Makamı-ı Dikkat
Çin Kültürü ve Anlam Bilgisine Giriş
Musab Yasir — Per, 23/07/2009 - 19:44
O sabahları Kocatepe'den gözetledim. Aynı kareye sığdırılmış yuhalamalar eşliğinde hûkümet çıkarken de gözlemiştim. Mavi beyaz yıldızlı bayrağın yanına vardığımda, direnerek ve dik durarak yardım istemenin böyle olmadığını anladım. Gelen neydi? Cenneti yaşarken dünyada, dünyası cehenneme çevrilen kardeşler için akan birkaç damla gözyaşı ve İHH hesabına yatırılmış birkaç lira. Gelen buydu, doğrusu elden gelen de serâpâ buğuydu.
***
Yanlış Anlaşılan Doğrular
Bilal Atış — Cum, 10/07/2009 - 09:43
Bir takım meseleler zaman içerisinde, bazen kasıtlı olarak insanların nazarında gerçek hüviyetlerinden uzaklaştırıldı. Ayet olsun, hadis olsun ya da kelamı kibar denilen Allah dostlarının sözleri olsun. Ya kıyısından bucağından kesildi ve topluma verilmek istenen mesajlara uygun hale getirildi ya da zaman içerisinde değişik kültür ve anlayışların etkisiyle manada tahribat hasıl oldu.
"Dinimizin ilk emri oku' dur"
Bildiklerimiz Bilmediklerimizdir
Nadir Marmara — Salı, 07/07/2009 - 09:16
Kaynakları tararken kimi zaman karşıma ilginç ve çoğu zaman da şaşırdığım kelime ve kavramlar çıkmaktadır. Genelde bunları ayrı bir dosyada not eder, yeni bulduklarımı da onlara eklerim. Bu şekilde alakalı alakasız 100-den fazla kelime dosyalarım arasında kendisine fazla geniş olmayan bir yer edinmiştir. Bunları paylaşmanın güzel ve yararlı olacağı düşüncesiyle birkaçını burada yayınlamayı düşündüm (1). Umarım, benim zevk ve keyf aldığım kadar, okurlar için de ilginç olur. Ayrıca, bu kelime ve tanımları hiçbir anlama çekmeden tarafsız biçimde değerlendirdiğimi de belirtmek isterim.
I. Türban
Proje Çocuklar, Laboratuar Kentler ve Hiç Bir Dünya Denklemini Doğrulamayan Hayatlar
ümmügülsüm tat — Cts, 30/05/2009 - 14:23
Tanzimat Fermanının sonrasında devleti olduğu kadar halkı da; sosyal, siyasi ve ekonomik olarak etkileyecek değişim rüzgarları esiyordu Osmanlı topraklarında. Söz konusu kadın olunca bu değişim kendisini daha iyi hissettiriyordu. Tanzimat öncesinin güzel kadın, güçlü ve sağlıklı anlamına gelirken; Tanzimat sonrasında ideal güzellik ölçülerine sahip olmak, modayı takip etmek, ilmin ve kültürün peşini bırakıp salon toplantılarının ‘gözbebeği’ olmak olarak nitelendiriliyordu. Ne var ki, gün gelip de Osmanlı kocaman bir ateş çemberinin içine düşünce Tanzimat’ın güzel kadınları mandacılığı savunurken… Güçlü, sabırlı, imanlı Anadolu kadınlarının düşleri ve dualarıyla bu bir ülkenin sınırları yeniden çizilecekti.
Umut Ateşiyle Tutuşan Özgürlük Meş'alesi
Mehlika Toyga — Çar, 25/02/2009 - 14:33
“Yüce Allah’a yemin ederim ki, asla köle olmayacağız!”
Aliya İzzetbegoviç
Asırlar önce sözün en kutlu meşalesini yaktı bir insan. Bu meşaleyi yürekleriyle taşıyan insanların, ışığı kaybetmemek ve alevlendirerek tüm dünyayı aydınlatmak için gösterdiği çabalar şüphesiz tarihte yerini aldı. Bu harlı külü ateş kılmaya vesile olup insanlığa öncülük etmek; hakikati gün yüzüne çıkarmak için ne savaşlar yapıldı, yuvalar dağıldı, çocuklar yetim ve öksüz bırakıldı. Öyle ki hakikat için zaman zaman anne-evlât, anne-baba, baba-oğul bile ayrıldı, birbirlerine karşı savaştı. Hz. Nuh, oğlu için gemiye binmeyip büyüklük tasladığı ve tufanda boğulduğu için üzüldüyse de bir şey değişmedi. Musab Bin Yasir, annesinin ölüm orucu tuttuğunda söylediği “Anne, saçlarının adedince canın olsa ve sen hepsini oğlunun tekrar atalarının dinine dönmesi için gözümün önünde versen, yine de dönmeyeceğim İslam’dan” sözü hala akıllarımızda. Yine Hz. Lut’un eşinin kâfirlerle antlaşma yapıp Hz. Lut’a ihanet ettiğini bildiriyor Kuran.
Saadet, Saadete Erecek mi?
İbrahim Maman — Çar, 18/02/2009 - 16:01
28 Şubat sürecinin dizayn ettiği siyaset sürecinde Milli Görüş Hareketi kendi içinde önemli ayrışmalar ortaya çıkardı. 1998’de kapatılan Refah Partisi yerine kurulan Fazilet Partisi beraberinde yeni açılımları yapma zorunluluğu doğurdu. Hareketin lideri Necmettin Erbakan ve parti kadrosuna konulan siyaset yasağı ve parti içinden yaşanan özeleştiri süreci yaşanacaktı. Ancak geleneksel yönetim anlayışı nedeniyle bu süreç ayrışma ile sonuçlanacaktı. Abdullah Gül ve Recep Tayyib Erdoğan’ın önderliğindeki çalışmalara parti içinden sert bir tavır ve kuşkulu bir yaklaşım sergilendi.
Tarihin Ölü Toprağını Yeşerten Mücadele
ismail okutan — Cts, 14/02/2009 - 08:52
Osmanlının çözülüşü ile yeni Cumhuriyetin kuruluşu arasındaki geçiş döneminde milletimiz, tarihin balkonunda adeta mısır koçanı gibi asılı kalmıştı. Bu acılar, elemler, bunalımlar, buhranlar döneminde kendi içinde iyice sıkışıp kalmış adeta bir akıl tutulmasına yakalanmıştı. Derin ihanetlerin, sürgünlerin, bozgunların hatta medeniyet kırılmalarının yaşandığı bu dönemde milletimiz ruh olarak, mana olarak, tüm dinamikleriyle adeta presten geçirilmişti. Tarih yolculuğunda son derece alaboralı bir fırtına dönemi geçirmişti. İşte bu dönemde yapılan inkılâplar, yenilikler, zaman zaman idam ve sürgünlere varan baskılarla bu çileli dönemde milletimiz ne yapacağını da bilmeyecek çaresiz bir duruma girmişti artık. Çünkü bir sabah uyandıklarında eski ile yeniyi, dün ile bugünü birbirine bağlayan köprülerin atıldığını görmüşlerdi. Gece âlim olarak yatanlar sabah cahil olarak uyanmışlardı. Eskiden kutsal sayılan, çok önem verilen değerler artık ayağa düşmeye başlamıştı. Temel kavramlar, kurumlar, sistemler, düşünüşler artık kökten değiştirilmişti.
Saadet’in Asr- ı Saadet’i
İbrahim Maman — Salı, 10/02/2009 - 09:27
Bugün Saadet Partisi olarak devam eden siyasi geleneğin Türkiye siyasal hayatında önemli bir yeri vardır. Geçmişte Milli Nizam Partisi- Milli Selamet Partisi- Refah Partisi- Fazilet Partisi olarak temeyyüz eden hareket Türk siyasal hayatında önemli bir yere sahiptir. Bu siyasal olgunun tarihsel bir süreç içerisinde teşkil ettiği önem ve bugün için konumunu gözden geçirmekte fayda vardır.
Türkiye’deki siyasal akımların halk içerisindeki en çok destekleneni sağ- muhafazakâr- İslami çizgide olanlardır. Batıcı- solcu- milliyetçi ve ulusalcı söylemleri ise genel anlamda rağbet gördüğü söylenemez. Halkın taleplerinin siyasal kanallarda ifadelendirme imkânı bulduğu her anda bunu göstermekten kaçınmamıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında çok partili sisteme geçiş deneyimlerinde hep halkın taleplerinin muhalif partilerde kendini ortaya koymasından dolayı duyulan rahatsızlıktan dolayı bu süreçler tıkanmıştır. 1950’li yıllarda Adalet Partisi şahsında halkın diline ve dertlerine yaklaşan bir siyasal olguya halk onay vermiştir. 1960 darbesi ile birlikte her darbeden sonra olduğu gibi yeni ortaya çıkan yapılanmaların yeni siyasi aktörler olma yoluna gittiğini görmekteyiz. 1960 darbesinden sonra mevcut iki parti merkezindeki siyasal yapı çözülmüştür. Türkiye İşçi Partisi, Milli Nizam Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Partisi gibi döneminde siyasal ayrışmasını ifade eden partiler ortaya çıktı.
Anlamdan Ricat
Mehlika Toyga — Cts, 31/01/2009 - 09:37
"Anamın ne dediğini duymadım, zaten bir şey demez o, ağlar...*"
Daha dün gibi aklınızdadır kimi zaman yaşadıklarınız ve dahi okuduklarınız. İyi bir yazı, sizi olayın kahramanlarından biri yapar, yaşadıklarınız bir anı olarak kalır belleğinizde. Geçmişinizde elinizden alınan parçaların başka hayatlarda yerine oturduğunu görürsünüz çoğu kez. Puzzle´ı andıran yaşamınız, darmadağın olmuş, her bir parçası bir dağın eteğinde kalmıştır. Kimisi rüzgârların nasibi olmuş, kimisi hala fark edilip, kurtarılmayı bekliyordur. İsmini hastalık koyduğunuz evreler, aslında bu parçaları arayışla geçen, harlı zaman aralıklarıdır. Bulunan her parça ile bütünlük artarken, asıl büyük parçanın yeri büyümektedir. Bu çırpınış rüyanın uykuyu terk etmesi ile bir gün mutlak açığa çıkacaktır. Yalnız burada rüyadan arta kalan boşluğa düşmemek önemlidir, yoksa bütün puzzle dağılabilir...

Son yorumlar
9 sa. 8 dk. önce
14 sa. 50 dk. önce
16 sa. 48 dk. önce
1 gün 10 sa. önce
1 gün 12 sa. önce
2 gün 9 sa. önce
2 gün 10 sa. önce
2 gün 15 sa. önce
2 gün 15 sa. önce
3 gün 16 sa. önce