Sayha Dergi

  • hicret ve şehirler
  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Sorulunca Söylenenler › "Kendi" Olamayanlara Meram Anlatmak; Bizim İşimiz Değil

"Kendi" Olamayanlara Meram Anlatmak; Bizim İşimiz Değil

Bekir Fuat — Cum, 08/02/2008 - 19:21

İnternet acayip bir yer; hem dur durak bilmeyen bir çılgınlık, hem de dünyayı değiştirmeye çalışanların gayretleri bir arada. İnternet müptelası, silik, sönük bir nesil yetişiyor. Ama dünyanın selametine matuf işler yapan, okuyan, yazan, çizen adamlar da var. Kayserili -Mimarsinanlı- Kâni Çınar da bunlardan biri. İnternet dergiciliği denince bu alanda bir ilk sayılan Sayha'yla internetten yayın yapan Kâni Çınar'ın dergisi, matbu halinden internete aktarılıncaya kadar başlıbaşına bir efsane konumunda. Dergiciliğin ağabeyi Çınar'la Sayha Dergi'yi, Konya günlerini, editoryal çilekeşliği ve Kayserispor'u konuştuk...

Üstad istersen önce Sayha'dan başlayalım. Nasıl gidiyor? Yazanlar, çizenler... aranız nasıl?

Sayha kendince, kendi halinde devam ediyor. Sağolsun gençler yazmayı da çizmeyi de bırakmıyorlar.

Yoğunluk nasıl? Tepeden tırnağa Sayha efsanesi devam ediyor diyebilir miyiz?

Şükür, hala bir kıvılcım var. Bir hikâyenin, bir şiirin peşinde gitmenin anlamını biliyorlar. Aralarında umutsuzları da yok değil. Ama onlar da etraflarına bakıp kısa zaman içinde ümitvarlar ordusuna katılıyorlar.

Dertleri ne bu çocukların? Neler yazıyorlar?

Daha çok hikâye. Onun yanında, şiir gönderenler, yârine mektup yazanlar, Pakistan'a ‘yârim' diyenler... Herkesler dertli. Bu iyi bir şey tabi.

İçerikten bahsedince aklıma geldi, Bekir Fuat röportajları da varmış Sayha'da. Ben sonradan gördüm. Nedir? Ne oluyor bizden habersiz?

E üstadım en yakın arkadaşımıza numara çekmeyeceğiz de kime çekeceğiz Allah aşkına? İki gün sonra sen de bize numara çekersin ödeşiriz. Bizim mahallede işler böyle yürüyor biliyorsun.

Sitede Kayseri'ye özel bir yer ayırıyorsun. Kayserili olduğun için mi, yoksa Kayseri'nin özel bir yer olmasından mı?

Biz Kayseri'ye meftunuz azizim, bunun rasyonel bir izahı yok. İlla rasyonel bir izah istersen seni Halid bin Velid'e yönlendiririm. Kayseri'yi nasıl fethetmişler, neden fethetmek istemişler bir bir konuşuruz. Peygamberin duasını almış bir yer burası, bet bereket eksik olmaz Allah'ın izniyle. Kimileri fıkralar anlatıp dursun, biz güler geçeriz.

Ne var ne yok Kayseri'de? Ne yer ne içersiniz? Mimarsinan eser mi hala?

Kayseri ‘Hu' diyen adamlara emanet inşallah. Akabe Kitabevi'si, Üstad-ı Azam Aydın Abi, Kayseri Kültürünün Süleymaniyesi Esat Ayata, Erdal'ımız... soluklanmadan ‘Hu' deyip duruyorlar. Çayımız, çorbamız, muhabbetimiz eksik olmaz. Mimarsinan'a gelince, yukarı mahalle esip duruyor üstadım, ama bizim eve pek esmez; Hakan'ı da alıp gelsene buraya.

Konya ne oldu? Kayseri sevdası Konya'nınkinin önüne mi geçti?

Konya hiç unutulur mu? Dostlar, vefa, gurbet akşamları, hüzün, yalnızlık, Akyokuş'ta susarak efkârlanmak, ‘Hu' deyip uçan kuşlar, inat, umut, sükut, hâsılı gönlümün mübarek yanıdır Konya. Nasıl unutayım?

Şimdi bazı çocuklar var. Konya'da okuyorlar, ama Konya halkından pek memnun değiller. Sen ne diyeceksin?

Onlar kendilerine bir baksınlar, neden memnun olunacak adamlar değiliz diye sorsunlar kendilerine. Biz Konya'da okurken hiçbir zaman kötü bir söz işitmedik. Konya'dan şikâyet eden çocuklar ne yapıyorlar şimdi? Dergi çıkarıyorlar mı? Ramazan'da her gördükleri adama ‘Allah iftarınızı sahurunuzu bereketlendirsin' diyorlar mı? Gül yüzlü çocuklara masallar anlatıyorlar mı? Bunları yapıyorlar, ama hala Konya'yı sevemiyorlarsa onlarda bir şey var demektir. Konya sevilmez mi yahu?

Sayha'nın çıkışı da Konya'dan, bildiğim kadarıyla.

Evet. 1990'da matbu olarak çıkarmaya başlamıştık arkadaşlarla.

O zamanlar nasıldı Sayha? Ne anlatıyordunuz?

24 sayfaydı ilk hali. Sonra bir ara 32 sayfa olduk. 48 sayfaya ulaştığımızda 3 bin tirajımız vardı. Mütevazıydık, gençtik, sürekliydik. Okurlarımız da aynı bizim gibiydi. Hikâyeleri, şiirleri, mektupları seven; bu memleketin ihyasının hikâyeleri, şiirleri, mektupları şahlandırmaktan geçtiğini bilenler o zaman da vardı.

Ne kadar sürmüştü yayını?

Yaklaşık iki yıl. 92'de Sayha'nın matbu hali ‘gönülsüz de olsa' yayın hayatına son verdi.

Sonra Kayseri'de çıktı bir ara.

Fotokopi marifetiyle çıkarmıştık o zaman da. 6 sayfalık bir ‘dergicik'ti. İki yıla yakın da öylece sürdü. Sonra internete geçtik işte.

Sen ne yapıyorsun internette? Kimlere bakıyorsun? Hangi siteleri takip ediyorsun?

cemaat.com zaten bizim ikinci evimiz. Dostlar var orada. Gençler internet dergileri çıkarıyorlar. Hepsini takip etmeye çalışıyorum. kurtubadergisi.com, darulfunun.net, okumayeri.net. Çok içli çocuklar. Yazmayı, daha da önemlisi okumayı seviyorlar.

Niye dergi çıkarmıyor bu çocuklar? Niye internetteler?

O mevzular beni aşar üstadım. Ben bir yerlerden 3 trilyon bulup, herkese telif ödeyebileceğim, ışıl ışıl parlayan bir dergi çıkarma hesabı yapıyorum şimdilerde. Bilmemne kelimesini çok kullanmış diye taş gibi şiirleri yayınlanmayan çocukları da alacağım yanıma. Kendimizce, kendi halimizce esip gürlemeye devam edeceğiz inşallah.

Yeni bir dergi yolda yani.

3 trilyonum olursa ancak.

Daha azıyla da yapmıştın sen bu işi. Olmuyor mu?

Oluyor da, ben yapamam artık. Kolay iş değil üstadım. Yazıyı gönderdi mi göndermedi mi, bu hafta sıra kimdeydi; o ona şöyle demiş, berikinin gözünün üstünde kaşı varmış. Editörler bir acayip. Herkes birbirini rakip görüyor. Bizim zamanımızda zordu şimdi iyice zor artık. Gençler yapsın. Onlar çıkarsınlar, ben resmi dairelerin, camilerin, çayevlerinin kapılarının altında gizlice atarım dergilerini. Dağıtım safhasında devreye girebilirim yani.

Son olarak, Kayserispor için de bir iki kelam etsen. Ne olacak bu Çılgınlar 38'in hali?

Ben Erciyes'i tutuyordum. Onlar da küme düştüler işte.

Niye? Kayserispor'la ne alıp veremediğin var?

Kayserispor'un duruşu bir acayip. Orada bile ‘sen köylüsün ben şehirliyim' oyunu oynuyorlar. Köylü çocuğuyuz ne de olsa. Nasıl ki Arjantin'de River Plate'i değil de Boca Juniors'ı tutuyorsam, Kayseri'de de Erciyesspor'u tutuyorum. Takımla bir derdim yok yoksa. Şu kadarını söyleyeyim ama Kayserispor iyi oynarsa benim kalbimi kazanır. Şampiyon olacağını söylerse herkesin kalbini kazanır. Bak Sivas aldı başı gidiyor. "Şampiyon olacağız" dediler, her şey değişti. Kayserispor ‘şampiyon olacağız' dediği gün herkese benden çay.

Teşekkür: Bekir Fuat / Gerçek Hayat Dergisi (Gerçek Hayat'ta yayınlanan bu röportaj (Sayı: 380 - 01.02.2008) Sevgili Dostumuz Bekir Fuat'ın izni ile yayınlanmaktadır. Kendisine teşekkürler ediyoruz...)

  • Sorulunca Söylenenler
  • Bekir Fuat yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kısaca Böyleyiz

SayhaDergi.com — Cum, 21/03/2008 - 13:33

Büyülü kelimelerin yeri yok bu satırlarda. Ümitsizliğinde. Olabildiğince yalın, olabildiğince açık. Kimsenin kimseden çekingenliği yok. Köpekler, her ne kadar tanımadıklarına havlasalar da bu mahşerin insanları, şöyle veya böyle birbirleri ile tevarüs edilmemiş isyanın başrolünde oynamak vecibesini yerine getirmek için bir aradadır.

Ömrümüzle orantılı olarak uzun seneler kapımız önünden çağlayıp giden nehre kulak kabartıp yüreklerimizi açtık. Açtık ki imanımız gereği kurtuluştu o. Hâlâ aynı kurtuluş bize. Kimseye şahsi menfaat veya makam ve istikbâl endişesi ile yanaşmadık.

Hakikat alabildiğine önümüzü aydınlatıyor. Ve bizi bu mecradan kimsenin uzaklaştırması mümkün değildir.

Biz sade insanlarız. Anlaşılır bir dil ve inandırıcı bir üslûp ile meydanlardayız. Gardımızın düşmemesi aşktandır. Ve daim biz aşıklar, gözleri ışıldayan bir çocuğun, cebimizdekinin yarısını verdiğimiz muhtacın, taş yüreğine, her ne bahasına olursa olsun vicdan damlası serptiğimiz canavarın baharda açılacak tomurcukları, nedametiyiz.

Uzun felsefenin hülasası okumaktır. Herkes uyurken ya da uyanık olduğunu iddia ve ispat ederken biz okuyacağız. Anlamak için, anlatmak için... Ne geleneğin efsunlu dünyası ne geleceğin giriftliği düşünce mekanizmasının iğdiş edilmesine sebep olmayacak. Olmamalı.

Milyonlarca okuyucu ve kuş yavrusu gibi ağzını açıp bekleyen kitleler için yazmıyoruz. Bir ve dahi tek bir Allah’ın kulu okusa yeter. Bir Allah’ın kulu; “Bak, delilerin yaptığına” diyecek olsa, maksadımız hasıl olmuştur. Olmazsa olmazlarımız yok. Hep olurdan yanayız. Bir insan, yolda giderken bir taş parçasını ayağının ucuyla yana yiterken ne düşünüyorsa biz de onu düşünüyoruz. Kış gelince kapımız, penceremiz önündeki kuşlara ekmek doğrarken nasıl mutluluk duyulursa o mutluluktayız.

Biz böyleyiz kısaca.

Konuşuruz ve “iyi – güzel” şeyler demek için konuşuruz. Yılgınlık yoktur hayatımızda. Attığımız taş yerine ulaşmasa ne gam: Attık ya! Diktiğimiz ağacın meyvasını tatmasak ne keder: Birileri yiyecek ya! Kendimiz için yaşamıyoruz ki! Yılmadan, bıkmadan, usanmadan yaşarız bir çok insanın yaşayamadıklarını. Olur ya belki günahlarımıza kefaret olacak amellerimizdir yaşadıklarımız.

Gerçeğin tutkunlarıyız. İster zifiri karanlıkta olsun ister gün aydınlığında, hakikat aynıdır. Ve tutkunu, sevdalısıyız bunun.

Bir fakire yardımda bulunulacak. Yardım et, Allah büyük.
Mazlumların dertleri paylaşılacak. Paylaş, Allah büyük.
Dostlara iki satır yazı ve muhabbet gönderilecek. Gönder Allah büyük.
Hak için zorluklar göğüslenecek. Davran Allah büyük.
Laf olmasın için dergi çıkarılacak. Çıkar Allah büyük.

Allah daim büyük ve insanlar üzerinde şefkat ve merhamet ile nazar kılmaktadır. Müslüman için başka sermayeye, başka itimada gerek var mı? Allah büyük. Yapılacak olanları yap. Neyse ki bunlar? Sonra fırsat olursa açıklarsın. Sen yapacağını, yapman gerekeni yap. Evveli ve ahiri Allah büyük.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Zamana Dair İçe Dönüş Hakikat Hikayet Şiir Makamı Gelişi Güzel Haberdar Kişilere Dair Ümmet Coğrafyası Kara Kalem Yazıları Tanıtılanlar Kimdir Nicedir Gülü Gülle Tartarlar Düş Vakitleri Tefekkür Gül Kokusu Berceste Yürek Yarası Söz Ola Gonca Güncel Reyhan Sorulunca Söylenenler Hür Tefekkürün Kaleleri Hay Sızı Hüzün Alanı
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderilenler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 0 üye ve 0 misafir çevrimiçi.
  • saliha korkut
  • cumali yapça
  • Minare
  • NURA_HASRET
  • samim

Anket

Çocukluğunuzu Yaşayabildiniz mi?:

Duyuru - Etkinlik

  • - "Yedi İklim" edebiyat dergisi
  • - 11 Eylül Bağlamında 1984`ü Yeniden Okumak
  • -“Bir nokta” edebiyat dergisi
  • - "Ölümsüzlüğü Tattık Bize Ne Yapsın Ölüm…"
  • -Temrin Dergisi Ağustos sayısı
  • -Telve Dergisi'nin 4. Sayısı Çıktı!
  • - dogudan 1 YASINDA…
  • - Bir Ricamız Var!..
  • ... Devamı
  • Son yorumlar

    • çoban matı
      15 sa. 37 dk. önce
    • öncelikle sayhaya hoş geldin
      1 gün 7 sa. önce
    • Agam gelen baş üstüne
      1 gün 14 sa. önce
    • Amin.... Biz biliyorduk da
      1 gün 14 sa. önce
    • Biz Biliyorduk
      1 gün 18 sa. önce
    • "Mardin akşamları, yanar ışıkları..."
      1 gün 23 sa. önce
    • mardin.
      2 gün 6 sa. önce
    • "Şehrin gönlüne arzın
      2 gün 6 sa. önce
    • Aruzunu bulasım geldi
      2 gün 7 sa. önce
    • "Uyuyan fecrin azametine
      2 gün 8 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Tarık Tufan
    Cemaat
    Haber Vaktim
    İstisnai
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Heterotopya
    Dergi-lik
    Arşivdesiniz
    Sanat Akademi

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Blog Dergibi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • Parmakucu Edebiyat
  • Kocaman Yazarlar

    • Bekir Fuat
    • Muhteşem Mollamız

    Bekir Fuat her hafta bir röportajı ile bizle...
    Usta kalem Bekir Fuat her hafta bir röportajı ile bizlerle...

    Molla Kasım'ın Sahih Rüyaları.Molla Kasım'ın Sahih Rüyalarına tevafuk eden kaylule uykusu...

    Rehber gezintisi

    • FAQ - Sık Sorulan Sorular
    • Katılım ve Telif Bilgisi
    • Künye

    Gözdeler

    Bugün:

    • Gelir
    • Tahta Salıncakta Bıraktım Ömrün Kalanını...
    • Süryani Bir Çığlık: MARDİN

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • hicret ve şehirler
    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim