Yürek Yarası
Kış başlarken…
Hüseyin Savaş — Cts, 22/11/2008 - 08:01
Geçim yükünün omuzlarını düşürdüğü adam ağır adımlarla evine doğru ilerlerken yağmur suyunun oluşturduğu küçük su birikintisine farkına varmadan bastığında ayağının altında ıslaklık hissetti. Kaç sene önce aldığını unuttuğu ayakkabıları görünüşte bu yılı da idare edecek vaziyetteydi. Soğuklar başladığında onları güzelce boyayıp sevinerek giymişti. Fakat şimdi bu ayakkabıyla kışı geçirme hayalleri suya düşmüştü. Son bir çare olarak ayakkabı tamircisine gidip bir çözüm arayacaktı. Bu olaydan sonra kafasına bir soru işareti takıldı ya eşi, kızı, oğlu aynı durumu yaşıyorsa! Bu yıl kimse ayakkabı talebinde bulunmamıştı. Eve gittiğimde tüm ailenin ayakkabılarını kontrol etmeliyim diye düşündü. Bu yıl biraz daha daralan geçimlerinin farkında olan ailesi ayakkabıları yıpranmış olsada ketum davranmış olabilirlerdi. Alın terinden, üretimden türlü yollarla çalınan geçimlik birilerine lüks yaşam ve rant olarak aktarılırken hangi sabrın kendisini tuttuğunu da tam anlayabilmiş değildi.
Orta Doğu Çocukları
Meltem Büşra — Per, 20/11/2008 - 13:19
Ben, Filistinli bir çocuğun sapanından fırlayan direşken bir taşım...
Hedefim, zulmün baş rolcüsü İsrail...
Küçüğüm ama gayem büyük...
Hissedilmem belki ama, atıldığım duyguların inancı yeter...
Bir sevda uğruna, bir kurtuluş adına, savrulurum zalimin arasında binbir duayla...
Kara gözlerin umutlu bakışları ahenginde,
Minik kalplerin heyecanlı ve korku dolu, bir o kadar da kararlı çarpışları doğrultusunda,
Dillerde dualar, gözlerde yaşlar ile,
Kan ve barut kokulu sokaklarda,
Bir vicdansızın acımasızlığını hissettirmek muradıyla vurmaya giderim...
- Meltem Büşra yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Kardeşime Veda
Bilal Atış — Çar, 22/10/2008 - 11:52
Dört ay aradan sonra yeniden Bayrampaşa otogarındayım. Bu sefer geliş sebebim ne tatil için bir yolculuk ne de memleketten gelen bir yakını istikbal için. Kardeşimi askerlik vazifesini ifa etmesi için İzmir’e götürmek maksadıyla buradayım. Ağustos ayı sevkıyat ayı. Terminal hınca hınç dolu. Askere gidecek gençlerimiz ve yakınları, anaları, bacıları, nişanlıları, hepsinin gözleri yaşlı babaların yüzleri karanlık. Hepsinin yüzlerinden acının türlü çeşidi okunuyor. Kendi elleriyle gönderiyorlar yavrularını onbeş aylık bir bilinmeze. Ortam bir kına gecesini andırıyor.
Sorunlu Coğrafyanın Öksüz Çocukları
bedran yoldaş — Paz, 19/10/2008 - 06:48
Sorunlu coğrafyanın öksüz çocukları
Deli fişek gibi
Zaman çarkları döndükçe
Fırat ve Dicle akar ya
Geçmişten gelen ölüm
Vadisini paklar mı?
- bedran yoldaş yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Aktütün'de Düşenler
M.Nihat Malkoç — Cum, 10/10/2008 - 12:03
-Aktütün Şehitlerine Rahmet ve Minnetle-
Esti bir deli rüzgâr dalından yaprak düştü
Ruh kanatlandı göğe payına toprak düştü
Bulutlar yaş dökerken dağların yamacına
Kanla sulandı toprak sanma ki bayrak düştü
Gök kapısı açıldı ulu misafirlere
Can bedenden ayrıldı el ile ayak düştü
Uzun Bir Yastı, Uzun Bir Yaz...
nur zelal — Pzt, 06/10/2008 - 11:02

“Yitirilen tüm babalara”
Babacığım;
Gözlerinde ölüm sessizliğini yakaladığım günden beri ,birşeyleri ötelediğimi fark etmemişim.Seni yüreğimde koca,yıkılmaz,yenilmez bir çınar gibi büyütmüşüm yıllar yılı. Şımarık bir çocukken birdenbire büyümenin şokunu yaşıyorum yokluğunla. Sen yoksun öyle mi?İşte bunu kabul edemiyorum bir türlü.Sen benim güvenli sığınağımdın,en kırılgan yerlerimi gizli bir şefkatle onaranım…
Bu kalem susmamalı...
fatıma zehra — Cum, 19/09/2008 - 14:59
Bu kalem susmamalı. Kestane dalında sivrilmemeli umudun ucu. Yarıklardan açılan boşluklara dalmamalı gözü pek sevdâ soylusu. Şuûrunun öte yakasında birleşmemeli sancı zanlısı. Karanlığın üvey grubu, derlenmesin toplanıp köşelerde. Asfalta yapışsın varsın gözün aktığı yaş seheri. İmlâdan âmâ, belâgattan topal. Karşı sokaktan yalpalayan rüzgâr… İçime savurma rem uykularını.
Ihlamur'u Beklerken
adige batur — Paz, 14/09/2008 - 18:37
İLK
“Sizin bahçede ıhlamur çiçeği var mı?”
“Ihlamur çiçek değil, ağaçtır!”
“İyi de çiçek açmaz mı?”
“Açar”
“Peki, ne zaman açar?”
“Bilmem… Galiba en beklemediğin zamanda”
* **
Uzaklara dalıp giden bakışlarını bir noktada sabitleyip yüzüme bakmadan “bu şiiri ona okumuştum” dedi. Şiiri okumakla da kalmamış, her şeyin bittiği yeri, umutsuzca her şeyin başladığı yer yapmak için ona baharla gelen bir dönüşü vaat etmişti. “Ihlamurlar çiçek açtığı zaman” diyordu. Bu zemheri halinden bahara geçişin, yıkılmışlık halinden sonra “İşte her şeyi değiştirmek için geldim.” diyebilmenin adıydı ıhlamur. O çiçek, Sevgiliye tüm bu umutları götürecekti. Çiçekten öte bir ruhun dirilişiydi…
Issız sokakların gülü
bedran yoldaş — Çar, 20/08/2008 - 12:32
I.
Yine aldın başını
Issız sokaklarına çekildin
İnci gibi yaşlar akıttın içine yudumlayarak ahu gibi
Avare avare dolandın
Issız solgun bahçenin kuruyan dudaklarında
- bedran yoldaş yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Yakarış
muhammed hakan ... — Çar, 13/08/2008 - 06:16
Kutlu Doğum / Peki Bu Yazı (?) / İthaf Olabilir mi (?)
Yakarış...ruhumdaki bu durgunluk, varlığımın yokluğa yakarışıdır.
Hangi âleme sürüklendim ki, pürelem...ve her sahne ayn-ı elem...
...ve gönül; yalnız sükût izi.
...
İki kanat arasında, rotasız...hangi adımdır ki , beni benden uzaklaştırmasın.
İzdüşümü... nedir izdüşümü (?)
Rüyalar ve Sen...hangi izdüşümü (?)
Ayağım tökezledi; rüya...düştüğü yerde kaldı. her şey kıyamet misal kopsun; ama n’olur...
Bırak sûretin kalsın...son görüş; son sahne... belki bir izdüşümü (?)




Son yorumlar
12 sa. 12 dk. önce
12 sa. 39 dk. önce
12 sa. 50 dk. önce
12 sa. 57 dk. önce
13 sa. 2 dk. önce
15 sa. 20 dk. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 17 sa. önce
1 gün 17 sa. önce
1 gün 17 sa. önce