Düş Vakitleri
Kara Kız
Kerem Dağlı — Cum, 07/11/2008 - 12:56
çeşmelerden serinlik olup inerdin gözlerime. çınarlar, cevizler dal uzatıp umut nağmelerini mırıldanırken sıcak yaz seherlerinde, nazlı bir gelin edasıyla acımı süpürürdün. sızısı kesilmeyen çay gibi sevdamı berkitir, sineme meltemler estirirdin. ismin ayşe idi, fatma idi, emine idi. bir hacer nine bir de ben, kara kız diye çağırırdık seni, yarlardan boşluğa düşen her rüzgarın ardından. kara kız'a sevdalı bir deli oğlan vardı. kimdi, kimin nesiydi bilmezdin. bir göz, bir bakış yapışırdı her sabah, merhametin ile suladığın karanfillere, tenine. hayra yorup geçerdin kulağındaki çınlamayı. seni dualarla anan insanı bilmezdin. deli oğlan'ın sana sıcak günler gibi aktığını bilmezdin. savaş suskunu hacer nine susar, bilmezdin.
Mağlubiyet
İbrahim Talha — Cts, 20/09/2008 - 09:37
alelade tab edilmiş bir resim.
adamın, dizkapaklarından altı çıkmamış.
resmi çeken bir öğrenci.
okul kapısı önünde güneşlenen bir adamın bahara bakışı.
üzerinde, mavi damatlık elbisesinin ceketi. kim bilir kaçıncı senesinde. rengi atmış biraz. ama önemsemiyor. siyah pantolonu, kravatı... tipik devlet memuru...
arkada çöp tenekesi, güç denemesinde bulunulmuş su oluğu... hepsi o kadar.
Ev
bedran yoldaş — Pzt, 15/09/2008 - 12:19
Yıllarca çalışmanın verdiği yorgunluk sırtına bir kambur gibi binmişti. Yıllarca durmadan, hiç ara vermeden çalışıp çabalamış kimseye muhtaç olmadan baş koyduğu yoldan, taviz vermeden bir yaprak hafifliğiyle bugünlere kadar gelebilmişti. Ama bugün için aynı hafifliği değil, demir ağırlığınca bir yükün altına elini bırakıvermişti. Yılların emeğini bir beton yığınına, bir daire alımına yatırmış bu da yetmemiş eksiğini konu-komşudan borç-harçla tamamlayabilmiş ve ev sahibi olmuştu. Olmuştu olmasına da yükün ağırlığı altında iki büklüm duruyordu. Daha düne kadar kimseye borçlu değilken bugün borçlu ve borcu döviz kuruna bağlı olarak her gün durmadan artıyordu oğul vermiş arı gibi… Daha düne kader “kuş kadar özgürüm” diyebiliyorken bu gün diyemiyordu… Dün ulaşılmaz bir kale olarak güdüğü ev sahibi olma arzusu; bugün bir gerçek olarak duruyordu karşısında… Evet, belki ev sahibi olmuştu ama aynı zamanda borçlanmıştı...
Arıkuşu Dostum ve Geçmişin Plakaları
asude zeynep toprak — Per, 11/09/2008 - 12:11
Devşirme dostlukların ve çıtası yüksek tutulmuş bir şehrin içinden akıyor yollar. Anlatımı mecaz olmuş hikâyeler adına alışveriş yapıyor insanlar, yol kenarında çocukluğumu sayıyor serçeler. Arıkuşu dostum ekliyor ardından;
- İyi olun ki iyi şeyler yazın güzel kardeşim… Güzel şeyler yazın ki insanlarda tebessüm etsin…
“Aşk, Bizim Annemiz…”
Zeynep Dilyâre — Çar, 03/09/2008 - 08:16
Yazmak ve yanmak… Yazmalı evet, ama önce yanmalı insan. Kalp tutuşmalı ilkin, sancılanmalı… ”Aşk” demeli her yardan düştüğünde ve “Aşk” demeli düşemeyişlerinde de… Dizlerinde yarayla, kan görmenin telâşıyla annesine koşan ve gözleri ibrik gibi akan çocuklar… İşte onların annelerine koşuşu… Evet, aşkın bir açılımı bu!
Koşuyoruz; yanmak ya da yaralanmak çocukluğumuza halel getirmiyor. ”Çocuk işte…” diyor annemiz göz yaşlarımızı silerken özenle ve bağrına basıyor mâsumluğumuzu… Ve aşk,bağrına basıyor mahzunluğumuzu…
Rüyam, Şebboy Çiçeğim ve Ben
Gülden Aras — Per, 28/08/2008 - 08:21
Bir kök şebboyun tek tek bütün çiçeklerindeki "sevgi", benim.
Her çiçeğinin özündeki güzel istek,yalnızca ben.
Ilık bir bahar akşamında serpişen yağmur damlalarının, usaresinde bıraktığı eşsiz koku,ben.
Ulaşabilir miyim eflatun şebboyun uçarı sevincine,bir rüyanın aşırı sıcak koynunda? Ulaşırım belki? Canım Mevlanam :
“ Can konağını aramadaysan Cansın;
Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin;
- Gülden Aras yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
sıvası dökülmüş sır
Kâni Çınar — Çar, 27/08/2008 - 08:22
çamlıca'da, sade ve kocaman dondurma yedim.
tenha olmasına rağmen oturmadım. bize yakışmazdı oturmak. hesabı öderken büründüğüm eda, zenginlere mahsustu.
cüzdanı karıştırırken büyük paraların arasından küçüklerini arıyor bir role sahiptim. çünkü paramın hepsi bir dondurma edecek kadardı.
çıktım.
yürümekle azalacak zannedilen dertlerim var. sol cebimden bir ses: "nereye gidiyorsun?"diye uğultulandı. yayalara yeşil ışık yanarken yolun tam orta yerine attım onu. sağ cebim bunu gördü, usulca derinliklere, tarihin ve masalların tozlu raflarına çekildi.
Tahta Salıncakta Bıraktım Ömrün Kalanını...
Zeynep Dilyâre — Çar, 20/08/2008 - 12:36
Tahta salıncakta sallıyorum geçmişimi Anneanne;sarsılıyorum.Kaç güz birikmiş öykümde,sayamıyorum.Mumlar eritmiş yüreğimle geldim;elimde bir demet çiçek,hani senin verdiğin…Hem çiçeklerin konuşuyor Anneanne! Senin tek tek seçtiğin güzîdelerin,isimlerini söylüyorlar bana.Gül,”gözyaşı” diyor adına;lâle,”hasret”;karanfil,”gece”;zambak,”gurbet”…Bu çiçekler isim değiştirmiş elimde!Sızım sızım kalmış hâtıraları.
Pencere Fıtratı
asude zeynep toprak — Paz, 10/08/2008 - 04:46
Bu gece sana o hep bilindik öyküyü ısıttım; hayatı… Bütün pencerelerde dillendirilmiş sözleri sezinledim. El yordamıyla birkaç vedayı yerinden oynattığımı da itiraf etmeliyim. Şehir yazıları gibi, veda yazıları, ağıtları döküldü duvarlardan. İşte o hep bilinen hayatlardan çıkageldim sana, dilimde kimsenin söylemediği şarkılarla…
Bir gece uyku tutmamıştı. Karşı penceremde yağmurdan rica da bulunan bir kızla tanış olmuştum. O gece bana nice eskimiş birikintileri fısıldadı. Penceresinden hayatının önsözünü dillendiriyor gibiydi;
-Yağmur, seni seviyorum, çiçekler de seviyor, seni herkes seviyor ama babam sevmiyor. Lütfen onunla konuşur musun? Çünkü senin yüzünden anneme kızıyor, su yine çok geldi, hep senin yüzünden diyor, dikkatsizmiş annem, babam öyle söylüyor. Rica etsem bize biraz daha az gelir misin?
Her Hayat Bir Yıldız
hasanparlak — Per, 07/08/2008 - 08:15
Eski Urfa evlerinin avlu ya da damlarında karşılanan huzurlu yaz akşamları. Seyyar ampul ışıklarının altında yenilen yemek, içilen soğuk su ve sonrasında demlenen çaylar. Aile büyüklerinin yalnızlığa terk edilmediği, sohbet ortamının eksik olmadığı, dış etkilerin bölemediği bir hayat bütünlüğü. Televizyonun egemenliğinden azade, güzel insan ilişkileri.




Son yorumlar
11 sa. 45 dk. önce
12 sa. 13 dk. önce
12 sa. 24 dk. önce
12 sa. 31 dk. önce
12 sa. 35 dk. önce
14 sa. 53 dk. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 16 sa. önce
1 gün 16 sa. önce
1 gün 17 sa. önce