehsani — Paz, 17/01/2010 - 09:41
Takrir ve sükün
Farklı yerlerdeyiz, ayrı düşlerde
Aynı vaktin uykularına uyumuş olsak ta
Kimimiz cevher alırız, kimimiz mücevher
Her ikimizde, “aşk olsun!” diye muhabbete
Kafa yorsak ta tevatüren, ma teessüf
Farklıyız, farkımızdan habersiz
Yaşıyoruz öylesine
Yerli yersiz..,
İbrahim Makamı
ümmügülsüm tat — Salı, 06/10/2009 - 06:25
“Allah senden razı olsun kızım” diyor yanımdaki kadın; ellerimi avuçlarının içine alarak, falcıların ve kâhinlerin hep avuç içinde aradığı alın yazısını sanki gökte benim için büyük harflerle okuyarak. Ramazan ayında, sıcağın ve imtihanın ortasında sıkıca tutuyor ellerimi ve bir sabah içimden çıkarıp da hoyratça avucuma yerleştirdiği kalbimi… Çok mu ele vermiştim kendimi, anlatmaya, teselli olmaya çok mu muhtaçtım… Hiç birisini hatırlamıyorum.
- ümmügülsüm tat yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Uyku Öncesi, Karışan Kimliğim
Fatma Zehra Arslan — Çar, 19/08/2009 - 06:57
Zamanların en tuzağından, en hadde uğramayan anlarında seslenişlerim var sana…İçimde büyüttüğüm zor bela başa çıktığım devasızlıklar baki , sancısı ağır…Öyle kesin çığlıklarımla sesleniyorum ki sana bazen duymaman
Kahrımı çoğaltıyor. Kahır nedir ki ey yaren sonsuz kayboluşların sırsızlığı…Zahire varıyor tüm dünya görüntüleri…Görüntü dedim de unutuyorum zaman zaman silüetini, saçların uzun muydu kısa mıydı biz ne zaman gölgemizin üzerine dualar etmiştik? Zaman zaman karışıyorsun bende bu öyle bir haraplık hali ki!
Eşgalimi bulmak için nice zamanlar sabahlıyorum ucu yırtık yatağımın tepesinde…
- Fatma Zehra Arslan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Ümit Kapısı
Hilal Acar — Per, 23/07/2009 - 19:45
“Bir nefes almak ve vermekten ibarettir hayat
Dikkat et her dem değil mi müddeti ömrü beşer…”
An’ların toplamı içine sıkışmış kocaman bir yaşam. Dün yaşandı ve bitti, yarın ise henüz gelmedi. Yalnızca yaşadığımız, içinde bulunduğumuz an var. Adına yaşanmışlık dediğimiz onlarca şey bu an’lar içine sıkışmakta… Acılar, sevinçler, hüzünler, mutluluklar ve dahası bütün bir yaşanmışlık an içinde birbiri ile devri daim etmekte.
- Hilal Acar yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
İnşallah kalem ayaz kıracak
Bilal Can — Pzt, 15/06/2009 - 14:00
sen gördüğünde zehravan
konduğum dilinde Ankara
bana mahpus şarkılar inletecek
kandil yanar kandil, yanınca
kor kalır hücresi kara
beni usumun kararında
üç gülveren bir sancı
ve dolu yağınca başımıza
beklet
Kur’an’a Muhtacız
Bilal Atış — Çar, 13/05/2009 - 17:28
Ne yazık ki her geçen gün eğitim sistemimiz her zamankinden daha fazla Kur'an ahlakına muhtaç. Görünen o ki Türkiye’de eğitim sistemi acı sinyaller vermekte. Ecnebilerin dedikleri harfiyen yerine getirildi. Türkiye de Kur'an kapatıldı kadınlar açıldı.
Hayatın her noktasında Kur'an’ın rehberliğine muhtacız. Ne var ki geleceğimizin garantisi olan nesillerin yetiştirilmesinde Kur'an'ın rehberliğine daha ziyade ihtiyacımız var. Az sayıda manevi değerleri gözeten eğitim kurumları mevcut olsa da bu kurumlar Milli eğitimin ahvalini değiştirecek boyutta değiller.
Beyaz Düşlerden Ağır Hüzünlere Doğru
necmettin resuloğlu — Cts, 21/03/2009 - 09:52
Yüreğindeki sevgiyi pankart gibi açarak yürüdü duyguları şehvete kilitlenmiş şehvet köleleri arasında. Yeni doğan acılarla birlikte yürüyüşe geçti beyaz düşlerin adamı. Yürüyüşü ağlamcıldı o gün. İçinde bir takım kımıldanmalar vardı. Savaşta ölen çocuğunun başında ağıtlar yakan bir annenin ateşten duygularını büyütüyordu içinde. Aynı hüzün yaşında olduğu annelerin acılarını yerleştirmişti kalbinin en müstesna yerine. Yüreğinde savaş coğrafyalarından beslenip büyüyen acılar vardı.
Mesele, kaht-ı rical
M.Nuri Bingöl — Pzt, 02/02/2009 - 09:55
Çokların ağzında sakız olan bir söz: “ Makus talihimizi yenmeliyiz!”
Makus, sözlük mânasıyla aksileşmiş; irademiz dışında, biz istemeden ters istikamete yönlenmiş demek.
Ne rahat bir kolaycılık!
Önce şu bilinmeli gibimize gelir hep; bir olumsuzluğun kendi isteğimiz dışında meydana geldiğini kabul ettiğimiz an, hâdiselerin “ dağvari” dalgalarına karşı teslim bayrağını çektiğimiz, elimizin ayağımızın soğumasına yol verdiğimiz, “ kıymet hükümlerimiz”e de ters olan bir “ tevekkül” anlayışına kaydığımız - daha doğrusu yuvarlandığımız- gündür.
“ Sahipsiz olan memleketin batması haktır,
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.”
Çağlayan Düşleri
Bilal Atış — Çar, 07/01/2009 - 14:22
Allah’a hamd olsun, soğuk ve yağışlı bir Pazar gününü evimde ailemle birlikte geçirmeyi nasip etmediği için. Az ötemizde Gazze’de üzerlerine bombalar düşen kardeşlerimizin kederine ortak olmak için Çağlayan Meydanındayım. Üzerime yağmur taneleri düşüyor. Beynimden çıkan öfke ateşini söndürmeye kifayet etmiyor yağmur taneleri. Yağmur altında sloganlar atılıyor. Elimde mazlum bir ulusun bayrağı var. Gururla sallıyorum. Acılarımı, öfkemi savuruyorum binlerce kardeşimle beraber Çağlayan Meydanına. Filistin bayrağıyla beraber gözyaşlarımı savuruyorum havaya, karışıyorlar yağmur damlalarına. Bütün meydan Filistin bayrağının renklerine bürünüyor, yağmur yağıyor üzerimize ıslanıyoruz. Bulunduğum yerde bacılar, kardeşler tek bir nefes tek bir ses; “Filistin bizim canımız, feda olsun kanımız”

Son yorumlar
1 sa. 39 dk. önce
4 sa. 12 dk. önce
1 gün 49 dk. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
2 gün 8 sa. önce
3 gün 2 sa. önce
3 gün 9 sa. önce
3 gün 12 sa. önce